bugün
- meal kuran değildir26
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi13
- fakir olduğu halde bir erkeğe aşık olmak3
- insanlar sizi nasıl tanımlar6
- aslan abilerim sözlüğe geri dönsün kampanyası7
- gecenin film sahnesi4
- bella hadid5
- duş almak vs duş yapmak4
- trabzonspor harbiden salah'ı almış4
- kahve falı3
- bayan kelimesi neden rahatsız edici28
- 31 çekerken eli kırmak4
- mohamed salah ghaly5
- çoğu yazarları donuzlamış olmam7
- velvet almanyaya gel5
- eğitimde itaat kültürü2
- iremga12
- gürkan uygun3
- 5 ağustos 20262
- acil iş fikri lazım arkadaşlar16
- romantik komedi izleyen erkek2
- ıban at4
- online kumar2
- fatih tekke2
- yazarlara sözlüğü zehir zıkkım etmek4
- yunanistan30
- sözlükte erkek yazar istemiyoruz kampanyası4
- velvet14
- kendini anlatamamak6
- arnavutluk4
- afrika nasıl kalkınabilir15
- kız arkadaş kiralamak8
- dürüm yerken uzaklara dalmak2
- iki elle 31 çekmek2
- türkiye4
- geceye güzel bir söz bırak2
- dünya sivaslılar günü3
- renault safrane vs opel omega2
- hindistan2
- uzak diyar nickli gurbetçi akp li3
- lulu3
- arkadaşlar ben başaramadım3
- uzak diyar4
- imamoğlu'nun tutukluluğunun 100 günü16
- kendine 10 üzerinden kaç verirsin4
- justin bieber3
- arkadaşlar benden rahatsız mısınız3
- başak erkeği nasıl tavlanır3
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak4
- psikologa verdiğin mal iyi değilmiş demek3
ahmet haşim'in gündüze sitemini geceye olan aşkını anlatan denemedir.
"Bütün gün kırlarda, deniz kenarlarında dolaştık. Güneş, hayale müsaade etmeyecek tarzda her şeyi vazıh ve berrak gösterdiği için yalnız gözlerimizle yaşadık ve hiç eğlenmedik.
Ağaçların tozlu yapraklarını, kayalar üzerinde durup soluyan kertenkeleleri, denizin kirli suları altında cam kırıklarını, paslı tenekeleri, eski papuç naaşlarını seyretmenin ne kadar çabuk ruha kesel verdiğini tecrübe etmeyen var mı? Güneşli kırlarda geçen bir gezinti gününden sonra, akşamüstü, eve mahzun ve nevmîd dönmemenin mümkün olmadığını tecrübelerimle bilirim. Güneş, bütün gün, insana doğru fakat acı şeyler söyleyen bir arkadaştır. Onun ışığında eğlenmenin ve mesut olmanın hiç imkânı var mı?
Nihayet akşam oldu. Karanlık bastı. Karşı karşıya oturmuş iki insan148, artık yüzlerimizi görmüyor, yalnız seslerimizi duyuyorduk. Birden, arkamızda149 garip bir fısıltıyı andıran bir hışırtı duyar gibi olduk. Başımızı çevirdik: iki büyük fıstık ağacı arkasından kırmızı bir ay, sanki yapraklara sürünerek yükseliyordu. Birden etrafımızda dünyanın bütün manzaraları değişti: Sanki Japonyalı bir ressamın siyah mürekkeple çizdiği müphem ve nâtamam bir âlem içindeydik. Artık her şeyi sarahatle görmek ıstırabından kurtulmuştuk. Yanlış görmek ve tahayyül etmek imkânının sarhoşluğu, vücudumuzu yavaş yavaş150 bir afyon dumanı gibi uyuşturuyordu. Etrafımızda, gündüzün bütün uyuz ağaçları yerine zengin bir orman vücut bulmuştu. Karşıda yemek yiyen fakir ailenin kirli kızları, yüzlerine vuran ay ışığı içinde birer murassa hayal olmuşlardı. Denizin bulanık suları boşalmış ve onun yerine şimdi sahilin kumları üzerinde ziyadan bir mâyi sallanıp şarkı söylüyordu. Dünyanın güzelliğinden korkmağa başlamıştık. Zira aydan akan büyünün saadetiyle ruhlarımız çatlayacak kadar dolmuştu.
Ay! Ay! Yalancı ay! Zekâdan harap olanları dinlendiren hayal gibi, güneşten bunalanları da teselli eden sensin!"
(bkz: ahmet haşim ve gece)
"Bütün gün kırlarda, deniz kenarlarında dolaştık. Güneş, hayale müsaade etmeyecek tarzda her şeyi vazıh ve berrak gösterdiği için yalnız gözlerimizle yaşadık ve hiç eğlenmedik.
Ağaçların tozlu yapraklarını, kayalar üzerinde durup soluyan kertenkeleleri, denizin kirli suları altında cam kırıklarını, paslı tenekeleri, eski papuç naaşlarını seyretmenin ne kadar çabuk ruha kesel verdiğini tecrübe etmeyen var mı? Güneşli kırlarda geçen bir gezinti gününden sonra, akşamüstü, eve mahzun ve nevmîd dönmemenin mümkün olmadığını tecrübelerimle bilirim. Güneş, bütün gün, insana doğru fakat acı şeyler söyleyen bir arkadaştır. Onun ışığında eğlenmenin ve mesut olmanın hiç imkânı var mı?
Nihayet akşam oldu. Karanlık bastı. Karşı karşıya oturmuş iki insan148, artık yüzlerimizi görmüyor, yalnız seslerimizi duyuyorduk. Birden, arkamızda149 garip bir fısıltıyı andıran bir hışırtı duyar gibi olduk. Başımızı çevirdik: iki büyük fıstık ağacı arkasından kırmızı bir ay, sanki yapraklara sürünerek yükseliyordu. Birden etrafımızda dünyanın bütün manzaraları değişti: Sanki Japonyalı bir ressamın siyah mürekkeple çizdiği müphem ve nâtamam bir âlem içindeydik. Artık her şeyi sarahatle görmek ıstırabından kurtulmuştuk. Yanlış görmek ve tahayyül etmek imkânının sarhoşluğu, vücudumuzu yavaş yavaş150 bir afyon dumanı gibi uyuşturuyordu. Etrafımızda, gündüzün bütün uyuz ağaçları yerine zengin bir orman vücut bulmuştu. Karşıda yemek yiyen fakir ailenin kirli kızları, yüzlerine vuran ay ışığı içinde birer murassa hayal olmuşlardı. Denizin bulanık suları boşalmış ve onun yerine şimdi sahilin kumları üzerinde ziyadan bir mâyi sallanıp şarkı söylüyordu. Dünyanın güzelliğinden korkmağa başlamıştık. Zira aydan akan büyünün saadetiyle ruhlarımız çatlayacak kadar dolmuştu.
Ay! Ay! Yalancı ay! Zekâdan harap olanları dinlendiren hayal gibi, güneşten bunalanları da teselli eden sensin!"
(bkz: ahmet haşim ve gece)
ogame isimli browser oyununda çok işinize yarayacak ve oyunda çeşitli ekstra avantajlar sağlayan gezegeninize uydu çıkarmak için yapılan yapılırkende operatörden izin alınan anlaşmalı savaş, izin almazsanız oyunun kurallarını ihlal edeceğinizden muhtemelen ceza alırsınız.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar