bugün
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- askerde sahip olunan en büyük lüks5
- habire1214
- sözlükteki arap döven kızlar5
- sözlükteki sinsi köpekler7
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi12
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması9
- era7capone4
- arap gel oğlum kuçu kuçu4
- habire'nin fendi kadını yendi4
- sıfır atık vakfı11
- bilerek ponziye dahil olmak7
- hesap ödemeyi teklif dahi etmeyen kız4
- çaylak olmadan önceki son kahve4
- 0 0 716
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi9
- evrene enerji gönderen müslüman9
- aleksey batrakov5
- cop318
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri53
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı35
- yahudi kürt ailenin çocuğu olmak4
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- ilk buluşmada evden kek getiren kız5
- aslan dövmenin aslında zor olmaması5
- samed ağırbaş7
- karı koca sözlükte takılan yazarlar4
- uluslararası ilişkiler bölümünün özeti3
- fusya semsiyeli yabanci25
- 1000 mbps internet3
- sözlük erkeklerinin omuzları2
- ilk buluşmada erkek sevgiliyi evden tofaşla almak2
- ceketimizi koysak kazanırız zaten7
- katlanılabilir telefon2
- yoldan geçerken taciz eden yaşlı hanımefendi2
- pikapta müzik dinlemek2
- günbatımında eski dostunla konuşmak2
- illüminati filmleri3
- yapay zeka ile resim video içerik üretmek4
- tr dışında neden hiçbir devlet kktc'yi tanımıyor4
- amedspor'un süper ligin lideri olması7
- soğan çuvalını sırtlarken sevgiliye yakalanmak4
- saddam hüseyin12
- saddam hüseyin ve ibrahim tatlıses benzerliği3
- yazarların pazar günü planları5
- trakya'dan slovakya'ya gitmek6
- alternatif türkçe rock müziğin iyice kaybolması3
- galatasaray'ın osimhen başvurusunun reddedilmesi2
- ismail kartal8
ahmet haşim'in gündüze sitemini geceye olan aşkını anlatan denemedir.
"Bütün gün kırlarda, deniz kenarlarında dolaştık. Güneş, hayale müsaade etmeyecek tarzda her şeyi vazıh ve berrak gösterdiği için yalnız gözlerimizle yaşadık ve hiç eğlenmedik.
Ağaçların tozlu yapraklarını, kayalar üzerinde durup soluyan kertenkeleleri, denizin kirli suları altında cam kırıklarını, paslı tenekeleri, eski papuç naaşlarını seyretmenin ne kadar çabuk ruha kesel verdiğini tecrübe etmeyen var mı? Güneşli kırlarda geçen bir gezinti gününden sonra, akşamüstü, eve mahzun ve nevmîd dönmemenin mümkün olmadığını tecrübelerimle bilirim. Güneş, bütün gün, insana doğru fakat acı şeyler söyleyen bir arkadaştır. Onun ışığında eğlenmenin ve mesut olmanın hiç imkânı var mı?
Nihayet akşam oldu. Karanlık bastı. Karşı karşıya oturmuş iki insan148, artık yüzlerimizi görmüyor, yalnız seslerimizi duyuyorduk. Birden, arkamızda149 garip bir fısıltıyı andıran bir hışırtı duyar gibi olduk. Başımızı çevirdik: iki büyük fıstık ağacı arkasından kırmızı bir ay, sanki yapraklara sürünerek yükseliyordu. Birden etrafımızda dünyanın bütün manzaraları değişti: Sanki Japonyalı bir ressamın siyah mürekkeple çizdiği müphem ve nâtamam bir âlem içindeydik. Artık her şeyi sarahatle görmek ıstırabından kurtulmuştuk. Yanlış görmek ve tahayyül etmek imkânının sarhoşluğu, vücudumuzu yavaş yavaş150 bir afyon dumanı gibi uyuşturuyordu. Etrafımızda, gündüzün bütün uyuz ağaçları yerine zengin bir orman vücut bulmuştu. Karşıda yemek yiyen fakir ailenin kirli kızları, yüzlerine vuran ay ışığı içinde birer murassa hayal olmuşlardı. Denizin bulanık suları boşalmış ve onun yerine şimdi sahilin kumları üzerinde ziyadan bir mâyi sallanıp şarkı söylüyordu. Dünyanın güzelliğinden korkmağa başlamıştık. Zira aydan akan büyünün saadetiyle ruhlarımız çatlayacak kadar dolmuştu.
Ay! Ay! Yalancı ay! Zekâdan harap olanları dinlendiren hayal gibi, güneşten bunalanları da teselli eden sensin!"
(bkz: ahmet haşim ve gece)
"Bütün gün kırlarda, deniz kenarlarında dolaştık. Güneş, hayale müsaade etmeyecek tarzda her şeyi vazıh ve berrak gösterdiği için yalnız gözlerimizle yaşadık ve hiç eğlenmedik.
Ağaçların tozlu yapraklarını, kayalar üzerinde durup soluyan kertenkeleleri, denizin kirli suları altında cam kırıklarını, paslı tenekeleri, eski papuç naaşlarını seyretmenin ne kadar çabuk ruha kesel verdiğini tecrübe etmeyen var mı? Güneşli kırlarda geçen bir gezinti gününden sonra, akşamüstü, eve mahzun ve nevmîd dönmemenin mümkün olmadığını tecrübelerimle bilirim. Güneş, bütün gün, insana doğru fakat acı şeyler söyleyen bir arkadaştır. Onun ışığında eğlenmenin ve mesut olmanın hiç imkânı var mı?
Nihayet akşam oldu. Karanlık bastı. Karşı karşıya oturmuş iki insan148, artık yüzlerimizi görmüyor, yalnız seslerimizi duyuyorduk. Birden, arkamızda149 garip bir fısıltıyı andıran bir hışırtı duyar gibi olduk. Başımızı çevirdik: iki büyük fıstık ağacı arkasından kırmızı bir ay, sanki yapraklara sürünerek yükseliyordu. Birden etrafımızda dünyanın bütün manzaraları değişti: Sanki Japonyalı bir ressamın siyah mürekkeple çizdiği müphem ve nâtamam bir âlem içindeydik. Artık her şeyi sarahatle görmek ıstırabından kurtulmuştuk. Yanlış görmek ve tahayyül etmek imkânının sarhoşluğu, vücudumuzu yavaş yavaş150 bir afyon dumanı gibi uyuşturuyordu. Etrafımızda, gündüzün bütün uyuz ağaçları yerine zengin bir orman vücut bulmuştu. Karşıda yemek yiyen fakir ailenin kirli kızları, yüzlerine vuran ay ışığı içinde birer murassa hayal olmuşlardı. Denizin bulanık suları boşalmış ve onun yerine şimdi sahilin kumları üzerinde ziyadan bir mâyi sallanıp şarkı söylüyordu. Dünyanın güzelliğinden korkmağa başlamıştık. Zira aydan akan büyünün saadetiyle ruhlarımız çatlayacak kadar dolmuştu.
Ay! Ay! Yalancı ay! Zekâdan harap olanları dinlendiren hayal gibi, güneşten bunalanları da teselli eden sensin!"
(bkz: ahmet haşim ve gece)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar