bugün
- hünkar beğendi vs alinazik7
- karton toplarken kafaya yıldırım düşmesi6
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın9
- kova burcu erkeği akrep kadını3
- en lezzetli balık21
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi4
- fransa'nın türkiye'ye atacağı gol sayısı3
- birikim yapmak5
- queen ravenna'nın arabasını çalmak2
- ilk buluşmaya 46 adet deveyle gelen kız3
- sifonun sızdırıyorsa kaçenzinyo2
- karton toplarken tırın altında kalmak3
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog2
- ganyan bayisine cilt bakımı yaptırıp giren erkek2
- acı gerçekler2
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması5
- ellerim bos gonlum hos5
- yapay zeka mod entryde mala mal deyince siliyor2
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin13
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız9
- yabancı bir ülkede yabancı birinin evinde uyumak2
- nejat uygur2
- lost vs prison break2
- can holding'in 33 şirketini geri alması5
- o kişi sözlüğe girince ne yapmalı3
- arkadaşlar bi bakar mısınız6
- ne bakıyorsunuz yazsanıza3
- karınızı oto yıkamada yıkar mısınız3
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- true nickli yazar24
- deprem2
- israil10
- dünya2
- ayakkabının ayağa vurmasının oluşturduğu durum11
- sözlüğün kalitesinin bu aralar biraz düzelmesi3
- karşı cinsteki en itici özellik12
- sabahları nefret edilen şeyler10
- erdoğan'ın new york ta iş adamlarıyla buluşması3
- ben geldim naneler13
- dünyanın en çok ziyaret edilen şehirleri2
- çok seviyorsan birini2
- kabul görmüş fikirlere itiraz etmek7
- anın görüntüsü25
- garip bir rüya gördüm5
- gocu33
- karton toplarken cin musallat olması6
- mansur yavaş14
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat11
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- asena keskinci3
Osmanlılar zamanında yetişen islam âlimlerinden ve tasavvuf büyüklerindendir. asıl adı ramazan'dır. Behişti diye tanınıp meşhur olmuştur. yazdığı dörtlüklerden birkaçı;
Visâlın Kâbe'dir, rûz-ı ecel azmi zamânıdır
Kefen ihrâmı, tâbût, ol yolun taht-ı revânıdır.
(Sana kavuşmak Kâbe'ye kavuşmak demektir. Ecel günü ise dünyâdan gitme zamânıdır. Bu yolda kefen ihram, tabût da yürüyen bir tahttır.)
*******
Bülbül-i gülşen-i kudsüm bu cihân dâmımdır
Beni bunda tutan ol serv-i gül-endâmımdır.
(Ben aslında mukaddes ve azîz olan gül bahçesinin bülbülüyüm. Fakat vücûd denen dünyâ evinde hapsedildim. Beni burada eğleyen boyu gül gibi olan ve salınan servi boylu sevgilidir.)
Visâlın Kâbe'dir, rûz-ı ecel azmi zamânıdır
Kefen ihrâmı, tâbût, ol yolun taht-ı revânıdır.
(Sana kavuşmak Kâbe'ye kavuşmak demektir. Ecel günü ise dünyâdan gitme zamânıdır. Bu yolda kefen ihram, tabût da yürüyen bir tahttır.)
*******
Bülbül-i gülşen-i kudsüm bu cihân dâmımdır
Beni bunda tutan ol serv-i gül-endâmımdır.
(Ben aslında mukaddes ve azîz olan gül bahçesinin bülbülüyüm. Fakat vücûd denen dünyâ evinde hapsedildim. Beni burada eğleyen boyu gül gibi olan ve salınan servi boylu sevgilidir.)
Osmanlılar zamânında yetişen islâm âlimlerinden ve tasavvuf büyüklerinden. Edîb ve şâir. ismi, Ramazan olup babasınınki Abdülmuhsin'dir. Behiştî diye tanınıp meşhûr oldu. Vize’de doğup yetişti. Doğum târihi tesbit edilememiştir. Daha çok Çorlu'da ikâmet etti.Doğup yetiştiği şehirde, zamânın âlimlerinden ilim öğrendi. Bu maksatla çeşitli yerlere gitti. Zamânının büyük âlim ve fâdıllarından olan Muhaşşî Sinân Efendinin yanında dânişmend, yardımcı iken, istanbul'daki evliyânın büyüklerinden Merkez Efendi hazretlerinin talebeleri arasına girerek, o büyük zâttan feyz almaya başladı.Merkez Efendinin sohbet ve hizmetinde yetişerek kemâle geldikten sonra Çorlu'ya gidip yerleşti. Uzun seneler, imâmlık, vâizlik ve hatîplik yaptı. Fesâhat ve belâgatı çok kuvvetli idi. ifâdesi çok güzel olup, herkes onun tesirli vâaz ve sohbetlerinde bulunmak için can atardı. Şöhreti her tarafa yayıldı.Çorlu'da kaldığı evin yanında bir tekke yaptırdı. Orada talebelere ders okuttu. Bir çok kimse kendisinden istifâde etti. Vefâtına kadar, burada ilme ve ilim tâliplerine hizmet eden Behiştî, 1571 (H.979) ve başka bir rivâyetle 1569 (H.977) senesinde vefât edince, tekkesinin avlusunda defin olundu.Zâhirî ve bâtınî ilimlerde derin âlim, tasavvuf yolunda yüksek derece sâhibi ve mübârek bir zât idi. Çok ibâdet ederdi. Dünyânın mevkiine ve malına düşkün değildi. Zühd ve verâ sâhibi idi. ilim, irfân ve mârifetteki üstünlüğü ile birlikte, şiir ve edebiyâttaki kâbiliyeti de fevkalâde idi. Arap edebiyâtını çok iyi bilirdi. Şiirleri pek makbûldür.Behiştî bâzı kıymetli eserler de yazmıştır. Sâdüddîn-i Teftâzânî hazretlerinin Şerh-i Akâid isimli eserine ve Âdâb-ı Mes'ûdî adlı esere hâşiye yaptı. Şerh-i Miftâh'a ve Câmi' isimli esere de ta'lîk yaptı. Ayrıca; Cem Şah ve Âlem Şah isminde manzum bir eseri ve yarısı nazım, diğer yarısı da nesir hâlde olan Süleymânnâme isminde eseri de vardır.
Behiştî hazretlerinin şiirlerinden bâzı beyitler:
Visâlın Kâbe'dir, rûz-ı ecel azmi zamânıdır
Kefen ihrâmı, tâbût, ol yolun taht-ı revânıdır.
(Sana kavuşmak Kâbe'ye kavuşmak demektir. Ecel günü ise dünyâdan gitme zamânıdır. Bu yolda kefen ihram, tabût da yürüyen bir tahttır.)
Bülbül-i gülşen-i kudsüm bu cihân dâmımdır
Beni bunda tutan ol serv-i gül-endâmımdır.
(Ben aslında mukaddes ve azîz olan gül bahçesinin bülbülüyüm. Fakat vücûd denen dünyâ evinde hapsedildim. Beni burada eğleyen boyu gül gibi olan ve salınan servi boylu sevgilidir.)
Yâ sabır, yâ sefer derler, ne Rûm ü ne Acem kaldı
Dolaştım rub'ı meskûnu, hemen mülk-i adem kaldı.
(Âşık için yâ sabır yahut da sefer lâzımdır. Ben Anadolu'dan, Acem mülküne kadar dünyânın dört bir tarafını gezdim, gezip görmediğim sâdece yokluk ülkesi kaldı.)
Behiştî hazretlerinin şiirlerinden bâzı beyitler:
Visâlın Kâbe'dir, rûz-ı ecel azmi zamânıdır
Kefen ihrâmı, tâbût, ol yolun taht-ı revânıdır.
(Sana kavuşmak Kâbe'ye kavuşmak demektir. Ecel günü ise dünyâdan gitme zamânıdır. Bu yolda kefen ihram, tabût da yürüyen bir tahttır.)
Bülbül-i gülşen-i kudsüm bu cihân dâmımdır
Beni bunda tutan ol serv-i gül-endâmımdır.
(Ben aslında mukaddes ve azîz olan gül bahçesinin bülbülüyüm. Fakat vücûd denen dünyâ evinde hapsedildim. Beni burada eğleyen boyu gül gibi olan ve salınan servi boylu sevgilidir.)
Yâ sabır, yâ sefer derler, ne Rûm ü ne Acem kaldı
Dolaştım rub'ı meskûnu, hemen mülk-i adem kaldı.
(Âşık için yâ sabır yahut da sefer lâzımdır. Ben Anadolu'dan, Acem mülküne kadar dünyânın dört bir tarafını gezdim, gezip görmediğim sâdece yokluk ülkesi kaldı.)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar