bugün
- atatürk ün hataları11
- sözlükteki yazarların beni kız zannetmesi5
- duşa giriyorum kimi düşüneyim4
- arda güler10
- jaws filmindeki sikko balik16
- yemene asker gönderilme meselesi7
- oktay saral'ın görevden alınması4
- yetkisi alınan yetkili8
- insan sevmemek6
- iltica20
- oktay saral9
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı5
- hintliler zenci midir4
- haftanın gammazlarında birinci olan user7
- sabahları americano içmeyince gerilen adam3
- sözlüğün kralı9
- köri kokulu esmer vatandaş2
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- 3000 yıldır uyuyan mumyayı uyandırmak6
- ritmik cimnastik yarışması3
- gs fb derbisinde biletler 1 lira olsa olacaklar4
- gs fb derbisinde unutulmayan goller2
- fon vurgunu50
- galatasaray fenerbahçe derbisi3
- israil seçimleri5
- asansörde konuşmama kuralı4
- irana gelin gitmek4
- sinek as'ın sözlüğe vedası23
- moralin çok bozuk olması6
- 26 ekim 2026 fb'nin cimbom'a döşeyeceği boru2
- yunanistan'ın savunma bütçesini 5 kat artırması3
- şirketlere çöküp niye para gelmiyor diye ağlamak2
- sözlüğü kurtaracak tek yazar2
- evlenmek4
- anthropic'e elvis presley davası2
- yaşlıların folklifte portif demesi9
- yalnız yaşamak6
- gammaz çetesini çökerten yazar2
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak12
- sabah 05 00 06 00 arası sex2
- fetöcü ünlüler3
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- betray me7
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- sabahın köründe arayıp uyuyor muydun diyen tip3
- uzaylılar tavuk döner yiyor mu4
- doğru don seçimi4
- aç uyumak10
- sevgi vs aşk9
- rakı içen kadına hayran olan lavuk3
her canlı keşke tadabilse.
yoktur. aptallık, ergenlikten başka bir şey değildir.
çağımızın vebası. ne onunla oluyor ne de onsuz. dertsiz başa alınan bir dert misali.
"Seversin, kavuşamazsın aşk olur." demiş aşık Veysel.
görsel
Sevdikten sonra kavuşup mutluluğa ulaşmanız dileğiyle.
görsel
Sevdikten sonra kavuşup mutluluğa ulaşmanız dileğiyle.
mutlaka var olduğuna inandığım fakat tarifi hepimiz için başka olan duygu durumu, ismet abimizin tarifiyle; "halbuki aşk; daha başka ne olsundu hayatın mazereti".
Hayâdır aşk.
Hz. Adem gibi Tam 40 yıl semaya bakmadan, utanarak yaşamaktır Allah'tan.
Hz. Adem gibi Tam 40 yıl semaya bakmadan, utanarak yaşamaktır Allah'tan.
Dünyadaki bilmem kaç milyon tane şair filozof ve düşünürün bir türlü açıklayamadığı duygudur.
Kapıyı çalması durumunda(ki ne zaman çalacağı asla belli olmaz)oluşan hislerin anlatılmasının mümkün olmadığı kavram.
Yapışır bırakmaz.
biri ile diğerlerinin arasındaki farkı fazlasiyle abartmaktır.
Uyuşturucu etkisi vardır.
HÜMEYRA
Al hayallerimi kollarınla sar.
Dinle kalbimdeki seni Hümeyra.
Aşk yokuşunda bir bekleyenin var.
Gel artık bekletme beni Hümeyra!
Dalgın nazarımı artık aşka yor
işit bu çığlığı dinle ne diyor
Sardığı vücudum tir tir titriyor
Çok soğuk hasretin teni Hümeyra
Solun meçhulünde hayalden bir kis
Unutmak vaadi uydurma teşhis
Ruhumda aşk diye beliren bu his
Süt dişi misali yeni Hümeyra
Gönül defterine ismin karalı
Hasret çektirdiğin ruhum yaralı
Aşk denen menzile vardım varalı
Özlemin sarmış her yanı Hümeyra
Gözümde donuyor üç beş damla yaş
Ufuk kararırken hep yavaş yavaş
Gel yüreğimdeki hasretle savaş
Vuslatınla öldür onu Hümeyra
Çehreni görünce ruhumdaki haz...
Üç beş aciz sözle anlatılamaz
Biz için ömrüne bir hikaye yaz
Mutlulukla bitsin sonu Hümeyra
Sen şimdi hasretin acı koynunda
Gönlümse ağlamak borcu boynunda
Ayrı düşmüşüz bu kader oynunda
Vuslat ömrün hangi günü Hümeyra
ZAHiT METE
Al hayallerimi kollarınla sar.
Dinle kalbimdeki seni Hümeyra.
Aşk yokuşunda bir bekleyenin var.
Gel artık bekletme beni Hümeyra!
Dalgın nazarımı artık aşka yor
işit bu çığlığı dinle ne diyor
Sardığı vücudum tir tir titriyor
Çok soğuk hasretin teni Hümeyra
Solun meçhulünde hayalden bir kis
Unutmak vaadi uydurma teşhis
Ruhumda aşk diye beliren bu his
Süt dişi misali yeni Hümeyra
Gönül defterine ismin karalı
Hasret çektirdiğin ruhum yaralı
Aşk denen menzile vardım varalı
Özlemin sarmış her yanı Hümeyra
Gözümde donuyor üç beş damla yaş
Ufuk kararırken hep yavaş yavaş
Gel yüreğimdeki hasretle savaş
Vuslatınla öldür onu Hümeyra
Çehreni görünce ruhumdaki haz...
Üç beş aciz sözle anlatılamaz
Biz için ömrüne bir hikaye yaz
Mutlulukla bitsin sonu Hümeyra
Sen şimdi hasretin acı koynunda
Gönlümse ağlamak borcu boynunda
Ayrı düşmüşüz bu kader oynunda
Vuslat ömrün hangi günü Hümeyra
ZAHiT METE
dönüp dolaşıp tilkinin geldiği gibi geldiğim yer.
Karşındakinin her kusrunu sevimli gösterebilen inanılmaz hoş bir hormonel tepki.
Bazen yanlış zamanda çıkar karşına, bazen yanlış insana doğru zamanda tutulursun, doğru sandırır.
Karşındayken ona bakmaya hangi kirpiğinden başlayacağına karar veremezmiş gibi
veyahut bin bir canın olsa binini ona harcayacak gibi.
şiirler gibi,
denizler gibi,
gözlerinden süzülen uyku gibi...
sahip olamayacağını bile bile, hiç gerçekleştiremeyeceğin hayalleri kurmak gibi.
son derece mutluluk verici bilakis bunun nedeni mazoşist olman gibi.
Karşındakinin her kusrunu sevimli gösterebilen inanılmaz hoş bir hormonel tepki.
Bazen yanlış zamanda çıkar karşına, bazen yanlış insana doğru zamanda tutulursun, doğru sandırır.
Karşındayken ona bakmaya hangi kirpiğinden başlayacağına karar veremezmiş gibi
veyahut bin bir canın olsa binini ona harcayacak gibi.
şiirler gibi,
denizler gibi,
gözlerinden süzülen uyku gibi...
sahip olamayacağını bile bile, hiç gerçekleştiremeyeceğin hayalleri kurmak gibi.
son derece mutluluk verici bilakis bunun nedeni mazoşist olman gibi.
Bir yerlerde yine en güzel sen gülüyorsun biliyorum, abi.
Olmadığım olmakta istemediğim hededir.
Kimileri "uzak durulması gereken eylem " demiş kimileri " yalandan birşey" diye zırvalamış. Aslında bu arkadaşlarla aynı fikirdeyim ama durumun tam öyle olmadığını da anlatmak istiyorum.
Aşk belirli yaş aralığında gerçekleşen şeydir. Yalan yada gerçek bu durum bizi bağlamıyor kişiden kişiye de göre değişiyor. Aşk belirli yaş aralığında geçer bunlar;
10-18 yaş arası
Bu dönem ergenliğe girdiğimiz dönemdir. Hormonlardan mı başka nedenlerden mi bilinmez ama en tutkulu geçtiği dönemdir. Aslında bunda sosyal koşullar çok etkilidir. Okul çağında geçen bu dönemde beyin "aldatılmak " duygusunu tatmamıştır. Gerçi ufak tefek olaylar oluyor ama gençliğin en hızlı dönemleri olduğu için kolayca unutabilecek dönemlerdir. Sosyal koşullar elverişlidir. Fazla maddiyata bakmaz olay her kesimden sevgiliniz olabilir. Gerçi benim dönemimde öyleydi şu an bakacak olursak yine küçük hafiften bir maddiyat istiyor gibi gibi...
18-24 yaş arası
Bu dönem önceki yaşanılan pişmanlıklardan dolayı kendine savunma mekanizması kurar. Kurduğu bu mekanizma aslında duyguları bastırmaya başlar. aşkı yok eden şeyde budur. Başına gelen her olayda "hep benim başıma geliyor çok safım " gibi bir imada bulunur. Bu güçlü savunma mekanizması aldıktan sonra yeni tanıştığı kişilere karşı çok ön yargılı olmaya başlar. Tabi burda da sosyal koşullar devreye giriyor. En büyük faktör üniversite oluyor. Yeni arayışlar başladığı bu dönemde özgürlüğü tatmaktadır ama hala kafası geçmiştedir. "Bir daha eskisi gibi olmayacağım" dediği anda gerçekten eyleme döken bu güruh kişilik değiştirmeye başlar. Aslında bu kadar düşünce ve kafa karışıklığından sonra "aşkı" nasıl kavrayabilir o da meçhul... velhasıl yine bir çok kişiyle çıkmıştır kimisi pişmanlıkla geçmiştir kimileri evlenmiştir ama günümüzde evlenme sayısında düşüklüğü görünce birazda gerçekçi olmak lazım....
24-35 yaş arası
Bu dönemde aşklar artık unutulmuştur. Eski anılara bakılır defterler tekrar açılır kartlar yeniden karılmaya başlanır. Eskiden çektiği onca çilesi artık ona kötü gelmeyecektir. Çünkü hayat ona nice olayları yaşattığı için geçmişe gider kafası. Aslında bu yaş aralığı evlenme yaşı olarakta kabul edilir. Tabi evliliklerde aşka göre değil geçmişten çıkarılan ders ile birlikte mantığa göre seçilir. Peki bu aşk olur mu ? Hiç sanmıyorum ama hayatını idame ettirebilmek için önceden kurduğu savunma mekanizması yüzünden bu yolu seçecektir. Tabi ki istisnalar vardır ama işte kaideyi bozmuyor ki be azizim...
Şöyle genel bir tabloya bakacak olursak türkiyedeki boşanma tablosunuda çıkartabiliriz. Önceden bastırılmış duygular... aldatılmışlık hissi... toplum aile baskısı... gençliğin verdiği sorumsuzluk ve başıboş vermişlikten dolayı aşkı unutmaya başlıyoruz. Bana göre aşk 10-18 yaş arasında kaldı. Belki sosyal koşullar belki hayatı tam göremediğimden bilinmez ama aşkı en çok hissettiğim dönemlerdi velhasıl geçmiş aslında pek geçmişte kalmıyormuş...
Aşk belirli yaş aralığında gerçekleşen şeydir. Yalan yada gerçek bu durum bizi bağlamıyor kişiden kişiye de göre değişiyor. Aşk belirli yaş aralığında geçer bunlar;
10-18 yaş arası
Bu dönem ergenliğe girdiğimiz dönemdir. Hormonlardan mı başka nedenlerden mi bilinmez ama en tutkulu geçtiği dönemdir. Aslında bunda sosyal koşullar çok etkilidir. Okul çağında geçen bu dönemde beyin "aldatılmak " duygusunu tatmamıştır. Gerçi ufak tefek olaylar oluyor ama gençliğin en hızlı dönemleri olduğu için kolayca unutabilecek dönemlerdir. Sosyal koşullar elverişlidir. Fazla maddiyata bakmaz olay her kesimden sevgiliniz olabilir. Gerçi benim dönemimde öyleydi şu an bakacak olursak yine küçük hafiften bir maddiyat istiyor gibi gibi...
18-24 yaş arası
Bu dönem önceki yaşanılan pişmanlıklardan dolayı kendine savunma mekanizması kurar. Kurduğu bu mekanizma aslında duyguları bastırmaya başlar. aşkı yok eden şeyde budur. Başına gelen her olayda "hep benim başıma geliyor çok safım " gibi bir imada bulunur. Bu güçlü savunma mekanizması aldıktan sonra yeni tanıştığı kişilere karşı çok ön yargılı olmaya başlar. Tabi burda da sosyal koşullar devreye giriyor. En büyük faktör üniversite oluyor. Yeni arayışlar başladığı bu dönemde özgürlüğü tatmaktadır ama hala kafası geçmiştedir. "Bir daha eskisi gibi olmayacağım" dediği anda gerçekten eyleme döken bu güruh kişilik değiştirmeye başlar. Aslında bu kadar düşünce ve kafa karışıklığından sonra "aşkı" nasıl kavrayabilir o da meçhul... velhasıl yine bir çok kişiyle çıkmıştır kimisi pişmanlıkla geçmiştir kimileri evlenmiştir ama günümüzde evlenme sayısında düşüklüğü görünce birazda gerçekçi olmak lazım....
24-35 yaş arası
Bu dönemde aşklar artık unutulmuştur. Eski anılara bakılır defterler tekrar açılır kartlar yeniden karılmaya başlanır. Eskiden çektiği onca çilesi artık ona kötü gelmeyecektir. Çünkü hayat ona nice olayları yaşattığı için geçmişe gider kafası. Aslında bu yaş aralığı evlenme yaşı olarakta kabul edilir. Tabi evliliklerde aşka göre değil geçmişten çıkarılan ders ile birlikte mantığa göre seçilir. Peki bu aşk olur mu ? Hiç sanmıyorum ama hayatını idame ettirebilmek için önceden kurduğu savunma mekanizması yüzünden bu yolu seçecektir. Tabi ki istisnalar vardır ama işte kaideyi bozmuyor ki be azizim...
Şöyle genel bir tabloya bakacak olursak türkiyedeki boşanma tablosunuda çıkartabiliriz. Önceden bastırılmış duygular... aldatılmışlık hissi... toplum aile baskısı... gençliğin verdiği sorumsuzluk ve başıboş vermişlikten dolayı aşkı unutmaya başlıyoruz. Bana göre aşk 10-18 yaş arasında kaldı. Belki sosyal koşullar belki hayatı tam göremediğimden bilinmez ama aşkı en çok hissettiğim dönemlerdi velhasıl geçmiş aslında pek geçmişte kalmıyormuş...
Arabeskle karıştırılan bir duygu veya işportaya düşen bir duygu değildir. Herkes kendi düşünceleriyle yazıyor burada her şeye muhalefet olmaktan vazgeçin.
Belki çok temiz ve sıfır hatasız sevip öldürücü darbe yiyen birinin entrysidir sizin işportaya düşmüş dediğiniz o duygu. Kendi düşünceni yaz geç, boş yapma.
Belki çok temiz ve sıfır hatasız sevip öldürücü darbe yiyen birinin entrysidir sizin işportaya düşmüş dediğiniz o duygu. Kendi düşünceni yaz geç, boş yapma.
içinde Bir adet maktül ve bir adet katil barındıran bir şeyden öte değildir.
karşınızdakini bulunmaz hint kumaşı sanmanızla, salak olduğunuzu anlamanız arasındaki zaman aralığı, ve sanırım bu durum şeyden oluyo, şekspirin dediği gibi, hayaldeki ruh, beğenilen vücuda konuluyo ve bunun aşk olduğu sanılıyo
uzak durulması gereken duygu.
1 kelime, 3 harf, tek hece.
yanacağını bile bile ateşe dokunmaktan kendini alıkoyamamaktır.
Dön ölümden..
tanım: ölümden döndüren..
tanım: ölümden döndüren..
bir geyin bir lezbiyeni sevmesidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar