bugün
- her gün 1 litre kola içersek ne olur6
- songül karlı5
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
- iskilipli atıf hoca21
- favlayan yazarın asıl amacı12
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı21
- zenci kadın poposu5
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- sözlükteki kuzucuklarım4
- kablosuz mouse9
- ismail kartal18
- sözlük kürdü55
- yerli marka kullanmak2
- travesti ile para kavgası2
- uzay masalı2
- fb'nin inanılmaz başarısı4
- sürekli çalışmak zorunda olmamız2
- ahmet nazif zorlu8
- tanımadığı kadına tokat atan adam5
- kelebek gibi uçarım ağzını yüzünü skerim3
- kasımda aşk başkadır5
- togg3
- karanlık maddenin kuarklarla izinin sürülmesi2
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
- aktara girip özgürce alışveriş yapmak6
- camfrog sönmez küfürleri2
- aletle yapacagin isi elinle yapma2
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- iş yerinde atletle çalışmak4
- melis işiten2
- herşeyi boşverip arıcak'a yerleşmek5
- millette manyak para var21
- atatürk düşmanı değilim2
- evli bir kadını sikmek4
- otel odasında yalnız kalmak4
- güney kore devlet başkanı lee den türkiye mesajı3
- klamidya3
- sarhoş insanlarla dolu partideki tek ayık kişi5
- kasım indirimleri2
- fon vurgunu3
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi5
- anın görüntüsü31
- tenerife andorra maçında futbolcunun ölmesi2
- 30 liraya satılan tavuk döner15
- herşeyi kusursuz sadece ayağı çirkin olan kız3
- traveler seri oy atınca ay silkecek beni sanmak3
- sevimli kafir3
- boşandığı eşine araba alan adam8
- sözlüğün sapık dolması sorunsalı3
- pazarama com3
Şimdi efendim, her şey aslında gurbetçi olarak tanımladığımız vatandaşlarımızın, 1964' de ilk trenle duisburg' a ayak basmasıyla başladı.
Bu vatandaşlarımız çok uzun yıllar yaban ellerde çalıştılar. Kısa vadeli gittiklerini düşünmüşlerdi, ama ne yazık ki bir zamandan sonra büyük çoğunluğu bu ülkeye yerleşti, vatandaşı oldu. Bir kısmı da, radikal bir karar alarak bir süre sonra geri dönme kararı aldı. Ancak, bu insanların çok büyük bir çoğunluğu çalışma hayatına Almanya' da başladığı için, döndüklerinde türkiye' de bir sağlık güvenceleri yok idi. Zamanla bu durum ciddi sorun halini aldı. Günümüzde ise, Almanya' da yerleşik olan vatandaşlarımız, yine aynı sorunu yaşadılar. Türkiye' ye yılın 3 ayı tatile geliyorlar, ancak hayatlarının büuük çoğunluğu almanya' da geçtiği için, türkiye' de bir sosyal güvenlikleri olmamakta idi. Bu durumun sonucunda alman ve türk hükümmetlerinin vardığı mütabakatla at 11 denilen bu belge ortaya çıktı. Bu belgeye göre, almanya' dan türkiye'ye gelen bir kardeşlerimiz ve türkiye'den almanya' ya uzun bir süre zarfında gidecek vatandaşlarımız her iki ülkede de sanki gittikleri ülkenin vatandaşıymış gibi sigortalanacaklardı.
Günümüzde, bu işin kaymağını yiyen, almanya' da yaşayan gurbetçilerimiz dışında bir grup daha vardır: erasmus öğrencileri. ilaç gibi gelir bu belge, çünkü öteki durumda, nalet alman sosyal güvenlik şirketine ay başı 70' şer lira ödeme yapılması gerekmekte. Bu belge bizi aylık 70, 10 aylık 700 Euro gibi bir meblağ' dan kurtarmakta. Çok güzel değil mi?
Ama ne yazık ki zafere giden yolda çekilen çile kutsaldır. bu belgeyi türkiye'den edinmek her ne kadar bir hayli kolaysa da(kabul belgeniz, okulunuzun sitesinden 1. ve ikinci dönem tarihlerinin yazdığı bir çıktı,okulunuz ab ofisinden sgk' ya götürmeniz için hazırlanan belge ve anne babanıza dolduracağınız beyan taahhütnamesi) almanya' da kabul ettirmesi o kadar kolay değilmiş. elin almanı at-11 mi dinler, adamın ülkesine geliyorsun, sigortaysa sigorta parası neyse vereceksin. Ama napacağız, biz türk insanı olarak yılmayacağız, onlar o belgeyi alana kadar direteceğiz, gerekirse çirkeflik yapacağız. Zaten yapmasını çok iyi bildiğimiz bir durum bu.
Sonuç olarak at-11, bir erasmus' un gözünden, kişiyi aylık yaklaşık 70 avro ödemekten kurtaran bir belgedir, ilaç gibi gelir.
Bu vatandaşlarımız çok uzun yıllar yaban ellerde çalıştılar. Kısa vadeli gittiklerini düşünmüşlerdi, ama ne yazık ki bir zamandan sonra büyük çoğunluğu bu ülkeye yerleşti, vatandaşı oldu. Bir kısmı da, radikal bir karar alarak bir süre sonra geri dönme kararı aldı. Ancak, bu insanların çok büyük bir çoğunluğu çalışma hayatına Almanya' da başladığı için, döndüklerinde türkiye' de bir sağlık güvenceleri yok idi. Zamanla bu durum ciddi sorun halini aldı. Günümüzde ise, Almanya' da yerleşik olan vatandaşlarımız, yine aynı sorunu yaşadılar. Türkiye' ye yılın 3 ayı tatile geliyorlar, ancak hayatlarının büuük çoğunluğu almanya' da geçtiği için, türkiye' de bir sosyal güvenlikleri olmamakta idi. Bu durumun sonucunda alman ve türk hükümmetlerinin vardığı mütabakatla at 11 denilen bu belge ortaya çıktı. Bu belgeye göre, almanya' dan türkiye'ye gelen bir kardeşlerimiz ve türkiye'den almanya' ya uzun bir süre zarfında gidecek vatandaşlarımız her iki ülkede de sanki gittikleri ülkenin vatandaşıymış gibi sigortalanacaklardı.
Günümüzde, bu işin kaymağını yiyen, almanya' da yaşayan gurbetçilerimiz dışında bir grup daha vardır: erasmus öğrencileri. ilaç gibi gelir bu belge, çünkü öteki durumda, nalet alman sosyal güvenlik şirketine ay başı 70' şer lira ödeme yapılması gerekmekte. Bu belge bizi aylık 70, 10 aylık 700 Euro gibi bir meblağ' dan kurtarmakta. Çok güzel değil mi?
Ama ne yazık ki zafere giden yolda çekilen çile kutsaldır. bu belgeyi türkiye'den edinmek her ne kadar bir hayli kolaysa da(kabul belgeniz, okulunuzun sitesinden 1. ve ikinci dönem tarihlerinin yazdığı bir çıktı,okulunuz ab ofisinden sgk' ya götürmeniz için hazırlanan belge ve anne babanıza dolduracağınız beyan taahhütnamesi) almanya' da kabul ettirmesi o kadar kolay değilmiş. elin almanı at-11 mi dinler, adamın ülkesine geliyorsun, sigortaysa sigorta parası neyse vereceksin. Ama napacağız, biz türk insanı olarak yılmayacağız, onlar o belgeyi alana kadar direteceğiz, gerekirse çirkeflik yapacağız. Zaten yapmasını çok iyi bildiğimiz bir durum bu.
Sonuç olarak at-11, bir erasmus' un gözünden, kişiyi aylık yaklaşık 70 avro ödemekten kurtaran bir belgedir, ilaç gibi gelir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar