bugün
- türk milletine kurulan pusu10
- true'nun sözlüğe küsmesi6
- profilini gizli tutma nedeni9
- en sevdiğin eşofmana çamaşır suyu dökülmesi4
- en namuslu kadın bile dudaktan öpüşmüştür5
- apo piçtir piç kalacak9
- güzel kızlara bakmanın mutluluk vermesi2
- mel melin palavra sıkması9
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu13
- akp iktidarının yaptığı en önemli hizmet7
- büyük oyunu görmek4
- sözlüğe taze kan ihtiyacı5
- galatasaray ın yeni transferi2
- ismet'in domuz çukulatası getirmesi8
- intihar edenler hiç korkmuyor mu5
- suudi arabistan'a saldırılırsa türkiye de savaşta3
- hiçbir servet zamanı satın alamaz2
- bugün çok felsefik ve derin şeyler söylemem2
- güzel kızlara kötü davranmak3
- tai lung14
- ihtiyar yazar6
- mantıklı mantıklı konuşup can sıkmak5
- nihavent kardeşimizin sözlüğe teşrif etmesi3
- çerçeve yasa17
- türkiyeye gelmiş en iyi yabancı kaleci6
- poğaca ile kahvaltı yapmak8
- en güzel reçel6
- abdullah öcalan'ı paşa yapmak6
- ifşalanmak2
- israil den lübnan'a yoğun saldırılar2
- bugün ne oldu2
- kapak yapmak2
- nihavent gerizekalısı3
- kaynak götüm2
- seri gizli artı oy veren melek5
- türkiyeye gelmiş en büyük yıldız5
- herkesle iyi geçinmek6
- abdullah öcalan'ın paşa olmasını isteyen akp li4
- g o k u6
- nihoş4
- paşinyan'ın önündeki kritik dosya2
- mod geldi mod geldi2
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı3
- bir oturuşta taxi serisini izlemek2
- memduh bashgan12
- yazilimcilarin flort sorunu3
- game of thrones taki kerhaneci4
- gelecekten entry3
- özgür özel11
- ingilisçe konuşan kezo2
m.s. 154-222 yılları arasında yaşamış olan edessa'lı filozoftur. şairlik ve müzisyenlik (urfa'nın ilk müzisyeni sayılabilir) yetenekleri de mevcuttu. bilgiye çok önem verirdi, oğlunu (müziğe düşkünlüğünden dolayı ona harmonius (ahenk) ismini vermişti) urfa'dan atina'daki yüksek okullara göndermiştir.
onun şiirleri bestelenmiş ve ölümünden 200 yıl sonra bile edessa2nın en popüler müziği olarak kalmıştır. üstelik bu putperest şarkılara rakip olarak çıkan efraim'in düzenlettiği kilise müziği ve korolarına rağmen. zevksiz efraim'in yahudi şarkıları bardaysan'ın kilere rakip olamamıştı. 40 yıl sonra psikopos rabulla, bardaysan'ın şarkılarının popülerliğinden bir şeyler kaybetmemiş olmasından büyük rahatsızlık duymuştur.
Bardaysan bedenin ölümden sonra yeniden doğuşu fikrini reddeder, ama ruhun ölümsüzlüğünü kabul ederdi. o bedenin saf olmadığını ve bu nedenle Tanrı tarafından yeniden yaratılmayacağına inanırdı. ona göre ruh, kendi orijinine yolculuğunda gezegenleri geçer ve sonunda göksel düşünün, ruhun orijini ile son bulunmasının, yaşamını anasının rahmine dönüşünün kutlandığı Gelin/Düğün Odasına girer. Bu fikir urfa'da bulunan kabartmalarda da görülebilir. profesör Segal'in kucaklaşan çift adını verdiği iki kabartmada, Birbirlerinin benzeri olan bu kabartmalar mezardaki bir oyuğu süslemek için kullanılmıştır. Her ikisinde de kadın figürünün alt giyinik üstü çıplaktır ve tamamen çıplak bir erkek figürüyle sarılmış, öpüşüyor gibi bir görüntü vardır. Cenaze sanatında bunun bir benzeri yok gibidir. Her iki kabartma da bedenden özgür ve bütün dünyevi isteklerinden kurtulmuş çıplak ruh fikrini ifade eder. Ruhun göksel orijinine dönüşü gezegenlerin aracılığıyla yapılan bir yolculuktur. Yolculuğun sonunda ruh tamamen boşaltılır, peri gibi olur, çıplaktır ve sonunda sonsuz huzuru bulur.
Bardaysan'ın ailesi Erbil'den Urfa'ya gelip yerleşmiştir. Daysan Nehri (Karakoyun deresi) kenarında doğduğundan Bardaysan (Daysan'ın oğlu) lakabıyla ünlenmiştir. Bereket Tanrıçası Atergatis'e tapınan Bardaysan, ilk eğitimini Suruç ile Halep arasındaki Menbic (Mabbog) şehrinden almış ve daha sonra Urfa'ya gelmiştir. Büyük bir din filozofu, büyük bir şair ve iyi bir sporcu da olan Bardaysan, okçulukta, nişancılıkta ve binicilikte de hüneri ile tanınmıştır. Kral sekizinci Abgar ile aynı dönemde yaşamış olup kralın yakın dostuydu.
aldığı eğitim ve yüksek zekasıyla arika bir konuşmacı olup çıkmıştı bardaysan. piskopos hystasp bu yetenği görüp onu daha yeni yeni yeşermekte olan hristiyanlığa kazandırmaya çalışmıştır. başta bu olaya sıcak bakan bilgin (ki bu dönemde markion'un sapkınlıklarına karşı polemikler kaleme almıştır) hristiyan din adamlarının doğmatik düşünce yapısıyla çatışmaya başladı. kendisinin hür fikri yapısı buna uymuyordu , bunun üzerine hystasp'ın halefi olan aki tarafından kiliseden kovulmuştur. onun daha sonra kendi mezhebini kurduğuna inanılmaktadır, hatta bu mezhep 8. yüzyılın başına kadar varlığını sürdürmüştür.
bilginimiz hayatı boyuna bazı felsefi ve dini eseler, gezegenlerin kavuşumu üzerine kitaplar, caracalla'nın hükümdarlığı zamanında ermenistan'a kaçtığında yazmış olduğu ermenistan tarihi ve bir hindistan tarihi kaleme almıştır. düşmanları bile onun büyüsünü ve kavrayış inceliğini teslim etmiştir. 1 yüzyıl sonra eusebius onu ''en yetenekli insan '' ve '' güçlü bir tartışmacı'' olarak adlandırmıştır. rakibi efraim her ne kadar bardaysan'ı ''kötülüklerin pisliği'' olarak nitelese de, ustaca konuştuğunu da belirtmeden edememiştir.
bardaysan okuluna mal edilen manzum bir eser, muhtemelen onun öğrencisi philippos tarafından kaleme alınmıştır. bu eser ''ülkelerin yasaları kitabı'' adını taşımaktadır.
bardaysan2ın özellikle benimsediği edebi tür şiirdi. dini ve felsefi öğretilerine ilişkin yüz elli ilahi kaleme almıştır (bu kitab-ı mukaddes'teki mezmurların sayısının aynısıdır.) bu ilahileri daha sonra bestelemiş ve ilk dini müziği icat etmiş , müzikli tapınma sistemini yaygınlaştırmıştır.
8. yüzyılda yaşamış bir tantıbilimci, theodor bar koni tarafından zikredilmiş olan daha uzun alıntılar günümüze ulaşmıştır. bu alıntılarda bardaysan kozmolojik görüşlerini sergilemektedir.
''başlangıçta özleri ayrı beş töz vardı. fakat onlar gevşeyip dağıldılar. sonunda sanki bir talihsizliğin sonucu olarak şiddetle sarsıldılar. rüzgar bütün gücüyle esti. ateş ormanı tuturşturdu, ateşin doğurduğu siyah bulut yoğunlaştı, berrak hava kirlendi. hepsi birbirine karıştı, seçkin ilk halleri saldırıya uğradı ve onlar aç kurtlar gibi birbirlerini ısırmaya başladılar. bunun üzerine rabbleri onlara ruhundan bir kelime gönderdi. o rüzgara dinmesini emretti ve rüzgar durdu.
hava artık pırıl pırıl parlıyordu, orada huzur ve ahenk vardı ve rabb hikmetinden ötürü övüldü, lütfuna karşı duyulan şükran yukarıya yükseldi.
geride kalan karışım ve alışımdan tözlerden o aşağı ve yukarı alemlerin tüm varlıklarını yarattı.''
onun şiirleri bestelenmiş ve ölümünden 200 yıl sonra bile edessa2nın en popüler müziği olarak kalmıştır. üstelik bu putperest şarkılara rakip olarak çıkan efraim'in düzenlettiği kilise müziği ve korolarına rağmen. zevksiz efraim'in yahudi şarkıları bardaysan'ın kilere rakip olamamıştı. 40 yıl sonra psikopos rabulla, bardaysan'ın şarkılarının popülerliğinden bir şeyler kaybetmemiş olmasından büyük rahatsızlık duymuştur.
Bardaysan bedenin ölümden sonra yeniden doğuşu fikrini reddeder, ama ruhun ölümsüzlüğünü kabul ederdi. o bedenin saf olmadığını ve bu nedenle Tanrı tarafından yeniden yaratılmayacağına inanırdı. ona göre ruh, kendi orijinine yolculuğunda gezegenleri geçer ve sonunda göksel düşünün, ruhun orijini ile son bulunmasının, yaşamını anasının rahmine dönüşünün kutlandığı Gelin/Düğün Odasına girer. Bu fikir urfa'da bulunan kabartmalarda da görülebilir. profesör Segal'in kucaklaşan çift adını verdiği iki kabartmada, Birbirlerinin benzeri olan bu kabartmalar mezardaki bir oyuğu süslemek için kullanılmıştır. Her ikisinde de kadın figürünün alt giyinik üstü çıplaktır ve tamamen çıplak bir erkek figürüyle sarılmış, öpüşüyor gibi bir görüntü vardır. Cenaze sanatında bunun bir benzeri yok gibidir. Her iki kabartma da bedenden özgür ve bütün dünyevi isteklerinden kurtulmuş çıplak ruh fikrini ifade eder. Ruhun göksel orijinine dönüşü gezegenlerin aracılığıyla yapılan bir yolculuktur. Yolculuğun sonunda ruh tamamen boşaltılır, peri gibi olur, çıplaktır ve sonunda sonsuz huzuru bulur.
Bardaysan'ın ailesi Erbil'den Urfa'ya gelip yerleşmiştir. Daysan Nehri (Karakoyun deresi) kenarında doğduğundan Bardaysan (Daysan'ın oğlu) lakabıyla ünlenmiştir. Bereket Tanrıçası Atergatis'e tapınan Bardaysan, ilk eğitimini Suruç ile Halep arasındaki Menbic (Mabbog) şehrinden almış ve daha sonra Urfa'ya gelmiştir. Büyük bir din filozofu, büyük bir şair ve iyi bir sporcu da olan Bardaysan, okçulukta, nişancılıkta ve binicilikte de hüneri ile tanınmıştır. Kral sekizinci Abgar ile aynı dönemde yaşamış olup kralın yakın dostuydu.
aldığı eğitim ve yüksek zekasıyla arika bir konuşmacı olup çıkmıştı bardaysan. piskopos hystasp bu yetenği görüp onu daha yeni yeni yeşermekte olan hristiyanlığa kazandırmaya çalışmıştır. başta bu olaya sıcak bakan bilgin (ki bu dönemde markion'un sapkınlıklarına karşı polemikler kaleme almıştır) hristiyan din adamlarının doğmatik düşünce yapısıyla çatışmaya başladı. kendisinin hür fikri yapısı buna uymuyordu , bunun üzerine hystasp'ın halefi olan aki tarafından kiliseden kovulmuştur. onun daha sonra kendi mezhebini kurduğuna inanılmaktadır, hatta bu mezhep 8. yüzyılın başına kadar varlığını sürdürmüştür.
bilginimiz hayatı boyuna bazı felsefi ve dini eseler, gezegenlerin kavuşumu üzerine kitaplar, caracalla'nın hükümdarlığı zamanında ermenistan'a kaçtığında yazmış olduğu ermenistan tarihi ve bir hindistan tarihi kaleme almıştır. düşmanları bile onun büyüsünü ve kavrayış inceliğini teslim etmiştir. 1 yüzyıl sonra eusebius onu ''en yetenekli insan '' ve '' güçlü bir tartışmacı'' olarak adlandırmıştır. rakibi efraim her ne kadar bardaysan'ı ''kötülüklerin pisliği'' olarak nitelese de, ustaca konuştuğunu da belirtmeden edememiştir.
bardaysan okuluna mal edilen manzum bir eser, muhtemelen onun öğrencisi philippos tarafından kaleme alınmıştır. bu eser ''ülkelerin yasaları kitabı'' adını taşımaktadır.
bardaysan2ın özellikle benimsediği edebi tür şiirdi. dini ve felsefi öğretilerine ilişkin yüz elli ilahi kaleme almıştır (bu kitab-ı mukaddes'teki mezmurların sayısının aynısıdır.) bu ilahileri daha sonra bestelemiş ve ilk dini müziği icat etmiş , müzikli tapınma sistemini yaygınlaştırmıştır.
8. yüzyılda yaşamış bir tantıbilimci, theodor bar koni tarafından zikredilmiş olan daha uzun alıntılar günümüze ulaşmıştır. bu alıntılarda bardaysan kozmolojik görüşlerini sergilemektedir.
''başlangıçta özleri ayrı beş töz vardı. fakat onlar gevşeyip dağıldılar. sonunda sanki bir talihsizliğin sonucu olarak şiddetle sarsıldılar. rüzgar bütün gücüyle esti. ateş ormanı tuturşturdu, ateşin doğurduğu siyah bulut yoğunlaştı, berrak hava kirlendi. hepsi birbirine karıştı, seçkin ilk halleri saldırıya uğradı ve onlar aç kurtlar gibi birbirlerini ısırmaya başladılar. bunun üzerine rabbleri onlara ruhundan bir kelime gönderdi. o rüzgara dinmesini emretti ve rüzgar durdu.
hava artık pırıl pırıl parlıyordu, orada huzur ve ahenk vardı ve rabb hikmetinden ötürü övüldü, lütfuna karşı duyulan şükran yukarıya yükseldi.
geride kalan karışım ve alışımdan tözlerden o aşağı ve yukarı alemlerin tüm varlıklarını yarattı.''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar