bugün
- hikayeyi devam ettir54
- 31 yaş sendromu5
- arkadaşlar iyi geceler4
- geceye bir şarkı bırak14
- pilot bir erkekle sevgili olmak12
- çekirge6
- sokakta kavga teknikleri15
- mezoterapi11
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak13
- üç harflilerden korkmak6
- sözlük yazarlarının saatleri10
- flörtün ev adresinizi öğrenmesi3
- çıplak ayakla hamam böceğine basmak3
- tai lung26
- enteresan neden kavga yok6
- arkadaşlar bakar mısınız28
- kavganın kazananı yoktur6
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası37
- sigara 1000 tl olsa bile içerim4
- kızılcık şerbeti yeni fatih2
- pişi olsa da yesek2
- gününüz nasıl geçti bakalım9
- kimse kalmamış lan sözlükte4
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak8
- sedef adası4
- çıplak ayakla lego parçasına basmak2
- vakıf üniversiteleri3
- ilk buluşma3
- sevgilinin bir vuruşta soğanı ikiye yarması3
- adalarda bisiklet sürmek4
- kürk giyen erkek6
- evreşe yollarını dar olmaması4
- türklerin islama göre yaşamaması5
- nickten isim tahmini yapmak72
- sözlükte polemiğe girmek istemeyen yazar7
- uysaljakoben17
- köy evinde kahvaltı yapmak6
- nesrin doğan doğanlar çelik dövme2
- 28 temmuz 2026 depremi3
- diyojen den fıçı bira istemek3
- filozofların aileden zengin oldukları gerçeği3
- devlet aklı2
- zaman baba10
- usualsuspects'in yazlığında tatil yapmak2
- aradığınız hiçbir şeyi bulamadığınız büyük şehir2
- köy evinde sex yapmak4
- yeni parti48
- tbmm'nin çalışma takvimini uzatması2
- house of the dragon3
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
Aşk onun yüreğini hissetmektir..
Ama asla umut verip yarı yolda bırakmak değildir..
Aşk .. Şiir'dir..
yeri gelir sevdiğin için şair olmaktır aşk ..
Ama asla umut verip yarı yolda bırakmak değildir..
Aşk .. Şiir'dir..
yeri gelir sevdiğin için şair olmaktır aşk ..
bir film repliğiyle anlatılabilir.
- gelmeyin lan. tünelin ucu bombok bi yere çıkıyor.
şaka bir tarafa, vazgeçilemezdir.
- gelmeyin lan. tünelin ucu bombok bi yere çıkıyor.
şaka bir tarafa, vazgeçilemezdir.
karşılığı olmadığında eziyettir, adamın tersini düz eder.
Biz susalım eşrefoğlu rumi konuşsun;
Cihânı hiçe satmaktır adı aşk
Döküp varlığı gitmektir adı aşk
Elinden şekkeri ayrığa sunup
Ağuyu kendi yutmaktır adı aşk
Belâ yağmur gibi gökten yağarsa
Başını ona tutmaktır adı aşk
Bu âlem sanki oddan bir denizdir
Ona kendini atmaktır adı aşk
Var Eşrefoğlu Rûmî bil hakîkat
Vücûdu fâni etmektir adı aşk.
Cihânı hiçe satmaktır adı aşk
Döküp varlığı gitmektir adı aşk
Elinden şekkeri ayrığa sunup
Ağuyu kendi yutmaktır adı aşk
Belâ yağmur gibi gökten yağarsa
Başını ona tutmaktır adı aşk
Bu âlem sanki oddan bir denizdir
Ona kendini atmaktır adı aşk
Var Eşrefoğlu Rûmî bil hakîkat
Vücûdu fâni etmektir adı aşk.
Var mı yok mu hala çelişkiler yaşadığım duygudur.
bu aşk öyle bir şeydir ki;
eğer bu duygu eşlerden birinde yok ise, kişi ağzınla kuş tutsa bile diğeri '' neden kanadını kırdın '' der.
ama işte ortada aşk varsa, kişi kuşun kanadını kırsa bile diğeri bu sefer;
'' sakın üzülme hayatım, böyle olmasını istemezdin sen '' der.
aşk anlayıştır.
aşk mutluluktur.
aşk tarifi imkansız bir şey değil, aşk tarifi güzel olan binlerce duygudan her biridir.
eğer bu duygu eşlerden birinde yok ise, kişi ağzınla kuş tutsa bile diğeri '' neden kanadını kırdın '' der.
ama işte ortada aşk varsa, kişi kuşun kanadını kırsa bile diğeri bu sefer;
'' sakın üzülme hayatım, böyle olmasını istemezdin sen '' der.
aşk anlayıştır.
aşk mutluluktur.
aşk tarifi imkansız bir şey değil, aşk tarifi güzel olan binlerce duygudan her biridir.
aşk hangi dilde söylenirse söylensin
her dilde bir başka güzel be.
her dilde bir başka güzel be.
Aklını peynir ekmekle hatta direkt katıksız yiyenler partilili üyelerin kendini kaptırdığı değişik bir hal.
zaten sizin olmayanı kaybetme korkusuyla yaşatandır.
"seni bana yazmışsa niye bu ceza, bu can yasta?"
tatlı bir zehirdir, etkilidir aynı zamanda, sinir sisteminizi bir anda çökeltir.
hastalık çeşididir. sevgi normal olandır ancak aşk; sevginin hastalığa dönüşmüş halidir ve her hastalık gibi zararlıdır.
En mahrem yeri kalbidir insanın ve her aşk biraz pezevenk.
Önce kendi kurulur içeri, ardından yalnızlığa satar seni.
Önce kendi kurulur içeri, ardından yalnızlığa satar seni.
Canon in D Major * ile başlayıp Moonlight Sonata * ile can çekişerek biten bir ezgi gibi. her zaman ama her zaman.. *
Kuzenimin bugün yazarak döktüğü yaşam hikayesi.
ilkokul 4. Sınıf son derse girmek üzereyiz sorsan o zaman nasıl bi şey olduğunu bilmezdim ama sonradan öğrendim aşık olmuşum daha o yaşta okumayı bile belki tam sökemeden aşık olmuşum amk hemde öyle biriki dünya güzeli neyse dediğim gibi son dersten bi önceki tenefüstü bi cesaret bastı gidip kızla konuştum seni seviyorum galiba aşık oldum dedim bi şey demedi ya da diyemedi aradan bir iki gün geçti zaten utancımdan yüzüne bakamıyorum yanıma oturdu hiçbir şey demeden elime resimdeki kağıdı sıkıştırdı ve gitti o gün heycandan ne yaptığımı bilmiyodum defterin kitabımın arka sayfalarına adını yazdığım kız beni seviyodu hâlâ inanamıyodum o süreden 7.sınıfa kadar sevgiliden çok iyi iki arkadaş gibi büyüdük birbirimize olan aşkımıza 7.sınıfta inandık ikimizde birimiz yoksa öbürümüzde olmazdı beraber hastaneye giderdik o yaşta el ele tutuşuyoruz diye büyüklerimiz alay ederdi bizle. o hep gözümün içine bakar elimi daha sıkı tutardı başını omzuma koyar öyle yürürdük. Lisede ayrı olullara düstük ama hâlâ çok severdik daha çok her gün yeniden aşık olmuş gibi severdik ondan uzak olamıyordum ilkokulda it gibi çalışıp çok istediğim liseyi kazanmıştım daha doğrusu ikimizde orayı istemiştik ama olmadı birimiz gitti her neyse bir yolunu bulup onun gittiği liseye gitmeliydim aileme birkaç yalan uydurdum ve o liseye aldırdım kaydımı. iste her şey bundan sonra başladı hayatın nasıl bir şey olduğunu burada gördüm ben. gittiğim ilk gün okulda yoktu haber vermiştim oysa o gün geleceğimi ama yoktu. okul çıkışı denk geldik ayakta öldüm bildiğiniz yanında başka biri vardı başkasının elini tutuyordu, başkasına gülüyordu gözleri. ben sadece bana güldüğünde çıkıyo sanardım gözünün altındaki o üç çizgiyi... değilmiş meğersem. birden göz göze geldik bi beş dakika dondu kaldı bende aynı şekilde. ağladım be kardeşim o güne kadar hep gülerken gördüğüm gözlerinden göz yaşı döküldü boncuk boncuk dayanamadım usta koştum nereye gittiğimi bilmeden koştum aga be çok seviyodum hâlâ da seviyorum. kendimi küçükken deli gibi seni seviyorum diye bağırdığımız yerde buldum. ilk defa tek gittim oraya aga. her şeyi onla yapmışım meğer o gün farkına vardım tek başımayken bi hiçmişim aga ben. artık tamamen bitmiştim ne kimseyle konuşabiliyodum nede bi dostluk kurabiliyodum dost diye sarıldığım insanlarda yoktu yanımda artık hepten yalnızdım. iki sene geçti aradan iyice mala bağladık tip desen bizi gören yol degiştirir oldu amk, dost desen zaten yok. en iyisi ölmekti, aldım bitane jilet o bahsettiğim birbirimize sevgiyi haykırdığımız yere gittim gittiğimde ne hikmetse oradaydı. geri dönmek istedim ama yapamadım aga olmadı. sesini özlediğimden midir nedir yanına gittim, gördü beni ağladı usta bidaha ağladı. ulan ben o gözün üstündeki kirpik sayısını bilirdim.. başkaları hep ağlattı onu gerçekten mutlu olduğunu görmedım hiç ben. benı affet dedi sustum ben, bi şey demedim, diyemezdim ağzımı açsam ilk kelimem seni hâlâ seviyorum olacaktı istesemde istemesemde söylecektim buna. dayanamadım neden? dedim be neden yaptın nıye bıraktın benı nıye tuttun başkasının elini? aldandım, dedi. arkadaşları kandırmış onu ilkokuldan eski arkadaşları benim o okuldan bi kızla konustuğum yalanını atınca intikam almış. anlattım her şeyi yine başı omzumda ama ilk defa ağlarken yanımda, bi şey demeyecek misin diye sordu. diyemedim usta hiçbi şey diyemedim arkamdan bağırdı, gittim arkama bakmadan attığım her adım kalbime saplandı sanki... bu hikaye daha uzun beyler anlatmadığım taraflar var nasip olursa kitap haline getircem o da bugün evleniyor ilerde çocuklarına okur mu yoksa okumadan yırtıp atar mı bilmem ama ona hediye edecem. bu arada bugün 1 ocak bu hikayenin başlangıcının 9 sene önceki tarihi allaha emanet olun.
-Mehmet 01.01.2016
ilkokul 4. Sınıf son derse girmek üzereyiz sorsan o zaman nasıl bi şey olduğunu bilmezdim ama sonradan öğrendim aşık olmuşum daha o yaşta okumayı bile belki tam sökemeden aşık olmuşum amk hemde öyle biriki dünya güzeli neyse dediğim gibi son dersten bi önceki tenefüstü bi cesaret bastı gidip kızla konuştum seni seviyorum galiba aşık oldum dedim bi şey demedi ya da diyemedi aradan bir iki gün geçti zaten utancımdan yüzüne bakamıyorum yanıma oturdu hiçbir şey demeden elime resimdeki kağıdı sıkıştırdı ve gitti o gün heycandan ne yaptığımı bilmiyodum defterin kitabımın arka sayfalarına adını yazdığım kız beni seviyodu hâlâ inanamıyodum o süreden 7.sınıfa kadar sevgiliden çok iyi iki arkadaş gibi büyüdük birbirimize olan aşkımıza 7.sınıfta inandık ikimizde birimiz yoksa öbürümüzde olmazdı beraber hastaneye giderdik o yaşta el ele tutuşuyoruz diye büyüklerimiz alay ederdi bizle. o hep gözümün içine bakar elimi daha sıkı tutardı başını omzuma koyar öyle yürürdük. Lisede ayrı olullara düstük ama hâlâ çok severdik daha çok her gün yeniden aşık olmuş gibi severdik ondan uzak olamıyordum ilkokulda it gibi çalışıp çok istediğim liseyi kazanmıştım daha doğrusu ikimizde orayı istemiştik ama olmadı birimiz gitti her neyse bir yolunu bulup onun gittiği liseye gitmeliydim aileme birkaç yalan uydurdum ve o liseye aldırdım kaydımı. iste her şey bundan sonra başladı hayatın nasıl bir şey olduğunu burada gördüm ben. gittiğim ilk gün okulda yoktu haber vermiştim oysa o gün geleceğimi ama yoktu. okul çıkışı denk geldik ayakta öldüm bildiğiniz yanında başka biri vardı başkasının elini tutuyordu, başkasına gülüyordu gözleri. ben sadece bana güldüğünde çıkıyo sanardım gözünün altındaki o üç çizgiyi... değilmiş meğersem. birden göz göze geldik bi beş dakika dondu kaldı bende aynı şekilde. ağladım be kardeşim o güne kadar hep gülerken gördüğüm gözlerinden göz yaşı döküldü boncuk boncuk dayanamadım usta koştum nereye gittiğimi bilmeden koştum aga be çok seviyodum hâlâ da seviyorum. kendimi küçükken deli gibi seni seviyorum diye bağırdığımız yerde buldum. ilk defa tek gittim oraya aga. her şeyi onla yapmışım meğer o gün farkına vardım tek başımayken bi hiçmişim aga ben. artık tamamen bitmiştim ne kimseyle konuşabiliyodum nede bi dostluk kurabiliyodum dost diye sarıldığım insanlarda yoktu yanımda artık hepten yalnızdım. iki sene geçti aradan iyice mala bağladık tip desen bizi gören yol degiştirir oldu amk, dost desen zaten yok. en iyisi ölmekti, aldım bitane jilet o bahsettiğim birbirimize sevgiyi haykırdığımız yere gittim gittiğimde ne hikmetse oradaydı. geri dönmek istedim ama yapamadım aga olmadı. sesini özlediğimden midir nedir yanına gittim, gördü beni ağladı usta bidaha ağladı. ulan ben o gözün üstündeki kirpik sayısını bilirdim.. başkaları hep ağlattı onu gerçekten mutlu olduğunu görmedım hiç ben. benı affet dedi sustum ben, bi şey demedim, diyemezdim ağzımı açsam ilk kelimem seni hâlâ seviyorum olacaktı istesemde istemesemde söylecektim buna. dayanamadım neden? dedim be neden yaptın nıye bıraktın benı nıye tuttun başkasının elini? aldandım, dedi. arkadaşları kandırmış onu ilkokuldan eski arkadaşları benim o okuldan bi kızla konustuğum yalanını atınca intikam almış. anlattım her şeyi yine başı omzumda ama ilk defa ağlarken yanımda, bi şey demeyecek misin diye sordu. diyemedim usta hiçbi şey diyemedim arkamdan bağırdı, gittim arkama bakmadan attığım her adım kalbime saplandı sanki... bu hikaye daha uzun beyler anlatmadığım taraflar var nasip olursa kitap haline getircem o da bugün evleniyor ilerde çocuklarına okur mu yoksa okumadan yırtıp atar mı bilmem ama ona hediye edecem. bu arada bugün 1 ocak bu hikayenin başlangıcının 9 sene önceki tarihi allaha emanet olun.
-Mehmet 01.01.2016
kapıyı çaldığında buram buram yaşanmalı.
kışın daha guzel olan duygu.
Bence aşkı biraz kontrol altına almak lazım. yıpratmadan yaşarsanız belki de hiç bitmez.
biteceğini bile bile aşık olmak.
(img:#929558)
ihtimali bile yalan olan duygu.
Ahmet Ümit'in tarifi ile mutsuzluğun ta kendisidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar