bugün
- velvet59
- israile atom bombası atmak4
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı5
- friedrich hegel la bi cay icek14
- sekiz aydır masturbasyon yapmıyor olmak8
- yazarların favori giyim markası9
- gocu3
- yakışıklı erkek denince akla gelen isim3
- kadınların cinsel başlıkları eksilemesi2
- mohamed salah ghaly4
- alparslan kuytul15
- insan olmaya ceyrek kala15
- hayattaki en değerli şeyler6
- sigara içmeyi bırakmak istememek8
- yargıya güvenen varsa yazsın9
- arabayla dağdan inerken dinlenecek şarkılar5
- bilinçaltı algılama6
- mini etek giyen öğretmen2
- 2026 ekonomik krizi16
- evde soğuk kahve yapımı7
- sözlükte güzel kız olmaması sorunsalı8
- migros'a sorulacak tek soru23
- iş vs seks2
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar7
- migros'tan alışveriş yapınca elit olduğunu sanmak6
- kadınları aşağılamanın moda olması7
- aleksey batrakov28
- erotik şiir4
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- yalnızlıkla sevişmek5
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry8
- victor osimhen20
- arkadaşlarla bir anda nepal'e gitmek4
- hurdacıya gidiyorum7
- sana ihtiyacımız olmaz diyen akraba3
- osuruktan şiirler60
- sınıfın en güzel kızı4
- akıl3
- kavgada söylenen tehdit cümleleri3
- ioçk silik yesin kampanyası6
- arkadaşlar çok hastayım ya10
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
- enayimiknatisii6
- tostumu yaptım11
- bir erkeğe en çok yakışan şey2
- tombul efes3
- g i l d e d l i l y16
- sokrates in bilgi doğuştan gelir demesi3
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi9
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması9
Yunus, Taptuk dergahında hizmette bulunan dervişlerin aksine yıllarca, sadece ormandan topladığı en düzgün odunları dergaha taşıyarak hizmet eder. Taptuk Emre'nin sohbetlerinde diğer dervişler kadar bulunamadığından, Yunus ve dergahtaki diğer dervişler de dahil hepsi Yunus'un kalben eksik kaldığını düşünürler. Ama bir gün Yunus'un kalbindeki Aşk'ın ateşi o kadar büyür ve bütün dervişleri geçer ki işte o gün yıllarca taşıdığı odunların hangi ateşin büyümesine vesile olduğunu anlar.
Yunus hep dümdüz odunlar bulurmuş ormandan.
Hocaşı: Ey Yûnus, bu ne iştir? Hiç eğri odun görmedim” buyurunca; “Efendim, bu kapıya eğri odun bile yakışmaz” der.
"Cümleler doğrudur sen doğru isen, doğruluk bulunmaz sen eğri isen. Yunus emre"
Yine yunus der ki:
Ben yürürüm yana yana
Aşk boyadı beni kana
Ne âkilem ne divane
Gel gör beni aşk neyledi
Yunus hep dümdüz odunlar bulurmuş ormandan.
Hocaşı: Ey Yûnus, bu ne iştir? Hiç eğri odun görmedim” buyurunca; “Efendim, bu kapıya eğri odun bile yakışmaz” der.
"Cümleler doğrudur sen doğru isen, doğruluk bulunmaz sen eğri isen. Yunus emre"
Yine yunus der ki:
Ben yürürüm yana yana
Aşk boyadı beni kana
Ne âkilem ne divane
Gel gör beni aşk neyledi
gerçek aşk diri diri gömülmekten başka birşey değildir. erkek adam yalnızca bir kere sever ve evlenir. evlenemiyor ise işte gerçek aşk budur.
o aşk değildiyse eğer, ozaman hiçbirşey aşk değil
Hiç bilemiyorum yaşamadım. Yaşamaya da niyetim yoktu ama herkes bi kere yaşasa güzel olur. Kişiyi eğiteceğine inanıyorum kendisinin. Bikaç sene içinde (henüz olmayayım ama derslerim filan var gencim üstelik) olursam sevincem artık. Üffff uykum geldi ve birkaç gün için gayesiz yaşamak beni yordu. Kendime iş edinsem hemen şahane olacak.
Bir varlığı tutkuyla ve nâmütenâhî bir özlemle sevme.
Ayakları yerden kesen, dizlerin bağını çözen, karında kelebekler uçuştan, yüreği yerinden söken, aklı baştan alan tarifsiz bir sevdâ.
Dilimize Arapçadan geçmiştir.
Şiddetli ve yakıcı sevgi mânasındaki ışk kelimesinden verilmiştir.
https://youtu.be/pXXFWexHubw
Ayakları yerden kesen, dizlerin bağını çözen, karında kelebekler uçuştan, yüreği yerinden söken, aklı baştan alan tarifsiz bir sevdâ.
Dilimize Arapçadan geçmiştir.
Şiddetli ve yakıcı sevgi mânasındaki ışk kelimesinden verilmiştir.
https://youtu.be/pXXFWexHubw
Birisini koşulsuz sevmek. Herseye rağmen, sıkılmadan, bıkmadan.
kızların orospuluk yapmak için bahane olarak uydurduğu gerçekte var olmayan şey. aynen.
Bile bile ateşe dokunmaktır.
iki kişilik bencilliktir.
Sivrisineklerin ömrü bir gündür, güllerinki üç. Kedilerin ömrü on üç yıldır, aşkınki üç. Böyle işte. ilk yıl tutku, sonra bir yıl şefkat ve nihayet bir yıl can sıkıntısı. ilk yıl, "beni terk edersen kendimi öldürürüm" denir.
ikinci yıl, "beni terk edersen, acı çekerim, ama kendimi toparlarım" denir.
Üçüncü yıl, "beni terk edersen şampanya patlatacağım" denir.
Kimse size aşkın ömrünün üç yıl olduğu konusunda uyarmaz. Aşk komplosunun temelinde, çok iyi saklanan bir sır yatar. Sizi aşkın hayat boyu sürdüğüne inandırırlar, oysa aşk kimyasal olarak üçüncü yılın sonunda yok olur. Bir kadın dergisinde okudum: aşk geçici bir dopamin, noradrenalin, prolaktin, lulibren, ve oksitosin yükselmesiymiş. Feniletilamin (fea) denen küçük bir molekül neşe, taşkınlık ve keyif dulgularını tetikliyormuş. Yıldırım aşkı fea'yı doyan limbik sistem nöronlarıymış. Şefkat ise endorfinlermiş (çiftlerin afyonu). Toplum sizi aldatıyor: bu hormonların üç yıl sonra faaliyetlerine son verdikleri bilimsel olarak kanıtlanmış olduğu halde size büyük aşk masalını satıyor.
Zaten istatistikler de aynı şeyi söylüyor: tutku ortalama 317,5 gün sürüyor. (kendime, "Acaba, son yarım günde ne oluyor?" Diye soruyorum...)
ilk yıl eşyalar satın alınır.
ikinci yıl eşyaların yerleri değiştirilir.
Üçüncü yıl eşyalar paylaştırılır.
Ferré'nin şarkısı özetliyor: "Zamanla sevgi biter." Hem siz kim oluyorsunuz da, öngörülen tarihte sizi kaçınılmaz olarak yüzüstü bırakacak olan salgı bezleri ve sinir ileticileriyle boy ölçüşmeye cüret ediyorsunuz? Gerekirse şairler lirizmi tartışabilir, ama doğa bilimleri ve demografi karşısında mağlubiyet kesin.
(Aşkın ömrü 3 yıldır kitabından)
ikinci yıl, "beni terk edersen, acı çekerim, ama kendimi toparlarım" denir.
Üçüncü yıl, "beni terk edersen şampanya patlatacağım" denir.
Kimse size aşkın ömrünün üç yıl olduğu konusunda uyarmaz. Aşk komplosunun temelinde, çok iyi saklanan bir sır yatar. Sizi aşkın hayat boyu sürdüğüne inandırırlar, oysa aşk kimyasal olarak üçüncü yılın sonunda yok olur. Bir kadın dergisinde okudum: aşk geçici bir dopamin, noradrenalin, prolaktin, lulibren, ve oksitosin yükselmesiymiş. Feniletilamin (fea) denen küçük bir molekül neşe, taşkınlık ve keyif dulgularını tetikliyormuş. Yıldırım aşkı fea'yı doyan limbik sistem nöronlarıymış. Şefkat ise endorfinlermiş (çiftlerin afyonu). Toplum sizi aldatıyor: bu hormonların üç yıl sonra faaliyetlerine son verdikleri bilimsel olarak kanıtlanmış olduğu halde size büyük aşk masalını satıyor.
Zaten istatistikler de aynı şeyi söylüyor: tutku ortalama 317,5 gün sürüyor. (kendime, "Acaba, son yarım günde ne oluyor?" Diye soruyorum...)
ilk yıl eşyalar satın alınır.
ikinci yıl eşyaların yerleri değiştirilir.
Üçüncü yıl eşyalar paylaştırılır.
Ferré'nin şarkısı özetliyor: "Zamanla sevgi biter." Hem siz kim oluyorsunuz da, öngörülen tarihte sizi kaçınılmaz olarak yüzüstü bırakacak olan salgı bezleri ve sinir ileticileriyle boy ölçüşmeye cüret ediyorsunuz? Gerekirse şairler lirizmi tartışabilir, ama doğa bilimleri ve demografi karşısında mağlubiyet kesin.
(Aşkın ömrü 3 yıldır kitabından)
Önceden beğenmediğiniz şarkıları dinlerken içinize acı oturması durumudur. Bkz kubat; al ömrümü.
"Leyla'nın sokağındaki köpeğin gözlerinden öper Mecnun. Psikologlara göre, bu bir davranış bozukluğudur. Edebiyatçılar ise, bu davranışın önünde saygıyla eğilir."
kimilerine göre libido, kimilerine göre davranış bozukluğu, kimilerine göre tutku.
kimilerine göre libido, kimilerine göre davranış bozukluğu, kimilerine göre tutku.
Yarı ölmektir.
Instagram'da Yok neymiş "hüzünlü bir ponçik", "efkarlısözler", "sözlerköşkü" vs vs vs
kardeşim boş işler boşşşşş
ne demek istediğim sagopa kajmer'in "aşk yok artık" şarkısında geçiyor.
(bkz: aşk yok artık)
kardeşim boş işler boşşşşş
ne demek istediğim sagopa kajmer'in "aşk yok artık" şarkısında geçiyor.
(bkz: aşk yok artık)
Aşk Allahın yaratmış olduğu en güzel duygulardan biridir kendini iyi hissetmen iyi hissetirmendir karşındakini karşılıksız sevmendir.
Daha bundan 1 sene öncesine kadar, 'yok ya bu devirde kalmadi aşk falan hele karşılıklısına rastlamak mümkün değil' diyen, böyle düşünen bir insandım. Sonra bir adam çıktı karşıma, 700 kilometreyi benim için geldi. Bir tren garında bekledim o adamı heyecanlı bir şekilde, görür görmez anladım aslında bu daha önce hic tatmadığım duyguyu. Sıkıca sarıldım o adama, sonra elimi tuttu yürüdük beraber sonrasında defalarca yürüyeceğimiz yolları. Aşık olduğum şehirde yaşayan o adama aşık oldum. Sonrasında ben gittim, o geldi, geldi, geldi, geldi ve şimdi 14 şubatta yine gelecek. Hayatımın en güzel günlerini yaşadım onunla, hayatımın en güzel doğum gününü geçirdim, pek cok seyi ilk kez onunla tattım. Ve şunu daha doğrusu şunları anladım ki aşık olduğunda insan direkt anlıyormuş, aşık olduğunda insan asla kıyamıyormuş, aşık olduğunda dünyası o oluyormus insanın, aşık olduğunda bir şekilde affediyormuş insan, aşık olduğunda o hep mutlu olsun istiyormus insan, aşık olduğunda insan kaybetmekten deli gibi korkuyormuş, aşık olduğunda o'nun yanında gözlerinin içi parliyormus insanın...
Kısacası aşk öyle mucizevi bir duygu ki uğruna kurulacak tüm cümleler eksik kalır, insan yaşadığında anlar anca.
Kısacası aşk öyle mucizevi bir duygu ki uğruna kurulacak tüm cümleler eksik kalır, insan yaşadığında anlar anca.
Çok güzel bir nev şarkısıdır.
her şey kavuşana kadar gençler. yok yani öyle bir şey. sevişince geçiyor hepsi. yoksa neden ferhat ferhat olmuş mecnun dillere düşmüş.
(bkz: kavuşamadık aşk oldu)
(bkz: kavuşamadık aşk oldu)
En güçlü duygulardan birisi... kıskançlık ve nefret sadece aşkı aşabilir demiş bir filosof...
(bkz: yokki)
Harfleri karıştırıldığında şak olan manidar mesajlar veren kelimedir.
Tarif edilemeyendir, edilebilse aşk olmaz efendim.
Arapça ışk kökünden gelmektedir. Işk sarmaşık demektir. Nasıl ki sarmaşık sardığı ağacı yavaş yavaş bitirir kurutur ise aşk da insanı zayıflatır tüketir.
Tabi eskidendi bu söylediklerimiz. Şimdi aşk bir hitap şekli oldu işportaya düştü...
Tabi eskidendi bu söylediklerimiz. Şimdi aşk bir hitap şekli oldu işportaya düştü...
saçmalık. böyle bir şey yok. inanmayın gençler.
Gündemdeki Haberler