bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu47
- fatma betül sayan kaya18
- fatma betülüm yapmaz5
- insanlık nasıl geliştirilebilir13
- beşiktaş6
- boğaz ağrısı4
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak21
- flavio bolsonaro'nun brezilya'dan kaçışı2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- aşk11
- kötüye bir şey olmaz5
- işe gitmeye üşenmek2
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı10
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- sözlüğün yeni tasarımı14
- iyi menemenin sırrı18
- nasıl hissettiğimi kimse anlamıyor2
- uyudunuz mu4
- sabahları nefret edilen şeyler4
- muslettin amca23
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- gece gelen açlık7
- hayatın anlamı ne7
- alexander nübel7
- yorik'in kafatasına mum dikmek2
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- gülşen in memeleri14
- yeraltı varlıkları7
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- sigara içmek8
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi5
- aşk bir yemek olsaydı8
- yazılımcıların flört edememesi3
- pankek7
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- sözlükte kim kimle sevgili27
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- sözlüğe ne oldu5
- şimdi olsa da yesek denilen şeyler4
- kendimi intihar edeceğim4
- mehmet şimşek5
- hamas denince akla gelenler11
- nervio43
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- mazide kalmış sözlük yazarları3
- toplumsal çürüme7
- tuborg ice7
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
bir yazıyla insan mantığını ve felsefi, sosyal, dini gelişimini bir sözlük girdisine nisbetle uzun bir yazıyla anlatmış bilgili yazar. Ancak ben hala tanrıya inanmayı tercih ediyorum. O zaten böyle karmaşalar içerisinde kendisine zaten inanacak canlılar değil, kendisine inanmayı seçecek canlılar istemiş ve bir tanrıdan bahsediyorsak sınırı olmayan bir zekadan bahsediyoruz demektir. Bu zeka önümüze ona inandıracak gerekçeler yanında kendisinden şüphe duyuracak şeyleri de çok zekice koymuştur. Çünkü nasıl olduğunu tam bilmediğimiz, bu onun nasıl bir varlık olduğuyla alakalı -ki muhakkak bizim şöyle olmalı böyle olmalı diyebileceğimiz bir şey olmadığı kesin- bir şekilde kendisine inanmayı seçecek canlılar olmasını arzulamış olabilir. Diğer ayrıntılar inananları da inanmayanları da bir yere kadar haklı çıkarır. iki tarafın da savları sağlam dayanaklarla desteklidir.
kendim ateist olmadığım halde hemen kanım kaynamış bir ateisttir. dolu biri olduğu belli. buradan da belli: (#9214854) mesela bir başlığın altına onun açıklamasını okuduktan sonra entry girseydim, kesinlikle o kadar haşin söylemezdim. ebleh liselilere laf yetiştirmekten bıktığım için, bazen ayırdedemiyorum.
kendisine saygılar sunuyorum...
kendisine saygılar sunuyorum...
(#9368596)
güzel yazmış yazarımız. şekil olarak bakıldığında düşündüklerini karşısındakine akıcı bir şekilde aktarabilen yazar. türkçeye hakimiyeti kelime seçimleri oldukça yerinde.
ama içeriğe gelindiğinde tezatlar hemen göze çarpıyor.
öncelikle imam hatiplerin açılması ile ilgili yanlış veya eksik bilgiye sahip. imam hatip liseleri, imam yetiştirmek üzere, kapatılan medreselerin yerine bizzat atatürk tarafından kurulmuştur.
ikinci olarak 1950 de demokrat partinin gelmesinden sonra halkın zenginleşemememsinin suçunu yine bizzat demokrat partide arar. halbu ki sadece 10 yıllık dönemde ülkeye çok sayıda hizmet götürülmüştür. şöyle ki aradan 40 yıl geçtikten sonra hala menderez zamanında yapılan bir çok yol üzerinde modernizasyon veya genişletme yapılmadan, sadece üzeri yamalanarak hala kullanılmaya devam ediyordu. ta ki duble yol projeleri ile ülkenin yol ihtiyaçlarını gidermeye yönelik yeni çalışmalar başlatılana kadar. ha sonuç olarak evet zenginleşememiştir. ama zengin olan fakirmiş gibi bir anlatılma eleştirme çabası niyedir?
sonrasında uzunca bir cahil, fakir halk ve oyunu satan seçmen edebiyatı.
sonrasında da halk bu yüzden halk cumhuriyete karşı antipati besledi demiştir. ancak tezat şudur ki halk demokrat partiyi sevmiş, kendisini cahil, aptal ve oy satan fakir halk zihniyeti ile aşağılayan zihniyeti dışlamıştır. ki bu zihniyet demokratik dğeil otokratik bir zihniyet anlamına gelir. otokrasilerde elitist bir kesim "halk kendisi için doğrusun akarar vermek için yetersizdir. ben onlar adına onlar için en doğru olanı seçerim." der ve yönetir. ve gerçekten de jakoben ve baskıcı olan bu kesim yerine demokrasinin bir gereği olan şekilde kendi seçimini yaptı, jakoben ve baskıcılar yerine kendi içerisinden çıkarttığı halkın sorunlarını bilen, halkı dinleyen insanları meclise doldurdu. ki cumhuriyet demek de bu demektir. halkın kendi yöneticilerini kendisinin seçmesi. cumhuriyetin gerçek hedefi de budur. suçlanacak bir şey de otomatik olarak ortada yoktur.
sonrasında ise demokrasiden vazgeçilmiş, demokrasi elden gitmiş edebiyatı bu kalitede yazan bir yazara yakışmamıştır. demokrasinin tanımını yukarıda yaptığım üzre farklı tanımlarda aramaya çalışmak lüzumsuzdur. ha dah aiyi bir demokrasi tanımı varsa benim bilmediğim açıklarsa feyz alırım.
sonuç olarak bakış açılarımız farklı. birimiz 12 eylülü demokrasinin elden gittiği bir tarih olarka görüyor. birimiz ise otokrasiden gerçek ve katılımcı demokrasiye geçiş tarihi olarka algılıyor. 12 eylül 1982de kaybettiğimiz konusunda hemfikiriz de aradan geçen 30a yakın sene içerisinde değişim için en ufak bir çaba harcanmamış olmasının, ya da 2010 paketi tartışılırken muhalefetin neden katkıda bulunmamasının, bulunmak istememesinin sebeplerini açıklamasını, açıklayabilmesini beklediğim yazar.
güzel yazmış yazarımız. şekil olarak bakıldığında düşündüklerini karşısındakine akıcı bir şekilde aktarabilen yazar. türkçeye hakimiyeti kelime seçimleri oldukça yerinde.
ama içeriğe gelindiğinde tezatlar hemen göze çarpıyor.
öncelikle imam hatiplerin açılması ile ilgili yanlış veya eksik bilgiye sahip. imam hatip liseleri, imam yetiştirmek üzere, kapatılan medreselerin yerine bizzat atatürk tarafından kurulmuştur.
ikinci olarak 1950 de demokrat partinin gelmesinden sonra halkın zenginleşemememsinin suçunu yine bizzat demokrat partide arar. halbu ki sadece 10 yıllık dönemde ülkeye çok sayıda hizmet götürülmüştür. şöyle ki aradan 40 yıl geçtikten sonra hala menderez zamanında yapılan bir çok yol üzerinde modernizasyon veya genişletme yapılmadan, sadece üzeri yamalanarak hala kullanılmaya devam ediyordu. ta ki duble yol projeleri ile ülkenin yol ihtiyaçlarını gidermeye yönelik yeni çalışmalar başlatılana kadar. ha sonuç olarak evet zenginleşememiştir. ama zengin olan fakirmiş gibi bir anlatılma eleştirme çabası niyedir?
sonrasında uzunca bir cahil, fakir halk ve oyunu satan seçmen edebiyatı.
sonrasında da halk bu yüzden halk cumhuriyete karşı antipati besledi demiştir. ancak tezat şudur ki halk demokrat partiyi sevmiş, kendisini cahil, aptal ve oy satan fakir halk zihniyeti ile aşağılayan zihniyeti dışlamıştır. ki bu zihniyet demokratik dğeil otokratik bir zihniyet anlamına gelir. otokrasilerde elitist bir kesim "halk kendisi için doğrusun akarar vermek için yetersizdir. ben onlar adına onlar için en doğru olanı seçerim." der ve yönetir. ve gerçekten de jakoben ve baskıcı olan bu kesim yerine demokrasinin bir gereği olan şekilde kendi seçimini yaptı, jakoben ve baskıcılar yerine kendi içerisinden çıkarttığı halkın sorunlarını bilen, halkı dinleyen insanları meclise doldurdu. ki cumhuriyet demek de bu demektir. halkın kendi yöneticilerini kendisinin seçmesi. cumhuriyetin gerçek hedefi de budur. suçlanacak bir şey de otomatik olarak ortada yoktur.
sonrasında ise demokrasiden vazgeçilmiş, demokrasi elden gitmiş edebiyatı bu kalitede yazan bir yazara yakışmamıştır. demokrasinin tanımını yukarıda yaptığım üzre farklı tanımlarda aramaya çalışmak lüzumsuzdur. ha dah aiyi bir demokrasi tanımı varsa benim bilmediğim açıklarsa feyz alırım.
sonuç olarak bakış açılarımız farklı. birimiz 12 eylülü demokrasinin elden gittiği bir tarih olarka görüyor. birimiz ise otokrasiden gerçek ve katılımcı demokrasiye geçiş tarihi olarka algılıyor. 12 eylül 1982de kaybettiğimiz konusunda hemfikiriz de aradan geçen 30a yakın sene içerisinde değişim için en ufak bir çaba harcanmamış olmasının, ya da 2010 paketi tartışılırken muhalefetin neden katkıda bulunmamasının, bulunmak istememesinin sebeplerini açıklamasını, açıklayabilmesini beklediğim yazar.
katillerden veya diğer suçlulardan korunabilmek için silahlanmayı doğal karşılayan bana, psikolog öneren yazar.
Psikolog, eğitimli ve silahlıysa ayrıca 24 saat ücretsiz koruma sağlayacaksa bir düşünelim derdim ancak bir süre sonra yine de silahlanırdım.
(bkz: si vis pacem para bellum)
Psikolog, eğitimli ve silahlıysa ayrıca 24 saat ücretsiz koruma sağlayacaksa bir düşünelim derdim ancak bir süre sonra yine de silahlanırdım.
(bkz: si vis pacem para bellum)
(bkz: ateist zırvalıklar)
(#11253245) ister ateist olsun, ne olursa olsun. bu çocukta iş var!
(#12661154) söze gerek yok.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar