bugün
- sudekiray'ın 18000 entry kutlaması4
- fahriye evcen3
- aşk acısı çekiyorum sözlük21
- kız arkadaşın 4 gündür mesaj atmaması4
- ilk buluşmada öpmeye çalışan kız3
- manifest dinleyen erkek10
- tofaş2
- evlenilmeyecek 4 erkek11
- mohamed salah ghaly13
- türkiye7
- gocu4
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- trabzonspor7
- falkland yasası3
- murphy yasası2
- ona bir şey söyle7
- birleşik krallık3
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- insan zamandan ibarettir3
- lahmacun yiyen insan kırodur4
- mauro icardi3
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması9
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi6
- yaz yemekleri5
- scooter'a 6 kişi binmek5
- almanya5
- taksici muhabbeti5
- dost2
- ispanya7
- spiderman mi döver batman mi5
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi15
- hırvatistan16
- avusturya3
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- mesele ne senin benden ayrılman2
- fransa3
- gulmekicinyaratilmis11
- stres yönetimi6
- deprem2
- muğla2
- marmaris2
- gocu bay bey birader3
- gram altın4
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- elalem ne der4
- doğuda yaşayan yazarlar5
- opel alman arabası mı sorunsalı6
balon satan kişiye verilen ad.
dünyanın en havalı mesleğini yapan kişi.
çocukların anne babalarından bile fazla sevdiği satıcı.
geçimini balon satarak sağlayan insan.
sabah erkenden uyandı, perdenin arasından sızan güneş ışıkları havanın ne kadar güzel olduğunu anlatmaya yetti ona; gülümsedi. perdeyi araladı, işlerine giden insanları süzdü her zamanki gibi, sonra suratı düştü ve perdeyi tamamen açıp banyoya geçti. karyolasına döndüğünde biraz ferahlamıştı, kenarda duran karton kutudan çıkardığı balonları tek tek şişirmeye başladı; sırığına bağlayıp dışarı çıktı. omuzları artık yara içinde kalmıştı o sırık yüzünden, canı acıya acıya meydana doğru yürümeye başladı. son zamanlardaki tek dostu darıcı süleyman da meydandaydı, yanına doğru ilerlemeye başladı. selamlaştılar, geçti süleyman'ın her zaman yanında bulundurduğu boş taburesine. poşetinden çıkardığı ekmeğin ve domatesin yarısını arkadaşına verdi, afiyetle yediler hoş bir sohbet eşliğinde. hayatları benzer geçmişti aslında; ikisinin de çocukları okumuştu ve güzel bir hayat kurmuştu kendine. her ne kadar pek arayıp sormasalar da varlıklarını ve iyi bir hayat yaşadıklarını bilmek onları mutlu etmeye yetiyordu. zaten ikisi de yetmişli yaşlara merdiven dayamıştı, bu saatten sonra hayattan pek bir dilekleri kalmamıştı. günü kurtarsalar onlara yeterdi. hava yağmurlu değilse, karınları toksa, hele bir de dışarıda çocuklar o gün bolsa mutlu olmamak için hiçbir neden olamazdı; keyiflerinden geçilmezdi akşama kadar.
yine böyle güzel bir günde parkta sohbete dalmışken bir zabıta aracının park ettiğini gördüler ve gelen uyarı da onlaraydı; 'zabıta, kaçmayın!'. darıcı süleyman daha arabasının yanına yaklaşamadan aldılar arabasını, onunla birlikte. o ise zabıta aracını görür görmez arkadaşına da kaçmasını söyleyip koşmaya başlamıştı. koştu, koştu, koştu... öyle yorulmuştu ki, öyle gözleri kararmıştı ki sadece ayaklarının ucunu görebiliyordu adım attıkça. ve balonlar ağaçlara takıla takıla patlıyordu o koştukça; o koştu, balonlar patladı. balonlar patladıkça o koştu... meydana ulaşabilse oradan çok güzel karışık ve dar sokaklar biliyordu aslında, meydana kadar yakalanmasa gerisi çocuk oyuncağıydı. koştu, koştu, yavaşladı, artık meydanda olmalıydı. bir an durdu ve kafasını kaldırdı. kafasını kaldırdığında gördüğü son şeydi o minübüs, ve göz göze geldiği son insandı ön koltukta annesinin kucağında oturan o çocuk.
sabah erkenden uyandı, perdenin arasından sızan güneş ışıkları havanın ne kadar güzel olduğunu anlatmaya yetti ona; gülümsedi. perdeyi araladı, işlerine giden insanları süzdü her zamanki gibi, sonra suratı düştü ve perdeyi tamamen açıp banyoya geçti. karyolasına döndüğünde biraz ferahlamıştı, kenarda duran karton kutudan çıkardığı balonları tek tek şişirmeye başladı; sırığına bağlayıp dışarı çıktı. omuzları artık yara içinde kalmıştı o sırık yüzünden, canı acıya acıya meydana doğru yürümeye başladı. son zamanlardaki tek dostu darıcı süleyman da meydandaydı, yanına doğru ilerlemeye başladı. selamlaştılar, geçti süleyman'ın her zaman yanında bulundurduğu boş taburesine. poşetinden çıkardığı ekmeğin ve domatesin yarısını arkadaşına verdi, afiyetle yediler hoş bir sohbet eşliğinde. hayatları benzer geçmişti aslında; ikisinin de çocukları okumuştu ve güzel bir hayat kurmuştu kendine. her ne kadar pek arayıp sormasalar da varlıklarını ve iyi bir hayat yaşadıklarını bilmek onları mutlu etmeye yetiyordu. zaten ikisi de yetmişli yaşlara merdiven dayamıştı, bu saatten sonra hayattan pek bir dilekleri kalmamıştı. günü kurtarsalar onlara yeterdi. hava yağmurlu değilse, karınları toksa, hele bir de dışarıda çocuklar o gün bolsa mutlu olmamak için hiçbir neden olamazdı; keyiflerinden geçilmezdi akşama kadar.
yine böyle güzel bir günde parkta sohbete dalmışken bir zabıta aracının park ettiğini gördüler ve gelen uyarı da onlaraydı; 'zabıta, kaçmayın!'. darıcı süleyman daha arabasının yanına yaklaşamadan aldılar arabasını, onunla birlikte. o ise zabıta aracını görür görmez arkadaşına da kaçmasını söyleyip koşmaya başlamıştı. koştu, koştu, koştu... öyle yorulmuştu ki, öyle gözleri kararmıştı ki sadece ayaklarının ucunu görebiliyordu adım attıkça. ve balonlar ağaçlara takıla takıla patlıyordu o koştukça; o koştu, balonlar patladı. balonlar patladıkça o koştu... meydana ulaşabilse oradan çok güzel karışık ve dar sokaklar biliyordu aslında, meydana kadar yakalanmasa gerisi çocuk oyuncağıydı. koştu, koştu, yavaşladı, artık meydanda olmalıydı. bir an durdu ve kafasını kaldırdı. kafasını kaldırdığında gördüğü son şeydi o minübüs, ve göz göze geldiği son insandı ön koltukta annesinin kucağında oturan o çocuk.
bir proje için çektiğimiz, kocaeli üniversitesi hocaları tarafından da gayet alkış alan kısa belgeseldir. keyifli seyirler.
baloncu
https://www.youtube.com/watch?v=E2paaSqE5rw
baloncu
https://www.youtube.com/watch?v=E2paaSqE5rw
"Benim balonlarım vardı.
Balonlarımı kimler aldı."
Not: nostalji için teşekkürler titanik.
Balonlarımı kimler aldı."
Not: nostalji için teşekkürler titanik.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar