bugün
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- yağmurcu neden akpli12
- şükürcülük5
- call of duty black ops3
- velvet hanım aşk kadınıdır3
- pazartesi diyete başlamak4
- üniversitelerdeki siber güvenlik programları2
- kızlar naber10
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak12
- seda akman2
- eli olmayanlar nasıl 31 çekiyor4
- gece gece bana bi çakmak lazım diyen kız7
- nervio hanım ile birlikte kahve içmek2
- g3 ile intihar etmek3
- yeni gelin instagramı2
- öğrencilik halleri3
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek13
- komşuya kahveye gitmek8
- çok sıcak olması4
- erdal beşikçioğlu16
- manifest5
- aykolik bey birader2
- asgari ücretle çalışan yazarlar4
- hamama gitmek4
- mürted öldürmek2
- arkadaşlar kahve içiyorum5
- parmak kılları4
- taşaklardan birinin kayıp olması11
- aslan gibi adam3
- tüik'in temmuz enflasyonu6
- en tehlikeli insan tipleri6
- ömer çelik'in ertuğrul özkök'e franco tepkisi4
- nervio hamferdi10
- askeri ücretle evlenebilir mi12
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- çay içen kız13
- bacınızı üniversiteye gönderir miydiniz2
- yar2
- rak2
- 3 ağustos 20263
- mod geldi mod geldi4
- trivagoya bakmadın mı2
- aile hekimi2
- sinem dedetaş10
- smallville'deki konuk oyuncular6
- galatasaray10
- iş ilanı2
- arıların biraz mallaşmış olması4
- ütü13
- yanlış ata oynamak3
Şimdi efendim, her şey aslında gurbetçi olarak tanımladığımız vatandaşlarımızın, 1964' de ilk trenle duisburg' a ayak basmasıyla başladı.
Bu vatandaşlarımız çok uzun yıllar yaban ellerde çalıştılar. Kısa vadeli gittiklerini düşünmüşlerdi, ama ne yazık ki bir zamandan sonra büyük çoğunluğu bu ülkeye yerleşti, vatandaşı oldu. Bir kısmı da, radikal bir karar alarak bir süre sonra geri dönme kararı aldı. Ancak, bu insanların çok büyük bir çoğunluğu çalışma hayatına Almanya' da başladığı için, döndüklerinde türkiye' de bir sağlık güvenceleri yok idi. Zamanla bu durum ciddi sorun halini aldı. Günümüzde ise, Almanya' da yerleşik olan vatandaşlarımız, yine aynı sorunu yaşadılar. Türkiye' ye yılın 3 ayı tatile geliyorlar, ancak hayatlarının büuük çoğunluğu almanya' da geçtiği için, türkiye' de bir sosyal güvenlikleri olmamakta idi. Bu durumun sonucunda alman ve türk hükümmetlerinin vardığı mütabakatla at 11 denilen bu belge ortaya çıktı. Bu belgeye göre, almanya' dan türkiye'ye gelen bir kardeşlerimiz ve türkiye'den almanya' ya uzun bir süre zarfında gidecek vatandaşlarımız her iki ülkede de sanki gittikleri ülkenin vatandaşıymış gibi sigortalanacaklardı.
Günümüzde, bu işin kaymağını yiyen, almanya' da yaşayan gurbetçilerimiz dışında bir grup daha vardır: erasmus öğrencileri. ilaç gibi gelir bu belge, çünkü öteki durumda, nalet alman sosyal güvenlik şirketine ay başı 70' şer lira ödeme yapılması gerekmekte. Bu belge bizi aylık 70, 10 aylık 700 Euro gibi bir meblağ' dan kurtarmakta. Çok güzel değil mi?
Ama ne yazık ki zafere giden yolda çekilen çile kutsaldır. bu belgeyi türkiye'den edinmek her ne kadar bir hayli kolaysa da(kabul belgeniz, okulunuzun sitesinden 1. ve ikinci dönem tarihlerinin yazdığı bir çıktı,okulunuz ab ofisinden sgk' ya götürmeniz için hazırlanan belge ve anne babanıza dolduracağınız beyan taahhütnamesi) almanya' da kabul ettirmesi o kadar kolay değilmiş. elin almanı at-11 mi dinler, adamın ülkesine geliyorsun, sigortaysa sigorta parası neyse vereceksin. Ama napacağız, biz türk insanı olarak yılmayacağız, onlar o belgeyi alana kadar direteceğiz, gerekirse çirkeflik yapacağız. Zaten yapmasını çok iyi bildiğimiz bir durum bu.
Sonuç olarak at-11, bir erasmus' un gözünden, kişiyi aylık yaklaşık 70 avro ödemekten kurtaran bir belgedir, ilaç gibi gelir.
Bu vatandaşlarımız çok uzun yıllar yaban ellerde çalıştılar. Kısa vadeli gittiklerini düşünmüşlerdi, ama ne yazık ki bir zamandan sonra büyük çoğunluğu bu ülkeye yerleşti, vatandaşı oldu. Bir kısmı da, radikal bir karar alarak bir süre sonra geri dönme kararı aldı. Ancak, bu insanların çok büyük bir çoğunluğu çalışma hayatına Almanya' da başladığı için, döndüklerinde türkiye' de bir sağlık güvenceleri yok idi. Zamanla bu durum ciddi sorun halini aldı. Günümüzde ise, Almanya' da yerleşik olan vatandaşlarımız, yine aynı sorunu yaşadılar. Türkiye' ye yılın 3 ayı tatile geliyorlar, ancak hayatlarının büuük çoğunluğu almanya' da geçtiği için, türkiye' de bir sosyal güvenlikleri olmamakta idi. Bu durumun sonucunda alman ve türk hükümmetlerinin vardığı mütabakatla at 11 denilen bu belge ortaya çıktı. Bu belgeye göre, almanya' dan türkiye'ye gelen bir kardeşlerimiz ve türkiye'den almanya' ya uzun bir süre zarfında gidecek vatandaşlarımız her iki ülkede de sanki gittikleri ülkenin vatandaşıymış gibi sigortalanacaklardı.
Günümüzde, bu işin kaymağını yiyen, almanya' da yaşayan gurbetçilerimiz dışında bir grup daha vardır: erasmus öğrencileri. ilaç gibi gelir bu belge, çünkü öteki durumda, nalet alman sosyal güvenlik şirketine ay başı 70' şer lira ödeme yapılması gerekmekte. Bu belge bizi aylık 70, 10 aylık 700 Euro gibi bir meblağ' dan kurtarmakta. Çok güzel değil mi?
Ama ne yazık ki zafere giden yolda çekilen çile kutsaldır. bu belgeyi türkiye'den edinmek her ne kadar bir hayli kolaysa da(kabul belgeniz, okulunuzun sitesinden 1. ve ikinci dönem tarihlerinin yazdığı bir çıktı,okulunuz ab ofisinden sgk' ya götürmeniz için hazırlanan belge ve anne babanıza dolduracağınız beyan taahhütnamesi) almanya' da kabul ettirmesi o kadar kolay değilmiş. elin almanı at-11 mi dinler, adamın ülkesine geliyorsun, sigortaysa sigorta parası neyse vereceksin. Ama napacağız, biz türk insanı olarak yılmayacağız, onlar o belgeyi alana kadar direteceğiz, gerekirse çirkeflik yapacağız. Zaten yapmasını çok iyi bildiğimiz bir durum bu.
Sonuç olarak at-11, bir erasmus' un gözünden, kişiyi aylık yaklaşık 70 avro ödemekten kurtaran bir belgedir, ilaç gibi gelir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar