bugün
- herkes yatsın iyi geceler8
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- oğlum çok güzel lan6
- cips olsa da yesek7
- istanbul un çok pahalı olması12
- sözlük kızlarının kombinleri20
- the merich13
- velvet vs nervio19
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak3
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- aklını yitirmek4
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- matbaanın gecikmesine sebep5
- 50 tl ile rolling yapmak6
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- horoz hayası çorbası5
- velvet13
- slavko vincic15
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- en sevilmeyen ev işleri2
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- oğuzhan uğur'un tutuklanması2
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- bira cips6
- nervio11
- ispanya20
- eski nahif sözlük kızları2
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- manifest grubu3
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- acıktım ben3
- ona bir şey söyle9
- 2026 dünya kupası25
- kadim kültürler4
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- laptop5
- yarın iş olduğu gerçeği3
- aga be şarkılar5
- manyak olmaya karar verdim9
- tememda kenka nalaka10
- gocusuz sözlük4
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
- devlet bahçeli5
- messi ve arjantin'in tüm dünyaya rezil olması7
Azim : Çok ulu, sonsuz büyük
Al-'Azim : The Magnificent who is Most Splendid.
Cenab-ı Hak buyuruyor.
"O, yücedir, büyüktür." (1)
"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. O yücedir, uludur." (2)
* Bir toplumun büyüğü, kendisine karşı çıkılamayan ve emirleri üzerine hareket edilendir. Ancak böyle olmakla beraber bu kimse zaman gelip çeşitli nedenlerle zayıf düşer, aciz kalır, mağlup edilir, sahip olduğu saltanatından ortada eser kalmaz. Oysa Allah Teala, mutlak güç sahibidir ve hiçbir şey O'nu güçsüz kılıp aciz düşüremez. Karşı çıkılıp mağlup edilemez. O gerçek büyüktür. Bu ismin başkaları için kullanılması mecazi anlamdadır. Hakiki büyüklük Allah'a mahsustur.
* O, her büyükten daha büyüktür. Bu yüzden hiçbir akıl, O'nun büyüklüğün kavrayamaz. Yaratılan bütün varlıklar O'ndan birçok ilimler öğrenmiş olsa bile, bu bilgiler sınırlı ve sonludur. Akılların, sonsuz nurunu kavramaktan aciz kaldığı, anlayışların izzetinin aydınlığında kaybolduğu Allah ne yücedir. Bütün her şey Allah'ın yüceliğine, büyüklüğüne ve kemaline göre bir hiç gibidir. O'nun azametinin başlangıcı, yüceliğinin sonu yoktur. (3)
* Allah hiç bir şeye muhtaç değildir ve yarattığı her şeyde O'nun büyüklüğünü görmek mümkündür.
* Allah'ın azametini tefekkür eden insan; O'nun büyüklüğü karşısında gafletten kurtulur, imanı kuvvetlenir; acz ve kusurlarını anlar. Alemin düzenliliğini, yaratılış gayesini, verilen nimet ve güzellikleri, dünyanın geçiciliğini, süt veren hayvanlardaki icazı, gece ve gündüzün dönüşümünü düşünen insan, Allah'u Tealâ'nın sonsuz ihsanlarıyla kullarını nasıl donattığı karşısında O'nun büyüklüğünü idrak eder.
* Büyüklük ve ululuk yalnız ve yalnız Allah'a aittir. Bunların gerçekleri kavranılamadığı gibı mahiyetlerinede ulaşılamaz. Resülullah (s.a.v) buyurdular ki: "Allah Teâla hazretleri şöyle dedi: "Büyüklük benim örtümdür, ululuk da elbisemdir. Kim bu iki şeyde benimle çekişirse ona azab veririm." (4)
* Allah'ın büyüklüğü ve azameti kuşkusuz bir insanın kavrama sınırının çok üstündedir. Fakat insan yine de kendi aklının sınırları dahilinde Allah'ın ne kadar güçlü ve kudretli olduğunu görebilir, anlayabilir. Zira tüm kainat Allah'ın büyüklüğünü gösteren sayısız örnekle doludur. insanın yalnızca içinde yaşadığı dünyayı biraz incelemesi dahi, herşeyi yaratan Allah'ın azametini hissettirecektir.
Tonlarca ağırlıkta bulutları taşıyan gökyüzü, binlerce metre yükseğe uzanan dağlar, içlerinde milyonlarca çeşit canlının bulunduğu denizler, çakan şimşek ve onun ardından gelen gök gürültüsü ve Allah'a boyun eğmiş milyarlarca canlı... Bunlar ve burada sayılamayan sayısız detay Allah'ın büyüklüğünün açık delillerindendir.
Bir de dünyanın biraz dışına çıkıp düşünelim. Evren adını verdiğimiz sınırsız bir mekan içinde yaşıyoruz. Bugün bilim adamlarının ulaşabildikleri bilgi seviyesine göre bu evren, içinde milyarlarca galaksiyi barındırıyor. Peki bu galaksilerin içinde neler var? Yine bilimin bize bildirdiği, her galaksi içinde milyarlarca yıldız bulunduğu. Biz de içinde milyarlarca yıldız içeren milyarlarca galaksiden birinin içinde, Dünya ismi verilen ve saatte 1670 km. hızla hiç durmadan dönen bir gezegen üzerinde yaşıyoruz. Ve kuşkusuz bu rakamlarla düşünüldüğünde, kainat içindeki varlığımızın, bir toz zerreciğinin dünya içindeki varlığı ile dahi kıyaslanamayacak derecede olduğu anlaşılacaktır.
işte insan, samimi olarak düşündüğünde dahi milyarlarca galaksiyi yaratan ve tümünü kontrolü altında tutan Rabbimiz'in azametini fark edebilir. Rabbimiz tüm kainatı yaratan, milyarlarca yıldızı barındıran, milyarlarca galaksinin tümünü kontrolü altında tutan büyük bir gücün sahibidir. (5)
* Bir müslüman ihlasla, inanarak ve yaşayarak "Yâ Azim" diye bu mübarek ismin zikrine devam ederse onun tecellisine nail olur. izzet ve şerefe kavuşur. Şifa bulur. Korkulardan emin olur. (6)
* Bu ismi şerifi 1020 defa okumaya devam edene Cenab-ı Hak müşkülatını giderecek bir kuvvet azime ihsan buyurur. Herkese karşı sözü etkili olur. itibari olup herkes ona hürmet eder ve saygı gösterir. (7)
Kaynaklar:
1) Bakara, 255
2) Şura, 4
3) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
4) Muslim, 136
5)Allah'ın isimleri, © 2005 Harun Yahya
6) Yüce Allah'(c.c)ın Güzel isimleri Esmâ'ül Hüsna, Rauf Pehlivan, istanbul Dağıtım A.Ş., 2002
7)Esma^ül Hüsna Şerhi imam-ı Gazali, Mütercim M.Ferşat, Ferşat Yayınları, 2005, Mütercim ilavesi Sayfa:233
Al-'Azim : The Magnificent who is Most Splendid.
Cenab-ı Hak buyuruyor.
"O, yücedir, büyüktür." (1)
"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. O yücedir, uludur." (2)
* Bir toplumun büyüğü, kendisine karşı çıkılamayan ve emirleri üzerine hareket edilendir. Ancak böyle olmakla beraber bu kimse zaman gelip çeşitli nedenlerle zayıf düşer, aciz kalır, mağlup edilir, sahip olduğu saltanatından ortada eser kalmaz. Oysa Allah Teala, mutlak güç sahibidir ve hiçbir şey O'nu güçsüz kılıp aciz düşüremez. Karşı çıkılıp mağlup edilemez. O gerçek büyüktür. Bu ismin başkaları için kullanılması mecazi anlamdadır. Hakiki büyüklük Allah'a mahsustur.
* O, her büyükten daha büyüktür. Bu yüzden hiçbir akıl, O'nun büyüklüğün kavrayamaz. Yaratılan bütün varlıklar O'ndan birçok ilimler öğrenmiş olsa bile, bu bilgiler sınırlı ve sonludur. Akılların, sonsuz nurunu kavramaktan aciz kaldığı, anlayışların izzetinin aydınlığında kaybolduğu Allah ne yücedir. Bütün her şey Allah'ın yüceliğine, büyüklüğüne ve kemaline göre bir hiç gibidir. O'nun azametinin başlangıcı, yüceliğinin sonu yoktur. (3)
* Allah hiç bir şeye muhtaç değildir ve yarattığı her şeyde O'nun büyüklüğünü görmek mümkündür.
* Allah'ın azametini tefekkür eden insan; O'nun büyüklüğü karşısında gafletten kurtulur, imanı kuvvetlenir; acz ve kusurlarını anlar. Alemin düzenliliğini, yaratılış gayesini, verilen nimet ve güzellikleri, dünyanın geçiciliğini, süt veren hayvanlardaki icazı, gece ve gündüzün dönüşümünü düşünen insan, Allah'u Tealâ'nın sonsuz ihsanlarıyla kullarını nasıl donattığı karşısında O'nun büyüklüğünü idrak eder.
* Büyüklük ve ululuk yalnız ve yalnız Allah'a aittir. Bunların gerçekleri kavranılamadığı gibı mahiyetlerinede ulaşılamaz. Resülullah (s.a.v) buyurdular ki: "Allah Teâla hazretleri şöyle dedi: "Büyüklük benim örtümdür, ululuk da elbisemdir. Kim bu iki şeyde benimle çekişirse ona azab veririm." (4)
* Allah'ın büyüklüğü ve azameti kuşkusuz bir insanın kavrama sınırının çok üstündedir. Fakat insan yine de kendi aklının sınırları dahilinde Allah'ın ne kadar güçlü ve kudretli olduğunu görebilir, anlayabilir. Zira tüm kainat Allah'ın büyüklüğünü gösteren sayısız örnekle doludur. insanın yalnızca içinde yaşadığı dünyayı biraz incelemesi dahi, herşeyi yaratan Allah'ın azametini hissettirecektir.
Tonlarca ağırlıkta bulutları taşıyan gökyüzü, binlerce metre yükseğe uzanan dağlar, içlerinde milyonlarca çeşit canlının bulunduğu denizler, çakan şimşek ve onun ardından gelen gök gürültüsü ve Allah'a boyun eğmiş milyarlarca canlı... Bunlar ve burada sayılamayan sayısız detay Allah'ın büyüklüğünün açık delillerindendir.
Bir de dünyanın biraz dışına çıkıp düşünelim. Evren adını verdiğimiz sınırsız bir mekan içinde yaşıyoruz. Bugün bilim adamlarının ulaşabildikleri bilgi seviyesine göre bu evren, içinde milyarlarca galaksiyi barındırıyor. Peki bu galaksilerin içinde neler var? Yine bilimin bize bildirdiği, her galaksi içinde milyarlarca yıldız bulunduğu. Biz de içinde milyarlarca yıldız içeren milyarlarca galaksiden birinin içinde, Dünya ismi verilen ve saatte 1670 km. hızla hiç durmadan dönen bir gezegen üzerinde yaşıyoruz. Ve kuşkusuz bu rakamlarla düşünüldüğünde, kainat içindeki varlığımızın, bir toz zerreciğinin dünya içindeki varlığı ile dahi kıyaslanamayacak derecede olduğu anlaşılacaktır.
işte insan, samimi olarak düşündüğünde dahi milyarlarca galaksiyi yaratan ve tümünü kontrolü altında tutan Rabbimiz'in azametini fark edebilir. Rabbimiz tüm kainatı yaratan, milyarlarca yıldızı barındıran, milyarlarca galaksinin tümünü kontrolü altında tutan büyük bir gücün sahibidir. (5)
* Bir müslüman ihlasla, inanarak ve yaşayarak "Yâ Azim" diye bu mübarek ismin zikrine devam ederse onun tecellisine nail olur. izzet ve şerefe kavuşur. Şifa bulur. Korkulardan emin olur. (6)
* Bu ismi şerifi 1020 defa okumaya devam edene Cenab-ı Hak müşkülatını giderecek bir kuvvet azime ihsan buyurur. Herkese karşı sözü etkili olur. itibari olup herkes ona hürmet eder ve saygı gösterir. (7)
Kaynaklar:
1) Bakara, 255
2) Şura, 4
3) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
4) Muslim, 136
5)Allah'ın isimleri, © 2005 Harun Yahya
6) Yüce Allah'(c.c)ın Güzel isimleri Esmâ'ül Hüsna, Rauf Pehlivan, istanbul Dağıtım A.Ş., 2002
7)Esma^ül Hüsna Şerhi imam-ı Gazali, Mütercim M.Ferşat, Ferşat Yayınları, 2005, Mütercim ilavesi Sayfa:233
bu dünyadaki en önemli şeydir bence. var mı daha ötesi. (bkz: insan isteyince herşeyi yapar)
bokuyla duvarı delebilecek kadar hızlı sıçmak.
tdk sözlüğünde ki anlamı:bir işteki engelleri yenme kararlılığı.
en güzel örneğini de üniversite de gördüğüm olay..
varoşlardan bir genç, arkadaşım aracaılığı ile tanışıyorum kendisi ile... ne ayak falan diyorum...arkadaş düzgün türkçe bile konuşulmayan bir köyde büyümüş, birkaç yıl öğrenimine ara vermiş... daha sonra bir şekilde liseye başlamış, aksak türkçesi ile... kendisini geliştirmek büyük yerlere gelebilmek için belki de and içmiş... öss ye hazırlanmış... ve çanakkale'de bilgisayar mühendisliğini kazanmış... onu gördüğüm vakit helal olsun dan başka bir şey diyemedim... gönül isterdi ki yüzüne karşı da bu tebrik dileklerimi belirteyim... ama kim bilir belki yolu birgün sözlüğe düşerse bu yazıyı da okursa kasıla kasıla bu benim lan demesi de ona haktır...
en güzel örneğini de üniversite de gördüğüm olay..
varoşlardan bir genç, arkadaşım aracaılığı ile tanışıyorum kendisi ile... ne ayak falan diyorum...arkadaş düzgün türkçe bile konuşulmayan bir köyde büyümüş, birkaç yıl öğrenimine ara vermiş... daha sonra bir şekilde liseye başlamış, aksak türkçesi ile... kendisini geliştirmek büyük yerlere gelebilmek için belki de and içmiş... öss ye hazırlanmış... ve çanakkale'de bilgisayar mühendisliğini kazanmış... onu gördüğüm vakit helal olsun dan başka bir şey diyemedim... gönül isterdi ki yüzüne karşı da bu tebrik dileklerimi belirteyim... ama kim bilir belki yolu birgün sözlüğe düşerse bu yazıyı da okursa kasıla kasıla bu benim lan demesi de ona haktır...
ulaşmak istenılenı başarmak ıcın gerekli durum.
karıncanın kendinden ellli iki kat daha ağır olanları taşıması.
karıncanın kendinden ellli iki kat daha ağır olanları taşıması.
basarı icin gereken en onemli kriterlerden biri.
Bir istek ile engelleri yenme kararı.
hedefe ulaşmak için önüne çıkan bütün engelleri aşma kararlılığı,çok uğraşılırsa taşın bile suyunu sıkmaya sebep olan güç.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar