bugün
- hep kendini suçlamak10
- kılıçdarı destekleyen sanatçılar7
- lgs de 5 yanlış yapan kızı annesinin zorbalaması4
- yapay zeka ile kod yazmanın getirdiği tembellik2
- çocuğa yabancı isimler vermek2
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek22
- son 20 yılın en gıcık lafı13
- havalar da ısındı9
- 10 yıl sonraki haline bir mesaj bırak6
- sözlük içi etkileşimin düşük olması2
- ergenlikten kişilik analizi2
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı10
- sigarayı tersten yakmak4
- güne bir şarkı bırak6
- yalnız yaşamak12
- eyüpsultan'da cookie dağıtan kız2
- araplaşmış türkler3
- adolf hitler'in 6 milyon yahudi öldürdüğü yalanı4
- kıyametin yaklaşıyor olduğu gerçeği6
- merhaba arkadaşlar ben geldim2
- hazır mantı5
- güne bir söz bırak2
- baygın koku2
- türkçe ezana kuduran türk3
- çelenk2
- götü büyük kadın3
- true'ya arkadan sahip olmak16
- dandik üniversite mezunlarının ortak özellikleri4
- paşa gönlüm bilir2
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı13
- yanlız o hareketi yalnış yapıyorsun4
- sadece bayan entrylerini okumak5
- ona bir şey söyle17
- maaşla çalışıp ben alfayım diyen erkek2
- çekyat kanepe kaplatma4
- 16 haziran 2026 iran yeni zelanda maçı10
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- pizzanın kenarını yememek4
- şeytan2
- vazgeçmek3
- uysaljakoben11
- bir avukatın suçlu olduğu bilinen kişiyi savunması3
- bir limon yarım dolar avrupadan pahalı4
- hangi manifest kızısın8
- superman rolünü oynayan kişiler2
- iyi bakalım3
- wp hesabını silmek2
- herşeyi boş verip pastör olmak3
- kız arkadaşının her bokuna karışan erkek2
Şimdi efendim, her şey aslında gurbetçi olarak tanımladığımız vatandaşlarımızın, 1964' de ilk trenle duisburg' a ayak basmasıyla başladı.
Bu vatandaşlarımız çok uzun yıllar yaban ellerde çalıştılar. Kısa vadeli gittiklerini düşünmüşlerdi, ama ne yazık ki bir zamandan sonra büyük çoğunluğu bu ülkeye yerleşti, vatandaşı oldu. Bir kısmı da, radikal bir karar alarak bir süre sonra geri dönme kararı aldı. Ancak, bu insanların çok büyük bir çoğunluğu çalışma hayatına Almanya' da başladığı için, döndüklerinde türkiye' de bir sağlık güvenceleri yok idi. Zamanla bu durum ciddi sorun halini aldı. Günümüzde ise, Almanya' da yerleşik olan vatandaşlarımız, yine aynı sorunu yaşadılar. Türkiye' ye yılın 3 ayı tatile geliyorlar, ancak hayatlarının büuük çoğunluğu almanya' da geçtiği için, türkiye' de bir sosyal güvenlikleri olmamakta idi. Bu durumun sonucunda alman ve türk hükümmetlerinin vardığı mütabakatla at 11 denilen bu belge ortaya çıktı. Bu belgeye göre, almanya' dan türkiye'ye gelen bir kardeşlerimiz ve türkiye'den almanya' ya uzun bir süre zarfında gidecek vatandaşlarımız her iki ülkede de sanki gittikleri ülkenin vatandaşıymış gibi sigortalanacaklardı.
Günümüzde, bu işin kaymağını yiyen, almanya' da yaşayan gurbetçilerimiz dışında bir grup daha vardır: erasmus öğrencileri. ilaç gibi gelir bu belge, çünkü öteki durumda, nalet alman sosyal güvenlik şirketine ay başı 70' şer lira ödeme yapılması gerekmekte. Bu belge bizi aylık 70, 10 aylık 700 Euro gibi bir meblağ' dan kurtarmakta. Çok güzel değil mi?
Ama ne yazık ki zafere giden yolda çekilen çile kutsaldır. bu belgeyi türkiye'den edinmek her ne kadar bir hayli kolaysa da(kabul belgeniz, okulunuzun sitesinden 1. ve ikinci dönem tarihlerinin yazdığı bir çıktı,okulunuz ab ofisinden sgk' ya götürmeniz için hazırlanan belge ve anne babanıza dolduracağınız beyan taahhütnamesi) almanya' da kabul ettirmesi o kadar kolay değilmiş. elin almanı at-11 mi dinler, adamın ülkesine geliyorsun, sigortaysa sigorta parası neyse vereceksin. Ama napacağız, biz türk insanı olarak yılmayacağız, onlar o belgeyi alana kadar direteceğiz, gerekirse çirkeflik yapacağız. Zaten yapmasını çok iyi bildiğimiz bir durum bu.
Sonuç olarak at-11, bir erasmus' un gözünden, kişiyi aylık yaklaşık 70 avro ödemekten kurtaran bir belgedir, ilaç gibi gelir.
Bu vatandaşlarımız çok uzun yıllar yaban ellerde çalıştılar. Kısa vadeli gittiklerini düşünmüşlerdi, ama ne yazık ki bir zamandan sonra büyük çoğunluğu bu ülkeye yerleşti, vatandaşı oldu. Bir kısmı da, radikal bir karar alarak bir süre sonra geri dönme kararı aldı. Ancak, bu insanların çok büyük bir çoğunluğu çalışma hayatına Almanya' da başladığı için, döndüklerinde türkiye' de bir sağlık güvenceleri yok idi. Zamanla bu durum ciddi sorun halini aldı. Günümüzde ise, Almanya' da yerleşik olan vatandaşlarımız, yine aynı sorunu yaşadılar. Türkiye' ye yılın 3 ayı tatile geliyorlar, ancak hayatlarının büuük çoğunluğu almanya' da geçtiği için, türkiye' de bir sosyal güvenlikleri olmamakta idi. Bu durumun sonucunda alman ve türk hükümmetlerinin vardığı mütabakatla at 11 denilen bu belge ortaya çıktı. Bu belgeye göre, almanya' dan türkiye'ye gelen bir kardeşlerimiz ve türkiye'den almanya' ya uzun bir süre zarfında gidecek vatandaşlarımız her iki ülkede de sanki gittikleri ülkenin vatandaşıymış gibi sigortalanacaklardı.
Günümüzde, bu işin kaymağını yiyen, almanya' da yaşayan gurbetçilerimiz dışında bir grup daha vardır: erasmus öğrencileri. ilaç gibi gelir bu belge, çünkü öteki durumda, nalet alman sosyal güvenlik şirketine ay başı 70' şer lira ödeme yapılması gerekmekte. Bu belge bizi aylık 70, 10 aylık 700 Euro gibi bir meblağ' dan kurtarmakta. Çok güzel değil mi?
Ama ne yazık ki zafere giden yolda çekilen çile kutsaldır. bu belgeyi türkiye'den edinmek her ne kadar bir hayli kolaysa da(kabul belgeniz, okulunuzun sitesinden 1. ve ikinci dönem tarihlerinin yazdığı bir çıktı,okulunuz ab ofisinden sgk' ya götürmeniz için hazırlanan belge ve anne babanıza dolduracağınız beyan taahhütnamesi) almanya' da kabul ettirmesi o kadar kolay değilmiş. elin almanı at-11 mi dinler, adamın ülkesine geliyorsun, sigortaysa sigorta parası neyse vereceksin. Ama napacağız, biz türk insanı olarak yılmayacağız, onlar o belgeyi alana kadar direteceğiz, gerekirse çirkeflik yapacağız. Zaten yapmasını çok iyi bildiğimiz bir durum bu.
Sonuç olarak at-11, bir erasmus' un gözünden, kişiyi aylık yaklaşık 70 avro ödemekten kurtaran bir belgedir, ilaç gibi gelir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar