bugün
- tembel ve çalışmayan insan15
- 1 saatte 10 bira içmek16
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- sözlük kızlarının kombinleri20
- manyak olmaya karar verdim9
- velvet vs nervio19
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- almanya da hangi partiyi seçerdiniz5
- arkadaşlar neden bu kadar salaksınız5
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti3
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri5
- aylık 550 milyar tl iyi para mıdır sorunsalı2
- şaka maka 2026 dünya kupasının bitmesi3
- türkiyeden siktirolup gitmek5
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip2
- haber turk2
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- hırt5
- velvet12
- yüksek seviye otomobile binmeye utanmak2
- otomobile ek vergi5
- nervio11
- messi ve arjantin'in tüm dünyaya rezil olması7
- slavko vincic15
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması2
- kıbrıs barış harekatı3
- ingilterede çocuklar açlıktan silgi yiyor5
- cunda adası3
- sevilince şımaran kızlar4
- ispanya19
- akşamları yürüyüşe çıkmak2
- blok33
- teröriste o da insan demek4
- kadınların efendi erkek yerine katil tercihi4
- yazık oldu yarınlara4
- üniversite tercih edeceklere tavsiyeler3
- özgünlüğün faydasız olması5
- otel odasında ölmekten korkmak2
- vurgun yemek4
- pahalılığın çaresi3
- liberal eğitimin imkansızlığı2
- anna karenina'ya orospu diyen beyinsiz adi köpek6
- arkadaşlar ben chatgpt ile konuşmaya gıdıyorum2
- arjantin'in 115 dakika şut atamaması8
- sözlük kızlarının adam gibi adam olması2
- tememda kenka nalaka10
- true hanın gazabı8
- tayt giyen hatunun götünü dalgalandırmak2
sevgilinizin hoşlandığı ya da sevgilinizden hoşlanan kişidir.
divan edebiyatı'ndaki aşk üçgeninden biridir ağyar. bu üçgenin diğer köşelerini aşık ile sevgili oluşturur. söz konusu aşk üçgeni divan edebiyatı'nın baslangıcından bitişine kadar hep var olmuştur..
(bkz: divan edebiyatı)
(bkz: divan edebiyatı)
ağyar idi gönlüm ki gözüm gönlünü yendi
var gözde yeri fitne-i ağyar-ı severem.
Kadı burhaneddin
var gözde yeri fitne-i ağyar-ı severem.
Kadı burhaneddin
sevgilinin sevdiği. rakip, düşman.
Yavuz Sultan Selim'in "Didar Olur" isimli şiirinde geçen söz.
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkane yâr olur
Herkesi sen dostun mu sandın belki ol ağyâr olur
Sadıkâne belki ol âlemde bir serdar olur
Yâr olur ağyâr olur serdar olur dildâr olur
(bkz: didar olur)
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkane yâr olur
Herkesi sen dostun mu sandın belki ol ağyâr olur
Sadıkâne belki ol âlemde bir serdar olur
Yâr olur ağyâr olur serdar olur dildâr olur
(bkz: didar olur)
düyek usül bir hicaz olan söyleyemem derdimi adlı eserde geçer misal. eser icra edilirken yanlış anlamaktan mütevellit "aaah yar" şeklinde telaffuz edilir eşlik eden çoğunluk tarafından genellikle. gerçi bele kadar sarhoş adam o an sikip atmıştır zaten arapçayı farsçayı, kime neyi anlatıyosun? ben katılıyorum şahsen abilere. içilsin güzelleşilsin. oh bee.
"aaaaah yar"
"aaaaah yar"
yavuz sultan selimin şiirinde de geçen bir söz.
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyâr olur
Sâdıkâne belki ol bu âlemde dildâr olur
Yâr olur ağyâr olur dildâr olur serdâr olur
"Yavuz Sultan Selim Han"
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyâr olur
Sâdıkâne belki ol bu âlemde dildâr olur
Yâr olur ağyâr olur dildâr olur serdâr olur
"Yavuz Sultan Selim Han"
arapça gayr kelimesinin çoğulu olup,lügatta yabancı -el - başkası anlamları içerir.
tasavvufta ise; hakikate yabancı olanlar vakıf olmayanlar makamında kullanılmaktadır.
kaynak;terimler deyimler sözlüğü.
tasavvufta ise; hakikate yabancı olanlar vakıf olmayanlar makamında kullanılmaktadır.
kaynak;terimler deyimler sözlüğü.
şimdi tutup senin eline gök yüzünden yıldızları bir bir saysam bozuk para gibi, dönüp bana bunlar ne dersin hilal kaşlarını kaldırarak. oysa ben, gömleğimi yırtmışım o incir ağacına çıkarken. dikiş tutmaz anneme de gösterdim. kadıncağız bayramlığındı o senin deyip paraladı beni.
mahallemizden trenler geçiyor, eski fransız yapımı ta 40'lardan kalma. belki elli sene önce çiçekli elbiseli kadınlar binerdi fötr şapkalarıyla, ayaklarında topuklular. şimdiyse, kapanmayan kapılarına asılıyorum adını haykırarak. hoş, bir yirmi sene sonra daha modernleri ile değiştirecekler o trenleri. benimse hala kulaklarımda çınlıyor kapadak kupadak sesleri.
cankurtaran mı? böyle sarı bir toz var üzerinde, ne bileyim ben ne olduğunu. ayasofya var sonra, kubbesi gökyüzünde, üzerine çıkarsam belki ayı da getirebilirim avuçlarının içine.
ne bileyim anlatmak isterdim divan yolunda enver paşa'nın yürüyüşünü. ihtilali görmedim ben ama 20 yıl sonra göreceğim ulu orta bir denemesini. enver paşanın tankları yoktu, beyaz bir kırata binerek geldi tıkıdak tıkadak onca yolu, bastı bab-ı aliyi. 20 sene sonra tanklar sürdüler ortaya, millet önüne yattı tankların. ben senin önüne yatardım sen tank olsan ama sen tank değilsin. keşke olsan, en azından yatacak yerim olurdu.
sahi, ayasofya ve sultanahmet camiilerinden okunan ezan sence de düet gibi değil mi? hocaların sesi de güzel yalnız. kösem sultan'la ibrahim sultan sefalar sürüyor bu sesle. güzel bence. sonra pargalının sarayı var. hani şu, kanuninin can dostu. idam ettirdi ya la 500 yıl önce, ben 500 yıl önce yaşamadım ama anlatıyor bazıları. benim de hikayemi anlatırlar mı bundan 500 yıl sonra. keşke birileri çıkıpta söylese. hiç ölmem böylece.
unutuyorum, unuttukça daha fazla şey hatırlamak gibi bir lanetim var. yanakların poğacaya benziyor. nasıl deme, istanbul poğaçasına. ben ki 7 iklim gezdim, görmedim istanbul poğaçası gibisini. içince 3-5 damla peynir full yağ. mide yakar. senin yanakların da gönlümü yaktı. çok benzerler bence.
mahallemizden trenler geçiyor, eski fransız yapımı ta 40'lardan kalma. belki elli sene önce çiçekli elbiseli kadınlar binerdi fötr şapkalarıyla, ayaklarında topuklular. şimdiyse, kapanmayan kapılarına asılıyorum adını haykırarak. hoş, bir yirmi sene sonra daha modernleri ile değiştirecekler o trenleri. benimse hala kulaklarımda çınlıyor kapadak kupadak sesleri.
cankurtaran mı? böyle sarı bir toz var üzerinde, ne bileyim ben ne olduğunu. ayasofya var sonra, kubbesi gökyüzünde, üzerine çıkarsam belki ayı da getirebilirim avuçlarının içine.
ne bileyim anlatmak isterdim divan yolunda enver paşa'nın yürüyüşünü. ihtilali görmedim ben ama 20 yıl sonra göreceğim ulu orta bir denemesini. enver paşanın tankları yoktu, beyaz bir kırata binerek geldi tıkıdak tıkadak onca yolu, bastı bab-ı aliyi. 20 sene sonra tanklar sürdüler ortaya, millet önüne yattı tankların. ben senin önüne yatardım sen tank olsan ama sen tank değilsin. keşke olsan, en azından yatacak yerim olurdu.
sahi, ayasofya ve sultanahmet camiilerinden okunan ezan sence de düet gibi değil mi? hocaların sesi de güzel yalnız. kösem sultan'la ibrahim sultan sefalar sürüyor bu sesle. güzel bence. sonra pargalının sarayı var. hani şu, kanuninin can dostu. idam ettirdi ya la 500 yıl önce, ben 500 yıl önce yaşamadım ama anlatıyor bazıları. benim de hikayemi anlatırlar mı bundan 500 yıl sonra. keşke birileri çıkıpta söylese. hiç ölmem böylece.
unutuyorum, unuttukça daha fazla şey hatırlamak gibi bir lanetim var. yanakların poğacaya benziyor. nasıl deme, istanbul poğaçasına. ben ki 7 iklim gezdim, görmedim istanbul poğaçası gibisini. içince 3-5 damla peynir full yağ. mide yakar. senin yanakların da gönlümü yaktı. çok benzerler bence.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar