bugün
- sözlükler arası savaş çıksa11
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- çay içen kız10
- ütü13
- evde yapılabilecek aktiviteler3
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- duyulan en ilginç isim5
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek2
- oralet içen erkek5
- düşün ki o bunu okuyor5
- kalem4
- yerinde dur3
- yelpaze3
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- selam sözlük2
- çaya şeker atan erkek5
- smallville'deki konuk oyuncular3
- taşaklardan birinin kayıp olması2
- dolma kalem3
- doa otomatı3
- erdal beşikçioğlu7
- yıkık yazarlar4
- ona bir şey söyle13
- latte içen erkek4
- patates kızartması4
- köpektapar2
- uludağ sözlük çeteleri9
- telefona cevap vermeyen kız3
- anın fotoğrafı14
- bik bik bik bik bik bik diye öten horoz2
- gece ormanda birisi tarafından takip edilmek3
- oturunca göbeği kat kat olan kız3
- mehdi nereye inecek sorunsalı3
- siyah2
- en gey özelliğiniz3
- en boktan on yıl7
- galatasaray5
- aylık 425 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- ayrılık8
- gocu bak bi5
- iq düşüren şeyler3
- galatasaray 3 rennes 32
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- gocu ben gocu2
- manifest grubu2
- canım adanalım2
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı2
- sözlü kızları cinsel ihtiyacını nasıl karşılıyor3
- renault vel satis3
afrika'da yaşayan bir topluluk. Bu toplulukla ilgili mitoslar dünyanın yaradılışı ve gelişmesini temellendiren mitoslardır. Bambara mitoslarına göre başlangıçta gla denilen sonsuz bir boşluk vardı. Gla'da meydana gelen bir iç devinimle ortaya sağlam ve parlak cisimler çıktı. Bu cisimler, birbirini izleyen iki evrede eridiler. Bu erimeden sonra gla ile ikiz kardeşi dya dört yönü belirlediler. Bu yönlerden ilki, varlıkların ilk kaynağı olan yöne, yani doğuya yöneldi. Bundan sonra gla aşağıya ve yukarıya doğru yaptığı devinimlerle zincirlerini kopardı ve böylece varlıklar birer ruha kavuştu.
Aynı anda, iki gla arasında meydana gelen temas sonucu büyük bir patlama oldu; bu kez ortaya "sağlam ve güçlü bir madde" çıktı. Bu madde henüz yaratılmamış nesnelerin üzerine çöktü, ve her nesneyi adlandırdı. Bundan sonra da bütün nesneler gla'nın düşüncesine uygun olarak yavaşça devinmeye başladı.
Kısa süre sonra, gla'dan bir başka unsur daha ayrıldı ve varlıkların üzerine gelip kondu: bu, insan bilincinin sembolü olan "insan ayağı"ydı. Başlangıçta birbirine benzeyen herşey gla'ların "zo"ya sorumluluk yuKiemesıyle değişmeye başladı. Zo, her nesneye gelecekte bir özgürlük tanımakla yükümlüydü. Zo, kendisine verilen bu görevi kabul etti ve nesnelere sahip çıkarak onların ilkelerini "görünmeyen Yo" anlamına gelen "Yo yebali" adlı geniş bir küre içinde toplandı. Yo, ruh, daha doğrusu "bir düşünce ve devinim"di.
Evrenin yaratılışı yo'dan başlayarak "düşünce"nin bir bileşimi olarak kabul edilmektedir. Bu "düşünce" üç bölümden oluşmaktadır: yo, iç söz; o, sessizlikten işitilebilecek şeye geçiş; yereyereli, yaratıcı titreşim. Bu gelişim, 7 işaretle gösterilmekteydi. 7, insanı temsil eden bir rakamdı: 3 (erkeğin işareti) ile 4 (kadının işareti) rakamlarının toplamayla meydana gelmişti.
Yo, bir ruh olarak, kararlarında ve yaratıcı iradesinde özgürdü. Tam beş kez dört yöne gitmiş ve uzay fikrini yaratmıştı. 22 rakamıyla temsil edilen uzay, Yo'nun bir ruh olarak içerdiği bütün niteliklere sahipti: Nugu, (iç) kendinde bütün varlıkları ve insanı bulundururdu; yala "havanın tohumu" idi ve bütün boşlukları uzayın dört bir tarafına yerleştirirdi; faya "rüzgârın tohumu", sani "suyun tohumu", yere "ateşin tohumu", yelegu ise oyeryüzündeki maddelerin tohumu "ydu. Bu son dört terim aynı zamanda yaradılışın dört temel öğesi olan hava, toprak, ateş ve suyu da belirtirdi.
Hava ve ateş erkek, su ve toprak ise dişiydi. Yo, kendi çevresinde yirmiiki kere dönerek uzayı yaratmış ve dört dünya düşünmüştü; Dye mana, "dünyanın tösâi"; dye, gale, "ilk dünya"; dye bana, "istenmeyen dünya"; dye nata, "geleceğin dünyası". Yereyereli'nin bağrında ruh (miri) bulunuyordu. Ruhun içinde "vali" adı verilen eylem vardı; eylemin içinde nesnelerin gelişimi, nali yatmaktaydı. Nali'de ise, nesnelerin kökeni bulunuyordu.
Miri, aynı zamanda, içinde doğanın yattığı dünyanın yumurtasıydı. Miri, birbirinin içine geçmiş üç oval ile temsil edilirdi. Dye ko (dünyanın kapısı) adı verilen dış oval devamlı devinim durumundaydı. Boğa'nın doğuşu ve ölüşüne uygun olarak o da kendi ekseni çevresinde dönerek genişler yada daralırdı. So de (evin oğlu) adı verilen orta oval'den sonra Dye vali gale (dünyanın ilk devinimi) denen ve verimliliği temsil eden iç oval gelirdi. Parçalanıp düzenli bir biçimde uzaya dağılan 22 öğe dış oval Dye ko'dan doğmuştu. Bambaralarm anlayışına göre bu öğelerin sınıflandırılması çok çeşitliydi.
Bu 22 öğenin ilk yedisine bomıana adı verilmekteydi ve bunlar, varlıklarla nesnelerin genel karakterlerini özetlemekteydi: Kelena, birlik; Makari, dindarlık, merhamet; Mako, gereklilik; Sinaya saldırganlık, kıskançlık; Fadena, rekabet; Maloya, utanç; Şia, ırk, tür, soy.
Baugini adı verilen 12 öğe, insanların nitelik ve alınyazılarını belirtirdi: Ma ye ma ye, yetenek, imkân, eğilim; Mako, karşılıklı hizmet, sadelik, ağırbaşlılık, bilgelik, eğitim; Sebaya, kuvvet, kudret, egemenlik; Dyuguya, kötülük, güçlük; Kunanguya, kötü talih; Sira, yol, kılavuz, itaat, disiplin; Nafolo, zenginlik, bereket, sağlık; Adama-dena, kardeşlik, insanlık, özgürlük, iyilik; Dahirime, gıda, mal mülk; Saya, ölüm, hastalık, sakatlık, delilik; Su, gece, karanlık ve ışık, sır, büyü; Kle, gün, güneş. Jiginî adı verilen son üç öğe ise şunlardı: Kun, dünyayı düşünen kafa; Ba, kendisini meydana getiren kalıp; Fo, kendisini yaratan söz.
Aynı anda, iki gla arasında meydana gelen temas sonucu büyük bir patlama oldu; bu kez ortaya "sağlam ve güçlü bir madde" çıktı. Bu madde henüz yaratılmamış nesnelerin üzerine çöktü, ve her nesneyi adlandırdı. Bundan sonra da bütün nesneler gla'nın düşüncesine uygun olarak yavaşça devinmeye başladı.
Kısa süre sonra, gla'dan bir başka unsur daha ayrıldı ve varlıkların üzerine gelip kondu: bu, insan bilincinin sembolü olan "insan ayağı"ydı. Başlangıçta birbirine benzeyen herşey gla'ların "zo"ya sorumluluk yuKiemesıyle değişmeye başladı. Zo, her nesneye gelecekte bir özgürlük tanımakla yükümlüydü. Zo, kendisine verilen bu görevi kabul etti ve nesnelere sahip çıkarak onların ilkelerini "görünmeyen Yo" anlamına gelen "Yo yebali" adlı geniş bir küre içinde toplandı. Yo, ruh, daha doğrusu "bir düşünce ve devinim"di.
Evrenin yaratılışı yo'dan başlayarak "düşünce"nin bir bileşimi olarak kabul edilmektedir. Bu "düşünce" üç bölümden oluşmaktadır: yo, iç söz; o, sessizlikten işitilebilecek şeye geçiş; yereyereli, yaratıcı titreşim. Bu gelişim, 7 işaretle gösterilmekteydi. 7, insanı temsil eden bir rakamdı: 3 (erkeğin işareti) ile 4 (kadının işareti) rakamlarının toplamayla meydana gelmişti.
Yo, bir ruh olarak, kararlarında ve yaratıcı iradesinde özgürdü. Tam beş kez dört yöne gitmiş ve uzay fikrini yaratmıştı. 22 rakamıyla temsil edilen uzay, Yo'nun bir ruh olarak içerdiği bütün niteliklere sahipti: Nugu, (iç) kendinde bütün varlıkları ve insanı bulundururdu; yala "havanın tohumu" idi ve bütün boşlukları uzayın dört bir tarafına yerleştirirdi; faya "rüzgârın tohumu", sani "suyun tohumu", yere "ateşin tohumu", yelegu ise oyeryüzündeki maddelerin tohumu "ydu. Bu son dört terim aynı zamanda yaradılışın dört temel öğesi olan hava, toprak, ateş ve suyu da belirtirdi.
Hava ve ateş erkek, su ve toprak ise dişiydi. Yo, kendi çevresinde yirmiiki kere dönerek uzayı yaratmış ve dört dünya düşünmüştü; Dye mana, "dünyanın tösâi"; dye, gale, "ilk dünya"; dye bana, "istenmeyen dünya"; dye nata, "geleceğin dünyası". Yereyereli'nin bağrında ruh (miri) bulunuyordu. Ruhun içinde "vali" adı verilen eylem vardı; eylemin içinde nesnelerin gelişimi, nali yatmaktaydı. Nali'de ise, nesnelerin kökeni bulunuyordu.
Miri, aynı zamanda, içinde doğanın yattığı dünyanın yumurtasıydı. Miri, birbirinin içine geçmiş üç oval ile temsil edilirdi. Dye ko (dünyanın kapısı) adı verilen dış oval devamlı devinim durumundaydı. Boğa'nın doğuşu ve ölüşüne uygun olarak o da kendi ekseni çevresinde dönerek genişler yada daralırdı. So de (evin oğlu) adı verilen orta oval'den sonra Dye vali gale (dünyanın ilk devinimi) denen ve verimliliği temsil eden iç oval gelirdi. Parçalanıp düzenli bir biçimde uzaya dağılan 22 öğe dış oval Dye ko'dan doğmuştu. Bambaralarm anlayışına göre bu öğelerin sınıflandırılması çok çeşitliydi.
Bu 22 öğenin ilk yedisine bomıana adı verilmekteydi ve bunlar, varlıklarla nesnelerin genel karakterlerini özetlemekteydi: Kelena, birlik; Makari, dindarlık, merhamet; Mako, gereklilik; Sinaya saldırganlık, kıskançlık; Fadena, rekabet; Maloya, utanç; Şia, ırk, tür, soy.
Baugini adı verilen 12 öğe, insanların nitelik ve alınyazılarını belirtirdi: Ma ye ma ye, yetenek, imkân, eğilim; Mako, karşılıklı hizmet, sadelik, ağırbaşlılık, bilgelik, eğitim; Sebaya, kuvvet, kudret, egemenlik; Dyuguya, kötülük, güçlük; Kunanguya, kötü talih; Sira, yol, kılavuz, itaat, disiplin; Nafolo, zenginlik, bereket, sağlık; Adama-dena, kardeşlik, insanlık, özgürlük, iyilik; Dahirime, gıda, mal mülk; Saya, ölüm, hastalık, sakatlık, delilik; Su, gece, karanlık ve ışık, sır, büyü; Kle, gün, güneş. Jiginî adı verilen son üç öğe ise şunlardı: Kun, dünyayı düşünen kafa; Ba, kendisini meydana getiren kalıp; Fo, kendisini yaratan söz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar