bugün
- izmir de başörtülü kadını sahilden kovan seküler15
- sersem herif9
- ilk buluşmada kızı lahmacuncuya götüren erkek9
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması20
- imamoğlu'nun 1 günde 3 davaya girmesi20
- zihni göktay11
- yön duygusuna sahip olmamak6
- hoşlanılan kızın evlilik düşünmüyorum demesi5
- yaş ilerledikçe fark edilen şey10
- kadınların piç erkek tercihi8
- nickli başlık açacak kadar acınası durumda olmak4
- karı kıza para yedirir misiniz7
- otobüste yere oturan kızlara bağıran adam7
- üstünlük kompleksi vs aşağılık kompleksi4
- 2026 dünya kupası26
- günün şiiri21
- sevgiliye alınabilecek 200 tl altı hediyeler12
- yutar mısınız4
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı7
- yeni yazarlara öneriler8
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları28
- evlenilmeyecek kız tipi5
- saraca finch house12
- sözlükte kavga olmayacak hissi6
- unutulmayan duvar yazıları7
- velvet ile ismet gürbüzün ortak noktaları6
- nato toplantısı anısına basılan 5 tl7
- mel mel bakan adama gülümsemek11
- brezilya milli futbol takımı2
- gocu buraya bak parlak çocuk10
- yılın ilk denize girişi4
- öbür sözlüğün dağılıyor olması5
- iyi erkeklerin nerede olduğu sorunsalı3
- isveç norveç danimarka2
- 6 temmuz 2026 meksika ingiltere maçı6
- özgürlükçü eğitimin imkansızlığı üzerine2
- daha önce başkasına nude atmış kızla evlenmek3
- carlo ancelotti2
- ragnar rockefeller38
- değersizlik hissi6
- beni de gammaz yapın5
- erling braut haaland6
- apophis göktaşı'nın 2029 da dünya'ya yakın geçişi2
- neymar2
- futbol21
- dinozorların gerçekten yaşadığını sanan cahiller6
- şeriatçıyım deyip ingiltere ye sığınmak3
- ata demirer'in deniz göktaş eleştirisi3
- keloğlan'ın balkıza aşık olması4
- heyt bea2
Amelıyata gırecek bırının ızlemesıne sıddetle karsı cıktıgım, ıcımı gıcıklatan, ordakı kıza kufurler yagdırdıgım film.
jessica alba gibi bir mahluka bir türlü ısınamama nedeni olan, empatilerle beni benden almış güzel bir film...
spiders adlı şarkıda serj tankian'ın harika söylediği söz.
sonunda ters köşeye yatıran filmlerden.
ana gibi yar olmaz sözünü bizlere hatırlatan güzel bir film. ayrıca korkudan bir daha ameliyat falan olabileceğimi sanmıyorum.
Garip anam, çilekeş anam, vefakar anam gibi kelimeleri ard arda söylettirebilecek; şayet ameliyata girilecekse anasteziste '' usta sen bana iki doz yapta sağlam olsun,sonra sakata gelmeyelim,arada kalmayalım bak ilk gelir senin ümüğünü sıkarım '' dedirttirebilecek; Bide aşkın sevginin para karşısındaki güçsüzlüğünü ölçebildiğimiz süper bir film izlenmeye değer...
konusu harika olan bir film, herkesin elini kolunu sallaya sallaya ameliyathaneye giremediği film, jessica alba ablamız o hastanede hemşire olduğu için rahat rahat girip çıkabilmektedir.
hayden christenseni keşfetmemi sağlamış filmdir ayrıca.
hayden christenseni keşfetmemi sağlamış filmdir ayrıca.
sevgiliyle gidilmesi tavsiye edilesi filmdir, zira korku filmi gibi olup en çekingen kız bile kolunuza sarılmaktadır.
(bkz: finally awake)
ameliyat arifesi izlenmemesi gereken film. ameliyat olacak kişi için oldukça moral bozucu olup, ya anestezik farkındalık olursam düşüncesi bile ameliyattan vazgeçme sebebi olabilir. böylece hastaların lokal anestezi isteklerini de artırabilir.
izlerken insanın çenesini bir karış düşüren ve muhtemelen hastanelere bir süre ayak basamamaya sebep verecek tarçın tadında bir film..
Joby Harold'ın hem yazmış hem yönetmiş ve sinemadan soğumaya başlamış benim gönlümde taht kurmuş bir film.orjinal bir fikirden ortaya çıkmış.filmin yarısına gelinceye kadar aşk, meşk derken geçiyo ama sonrası biraz sancılı geçmek bilmiyo.diri diri kalbi değişen o yakışıklı adama bir arkadaşı atıyo kazığı, bir karısı.derken işler yoluna girmeye başlıyo. burda 'ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar' diyorsunuz.'kalk şu masadan da suratlarına tükür' diyorsunuz, ama ekran kararıyo ve film bitiyo...
stephen king'in autopsy room four öyküsü ve alfred hitchcock presents'in breakdown bölümüne benzeyen konusu senaristlerce bugüne kadar pek kurcalanmamış, cılkı çıkarılmamış anestezik farkındalık üzerine olan ama beklentileri karşılamayan bir film. içinde barındırdığı soru işaretleri ve nedense ince ince işlenen konunun birden yangından mal kaçırırcasına sonlandırılıp muallakta bırakılması filmin negatif yönü. bu filmden hemen önce scorsese'nin uzunlukta dünya standartlarının üzerinde replikleriyle sabır taşını bile çatlatabilecek raging bull'unu yerimden kalkmadan iki saat izlemiş olmam mı öyle hissettirdi bilmem film resmen kısa kesilmiş gibi, ne zaman başladı nasıl bitti anlamıyorsunuz bile * . awake'i izlemeden önce sinema dergisinde filmin künyesine baktığımda yönetmen joby harold'ın clayton rolü için başta jared leto'yu düşündüğünü okuduğumda oluşan keşke jared olsaydı da şimdi elemanı bi izleseydik düşüncem filmin sonunda ise iyi ki hayden cristensen oynamış da jared'e yazık olmamışa dönüştü.
ayrıca belirtmekte de fayda var jessica alba ve hayden cristensen bu filmdeki rolleriyle en kötü çift olarak razzie ödülüne aday.
ayrıca belirtmekte de fayda var jessica alba ve hayden cristensen bu filmdeki rolleriyle en kötü çift olarak razzie ödülüne aday.
anestezi farkındalığı diye bir şeyin varlığını öğreten ve allah göstermesin dedirten güzel film.
--spoiler--
özellikle göğüs kafesinin yarılıp da clayton ın anestezinin etkisini göstermemesi sebebiyle yaşadığı acıyı hissediyor insan. tekrar tekrar allah muhafaza diyor. araya hemen bir anı sıkıştırayım: geçenlerde 20 yaş dişim çekilirken diş etime yapılan lokal anestezinin de bir an yetersiz kaldığını hissetmiştim. dişçi abla ağzımda kazı çalışmaları yaparken beynime işleyen çatır çutur sesler sonrası "allahım anestezi var, şu an hissetmiyorum, hissetmiyorum" diye kişisel telkinlerle olayı kotarmıştım. komik olan şu ki o an bir acı hissetmedim.
filme dönecek olursak dönen entrikalar bir yana sırf o yarma anındaki empati bile adamı izlerken feci dürtüyor. daha özenle çok daha iyi bir film çıkarabilirlerdi kuşkusuz ama orijinal bir fikirden yola çıkan ve ortaya izlemesi keyif veren ve sonralara doğru " ohaaaaa, hobaaaa" ..nidalarıyla süsleyeceğiniz iyi bir film olmuş.
--spoiler--
--spoiler--
özellikle göğüs kafesinin yarılıp da clayton ın anestezinin etkisini göstermemesi sebebiyle yaşadığı acıyı hissediyor insan. tekrar tekrar allah muhafaza diyor. araya hemen bir anı sıkıştırayım: geçenlerde 20 yaş dişim çekilirken diş etime yapılan lokal anestezinin de bir an yetersiz kaldığını hissetmiştim. dişçi abla ağzımda kazı çalışmaları yaparken beynime işleyen çatır çutur sesler sonrası "allahım anestezi var, şu an hissetmiyorum, hissetmiyorum" diye kişisel telkinlerle olayı kotarmıştım. komik olan şu ki o an bir acı hissetmedim.
filme dönecek olursak dönen entrikalar bir yana sırf o yarma anındaki empati bile adamı izlerken feci dürtüyor. daha özenle çok daha iyi bir film çıkarabilirlerdi kuşkusuz ama orijinal bir fikirden yola çıkan ve ortaya izlemesi keyif veren ve sonralara doğru " ohaaaaa, hobaaaa" ..nidalarıyla süsleyeceğiniz iyi bir film olmuş.
--spoiler--
yakın zamanda ameliyata girecek hastaların izlemesi sakıncalı bulunan film.
sonu biraz havada kalan, olacaklar tahmin edilebilen ama yinede nasıl oluyosa etkileyen bir film.
godsmack şarkıdır. bir de akustik versiyonu vardır ki aman aman!
Süresi nedeniyle istemeye istemeye gittiğim fakat sonrasında izlediğime çok memnun olduğum, dvdsi mutlaka rafımda yerini alacak olan film. Böylesine ilginç bir durumdan (anestezi farkındalığı) bir film çıkartılabilmesi zaten başlı başına orijinal bir durum. Filmin başında merak ediyordum, e tamam işte ameliyata giriyor ama herşeyi hissediyor, bütün film hissettiklerini mi göreceğiz demiştim, ama ikinci yarısında film öyle bir hal alıyor ki, neyse devam etmeyelim, spoiler olmasın. Yalnız insanları sağlığından edebilecek bir film çünkü izledikten sonra salondan kimse beni ameliyat masasına yatıramaz beni diyerek çıkan insan sayısı, ki ben de dahil, kesinlikle bir elin parmaklarının sayısından fazla idi.
Bursada bu hafta için izlenebilecek 2-3 filmden bir tanesi, itina ile tavsiye ediyorum.
Bursada bu hafta için izlenebilecek 2-3 filmden bir tanesi, itina ile tavsiye ediyorum.
süprizlerle dolu filmdir. bünyede çok aşırı bir şaşkınlık yaratmasada yine de beklenmedik şeyler olmaktadır.sonu söylenip içine edebilecek filmler arasında yerini almıştır.
21 mart tarihinde ülkemizde vizyona giren filmlerden birinin ismi. filmin konusu şöyle;
Görünürde, Clayton Beresford, Jr'ın (Hayden Christensen) hayatı dört dörtlüktür. Ona tapan bir annesi (Lena Olin), Samantha Lockwood (Jessica Alba) adında harika bir nişanlısı, başarılı bir kariyeri ve hekesin hayallerini süsleyecek kadar büyük bir servete sahiptir. Buna rağmen, Clay'in hayatı mükemmel değildir: Sam ile olan ilişkisini gizli tutuyordur çünkü Sam, kimi zaman küstah da olabilen annesi Lilith'in yanında çalışıyordur. Bunun da ötesinde Clay, kalp rahatsızlığı nedeniyle geçireceği nakil için uygun bir kalp beklemektedir.
Jack Harper (Terrence Howard) ise, Clay'in arkadaşı ve kardiyolojistidir. Clay'in geçirdiği ilk kalp rahatsızlığında ona müdehale eden de Jack'tir. iki genç adamın dostluğu böyle başlamıştır ve Jack, Clay'in özel isteği ile, aynı zamanda kalp naklini gerçekleştirecek olan cerrahtır. Nadir kan grubu nedeniyle uygun kalbin bulunması gecikirken, Clay'in hayattan tek beklentisi vardır: Annesine gerçekleri anlatıp, çok sevdiği nişanlısı Sam'i daha fazla üzmeden onunla evlenebilmek.
film aynı zamanda anestezik farkındalık adı verilen tıbbi bir durumu da konu alıyor.
Görünürde, Clayton Beresford, Jr'ın (Hayden Christensen) hayatı dört dörtlüktür. Ona tapan bir annesi (Lena Olin), Samantha Lockwood (Jessica Alba) adında harika bir nişanlısı, başarılı bir kariyeri ve hekesin hayallerini süsleyecek kadar büyük bir servete sahiptir. Buna rağmen, Clay'in hayatı mükemmel değildir: Sam ile olan ilişkisini gizli tutuyordur çünkü Sam, kimi zaman küstah da olabilen annesi Lilith'in yanında çalışıyordur. Bunun da ötesinde Clay, kalp rahatsızlığı nedeniyle geçireceği nakil için uygun bir kalp beklemektedir.
Jack Harper (Terrence Howard) ise, Clay'in arkadaşı ve kardiyolojistidir. Clay'in geçirdiği ilk kalp rahatsızlığında ona müdehale eden de Jack'tir. iki genç adamın dostluğu böyle başlamıştır ve Jack, Clay'in özel isteği ile, aynı zamanda kalp naklini gerçekleştirecek olan cerrahtır. Nadir kan grubu nedeniyle uygun kalbin bulunması gecikirken, Clay'in hayattan tek beklentisi vardır: Annesine gerçekleri anlatıp, çok sevdiği nişanlısı Sam'i daha fazla üzmeden onunla evlenebilmek.
film aynı zamanda anestezik farkındalık adı verilen tıbbi bir durumu da konu alıyor.
kesinlikle izlenilesi film.
clayton'ın her şeyin farkında olup hiç bir şeye müdahale edememesi insanı inanılmaz strese sokuyor. öyle bir durumda olmamak için dua ediyor insan. sanki ameliyatı biz yaşıyoruz, stresi biz yaşıyoruz.
senaryonun ve oyunculukların güzelliği filmi bu denli gerçekçi kılıyor.
clayton'ın her şeyin farkında olup hiç bir şeye müdahale edememesi insanı inanılmaz strese sokuyor. öyle bir durumda olmamak için dua ediyor insan. sanki ameliyatı biz yaşıyoruz, stresi biz yaşıyoruz.
senaryonun ve oyunculukların güzelliği filmi bu denli gerçekçi kılıyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar