bugün
- kadınlar neden kötü araba kullanır sorunsalı11
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın9
- yemek yapmayı bilmeyen kadın8
- galatasaray neden transfer yapamıyor16
- manuel vites araba kullanan kadın4
- sözlük yazarlarını evlendirmek12
- kadınların erkeklerde çok fazla kriter araması8
- mekke anlaşması7
- sevgilisinin regl gunlerini hesaplayan erkek8
- devalüasyon yakın mı9
- kadınlar kötü araba kullanmaz diyen erkek2
- kotor6
- sözlükte kavga olacak hissi2
- günlük tutan erkek9
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları12
- fenerbahçe de romelu lukaku gelişmesi3
- iki pedal olan bir arabada yanlış pedala basmak2
- düğün dernekle evlenir kimseye duyurmadan boşanır11
- velvet hanım çay içelim mi6
- yavrum diye hitap eden erkek7
- anın görüntüsü10
- kadın kocasının hizmetkarıdır4
- filtreli fotoğraf paylaşan erkek8
- efesle tuborgu karıştırıp içmek8
- israil3
- hurdacılık2
- eğitiyorum ayağına işkence eden sensei4
- ülkücüleri ciddiye almak3
- mesajlara hızlı cevap vermek9
- sözlüğün en tipsiz kız yazarı2
- bir günde 100 bayana merhaba demek3
- ümmetçilerin azerbaycan düşmanlığı2
- ortega sedat3
- burunla blok flüt çalabilmek6
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması13
- kadın yazar çekme başlıkları6
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim5
- cedicader'i gsli yapıyoruz kampanyası2
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor10
- cersei lannister'in dincileri patlatması3
- sezgin tanrıkulu2
- sözlüğü anı defteri gibi kullanmak6
- artı oy veren kişinin erkek yazar olması3
- geldimgittim5
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron5
- mohamed salah ghaly14
- trafikte hanımının yanında artistlik yapsalar6
- sevgilim popomun arasından kredi kartı çekti3
- dar kot pantolon ile uyumak3
- sözlük yazarlarından aforizmalar3
bir yazıyla insan mantığını ve felsefi, sosyal, dini gelişimini bir sözlük girdisine nisbetle uzun bir yazıyla anlatmış bilgili yazar. Ancak ben hala tanrıya inanmayı tercih ediyorum. O zaten böyle karmaşalar içerisinde kendisine zaten inanacak canlılar değil, kendisine inanmayı seçecek canlılar istemiş ve bir tanrıdan bahsediyorsak sınırı olmayan bir zekadan bahsediyoruz demektir. Bu zeka önümüze ona inandıracak gerekçeler yanında kendisinden şüphe duyuracak şeyleri de çok zekice koymuştur. Çünkü nasıl olduğunu tam bilmediğimiz, bu onun nasıl bir varlık olduğuyla alakalı -ki muhakkak bizim şöyle olmalı böyle olmalı diyebileceğimiz bir şey olmadığı kesin- bir şekilde kendisine inanmayı seçecek canlılar olmasını arzulamış olabilir. Diğer ayrıntılar inananları da inanmayanları da bir yere kadar haklı çıkarır. iki tarafın da savları sağlam dayanaklarla desteklidir.
kendim ateist olmadığım halde hemen kanım kaynamış bir ateisttir. dolu biri olduğu belli. buradan da belli: (#9214854) mesela bir başlığın altına onun açıklamasını okuduktan sonra entry girseydim, kesinlikle o kadar haşin söylemezdim. ebleh liselilere laf yetiştirmekten bıktığım için, bazen ayırdedemiyorum.
kendisine saygılar sunuyorum...
kendisine saygılar sunuyorum...
(#9368596)
güzel yazmış yazarımız. şekil olarak bakıldığında düşündüklerini karşısındakine akıcı bir şekilde aktarabilen yazar. türkçeye hakimiyeti kelime seçimleri oldukça yerinde.
ama içeriğe gelindiğinde tezatlar hemen göze çarpıyor.
öncelikle imam hatiplerin açılması ile ilgili yanlış veya eksik bilgiye sahip. imam hatip liseleri, imam yetiştirmek üzere, kapatılan medreselerin yerine bizzat atatürk tarafından kurulmuştur.
ikinci olarak 1950 de demokrat partinin gelmesinden sonra halkın zenginleşemememsinin suçunu yine bizzat demokrat partide arar. halbu ki sadece 10 yıllık dönemde ülkeye çok sayıda hizmet götürülmüştür. şöyle ki aradan 40 yıl geçtikten sonra hala menderez zamanında yapılan bir çok yol üzerinde modernizasyon veya genişletme yapılmadan, sadece üzeri yamalanarak hala kullanılmaya devam ediyordu. ta ki duble yol projeleri ile ülkenin yol ihtiyaçlarını gidermeye yönelik yeni çalışmalar başlatılana kadar. ha sonuç olarak evet zenginleşememiştir. ama zengin olan fakirmiş gibi bir anlatılma eleştirme çabası niyedir?
sonrasında uzunca bir cahil, fakir halk ve oyunu satan seçmen edebiyatı.
sonrasında da halk bu yüzden halk cumhuriyete karşı antipati besledi demiştir. ancak tezat şudur ki halk demokrat partiyi sevmiş, kendisini cahil, aptal ve oy satan fakir halk zihniyeti ile aşağılayan zihniyeti dışlamıştır. ki bu zihniyet demokratik dğeil otokratik bir zihniyet anlamına gelir. otokrasilerde elitist bir kesim "halk kendisi için doğrusun akarar vermek için yetersizdir. ben onlar adına onlar için en doğru olanı seçerim." der ve yönetir. ve gerçekten de jakoben ve baskıcı olan bu kesim yerine demokrasinin bir gereği olan şekilde kendi seçimini yaptı, jakoben ve baskıcılar yerine kendi içerisinden çıkarttığı halkın sorunlarını bilen, halkı dinleyen insanları meclise doldurdu. ki cumhuriyet demek de bu demektir. halkın kendi yöneticilerini kendisinin seçmesi. cumhuriyetin gerçek hedefi de budur. suçlanacak bir şey de otomatik olarak ortada yoktur.
sonrasında ise demokrasiden vazgeçilmiş, demokrasi elden gitmiş edebiyatı bu kalitede yazan bir yazara yakışmamıştır. demokrasinin tanımını yukarıda yaptığım üzre farklı tanımlarda aramaya çalışmak lüzumsuzdur. ha dah aiyi bir demokrasi tanımı varsa benim bilmediğim açıklarsa feyz alırım.
sonuç olarak bakış açılarımız farklı. birimiz 12 eylülü demokrasinin elden gittiği bir tarih olarka görüyor. birimiz ise otokrasiden gerçek ve katılımcı demokrasiye geçiş tarihi olarka algılıyor. 12 eylül 1982de kaybettiğimiz konusunda hemfikiriz de aradan geçen 30a yakın sene içerisinde değişim için en ufak bir çaba harcanmamış olmasının, ya da 2010 paketi tartışılırken muhalefetin neden katkıda bulunmamasının, bulunmak istememesinin sebeplerini açıklamasını, açıklayabilmesini beklediğim yazar.
güzel yazmış yazarımız. şekil olarak bakıldığında düşündüklerini karşısındakine akıcı bir şekilde aktarabilen yazar. türkçeye hakimiyeti kelime seçimleri oldukça yerinde.
ama içeriğe gelindiğinde tezatlar hemen göze çarpıyor.
öncelikle imam hatiplerin açılması ile ilgili yanlış veya eksik bilgiye sahip. imam hatip liseleri, imam yetiştirmek üzere, kapatılan medreselerin yerine bizzat atatürk tarafından kurulmuştur.
ikinci olarak 1950 de demokrat partinin gelmesinden sonra halkın zenginleşemememsinin suçunu yine bizzat demokrat partide arar. halbu ki sadece 10 yıllık dönemde ülkeye çok sayıda hizmet götürülmüştür. şöyle ki aradan 40 yıl geçtikten sonra hala menderez zamanında yapılan bir çok yol üzerinde modernizasyon veya genişletme yapılmadan, sadece üzeri yamalanarak hala kullanılmaya devam ediyordu. ta ki duble yol projeleri ile ülkenin yol ihtiyaçlarını gidermeye yönelik yeni çalışmalar başlatılana kadar. ha sonuç olarak evet zenginleşememiştir. ama zengin olan fakirmiş gibi bir anlatılma eleştirme çabası niyedir?
sonrasında uzunca bir cahil, fakir halk ve oyunu satan seçmen edebiyatı.
sonrasında da halk bu yüzden halk cumhuriyete karşı antipati besledi demiştir. ancak tezat şudur ki halk demokrat partiyi sevmiş, kendisini cahil, aptal ve oy satan fakir halk zihniyeti ile aşağılayan zihniyeti dışlamıştır. ki bu zihniyet demokratik dğeil otokratik bir zihniyet anlamına gelir. otokrasilerde elitist bir kesim "halk kendisi için doğrusun akarar vermek için yetersizdir. ben onlar adına onlar için en doğru olanı seçerim." der ve yönetir. ve gerçekten de jakoben ve baskıcı olan bu kesim yerine demokrasinin bir gereği olan şekilde kendi seçimini yaptı, jakoben ve baskıcılar yerine kendi içerisinden çıkarttığı halkın sorunlarını bilen, halkı dinleyen insanları meclise doldurdu. ki cumhuriyet demek de bu demektir. halkın kendi yöneticilerini kendisinin seçmesi. cumhuriyetin gerçek hedefi de budur. suçlanacak bir şey de otomatik olarak ortada yoktur.
sonrasında ise demokrasiden vazgeçilmiş, demokrasi elden gitmiş edebiyatı bu kalitede yazan bir yazara yakışmamıştır. demokrasinin tanımını yukarıda yaptığım üzre farklı tanımlarda aramaya çalışmak lüzumsuzdur. ha dah aiyi bir demokrasi tanımı varsa benim bilmediğim açıklarsa feyz alırım.
sonuç olarak bakış açılarımız farklı. birimiz 12 eylülü demokrasinin elden gittiği bir tarih olarka görüyor. birimiz ise otokrasiden gerçek ve katılımcı demokrasiye geçiş tarihi olarka algılıyor. 12 eylül 1982de kaybettiğimiz konusunda hemfikiriz de aradan geçen 30a yakın sene içerisinde değişim için en ufak bir çaba harcanmamış olmasının, ya da 2010 paketi tartışılırken muhalefetin neden katkıda bulunmamasının, bulunmak istememesinin sebeplerini açıklamasını, açıklayabilmesini beklediğim yazar.
katillerden veya diğer suçlulardan korunabilmek için silahlanmayı doğal karşılayan bana, psikolog öneren yazar.
Psikolog, eğitimli ve silahlıysa ayrıca 24 saat ücretsiz koruma sağlayacaksa bir düşünelim derdim ancak bir süre sonra yine de silahlanırdım.
(bkz: si vis pacem para bellum)
Psikolog, eğitimli ve silahlıysa ayrıca 24 saat ücretsiz koruma sağlayacaksa bir düşünelim derdim ancak bir süre sonra yine de silahlanırdım.
(bkz: si vis pacem para bellum)
(bkz: ateist zırvalıklar)
(#11253245) ister ateist olsun, ne olursa olsun. bu çocukta iş var!
(#12661154) söze gerek yok.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar