bugün
- ölümden korkuyor musunuz11
- queen feristah14
- hafızayı sildirmek6
- sözlükten korkmak5
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- nervio12
- ayıyla güreşmek7
- uludağ itiraf16
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- işiniz gücünüz yok mu11
- zalbert ramstein3
- bara giden erkeğin asıl amacı7
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- bir bela geliyor29
- gocu43
- gecenin şarkısı17
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- fusya semsiyeli yabanci20
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- duştan yeni çıkmış six packli erkek3
- gece dinlenen podcast te anırarak gülen adamlar3
- willem dafoe3
- 7 aydır konuşulan kızın true çıkması3
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- mazotun yarım litresi 50 tl24
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- uludağ sözlük evreni8
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- düğününde piste çıkıp kant tan bahseden felsefeci3
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek3
- dizi izlemek4
- kendin hakkında bir entry bırak9
- habire 12 kürt değil kürtçü düşmanıdır2
- gece gelinlikle ip atlayıp şarkı söyleyen kayınço2
- heyt bea gocu mu5
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- 195 kaslı pilot14
- bi bitmediniz amk diyip çinlilere tokatla dalmak3
- apo'nun villası11
- abd'nin grönland da kalıcı kontrol anlaşması2
- halil güneşli karizması4
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- kimseyle dertleşememek4
- erkekler neden evlenmek ister15
- aşkın metafiziğinde toki kurasının önemi3
- hiç kız kankası olmayan erkek2
aysegul serisinin en merak uyandiranidir.
gün itibari ile hürriyet gazetesinin verdiği kitaptır. ayrıyeten benım evimdeki 20 yıllık versiyonun da her kelımesının altı hecelenmıstır. ne işkenceydi bea. geberesice ayşegül.
ilk sayfa:
ayşegül ile yanındaki tavşanın resmi. bir şeyler arıyor gibiler.
ayşegül ile yanındaki tavşanın resmi. bir şeyler arıyor gibiler.
ikinci sayfa:
**hasat zamanı sona ermişti. ayşegül, samanları toplamada çiftçilere yardım ediyordu. çok yorulmuştu. bir süre dinlenmek için oturduğunda, samanların arasından, titreyen, pembe, küçük bir burun gördü. bu korkudan ne yapacağını şaşırmış tavşancıktı. üstünü kaplamış saman yığınından yalnızca başını çıkarabilmişti.
"zavallı minik tavşan," diyerek samanların içinden tavşancığı çıkardı ayşegül.
bu gerçekten de bir mucizeydi. nasıl olmuştu da makinenin bıçaklarından kurtulmayı başarabilmişti?..**
**hasat zamanı sona ermişti. ayşegül, samanları toplamada çiftçilere yardım ediyordu. çok yorulmuştu. bir süre dinlenmek için oturduğunda, samanların arasından, titreyen, pembe, küçük bir burun gördü. bu korkudan ne yapacağını şaşırmış tavşancıktı. üstünü kaplamış saman yığınından yalnızca başını çıkarabilmişti.
"zavallı minik tavşan," diyerek samanların içinden tavşancığı çıkardı ayşegül.
bu gerçekten de bir mucizeydi. nasıl olmuştu da makinenin bıçaklarından kurtulmayı başarabilmişti?..**
üçüncü sayfa:
**"artık korkma, sakıin ol! şimdi seni eve götüreceğim. adın da hophop olsun!"
"ne kadar da küçük," dedi ayşegül!ün annesi. "aç olmalı!.."
ayşegül, karnını doyurmak için ona biberon almayı önerdi.
"bu kesinlikle miniğin karnını doyurmasına yardımcı olur!"
hophop hızla büyüyordu. ayşegül de bu yeni arkadaşıyla oyunlar oynamaktan çok hoşlanıyordu. hophop onun peşini hiç bırakmıyordu. ayşegül'ün küçük komşuları ece ile deniz' hophop'a her gün havuç, bezelye ve elma kabukları getiriyorlardı.
"meraklı, mavi burnunu her yere sokuyor" dedi ece. "korkarım ona hophop yerine maviş demek zorunda kalacaksın..."
**"artık korkma, sakıin ol! şimdi seni eve götüreceğim. adın da hophop olsun!"
"ne kadar da küçük," dedi ayşegül!ün annesi. "aç olmalı!.."
ayşegül, karnını doyurmak için ona biberon almayı önerdi.
"bu kesinlikle miniğin karnını doyurmasına yardımcı olur!"
hophop hızla büyüyordu. ayşegül de bu yeni arkadaşıyla oyunlar oynamaktan çok hoşlanıyordu. hophop onun peşini hiç bırakmıyordu. ayşegül'ün küçük komşuları ece ile deniz' hophop'a her gün havuç, bezelye ve elma kabukları getiriyorlardı.
"meraklı, mavi burnunu her yere sokuyor" dedi ece. "korkarım ona hophop yerine maviş demek zorunda kalacaksın..."
grup vitaminin "fatoş almış orağını ot biçmeye gidormuş" şarkı sözünü hatırlatan kitap ismi.
(#583262)
(#583262)
dördüncü sayfa:
"bugün hophop üzgün görünüyor" dedi deniz.
"çok haklısın" diye onayladı ayşegül.
"ben de endişelenmeye başladım. bir kaç gündür eskisi kadar iştahlı yemiyor. tüyleri de donuklaştı. yıkanmak ve oynamak da istemiyor," dedi ece.
deniz de, "aslında bu bir ev tavşanı değil ki, yaban tavşanı!" diye uyardı arkadaşlarını.
"bu nedenle evde yaşamaya katlanamayabilir. bence onu özgürlüğüne kavuşturmalıyız."
"haklısın, ama onu herhangi bir yere bırakamam. büyükbabam bana hep, baktığım hayvanlardan sorumlu olduğumu aklımdan çıkarmamamı söyler," dedi ayşegül.
ayşegül öğle yemeğinden sonra kararlı bir şekilde ormanın yolunu tuttu. ormana vardığında büyük bir gürültü duydu.
"bak hophop! bu ses baştankaralardan geliyor. baştankara türleri her yıl bu zamanlar gruplar halinde ormana gelirler. gökbaştankara, bataklık baştankarası, hatta çalıkuşları bile katılırlar bu göç halkasına... hep beraber ormandaki yabani otları ayıklarlar, zararlı küçük böcekleri yerler. çok şaşırtıcı, öyle değil mi?.. patikanın bitimindeki eski çiti görüyor musun?.. işte burası ormanın başlangıcı..."
"bugün hophop üzgün görünüyor" dedi deniz.
"çok haklısın" diye onayladı ayşegül.
"ben de endişelenmeye başladım. bir kaç gündür eskisi kadar iştahlı yemiyor. tüyleri de donuklaştı. yıkanmak ve oynamak da istemiyor," dedi ece.
deniz de, "aslında bu bir ev tavşanı değil ki, yaban tavşanı!" diye uyardı arkadaşlarını.
"bu nedenle evde yaşamaya katlanamayabilir. bence onu özgürlüğüne kavuşturmalıyız."
"haklısın, ama onu herhangi bir yere bırakamam. büyükbabam bana hep, baktığım hayvanlardan sorumlu olduğumu aklımdan çıkarmamamı söyler," dedi ayşegül.
ayşegül öğle yemeğinden sonra kararlı bir şekilde ormanın yolunu tuttu. ormana vardığında büyük bir gürültü duydu.
"bak hophop! bu ses baştankaralardan geliyor. baştankara türleri her yıl bu zamanlar gruplar halinde ormana gelirler. gökbaştankara, bataklık baştankarası, hatta çalıkuşları bile katılırlar bu göç halkasına... hep beraber ormandaki yabani otları ayıklarlar, zararlı küçük böcekleri yerler. çok şaşırtıcı, öyle değil mi?.. patikanın bitimindeki eski çiti görüyor musun?.. işte burası ormanın başlangıcı..."
beşinci sayfa:
her şeyi duyan ve gören yaygaracı bir alakarga ayşegül'ün farkına vardı.
"bir avcı gördüm. acımasız birine benziyor. bir tavşan yakalamış götürüyor," diye haykırdı.
orman hareketsiz ve sesizdi.
"saklanalım," dedi tilki.
"kaçalım," dedi geyik.
"hayır yanılıyorsunuz, o bir avcı değil. korkmanıza gerek yok. ben onu çok iyi tanıyorum, adı ayşegül," diye arkadaşlarına seslendi.
her şeyi duyan ve gören yaygaracı bir alakarga ayşegül'ün farkına vardı.
"bir avcı gördüm. acımasız birine benziyor. bir tavşan yakalamış götürüyor," diye haykırdı.
orman hareketsiz ve sesizdi.
"saklanalım," dedi tilki.
"kaçalım," dedi geyik.
"hayır yanılıyorsunuz, o bir avcı değil. korkmanıza gerek yok. ben onu çok iyi tanıyorum, adı ayşegül," diye arkadaşlarına seslendi.
altıncı sayfa:
"ilkbaharda toprağı çapalarken bulduğu böcekleri, solucanları hep bana getirir."
"serçe doğru söylüyor. ben de, kışın hayvanları yem ve et parçalarıyla beslediğini gördüm," dedi baştankara.
alakarganın başlattığı bu yersiz heyecan ve korku giderek azaldı. herkes sakinleşti...
"yanlış bir uyarıymış," dedi geveze alakarga.
"endişelenmenize gerek yok. o bizim dostumuz."
"ilkbaharda toprağı çapalarken bulduğu böcekleri, solucanları hep bana getirir."
"serçe doğru söylüyor. ben de, kışın hayvanları yem ve et parçalarıyla beslediğini gördüm," dedi baştankara.
alakarganın başlattığı bu yersiz heyecan ve korku giderek azaldı. herkes sakinleşti...
"yanlış bir uyarıymış," dedi geveze alakarga.
"endişelenmenize gerek yok. o bizim dostumuz."
yedinci sayfa:
"derenin kenarından gidelim. böylece yolumuzu şaşırmayız. dikkat et de kayma," dedi ayşegül endişeyle.
"bak hophop, bunlar bir porsuğun ayak izleri. porsuların geceleri köye inip üzümleri yedikleri, asmaları kırdıkları anlatılır. bir keresinde ahmet amca siyah, iri burnu ve kocaman bir yumağı andıran kuyruğu ile onu bir ayı sanıp çok korkmuş."
"peki ya şu çamurdaki izler ne?.."
"onların da kime ait olduğunu biliyorum. geçen yıl büyükbabam aynı izleri bana kümeste göstermişti. bu bir gelincik, hophop. gecenin karanlığından yararlanarak, gelip tavukları boğazlar."
"haydi, şimdi buradan uzaklaşalım. küçük tavşanlar için de tehlikeli bir hayvandır gelincik..."
"derenin kenarından gidelim. böylece yolumuzu şaşırmayız. dikkat et de kayma," dedi ayşegül endişeyle.
"bak hophop, bunlar bir porsuğun ayak izleri. porsuların geceleri köye inip üzümleri yedikleri, asmaları kırdıkları anlatılır. bir keresinde ahmet amca siyah, iri burnu ve kocaman bir yumağı andıran kuyruğu ile onu bir ayı sanıp çok korkmuş."
"peki ya şu çamurdaki izler ne?.."
"onların da kime ait olduğunu biliyorum. geçen yıl büyükbabam aynı izleri bana kümeste göstermişti. bu bir gelincik, hophop. gecenin karanlığından yararlanarak, gelip tavukları boğazlar."
"haydi, şimdi buradan uzaklaşalım. küçük tavşanlar için de tehlikeli bir hayvandır gelincik..."
sekizinci sayfa:
"seni burada bırakırsam başına gelebilecek tehlikeleri düşündüğümde içimi büyük bir korku kaplıyor."
"şimdi hemen gitmeliyiz. sakın arkana bakma! çünkü bir yaban kedisinin gözü üzerimde..."
"belki burada durabiliriz," dedi ayşegül.
sözlerini henüz bitirmemişti ki yattıkları çamur çukurundan homurtularla çıkan bir yabandomuzu sürüsüyle burun buruna geldiler. hemen derenin iki tarafını birleştiren ağaç kütüğüne doğru koştular.
"çabuk ol hophop! daha hızlı! yabandomuzları buraya gelemezler!.."
"seni burada bırakırsam başına gelebilecek tehlikeleri düşündüğümde içimi büyük bir korku kaplıyor."
"şimdi hemen gitmeliyiz. sakın arkana bakma! çünkü bir yaban kedisinin gözü üzerimde..."
"belki burada durabiliriz," dedi ayşegül.
sözlerini henüz bitirmemişti ki yattıkları çamur çukurundan homurtularla çıkan bir yabandomuzu sürüsüyle burun buruna geldiler. hemen derenin iki tarafını birleştiren ağaç kütüğüne doğru koştular.
"çabuk ol hophop! daha hızlı! yabandomuzları buraya gelemezler!.."
dokuzuncu sayfa:
"işte nehrin tarafına geçtik."
"aslında seni buralara getirmekteki amacım doğada yaşamanı sağlamaktı... ama ne yazık ki..." diye içini çekti cesareti kırılan ayşegül.
"işte nehrin tarafına geçtik."
"aslında seni buralara getirmekteki amacım doğada yaşamanı sağlamaktı... ama ne yazık ki..." diye içini çekti cesareti kırılan ayşegül.
son sayfa;
onlar ermiş muradına,
biz çıkalım kerevetineeeeeee.....
onlar ermiş muradına,
biz çıkalım kerevetineeeeeee.....
bir sonraki serisi ayşegül pavyonda ismiyle
gilbert delahaye tarafından yazılıp, marcel marlier tarafından resimlenecek kitap.
edit: şöyle de bir başlık varmış: (bkz: aysegul kerhanede)
gilbert delahaye tarafından yazılıp, marcel marlier tarafından resimlenecek kitap.
edit: şöyle de bir başlık varmış: (bkz: aysegul kerhanede)
eğer ki adı geçen orman belgrad ya da gebze yakınlarında ki bir orman ise devam kitabında "ayşegül her fani ölümü taddı" kitabıyla sevenlerine veda edeceği sondan bir önceki kitabıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar