bugün
- limonlu dondurma8
- kürtçe zorunlu ders olmalıdır14
- alfa erkek5
- yunanlıların neşet ertaş'ı çalması4
- kelebeklerin bir boka yaramaması8
- kızlar bir rezillik çıkarmayacaksa gidiyorum3
- kadınlar mı daha zeki erkekler mi sorunu6
- baden württemberg3
- sokakta dayak yiyen kadına yardım etmek9
- erkek yazara özel mesaj atan erkek yazar3
- makyaj yapan kadın çirkindir3
- en gey özelliğiniz8
- gece havlayan köpek3
- osmanlıca sözcükler5
- tatilbudur tercih etmeyin3
- ağaçtan meyve koparıp yemek2
- charlotte sullivan2
- herkes kendi başlık açıp kendi konuşuyor4
- artı oy alamayınca üzülen yazar modeli3
- bavyera2
- sivrisineklerin şerefsiz olması4
- depresyonun en kötü hali5
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- sözlük erkeklerinin kıskanç ve kompleksli olması3
- aslan2
- daniel günther2
- türk insanın artık hiçbir şeye tepki vermemesi2
- nasreddinhoca2
- birader beyler bay beylerdir2
- odadaki en zeki kişi olmak2
- hayal kurmak2
- bu koyden olsam ne olacak5
- sözlük kızlarına çok kırgın olmak3
- aleyna tilki nin ayakları3
- yağmurcu neden akpli13
- sözlükteki yapay zekaya pandik atmak4
- tantuni6
- türkiye de siyaset2
- yazarların en son bitirdiği kitap7
- kitap kelimesinin arapça çekimleri2
- laiklik elden gidiyah2
- tai lung8
- kabusname2
- lahmacunu çatal bıçakla yemek3
- ioçk'nın mutfağı6
- sözlük içi güzel renkler4
- kadınların bir şeyleri abartması2
- yakışıklı seri katil3
- en güzel bisküvinin probis olması3
- kedi kumu4
Şimdi efendim, her şey aslında gurbetçi olarak tanımladığımız vatandaşlarımızın, 1964' de ilk trenle duisburg' a ayak basmasıyla başladı.
Bu vatandaşlarımız çok uzun yıllar yaban ellerde çalıştılar. Kısa vadeli gittiklerini düşünmüşlerdi, ama ne yazık ki bir zamandan sonra büyük çoğunluğu bu ülkeye yerleşti, vatandaşı oldu. Bir kısmı da, radikal bir karar alarak bir süre sonra geri dönme kararı aldı. Ancak, bu insanların çok büyük bir çoğunluğu çalışma hayatına Almanya' da başladığı için, döndüklerinde türkiye' de bir sağlık güvenceleri yok idi. Zamanla bu durum ciddi sorun halini aldı. Günümüzde ise, Almanya' da yerleşik olan vatandaşlarımız, yine aynı sorunu yaşadılar. Türkiye' ye yılın 3 ayı tatile geliyorlar, ancak hayatlarının büuük çoğunluğu almanya' da geçtiği için, türkiye' de bir sosyal güvenlikleri olmamakta idi. Bu durumun sonucunda alman ve türk hükümmetlerinin vardığı mütabakatla at 11 denilen bu belge ortaya çıktı. Bu belgeye göre, almanya' dan türkiye'ye gelen bir kardeşlerimiz ve türkiye'den almanya' ya uzun bir süre zarfında gidecek vatandaşlarımız her iki ülkede de sanki gittikleri ülkenin vatandaşıymış gibi sigortalanacaklardı.
Günümüzde, bu işin kaymağını yiyen, almanya' da yaşayan gurbetçilerimiz dışında bir grup daha vardır: erasmus öğrencileri. ilaç gibi gelir bu belge, çünkü öteki durumda, nalet alman sosyal güvenlik şirketine ay başı 70' şer lira ödeme yapılması gerekmekte. Bu belge bizi aylık 70, 10 aylık 700 Euro gibi bir meblağ' dan kurtarmakta. Çok güzel değil mi?
Ama ne yazık ki zafere giden yolda çekilen çile kutsaldır. bu belgeyi türkiye'den edinmek her ne kadar bir hayli kolaysa da(kabul belgeniz, okulunuzun sitesinden 1. ve ikinci dönem tarihlerinin yazdığı bir çıktı,okulunuz ab ofisinden sgk' ya götürmeniz için hazırlanan belge ve anne babanıza dolduracağınız beyan taahhütnamesi) almanya' da kabul ettirmesi o kadar kolay değilmiş. elin almanı at-11 mi dinler, adamın ülkesine geliyorsun, sigortaysa sigorta parası neyse vereceksin. Ama napacağız, biz türk insanı olarak yılmayacağız, onlar o belgeyi alana kadar direteceğiz, gerekirse çirkeflik yapacağız. Zaten yapmasını çok iyi bildiğimiz bir durum bu.
Sonuç olarak at-11, bir erasmus' un gözünden, kişiyi aylık yaklaşık 70 avro ödemekten kurtaran bir belgedir, ilaç gibi gelir.
Bu vatandaşlarımız çok uzun yıllar yaban ellerde çalıştılar. Kısa vadeli gittiklerini düşünmüşlerdi, ama ne yazık ki bir zamandan sonra büyük çoğunluğu bu ülkeye yerleşti, vatandaşı oldu. Bir kısmı da, radikal bir karar alarak bir süre sonra geri dönme kararı aldı. Ancak, bu insanların çok büyük bir çoğunluğu çalışma hayatına Almanya' da başladığı için, döndüklerinde türkiye' de bir sağlık güvenceleri yok idi. Zamanla bu durum ciddi sorun halini aldı. Günümüzde ise, Almanya' da yerleşik olan vatandaşlarımız, yine aynı sorunu yaşadılar. Türkiye' ye yılın 3 ayı tatile geliyorlar, ancak hayatlarının büuük çoğunluğu almanya' da geçtiği için, türkiye' de bir sosyal güvenlikleri olmamakta idi. Bu durumun sonucunda alman ve türk hükümmetlerinin vardığı mütabakatla at 11 denilen bu belge ortaya çıktı. Bu belgeye göre, almanya' dan türkiye'ye gelen bir kardeşlerimiz ve türkiye'den almanya' ya uzun bir süre zarfında gidecek vatandaşlarımız her iki ülkede de sanki gittikleri ülkenin vatandaşıymış gibi sigortalanacaklardı.
Günümüzde, bu işin kaymağını yiyen, almanya' da yaşayan gurbetçilerimiz dışında bir grup daha vardır: erasmus öğrencileri. ilaç gibi gelir bu belge, çünkü öteki durumda, nalet alman sosyal güvenlik şirketine ay başı 70' şer lira ödeme yapılması gerekmekte. Bu belge bizi aylık 70, 10 aylık 700 Euro gibi bir meblağ' dan kurtarmakta. Çok güzel değil mi?
Ama ne yazık ki zafere giden yolda çekilen çile kutsaldır. bu belgeyi türkiye'den edinmek her ne kadar bir hayli kolaysa da(kabul belgeniz, okulunuzun sitesinden 1. ve ikinci dönem tarihlerinin yazdığı bir çıktı,okulunuz ab ofisinden sgk' ya götürmeniz için hazırlanan belge ve anne babanıza dolduracağınız beyan taahhütnamesi) almanya' da kabul ettirmesi o kadar kolay değilmiş. elin almanı at-11 mi dinler, adamın ülkesine geliyorsun, sigortaysa sigorta parası neyse vereceksin. Ama napacağız, biz türk insanı olarak yılmayacağız, onlar o belgeyi alana kadar direteceğiz, gerekirse çirkeflik yapacağız. Zaten yapmasını çok iyi bildiğimiz bir durum bu.
Sonuç olarak at-11, bir erasmus' un gözünden, kişiyi aylık yaklaşık 70 avro ödemekten kurtaran bir belgedir, ilaç gibi gelir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar