bugün
- her gün 1 litre kola içersek ne olur8
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı23
- iskilipli atıf hoca21
- sürekli çalışmak zorunda olmamız4
- tanımadığı kadına tokat atan adam7
- favlayan yazarın asıl amacı12
- songül karlı5
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
- yagmur yagiyor seller akiyor3
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi7
- zenci kadın poposu5
- kablosuz mouse9
- sözlükteki kuzucuklarım4
- yurt dışı çıkış harcı2
- ismail kartal18
- imei kayıt ücreti2
- sözlük kürdü55
- alex745alejandroali can2
- yerli marka kullanmak2
- ahmet nazif zorlu8
- fb'nin inanılmaz başarısı4
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler3
- travesti ile para kavgası2
- kasımda aşk başkadır5
- uzay masalı2
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
- aktara girip özgürce alışveriş yapmak6
- kelebek gibi uçarım ağzını yüzünü skerim3
- togg3
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- karanlık maddenin kuarklarla izinin sürülmesi2
- camfrog sönmez küfürleri2
- aletle yapacagin isi elinle yapma2
- millette manyak para var21
- iş yerinde atletle çalışmak4
- herşeyi boşverip arıcak'a yerleşmek5
- melis işiten2
- evli bir kadını sikmek4
- otel odasında yalnız kalmak4
- sarhoş insanlarla dolu partideki tek ayık kişi5
- atatürk düşmanı değilim2
- güney kore devlet başkanı lee den türkiye mesajı3
- anın görüntüsü31
- 30 liraya satılan tavuk döner15
- fon vurgunu3
- klamidya3
- herşeyi kusursuz sadece ayağı çirkin olan kız3
- tenerife andorra maçında futbolcunun ölmesi2
- traveler seri oy atınca ay silkecek beni sanmak3
--spoiler--
YAHUDi YAZARDAN ATATÜRK HAKKINDA ŞOK iDDiA
1911'in yağmurlu bir Kudüs akşamında bir barda gazeteci Ben-Avi'ye sırrını açıklayan çakırkeyf genç Osmanlı subayı modern laik Türkiye'nin kurucusu Atatürk müydü?
TiMETURK
Bundan bir sene önce 24 Temmuz 2007'de The New York Sun editörü Hillel Halkin, köşesine ilginç iddialar taşıdı. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yüzde 47 ile kazandığı seçimlerden iki gün sonra yazdığı yazıda Halkin, bundan 13 yıl kadar önce yazdığı bir makaleyle ilgili olarak ortaya çıkan yeni kanıtları ileri sürdü.
Ben-Avi adlı bir gazetecinin otobiyografisine dayandırdığı iddiasına göre Atatürk bir Yahudi Dönmesi'ydi.* "O zamanlar Türkiye'sinde ayaklanmalar başlatacağından ve laik devrimi devireceğinden endişe" ederek yayınladığı yazısına, 2007'de e-postayla gelen cevaptaki diğer kanıtları da bu yazısında paylaştı.
TIMETURK'ün ortaya çıkardığı bu yazının tercümesini okuyucularımızın istifadesine sunuyoruz.
Atatürk'ün Türkiye'si devrildi
Bundan 12 ya da 13 yıl kadar önce haftalık New York gazetesi Forward için çalışırken modern laik Türkiye'nin kurucusu Kemal Atatürk hakkında bir yazı yazdım ve biraz da endişeyle gazeteye yolladım.
Yazıda, Atatürk'ün babasının Yahudi, daha da net bir ifadeyle, Dönme olma olasılığıyla ilgili kanıtlar sunmuştum.
Dönmeler*, 17'nci yüzyıl Mesihlik iddiasındaki Türk-Yahudi'si Sabetay Sevi'nin islam'a dönmesinin ardından ona inanmaya devam eden takipçilerinin oluşturduğu heretik** Yahudi tarikatıdır.
Sevi'ye öykünerek Yahudi gizil hayatlarına devam eden ve dışarı karşı Müslüman görünen ayrı ve gölgeler içindeki grup varlığını 20'nci yüzyıla başarıyla taşıdı.
Birçok biyografide Atatürk'ün babasıyla ilgili 3 ya da 4 farklı geçmiş verilir. Her ne kadar kimse onu Yahudi olarak tanımlamadıysa da, bunların farklılığı onun aile orijinin sakladığını düşündürmektedir.
Bu kanıt, her ne kadar sınırlı da olsa, oldukça şaşırtıcıydı. Yahudi gazeteci Itamar Ben-Avi'nin Uzun zamandır unutulmuş otobiyografisinde 1911'in geç kışında yağmurlu bir Kudüs akşamında barda tanıştığı genç bir yüzbaşıyı anlattığı bölüm bu kanıtın en güçlü yanıydı.
Çok fazla araktan*** çakırkeyif olan yüzbaşı sadece tüm Dönme ve Yahudilerin bileceği ancak hiçbir Müslüman Türk'ün bilemeyeceği Shema Yisra'el ya da "Duy ey israil" duasının ibranice açılış sözlerini ezberden okuyarak Ben-Avi'ye Yahudi olduğu sırrını verdi. Yazdığına göre, 10 yıl sonra, Ben-Avi, bir gazeteyi açtığında manşette Türkiye'de bir darbe olduğunu ve fotoğraftaki liderin o gece tanıştığı genç subay olduğunu gördü.
O sıralar, Atatürk tarzı laikliğe islamcı siyasi muhalefet güç kazanıyordu. Merak ediyordum, New York'ta Yahudi bir gazete modern Türkiye'nin kurucusunun yarı Yahudi olduğunu ilan etse ne olurdu? Ayaklanmalar, Atatürk'ün heykellerinin yıkılışı, onlarla yarattığı laik devletin sallandığı gözlerimin önüne geldi.
Tasalarımı kendime saklayabilirdim. Makale Forward'da yayınlandı ve herhangi bir yerden doğru dürüst bir geri dönüş olmadı ve Türkiye'de hayat eskisi gibi devam etti. Bildiğim kadarıyla yazdığımı tek bir Türk bile okumadı. Sonrasında, birkaç ay önce, okumuş olan birinden bir e-posta aldım. Adını vermeyeceğim. Bir Avrupa ülkesinde yaşayan, iyi eğitimli, finans sektöründe çalışan ve sadık laik bir Kemalist olan bu kişi bana Forward'da makaleme rastladığını ve onunla ilgili tarihi araştırma yapmaya karar verdiğini yazdı.
Atatürk'ün gerçekten de, 1911'in geç kışında Libya'da italyanlarla savaşan Türk kuvvetlerine katılmak için Mısır'dan Şam'a gittiğini ve rotasının Ben-Avi'nin onunla tanıştığını iddia ettiği yerden yani Kudüs'ten geçmiş olabileceğini keşfettiğini aktardı.
Daha da ötesi, 1911'de Atatürk'ün gerçekten yüzbaşı olduğunu ve Ben-Avi'nin otobiyografisini yazdığında bilemeyeceği alkol düşkünlüğünün de tutarlı olduğunu belirtti.
E-postanın Türk sahibinin parçaları birleştirerek ulaştığı başka bir şey de şu: Atatürk'ün doğduğu ve büyüdüğü Selanik, onun zamanında yüksek Dönme nüfusu olan büyük bir Yahudi şehriydi. Atatürk'ün gittiği ve "Şemsi Efendi" okulu da, Dönme topluğu lideri Simon Zvi tarafından yönetiliyordu. E-posta şu sözlerle noktalanıyordu: "Şimdi biliyorum, gerçekten biliyorum (ve bir parça bile şüphem yok), Atatürk'ün ailesi gerçekten Yahudi soyundan".
Zaten benim de en ufak bir şüphem yoktu. Köşemin olası sonuçlarının azametiyle ilgili sanrılardan artık acı çekmediğimden değil, aynı zamanda Kemalist Türkiye'nin laik varlığının yıkılacağından korkmaya ihtiyaç olmadığından bu sefer daha az endişem vardı.
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin rakipleri karşısında laik Türkiye'nin, en azından Atatürk'ün öngördüğü şeklinin, tarihte kaldığını bile söylemenin mümkün olabileceği ezici bir zaferle tekrar iktidara döndüğü iki gün önceki Türk seçimlerinde resmen ve geri dönülmez şekilde yıkıldı.
Gerçekten sistematik olarak gizlemeye çalıştığı Atatürk'ün Yahudiliği, her şeyin üstünde, onun zamanında neredeyse her Türk'ün büyüdüğü din olan islam'a karşı sert düşmanlığı ve islamcı paydaşının sürüldüğü katı bir Türk milliyetçiliği yaratmadaki çelik iradesi gibi onun hakkında birçok şeyi açıklıyor.
I. Dünya Savaşı'nda Hıristiyan Ermeni soykırımından ve 1920'lerde neredeyse tüm Hıristiyan Rumları sürmesinden sonra Türkiye'nin yüzde 99'unu oluşturan Müslüman çoğunluğunun dini kimliğini fena şekilde silmek isteyen bir dini azınlığın üyesinden başka kim olabilirdi?
Atatürk asla Yahudi geçmişinden utanır gibi görünmedi. Sakladı çünkü saklamamak siyasi bir intihar olurdu. Onun mirası laik Türk devleti de bunu sakladı ve bununla beraber içinde niyetleri ve amaçlarının olduğu asla yayınlanmayan kişisel günlüğü de devlet sırrı olarak bunca yıl gizlendi. Artık saklamaya ihtiyaç yok. islamcı karşıdevrim o ortaya çıkmadan bile Türkiye'de günü kazandı.
* Dönmeler: Sabetaycılık, 17. yüzyılda izmir ve çevresinde ortaya çıkan Sabatay Sevi'nin kurucusu olduğu, onu mesih kabul eden, Yahudi Mistisizmine ve Kabbala'ya dayanan inanç. (Vikipedia)
** heretik: batıl
*** arak: pirinç ve şeker kamışından elde edilen bir tür rakı
--spoiler--
YAHUDi YAZARDAN ATATÜRK HAKKINDA ŞOK iDDiA
1911'in yağmurlu bir Kudüs akşamında bir barda gazeteci Ben-Avi'ye sırrını açıklayan çakırkeyf genç Osmanlı subayı modern laik Türkiye'nin kurucusu Atatürk müydü?
TiMETURK
Bundan bir sene önce 24 Temmuz 2007'de The New York Sun editörü Hillel Halkin, köşesine ilginç iddialar taşıdı. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yüzde 47 ile kazandığı seçimlerden iki gün sonra yazdığı yazıda Halkin, bundan 13 yıl kadar önce yazdığı bir makaleyle ilgili olarak ortaya çıkan yeni kanıtları ileri sürdü.
Ben-Avi adlı bir gazetecinin otobiyografisine dayandırdığı iddiasına göre Atatürk bir Yahudi Dönmesi'ydi.* "O zamanlar Türkiye'sinde ayaklanmalar başlatacağından ve laik devrimi devireceğinden endişe" ederek yayınladığı yazısına, 2007'de e-postayla gelen cevaptaki diğer kanıtları da bu yazısında paylaştı.
TIMETURK'ün ortaya çıkardığı bu yazının tercümesini okuyucularımızın istifadesine sunuyoruz.
Atatürk'ün Türkiye'si devrildi
Bundan 12 ya da 13 yıl kadar önce haftalık New York gazetesi Forward için çalışırken modern laik Türkiye'nin kurucusu Kemal Atatürk hakkında bir yazı yazdım ve biraz da endişeyle gazeteye yolladım.
Yazıda, Atatürk'ün babasının Yahudi, daha da net bir ifadeyle, Dönme olma olasılığıyla ilgili kanıtlar sunmuştum.
Dönmeler*, 17'nci yüzyıl Mesihlik iddiasındaki Türk-Yahudi'si Sabetay Sevi'nin islam'a dönmesinin ardından ona inanmaya devam eden takipçilerinin oluşturduğu heretik** Yahudi tarikatıdır.
Sevi'ye öykünerek Yahudi gizil hayatlarına devam eden ve dışarı karşı Müslüman görünen ayrı ve gölgeler içindeki grup varlığını 20'nci yüzyıla başarıyla taşıdı.
Birçok biyografide Atatürk'ün babasıyla ilgili 3 ya da 4 farklı geçmiş verilir. Her ne kadar kimse onu Yahudi olarak tanımlamadıysa da, bunların farklılığı onun aile orijinin sakladığını düşündürmektedir.
Bu kanıt, her ne kadar sınırlı da olsa, oldukça şaşırtıcıydı. Yahudi gazeteci Itamar Ben-Avi'nin Uzun zamandır unutulmuş otobiyografisinde 1911'in geç kışında yağmurlu bir Kudüs akşamında barda tanıştığı genç bir yüzbaşıyı anlattığı bölüm bu kanıtın en güçlü yanıydı.
Çok fazla araktan*** çakırkeyif olan yüzbaşı sadece tüm Dönme ve Yahudilerin bileceği ancak hiçbir Müslüman Türk'ün bilemeyeceği Shema Yisra'el ya da "Duy ey israil" duasının ibranice açılış sözlerini ezberden okuyarak Ben-Avi'ye Yahudi olduğu sırrını verdi. Yazdığına göre, 10 yıl sonra, Ben-Avi, bir gazeteyi açtığında manşette Türkiye'de bir darbe olduğunu ve fotoğraftaki liderin o gece tanıştığı genç subay olduğunu gördü.
O sıralar, Atatürk tarzı laikliğe islamcı siyasi muhalefet güç kazanıyordu. Merak ediyordum, New York'ta Yahudi bir gazete modern Türkiye'nin kurucusunun yarı Yahudi olduğunu ilan etse ne olurdu? Ayaklanmalar, Atatürk'ün heykellerinin yıkılışı, onlarla yarattığı laik devletin sallandığı gözlerimin önüne geldi.
Tasalarımı kendime saklayabilirdim. Makale Forward'da yayınlandı ve herhangi bir yerden doğru dürüst bir geri dönüş olmadı ve Türkiye'de hayat eskisi gibi devam etti. Bildiğim kadarıyla yazdığımı tek bir Türk bile okumadı. Sonrasında, birkaç ay önce, okumuş olan birinden bir e-posta aldım. Adını vermeyeceğim. Bir Avrupa ülkesinde yaşayan, iyi eğitimli, finans sektöründe çalışan ve sadık laik bir Kemalist olan bu kişi bana Forward'da makaleme rastladığını ve onunla ilgili tarihi araştırma yapmaya karar verdiğini yazdı.
Atatürk'ün gerçekten de, 1911'in geç kışında Libya'da italyanlarla savaşan Türk kuvvetlerine katılmak için Mısır'dan Şam'a gittiğini ve rotasının Ben-Avi'nin onunla tanıştığını iddia ettiği yerden yani Kudüs'ten geçmiş olabileceğini keşfettiğini aktardı.
Daha da ötesi, 1911'de Atatürk'ün gerçekten yüzbaşı olduğunu ve Ben-Avi'nin otobiyografisini yazdığında bilemeyeceği alkol düşkünlüğünün de tutarlı olduğunu belirtti.
E-postanın Türk sahibinin parçaları birleştirerek ulaştığı başka bir şey de şu: Atatürk'ün doğduğu ve büyüdüğü Selanik, onun zamanında yüksek Dönme nüfusu olan büyük bir Yahudi şehriydi. Atatürk'ün gittiği ve "Şemsi Efendi" okulu da, Dönme topluğu lideri Simon Zvi tarafından yönetiliyordu. E-posta şu sözlerle noktalanıyordu: "Şimdi biliyorum, gerçekten biliyorum (ve bir parça bile şüphem yok), Atatürk'ün ailesi gerçekten Yahudi soyundan".
Zaten benim de en ufak bir şüphem yoktu. Köşemin olası sonuçlarının azametiyle ilgili sanrılardan artık acı çekmediğimden değil, aynı zamanda Kemalist Türkiye'nin laik varlığının yıkılacağından korkmaya ihtiyaç olmadığından bu sefer daha az endişem vardı.
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin rakipleri karşısında laik Türkiye'nin, en azından Atatürk'ün öngördüğü şeklinin, tarihte kaldığını bile söylemenin mümkün olabileceği ezici bir zaferle tekrar iktidara döndüğü iki gün önceki Türk seçimlerinde resmen ve geri dönülmez şekilde yıkıldı.
Gerçekten sistematik olarak gizlemeye çalıştığı Atatürk'ün Yahudiliği, her şeyin üstünde, onun zamanında neredeyse her Türk'ün büyüdüğü din olan islam'a karşı sert düşmanlığı ve islamcı paydaşının sürüldüğü katı bir Türk milliyetçiliği yaratmadaki çelik iradesi gibi onun hakkında birçok şeyi açıklıyor.
I. Dünya Savaşı'nda Hıristiyan Ermeni soykırımından ve 1920'lerde neredeyse tüm Hıristiyan Rumları sürmesinden sonra Türkiye'nin yüzde 99'unu oluşturan Müslüman çoğunluğunun dini kimliğini fena şekilde silmek isteyen bir dini azınlığın üyesinden başka kim olabilirdi?
Atatürk asla Yahudi geçmişinden utanır gibi görünmedi. Sakladı çünkü saklamamak siyasi bir intihar olurdu. Onun mirası laik Türk devleti de bunu sakladı ve bununla beraber içinde niyetleri ve amaçlarının olduğu asla yayınlanmayan kişisel günlüğü de devlet sırrı olarak bunca yıl gizlendi. Artık saklamaya ihtiyaç yok. islamcı karşıdevrim o ortaya çıkmadan bile Türkiye'de günü kazandı.
* Dönmeler: Sabetaycılık, 17. yüzyılda izmir ve çevresinde ortaya çıkan Sabatay Sevi'nin kurucusu olduğu, onu mesih kabul eden, Yahudi Mistisizmine ve Kabbala'ya dayanan inanç. (Vikipedia)
** heretik: batıl
*** arak: pirinç ve şeker kamışından elde edilen bir tür rakı
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar