bugün
- nervio42
- karıya şiddet7
- yakıştırdığım çiftler serisi 113
- bütün gün giyilmiş sıcacık kadın botu kokusu9
- sözlükte kim kimle sevgili15
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük7
- sudekiray'ın ruj resimleri girmesi3
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı11
- mutlu ol yeter2
- ısparta havalimanı5
- bir sözlük kızına heimlich manevrası yapmak4
- 0 0 73
- yağmur altında bankta öpüşmek4
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- note flawless nail enamel oje 67 antique rouge2
- fon vurguncularının fetva alması9
- muslettin amca17
- sözlük klasikleri12
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı32
- çoçuk sahibi olmadan dünya'dan ayrılmak5
- arkadaşlar sizce ben ruh hastası mıyım2
- teoman müziği bıraktı8
- aleksey batrakov vs fyodor dostoyevski4
- yağmurlu bir güne uyanmak9
- erkekler neden teşhirci giyinmez9
- evlenmek5
- entel görünme adına yatakta kitap okuyan zübük2
- çorbamı sanılanın aksine şöyle yerim diyen teyze2
- düşün ki o bunu okuyor5
- kadınların yaptığı en büyük hata4
- kadir mısıroğlu nu takip eden mallar11
- yağmurlu bir günde doğdum anamdan9
- ahmet nazif zorlu11
- insan sevmemek6
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı6
- mohamed salah ghaly nickli yazar4
- 14 ekim2
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar6
- ankara savaşında gavur ile ittifak yapan osmanlı7
- cezaevine özenen gençler9
- bacak arasına falçata dayanan erkek2
- yeni tanışılan kimse8
- şarjım bitiyor kendinize iyi bakın sözlük2
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı26
- fenerbahçe 3 liverpool 15
- fenerbahçe 0 liverpool 83
- iskenderpaşa cemaati3
- israil'in gazze saldırılarında 3 kişinin ölmesi4
- muslettin amca ile halı sahaya gitmek5
- fenerlilerin ağlaması5
afrika'da yaşayan bir topluluk. Bu toplulukla ilgili mitoslar dünyanın yaradılışı ve gelişmesini temellendiren mitoslardır. Bambara mitoslarına göre başlangıçta gla denilen sonsuz bir boşluk vardı. Gla'da meydana gelen bir iç devinimle ortaya sağlam ve parlak cisimler çıktı. Bu cisimler, birbirini izleyen iki evrede eridiler. Bu erimeden sonra gla ile ikiz kardeşi dya dört yönü belirlediler. Bu yönlerden ilki, varlıkların ilk kaynağı olan yöne, yani doğuya yöneldi. Bundan sonra gla aşağıya ve yukarıya doğru yaptığı devinimlerle zincirlerini kopardı ve böylece varlıklar birer ruha kavuştu.
Aynı anda, iki gla arasında meydana gelen temas sonucu büyük bir patlama oldu; bu kez ortaya "sağlam ve güçlü bir madde" çıktı. Bu madde henüz yaratılmamış nesnelerin üzerine çöktü, ve her nesneyi adlandırdı. Bundan sonra da bütün nesneler gla'nın düşüncesine uygun olarak yavaşça devinmeye başladı.
Kısa süre sonra, gla'dan bir başka unsur daha ayrıldı ve varlıkların üzerine gelip kondu: bu, insan bilincinin sembolü olan "insan ayağı"ydı. Başlangıçta birbirine benzeyen herşey gla'ların "zo"ya sorumluluk yuKiemesıyle değişmeye başladı. Zo, her nesneye gelecekte bir özgürlük tanımakla yükümlüydü. Zo, kendisine verilen bu görevi kabul etti ve nesnelere sahip çıkarak onların ilkelerini "görünmeyen Yo" anlamına gelen "Yo yebali" adlı geniş bir küre içinde toplandı. Yo, ruh, daha doğrusu "bir düşünce ve devinim"di.
Evrenin yaratılışı yo'dan başlayarak "düşünce"nin bir bileşimi olarak kabul edilmektedir. Bu "düşünce" üç bölümden oluşmaktadır: yo, iç söz; o, sessizlikten işitilebilecek şeye geçiş; yereyereli, yaratıcı titreşim. Bu gelişim, 7 işaretle gösterilmekteydi. 7, insanı temsil eden bir rakamdı: 3 (erkeğin işareti) ile 4 (kadının işareti) rakamlarının toplamayla meydana gelmişti.
Yo, bir ruh olarak, kararlarında ve yaratıcı iradesinde özgürdü. Tam beş kez dört yöne gitmiş ve uzay fikrini yaratmıştı. 22 rakamıyla temsil edilen uzay, Yo'nun bir ruh olarak içerdiği bütün niteliklere sahipti: Nugu, (iç) kendinde bütün varlıkları ve insanı bulundururdu; yala "havanın tohumu" idi ve bütün boşlukları uzayın dört bir tarafına yerleştirirdi; faya "rüzgârın tohumu", sani "suyun tohumu", yere "ateşin tohumu", yelegu ise oyeryüzündeki maddelerin tohumu "ydu. Bu son dört terim aynı zamanda yaradılışın dört temel öğesi olan hava, toprak, ateş ve suyu da belirtirdi.
Hava ve ateş erkek, su ve toprak ise dişiydi. Yo, kendi çevresinde yirmiiki kere dönerek uzayı yaratmış ve dört dünya düşünmüştü; Dye mana, "dünyanın tösâi"; dye, gale, "ilk dünya"; dye bana, "istenmeyen dünya"; dye nata, "geleceğin dünyası". Yereyereli'nin bağrında ruh (miri) bulunuyordu. Ruhun içinde "vali" adı verilen eylem vardı; eylemin içinde nesnelerin gelişimi, nali yatmaktaydı. Nali'de ise, nesnelerin kökeni bulunuyordu.
Miri, aynı zamanda, içinde doğanın yattığı dünyanın yumurtasıydı. Miri, birbirinin içine geçmiş üç oval ile temsil edilirdi. Dye ko (dünyanın kapısı) adı verilen dış oval devamlı devinim durumundaydı. Boğa'nın doğuşu ve ölüşüne uygun olarak o da kendi ekseni çevresinde dönerek genişler yada daralırdı. So de (evin oğlu) adı verilen orta oval'den sonra Dye vali gale (dünyanın ilk devinimi) denen ve verimliliği temsil eden iç oval gelirdi. Parçalanıp düzenli bir biçimde uzaya dağılan 22 öğe dış oval Dye ko'dan doğmuştu. Bambaralarm anlayışına göre bu öğelerin sınıflandırılması çok çeşitliydi.
Bu 22 öğenin ilk yedisine bomıana adı verilmekteydi ve bunlar, varlıklarla nesnelerin genel karakterlerini özetlemekteydi: Kelena, birlik; Makari, dindarlık, merhamet; Mako, gereklilik; Sinaya saldırganlık, kıskançlık; Fadena, rekabet; Maloya, utanç; Şia, ırk, tür, soy.
Baugini adı verilen 12 öğe, insanların nitelik ve alınyazılarını belirtirdi: Ma ye ma ye, yetenek, imkân, eğilim; Mako, karşılıklı hizmet, sadelik, ağırbaşlılık, bilgelik, eğitim; Sebaya, kuvvet, kudret, egemenlik; Dyuguya, kötülük, güçlük; Kunanguya, kötü talih; Sira, yol, kılavuz, itaat, disiplin; Nafolo, zenginlik, bereket, sağlık; Adama-dena, kardeşlik, insanlık, özgürlük, iyilik; Dahirime, gıda, mal mülk; Saya, ölüm, hastalık, sakatlık, delilik; Su, gece, karanlık ve ışık, sır, büyü; Kle, gün, güneş. Jiginî adı verilen son üç öğe ise şunlardı: Kun, dünyayı düşünen kafa; Ba, kendisini meydana getiren kalıp; Fo, kendisini yaratan söz.
Aynı anda, iki gla arasında meydana gelen temas sonucu büyük bir patlama oldu; bu kez ortaya "sağlam ve güçlü bir madde" çıktı. Bu madde henüz yaratılmamış nesnelerin üzerine çöktü, ve her nesneyi adlandırdı. Bundan sonra da bütün nesneler gla'nın düşüncesine uygun olarak yavaşça devinmeye başladı.
Kısa süre sonra, gla'dan bir başka unsur daha ayrıldı ve varlıkların üzerine gelip kondu: bu, insan bilincinin sembolü olan "insan ayağı"ydı. Başlangıçta birbirine benzeyen herşey gla'ların "zo"ya sorumluluk yuKiemesıyle değişmeye başladı. Zo, her nesneye gelecekte bir özgürlük tanımakla yükümlüydü. Zo, kendisine verilen bu görevi kabul etti ve nesnelere sahip çıkarak onların ilkelerini "görünmeyen Yo" anlamına gelen "Yo yebali" adlı geniş bir küre içinde toplandı. Yo, ruh, daha doğrusu "bir düşünce ve devinim"di.
Evrenin yaratılışı yo'dan başlayarak "düşünce"nin bir bileşimi olarak kabul edilmektedir. Bu "düşünce" üç bölümden oluşmaktadır: yo, iç söz; o, sessizlikten işitilebilecek şeye geçiş; yereyereli, yaratıcı titreşim. Bu gelişim, 7 işaretle gösterilmekteydi. 7, insanı temsil eden bir rakamdı: 3 (erkeğin işareti) ile 4 (kadının işareti) rakamlarının toplamayla meydana gelmişti.
Yo, bir ruh olarak, kararlarında ve yaratıcı iradesinde özgürdü. Tam beş kez dört yöne gitmiş ve uzay fikrini yaratmıştı. 22 rakamıyla temsil edilen uzay, Yo'nun bir ruh olarak içerdiği bütün niteliklere sahipti: Nugu, (iç) kendinde bütün varlıkları ve insanı bulundururdu; yala "havanın tohumu" idi ve bütün boşlukları uzayın dört bir tarafına yerleştirirdi; faya "rüzgârın tohumu", sani "suyun tohumu", yere "ateşin tohumu", yelegu ise oyeryüzündeki maddelerin tohumu "ydu. Bu son dört terim aynı zamanda yaradılışın dört temel öğesi olan hava, toprak, ateş ve suyu da belirtirdi.
Hava ve ateş erkek, su ve toprak ise dişiydi. Yo, kendi çevresinde yirmiiki kere dönerek uzayı yaratmış ve dört dünya düşünmüştü; Dye mana, "dünyanın tösâi"; dye, gale, "ilk dünya"; dye bana, "istenmeyen dünya"; dye nata, "geleceğin dünyası". Yereyereli'nin bağrında ruh (miri) bulunuyordu. Ruhun içinde "vali" adı verilen eylem vardı; eylemin içinde nesnelerin gelişimi, nali yatmaktaydı. Nali'de ise, nesnelerin kökeni bulunuyordu.
Miri, aynı zamanda, içinde doğanın yattığı dünyanın yumurtasıydı. Miri, birbirinin içine geçmiş üç oval ile temsil edilirdi. Dye ko (dünyanın kapısı) adı verilen dış oval devamlı devinim durumundaydı. Boğa'nın doğuşu ve ölüşüne uygun olarak o da kendi ekseni çevresinde dönerek genişler yada daralırdı. So de (evin oğlu) adı verilen orta oval'den sonra Dye vali gale (dünyanın ilk devinimi) denen ve verimliliği temsil eden iç oval gelirdi. Parçalanıp düzenli bir biçimde uzaya dağılan 22 öğe dış oval Dye ko'dan doğmuştu. Bambaralarm anlayışına göre bu öğelerin sınıflandırılması çok çeşitliydi.
Bu 22 öğenin ilk yedisine bomıana adı verilmekteydi ve bunlar, varlıklarla nesnelerin genel karakterlerini özetlemekteydi: Kelena, birlik; Makari, dindarlık, merhamet; Mako, gereklilik; Sinaya saldırganlık, kıskançlık; Fadena, rekabet; Maloya, utanç; Şia, ırk, tür, soy.
Baugini adı verilen 12 öğe, insanların nitelik ve alınyazılarını belirtirdi: Ma ye ma ye, yetenek, imkân, eğilim; Mako, karşılıklı hizmet, sadelik, ağırbaşlılık, bilgelik, eğitim; Sebaya, kuvvet, kudret, egemenlik; Dyuguya, kötülük, güçlük; Kunanguya, kötü talih; Sira, yol, kılavuz, itaat, disiplin; Nafolo, zenginlik, bereket, sağlık; Adama-dena, kardeşlik, insanlık, özgürlük, iyilik; Dahirime, gıda, mal mülk; Saya, ölüm, hastalık, sakatlık, delilik; Su, gece, karanlık ve ışık, sır, büyü; Kle, gün, güneş. Jiginî adı verilen son üç öğe ise şunlardı: Kun, dünyayı düşünen kafa; Ba, kendisini meydana getiren kalıp; Fo, kendisini yaratan söz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar