bugün
- yeni uyanmış kadın güzelliği11
- nervio13
- seviştikten sonra teşekkür etmekk11
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması26
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaklı olay4
- ibne6
- ispanya da maricarmen isyanı3
- fiziği güzel sözlük kızları42
- recep tayyip erdoğan20
- bilime göre türkçenin konuşulan en eski dil olması6
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak13
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı21
- artvin de 30 yıllık cinayetin aydınlanması4
- işe giderken beslenme çantası götürmek5
- arap aksanı2
- memeleri kafam kadar kız21
- fatma betül sayan kaya58
- çaylaklar bizi okuyor mu sorunsalı2
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek18
- venüs ve mars'ın ıssız olması5
- konyada engelli bireyin gözlerinin oyulması5
- kazada otomobil ikiye bölündü haberindeki otomobil11
- çanakkale savaşı4
- küçük memeli sözlük erkekleri12
- çiftlik bank4
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı12
- sabahları sevilen şeyler4
- cabrio araba2
- yine uyanmış olmak2
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı38
- patrick bateman2
- metroda osuran adam2
- tinder da eşleşme algoritması2
- sözlüğün tek ve mutlak hakimi8
- serenay sarıkaya'yı beğenmeyen erkek13
- turbocu abla2
- sokuşu çağdaşlık ve gençlik olarak gören zihniyet3
- parcalandim toparlanamiyorum33
- afyon civarı pasif var mı7
- sözlük yazarlarının benzediği ünlü sayısı8
- hande ataizi ile günah dolu bir gece geçirmek7
- türkiyede 30 yıl sonra aynı kalacak şey3
- türkiye33
- eve escort çağırmak6
- tr den sonradan gelmeler yüzüne imajın zedelenmesi12
- romanya53
- sözlük kızları'nın meme muhabbeti yapması6
- muhallebici açıyoruz isim önerileri13
- amerikan filmlerinde banyo yapan kadını öldürmek3
- ne kadar yaşlısın15
m.s. 154-222 yılları arasında yaşamış olan edessa'lı filozoftur. şairlik ve müzisyenlik (urfa'nın ilk müzisyeni sayılabilir) yetenekleri de mevcuttu. bilgiye çok önem verirdi, oğlunu (müziğe düşkünlüğünden dolayı ona harmonius (ahenk) ismini vermişti) urfa'dan atina'daki yüksek okullara göndermiştir.
onun şiirleri bestelenmiş ve ölümünden 200 yıl sonra bile edessa2nın en popüler müziği olarak kalmıştır. üstelik bu putperest şarkılara rakip olarak çıkan efraim'in düzenlettiği kilise müziği ve korolarına rağmen. zevksiz efraim'in yahudi şarkıları bardaysan'ın kilere rakip olamamıştı. 40 yıl sonra psikopos rabulla, bardaysan'ın şarkılarının popülerliğinden bir şeyler kaybetmemiş olmasından büyük rahatsızlık duymuştur.
Bardaysan bedenin ölümden sonra yeniden doğuşu fikrini reddeder, ama ruhun ölümsüzlüğünü kabul ederdi. o bedenin saf olmadığını ve bu nedenle Tanrı tarafından yeniden yaratılmayacağına inanırdı. ona göre ruh, kendi orijinine yolculuğunda gezegenleri geçer ve sonunda göksel düşünün, ruhun orijini ile son bulunmasının, yaşamını anasının rahmine dönüşünün kutlandığı Gelin/Düğün Odasına girer. Bu fikir urfa'da bulunan kabartmalarda da görülebilir. profesör Segal'in kucaklaşan çift adını verdiği iki kabartmada, Birbirlerinin benzeri olan bu kabartmalar mezardaki bir oyuğu süslemek için kullanılmıştır. Her ikisinde de kadın figürünün alt giyinik üstü çıplaktır ve tamamen çıplak bir erkek figürüyle sarılmış, öpüşüyor gibi bir görüntü vardır. Cenaze sanatında bunun bir benzeri yok gibidir. Her iki kabartma da bedenden özgür ve bütün dünyevi isteklerinden kurtulmuş çıplak ruh fikrini ifade eder. Ruhun göksel orijinine dönüşü gezegenlerin aracılığıyla yapılan bir yolculuktur. Yolculuğun sonunda ruh tamamen boşaltılır, peri gibi olur, çıplaktır ve sonunda sonsuz huzuru bulur.
Bardaysan'ın ailesi Erbil'den Urfa'ya gelip yerleşmiştir. Daysan Nehri (Karakoyun deresi) kenarında doğduğundan Bardaysan (Daysan'ın oğlu) lakabıyla ünlenmiştir. Bereket Tanrıçası Atergatis'e tapınan Bardaysan, ilk eğitimini Suruç ile Halep arasındaki Menbic (Mabbog) şehrinden almış ve daha sonra Urfa'ya gelmiştir. Büyük bir din filozofu, büyük bir şair ve iyi bir sporcu da olan Bardaysan, okçulukta, nişancılıkta ve binicilikte de hüneri ile tanınmıştır. Kral sekizinci Abgar ile aynı dönemde yaşamış olup kralın yakın dostuydu.
aldığı eğitim ve yüksek zekasıyla arika bir konuşmacı olup çıkmıştı bardaysan. piskopos hystasp bu yetenği görüp onu daha yeni yeni yeşermekte olan hristiyanlığa kazandırmaya çalışmıştır. başta bu olaya sıcak bakan bilgin (ki bu dönemde markion'un sapkınlıklarına karşı polemikler kaleme almıştır) hristiyan din adamlarının doğmatik düşünce yapısıyla çatışmaya başladı. kendisinin hür fikri yapısı buna uymuyordu , bunun üzerine hystasp'ın halefi olan aki tarafından kiliseden kovulmuştur. onun daha sonra kendi mezhebini kurduğuna inanılmaktadır, hatta bu mezhep 8. yüzyılın başına kadar varlığını sürdürmüştür.
bilginimiz hayatı boyuna bazı felsefi ve dini eseler, gezegenlerin kavuşumu üzerine kitaplar, caracalla'nın hükümdarlığı zamanında ermenistan'a kaçtığında yazmış olduğu ermenistan tarihi ve bir hindistan tarihi kaleme almıştır. düşmanları bile onun büyüsünü ve kavrayış inceliğini teslim etmiştir. 1 yüzyıl sonra eusebius onu ''en yetenekli insan '' ve '' güçlü bir tartışmacı'' olarak adlandırmıştır. rakibi efraim her ne kadar bardaysan'ı ''kötülüklerin pisliği'' olarak nitelese de, ustaca konuştuğunu da belirtmeden edememiştir.
bardaysan okuluna mal edilen manzum bir eser, muhtemelen onun öğrencisi philippos tarafından kaleme alınmıştır. bu eser ''ülkelerin yasaları kitabı'' adını taşımaktadır.
bardaysan2ın özellikle benimsediği edebi tür şiirdi. dini ve felsefi öğretilerine ilişkin yüz elli ilahi kaleme almıştır (bu kitab-ı mukaddes'teki mezmurların sayısının aynısıdır.) bu ilahileri daha sonra bestelemiş ve ilk dini müziği icat etmiş , müzikli tapınma sistemini yaygınlaştırmıştır.
8. yüzyılda yaşamış bir tantıbilimci, theodor bar koni tarafından zikredilmiş olan daha uzun alıntılar günümüze ulaşmıştır. bu alıntılarda bardaysan kozmolojik görüşlerini sergilemektedir.
''başlangıçta özleri ayrı beş töz vardı. fakat onlar gevşeyip dağıldılar. sonunda sanki bir talihsizliğin sonucu olarak şiddetle sarsıldılar. rüzgar bütün gücüyle esti. ateş ormanı tuturşturdu, ateşin doğurduğu siyah bulut yoğunlaştı, berrak hava kirlendi. hepsi birbirine karıştı, seçkin ilk halleri saldırıya uğradı ve onlar aç kurtlar gibi birbirlerini ısırmaya başladılar. bunun üzerine rabbleri onlara ruhundan bir kelime gönderdi. o rüzgara dinmesini emretti ve rüzgar durdu.
hava artık pırıl pırıl parlıyordu, orada huzur ve ahenk vardı ve rabb hikmetinden ötürü övüldü, lütfuna karşı duyulan şükran yukarıya yükseldi.
geride kalan karışım ve alışımdan tözlerden o aşağı ve yukarı alemlerin tüm varlıklarını yarattı.''
onun şiirleri bestelenmiş ve ölümünden 200 yıl sonra bile edessa2nın en popüler müziği olarak kalmıştır. üstelik bu putperest şarkılara rakip olarak çıkan efraim'in düzenlettiği kilise müziği ve korolarına rağmen. zevksiz efraim'in yahudi şarkıları bardaysan'ın kilere rakip olamamıştı. 40 yıl sonra psikopos rabulla, bardaysan'ın şarkılarının popülerliğinden bir şeyler kaybetmemiş olmasından büyük rahatsızlık duymuştur.
Bardaysan bedenin ölümden sonra yeniden doğuşu fikrini reddeder, ama ruhun ölümsüzlüğünü kabul ederdi. o bedenin saf olmadığını ve bu nedenle Tanrı tarafından yeniden yaratılmayacağına inanırdı. ona göre ruh, kendi orijinine yolculuğunda gezegenleri geçer ve sonunda göksel düşünün, ruhun orijini ile son bulunmasının, yaşamını anasının rahmine dönüşünün kutlandığı Gelin/Düğün Odasına girer. Bu fikir urfa'da bulunan kabartmalarda da görülebilir. profesör Segal'in kucaklaşan çift adını verdiği iki kabartmada, Birbirlerinin benzeri olan bu kabartmalar mezardaki bir oyuğu süslemek için kullanılmıştır. Her ikisinde de kadın figürünün alt giyinik üstü çıplaktır ve tamamen çıplak bir erkek figürüyle sarılmış, öpüşüyor gibi bir görüntü vardır. Cenaze sanatında bunun bir benzeri yok gibidir. Her iki kabartma da bedenden özgür ve bütün dünyevi isteklerinden kurtulmuş çıplak ruh fikrini ifade eder. Ruhun göksel orijinine dönüşü gezegenlerin aracılığıyla yapılan bir yolculuktur. Yolculuğun sonunda ruh tamamen boşaltılır, peri gibi olur, çıplaktır ve sonunda sonsuz huzuru bulur.
Bardaysan'ın ailesi Erbil'den Urfa'ya gelip yerleşmiştir. Daysan Nehri (Karakoyun deresi) kenarında doğduğundan Bardaysan (Daysan'ın oğlu) lakabıyla ünlenmiştir. Bereket Tanrıçası Atergatis'e tapınan Bardaysan, ilk eğitimini Suruç ile Halep arasındaki Menbic (Mabbog) şehrinden almış ve daha sonra Urfa'ya gelmiştir. Büyük bir din filozofu, büyük bir şair ve iyi bir sporcu da olan Bardaysan, okçulukta, nişancılıkta ve binicilikte de hüneri ile tanınmıştır. Kral sekizinci Abgar ile aynı dönemde yaşamış olup kralın yakın dostuydu.
aldığı eğitim ve yüksek zekasıyla arika bir konuşmacı olup çıkmıştı bardaysan. piskopos hystasp bu yetenği görüp onu daha yeni yeni yeşermekte olan hristiyanlığa kazandırmaya çalışmıştır. başta bu olaya sıcak bakan bilgin (ki bu dönemde markion'un sapkınlıklarına karşı polemikler kaleme almıştır) hristiyan din adamlarının doğmatik düşünce yapısıyla çatışmaya başladı. kendisinin hür fikri yapısı buna uymuyordu , bunun üzerine hystasp'ın halefi olan aki tarafından kiliseden kovulmuştur. onun daha sonra kendi mezhebini kurduğuna inanılmaktadır, hatta bu mezhep 8. yüzyılın başına kadar varlığını sürdürmüştür.
bilginimiz hayatı boyuna bazı felsefi ve dini eseler, gezegenlerin kavuşumu üzerine kitaplar, caracalla'nın hükümdarlığı zamanında ermenistan'a kaçtığında yazmış olduğu ermenistan tarihi ve bir hindistan tarihi kaleme almıştır. düşmanları bile onun büyüsünü ve kavrayış inceliğini teslim etmiştir. 1 yüzyıl sonra eusebius onu ''en yetenekli insan '' ve '' güçlü bir tartışmacı'' olarak adlandırmıştır. rakibi efraim her ne kadar bardaysan'ı ''kötülüklerin pisliği'' olarak nitelese de, ustaca konuştuğunu da belirtmeden edememiştir.
bardaysan okuluna mal edilen manzum bir eser, muhtemelen onun öğrencisi philippos tarafından kaleme alınmıştır. bu eser ''ülkelerin yasaları kitabı'' adını taşımaktadır.
bardaysan2ın özellikle benimsediği edebi tür şiirdi. dini ve felsefi öğretilerine ilişkin yüz elli ilahi kaleme almıştır (bu kitab-ı mukaddes'teki mezmurların sayısının aynısıdır.) bu ilahileri daha sonra bestelemiş ve ilk dini müziği icat etmiş , müzikli tapınma sistemini yaygınlaştırmıştır.
8. yüzyılda yaşamış bir tantıbilimci, theodor bar koni tarafından zikredilmiş olan daha uzun alıntılar günümüze ulaşmıştır. bu alıntılarda bardaysan kozmolojik görüşlerini sergilemektedir.
''başlangıçta özleri ayrı beş töz vardı. fakat onlar gevşeyip dağıldılar. sonunda sanki bir talihsizliğin sonucu olarak şiddetle sarsıldılar. rüzgar bütün gücüyle esti. ateş ormanı tuturşturdu, ateşin doğurduğu siyah bulut yoğunlaştı, berrak hava kirlendi. hepsi birbirine karıştı, seçkin ilk halleri saldırıya uğradı ve onlar aç kurtlar gibi birbirlerini ısırmaya başladılar. bunun üzerine rabbleri onlara ruhundan bir kelime gönderdi. o rüzgara dinmesini emretti ve rüzgar durdu.
hava artık pırıl pırıl parlıyordu, orada huzur ve ahenk vardı ve rabb hikmetinden ötürü övüldü, lütfuna karşı duyulan şükran yukarıya yükseldi.
geride kalan karışım ve alışımdan tözlerden o aşağı ve yukarı alemlerin tüm varlıklarını yarattı.''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar