bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu32
- tuborg ice8
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam25
- toplumsal çürüme7
- sözlüğün yeni tasarımı3
- gülşen in memeleri14
- kızıl saçlılar6
- windows xp deki çayırın son hali2
- ismet gürbüz saraca sudekiray2
- yol vermek4
- galatasaraylıya sormuşlar3
- perla harb2
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- mika raun vardı nerede şimdi7
- jason voorhees vs michael myers3
- pideler olmuş2
- yeşil göz4
- ese dezze11
- gençlere tavsiyeler3
- hamas denince akla gelenler11
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi3
- sudekiray silik yesin kampanyası6
- aşk10
- angel bhathal2
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın8
- isabel mbomio2
- diziler toplumu etkiliyor2
- caitlin worthington3
- müslüman5
- iyi parti2
- fatma betül sayan kaya'nın 25 bin liralık gözlüğü4
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi8
- hızlı ve çok okumak4
- keçi sakallı ispanyol asilzadesini oynamak4
- ben geldim naneler5
- sarı çıyan denince akla gelenler2
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması7
- ağlayarak muhallebi yemek3
- kuzey tekinoğlu2
- örümcek adam2
- michael myers in kız kardeşi2
- fon soruşturmasında fatma betül sayan kaya3
- fie rose lindegaard2
- günah şehrine giderken dinlenecek şarkılar2
- tinto brass7
- terapi niteliğindeki şeyler13
- erlik5
bir yazıyla insan mantığını ve felsefi, sosyal, dini gelişimini bir sözlük girdisine nisbetle uzun bir yazıyla anlatmış bilgili yazar. Ancak ben hala tanrıya inanmayı tercih ediyorum. O zaten böyle karmaşalar içerisinde kendisine zaten inanacak canlılar değil, kendisine inanmayı seçecek canlılar istemiş ve bir tanrıdan bahsediyorsak sınırı olmayan bir zekadan bahsediyoruz demektir. Bu zeka önümüze ona inandıracak gerekçeler yanında kendisinden şüphe duyuracak şeyleri de çok zekice koymuştur. Çünkü nasıl olduğunu tam bilmediğimiz, bu onun nasıl bir varlık olduğuyla alakalı -ki muhakkak bizim şöyle olmalı böyle olmalı diyebileceğimiz bir şey olmadığı kesin- bir şekilde kendisine inanmayı seçecek canlılar olmasını arzulamış olabilir. Diğer ayrıntılar inananları da inanmayanları da bir yere kadar haklı çıkarır. iki tarafın da savları sağlam dayanaklarla desteklidir.
kendim ateist olmadığım halde hemen kanım kaynamış bir ateisttir. dolu biri olduğu belli. buradan da belli: (#9214854) mesela bir başlığın altına onun açıklamasını okuduktan sonra entry girseydim, kesinlikle o kadar haşin söylemezdim. ebleh liselilere laf yetiştirmekten bıktığım için, bazen ayırdedemiyorum.
kendisine saygılar sunuyorum...
kendisine saygılar sunuyorum...
(#9368596)
güzel yazmış yazarımız. şekil olarak bakıldığında düşündüklerini karşısındakine akıcı bir şekilde aktarabilen yazar. türkçeye hakimiyeti kelime seçimleri oldukça yerinde.
ama içeriğe gelindiğinde tezatlar hemen göze çarpıyor.
öncelikle imam hatiplerin açılması ile ilgili yanlış veya eksik bilgiye sahip. imam hatip liseleri, imam yetiştirmek üzere, kapatılan medreselerin yerine bizzat atatürk tarafından kurulmuştur.
ikinci olarak 1950 de demokrat partinin gelmesinden sonra halkın zenginleşemememsinin suçunu yine bizzat demokrat partide arar. halbu ki sadece 10 yıllık dönemde ülkeye çok sayıda hizmet götürülmüştür. şöyle ki aradan 40 yıl geçtikten sonra hala menderez zamanında yapılan bir çok yol üzerinde modernizasyon veya genişletme yapılmadan, sadece üzeri yamalanarak hala kullanılmaya devam ediyordu. ta ki duble yol projeleri ile ülkenin yol ihtiyaçlarını gidermeye yönelik yeni çalışmalar başlatılana kadar. ha sonuç olarak evet zenginleşememiştir. ama zengin olan fakirmiş gibi bir anlatılma eleştirme çabası niyedir?
sonrasında uzunca bir cahil, fakir halk ve oyunu satan seçmen edebiyatı.
sonrasında da halk bu yüzden halk cumhuriyete karşı antipati besledi demiştir. ancak tezat şudur ki halk demokrat partiyi sevmiş, kendisini cahil, aptal ve oy satan fakir halk zihniyeti ile aşağılayan zihniyeti dışlamıştır. ki bu zihniyet demokratik dğeil otokratik bir zihniyet anlamına gelir. otokrasilerde elitist bir kesim "halk kendisi için doğrusun akarar vermek için yetersizdir. ben onlar adına onlar için en doğru olanı seçerim." der ve yönetir. ve gerçekten de jakoben ve baskıcı olan bu kesim yerine demokrasinin bir gereği olan şekilde kendi seçimini yaptı, jakoben ve baskıcılar yerine kendi içerisinden çıkarttığı halkın sorunlarını bilen, halkı dinleyen insanları meclise doldurdu. ki cumhuriyet demek de bu demektir. halkın kendi yöneticilerini kendisinin seçmesi. cumhuriyetin gerçek hedefi de budur. suçlanacak bir şey de otomatik olarak ortada yoktur.
sonrasında ise demokrasiden vazgeçilmiş, demokrasi elden gitmiş edebiyatı bu kalitede yazan bir yazara yakışmamıştır. demokrasinin tanımını yukarıda yaptığım üzre farklı tanımlarda aramaya çalışmak lüzumsuzdur. ha dah aiyi bir demokrasi tanımı varsa benim bilmediğim açıklarsa feyz alırım.
sonuç olarak bakış açılarımız farklı. birimiz 12 eylülü demokrasinin elden gittiği bir tarih olarka görüyor. birimiz ise otokrasiden gerçek ve katılımcı demokrasiye geçiş tarihi olarka algılıyor. 12 eylül 1982de kaybettiğimiz konusunda hemfikiriz de aradan geçen 30a yakın sene içerisinde değişim için en ufak bir çaba harcanmamış olmasının, ya da 2010 paketi tartışılırken muhalefetin neden katkıda bulunmamasının, bulunmak istememesinin sebeplerini açıklamasını, açıklayabilmesini beklediğim yazar.
güzel yazmış yazarımız. şekil olarak bakıldığında düşündüklerini karşısındakine akıcı bir şekilde aktarabilen yazar. türkçeye hakimiyeti kelime seçimleri oldukça yerinde.
ama içeriğe gelindiğinde tezatlar hemen göze çarpıyor.
öncelikle imam hatiplerin açılması ile ilgili yanlış veya eksik bilgiye sahip. imam hatip liseleri, imam yetiştirmek üzere, kapatılan medreselerin yerine bizzat atatürk tarafından kurulmuştur.
ikinci olarak 1950 de demokrat partinin gelmesinden sonra halkın zenginleşemememsinin suçunu yine bizzat demokrat partide arar. halbu ki sadece 10 yıllık dönemde ülkeye çok sayıda hizmet götürülmüştür. şöyle ki aradan 40 yıl geçtikten sonra hala menderez zamanında yapılan bir çok yol üzerinde modernizasyon veya genişletme yapılmadan, sadece üzeri yamalanarak hala kullanılmaya devam ediyordu. ta ki duble yol projeleri ile ülkenin yol ihtiyaçlarını gidermeye yönelik yeni çalışmalar başlatılana kadar. ha sonuç olarak evet zenginleşememiştir. ama zengin olan fakirmiş gibi bir anlatılma eleştirme çabası niyedir?
sonrasında uzunca bir cahil, fakir halk ve oyunu satan seçmen edebiyatı.
sonrasında da halk bu yüzden halk cumhuriyete karşı antipati besledi demiştir. ancak tezat şudur ki halk demokrat partiyi sevmiş, kendisini cahil, aptal ve oy satan fakir halk zihniyeti ile aşağılayan zihniyeti dışlamıştır. ki bu zihniyet demokratik dğeil otokratik bir zihniyet anlamına gelir. otokrasilerde elitist bir kesim "halk kendisi için doğrusun akarar vermek için yetersizdir. ben onlar adına onlar için en doğru olanı seçerim." der ve yönetir. ve gerçekten de jakoben ve baskıcı olan bu kesim yerine demokrasinin bir gereği olan şekilde kendi seçimini yaptı, jakoben ve baskıcılar yerine kendi içerisinden çıkarttığı halkın sorunlarını bilen, halkı dinleyen insanları meclise doldurdu. ki cumhuriyet demek de bu demektir. halkın kendi yöneticilerini kendisinin seçmesi. cumhuriyetin gerçek hedefi de budur. suçlanacak bir şey de otomatik olarak ortada yoktur.
sonrasında ise demokrasiden vazgeçilmiş, demokrasi elden gitmiş edebiyatı bu kalitede yazan bir yazara yakışmamıştır. demokrasinin tanımını yukarıda yaptığım üzre farklı tanımlarda aramaya çalışmak lüzumsuzdur. ha dah aiyi bir demokrasi tanımı varsa benim bilmediğim açıklarsa feyz alırım.
sonuç olarak bakış açılarımız farklı. birimiz 12 eylülü demokrasinin elden gittiği bir tarih olarka görüyor. birimiz ise otokrasiden gerçek ve katılımcı demokrasiye geçiş tarihi olarka algılıyor. 12 eylül 1982de kaybettiğimiz konusunda hemfikiriz de aradan geçen 30a yakın sene içerisinde değişim için en ufak bir çaba harcanmamış olmasının, ya da 2010 paketi tartışılırken muhalefetin neden katkıda bulunmamasının, bulunmak istememesinin sebeplerini açıklamasını, açıklayabilmesini beklediğim yazar.
katillerden veya diğer suçlulardan korunabilmek için silahlanmayı doğal karşılayan bana, psikolog öneren yazar.
Psikolog, eğitimli ve silahlıysa ayrıca 24 saat ücretsiz koruma sağlayacaksa bir düşünelim derdim ancak bir süre sonra yine de silahlanırdım.
(bkz: si vis pacem para bellum)
Psikolog, eğitimli ve silahlıysa ayrıca 24 saat ücretsiz koruma sağlayacaksa bir düşünelim derdim ancak bir süre sonra yine de silahlanırdım.
(bkz: si vis pacem para bellum)
(bkz: ateist zırvalıklar)
(#11253245) ister ateist olsun, ne olursa olsun. bu çocukta iş var!
(#12661154) söze gerek yok.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar