bugün
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- aleksey batrakov23
- nükleer bomba7
- kırıkkaleli olmak istemek8
- 393
- queen ravennanın aşırı güzel olması15
- tanımadığı kadına tokat atan adam17
- hayırlı ramazanlar uludağ sözlük3
- almanyada doğanlar alman vatandaşı mı6
- durkheimın intihar teorisi7
- damla sakızlı muhallebi4
- canın edirne ciğeri tavası çekmesi5
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı25
- emre belözoğlu6
- yagmurcu çık açıkla10
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- dedenize sahip çıkar mısınız6
- öylesine bir şeyler yaz5
- onca puan alıp memur olunca 12 saat çalışmak2
- iskilipli atıf hoca20
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir8
- değişik meslekler4
- sözlükteki galatasaraylı yazarlar4
- kablosuz mouse13
- arap götü9
- sözlük kürdü55
- sözlük dedeleri6
- mazot 3 euro olabilirmiş4
- okan buruk4
- arda güler'in ankara'da doğması3
- muslettin amca4
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- atatürk düşmanı5
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır6
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar3
- favlayan yazarın asıl amacı12
- melis babadağ'ın ayakları3
- kale3112 tarzı entry girmek8
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- yazarların akşama dair planları7
- seni içinin demir parmaklıklarından azat edeceğim3
- the elder scrolls vi3
- cevheri güven4
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- doların 50 tl olması7
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- chpkk akpkk mhpkk2
- millette manyak para var21
- 3 kasım 2026 villarreal psg maçı2
- yuzırların oyuncakları2
orhan veli'nin biyografisi *
Birincisi o incecik, o dal gibi kız,
Şimdi galiba bir tüccar karısı.
Ne kadar şişmanlamıştır kim bilir.
Ama yine de görmeyi çok isterim,
Kolay mı? ilk göz ağrısı.
ikincisi Münevver Abla, benden büyük
Yazıp yazıp bahçesine attığım mektupları
Gülmekten katılırdı, okudukça.
Bense bugünmüş gibi utanırım
O mektupları hatırladıkça.
........... çıkar
........... dururduk mahallede
...................... halde
......... yan yana yazılırdı duvarlara
................ yangın yerlerinde.
Dördüncüsü azgın bir kadın,
Açık saçık şeyler anlatırdı bana.
Bir gün de önümde soyunuverdi
Yıllar geçti aradan, unutamadım,
Kaç defa rüyama girdi.
Beşinciyi geçip altıncıya geldim.
Onun adı da Nurinnisa.
Ah güzelim
Ah esmerim
Ah
Canımın içi Nurinnisa.
Yedincisi, Aliye, kibar bir kadın.
Ama ben pek varamadım tadına.
Bütün kibar kadınlar gibi
Küpe fiyatına, kürk fiyatına.
Sekizinci de o bokun soyu.
Elin karısında namus ara,
Kendinde arandı mı küplere bin.
Üstelik .......
Yalanın düzenin bini bir para.
Ayten'di dokuzuncunun adı.
iş başında şunun bunun esiri,
Ama bardan çıktı mı,
Kiminle isterse onunla yatar.
Onuncusu akıllı çıktı
.... gitti .........
Ama haksız da değildi hani.
Sevişmek zenginlerin harcıymış
işsizlerin harcıymış.
iki gönül bir olunca
Samanlik seyranmış ama,
iki çıplak da, olsa olsa,
Bir hamama yakışırmış.
işine bağlı bir kadındı on birinci,
Hoş, olmasın da ne yapsın,
Bir zalimin yanında gündelikçi.
......leksandra
Geceleri odama gelir,
Sabahlara kadar kalır.
Konyak içer sarhoş olur,
Sabahı da işbaşı yapardı şafakla.
Gelelim sonuncuya.
Hiçbirine bağlanmadım
Ona bağlandığım kadar.
Sade kadın değil, insan.
Ne kibarlık budalası,
Ne malda mülkte gözü var.
Hür olsak der,
Eşit olsak der.
insanları sevmesini bilir
Yaşamayı sevdiği kadar.
Birincisi o incecik, o dal gibi kız,
Şimdi galiba bir tüccar karısı.
Ne kadar şişmanlamıştır kim bilir.
Ama yine de görmeyi çok isterim,
Kolay mı? ilk göz ağrısı.
ikincisi Münevver Abla, benden büyük
Yazıp yazıp bahçesine attığım mektupları
Gülmekten katılırdı, okudukça.
Bense bugünmüş gibi utanırım
O mektupları hatırladıkça.
........... çıkar
........... dururduk mahallede
...................... halde
......... yan yana yazılırdı duvarlara
................ yangın yerlerinde.
Dördüncüsü azgın bir kadın,
Açık saçık şeyler anlatırdı bana.
Bir gün de önümde soyunuverdi
Yıllar geçti aradan, unutamadım,
Kaç defa rüyama girdi.
Beşinciyi geçip altıncıya geldim.
Onun adı da Nurinnisa.
Ah güzelim
Ah esmerim
Ah
Canımın içi Nurinnisa.
Yedincisi, Aliye, kibar bir kadın.
Ama ben pek varamadım tadına.
Bütün kibar kadınlar gibi
Küpe fiyatına, kürk fiyatına.
Sekizinci de o bokun soyu.
Elin karısında namus ara,
Kendinde arandı mı küplere bin.
Üstelik .......
Yalanın düzenin bini bir para.
Ayten'di dokuzuncunun adı.
iş başında şunun bunun esiri,
Ama bardan çıktı mı,
Kiminle isterse onunla yatar.
Onuncusu akıllı çıktı
.... gitti .........
Ama haksız da değildi hani.
Sevişmek zenginlerin harcıymış
işsizlerin harcıymış.
iki gönül bir olunca
Samanlik seyranmış ama,
iki çıplak da, olsa olsa,
Bir hamama yakışırmış.
işine bağlı bir kadındı on birinci,
Hoş, olmasın da ne yapsın,
Bir zalimin yanında gündelikçi.
......leksandra
Geceleri odama gelir,
Sabahlara kadar kalır.
Konyak içer sarhoş olur,
Sabahı da işbaşı yapardı şafakla.
Gelelim sonuncuya.
Hiçbirine bağlanmadım
Ona bağlandığım kadar.
Sade kadın değil, insan.
Ne kibarlık budalası,
Ne malda mülkte gözü var.
Hür olsak der,
Eşit olsak der.
insanları sevmesini bilir
Yaşamayı sevdiği kadar.
Bir orhan veli şiiri. şairin ölümünden sonra, diş fırçasına sarılı bir kağıtta bulunmuştur. fakat bazı bölümleri okunamamıştır. şairin şiirlerini yayımlayan yky'nin "orhan veli - bütün şiirleri" kitabında şu şekilde yer almaktadır:
aşk resmigeçidi
Birincisi o incecik, o dal gibi kız.
Şimdi galiba bir tüccar karısı.
Ne kadar şişmanlamıştır kimbilir.
Ama yine de görmeyi çok isterim,
Kolay mı? ilk gözağrısı.
.....................................çıkar
........................dururduk mahallede
.....................................halde
....adlarımız yan yana yazılırdı duvarlara
.........................yangın yerlerinde.
Üçüncüsü Münevver Abla, benden büyük
Yazıp yazıp bahçesine attığım mektupları
Gülmekten katılırdı, okudukça.
Bense bugünmüş gibi utanırım
O mektupları hatırladıkça.
Dördüncüsü azgın bir kadın,
Açık saçık şeyler anlatırdı bana.
Bir gün de önümde soyunuverdi
Yıllar geçti aradan, unutamadım,
Kaç defa rüyama girdi.
Beşinciyi geçip altıncıya geldim
Onun adı da Nurünnisa.
Ah güzelim
Ah esmerim
Ah
Canımın içi Nurünnisa.
Yedincisi Aliye, kibar bir kadın
Ama ben pek varamadım tadına
Bütün kibar kadınlar gibi,
Küpe fiyatına, kürk fiyatına.
Sekizinci de o bokun soyu:
Sen elin karısında namus ara,
Kendinde arandı mı, küplere bin.
Üstelik kendinde de
Yalanın düzenin bini bir para.
Ayten'di dokuzuncunun adı,
Barlarda göbek atar
iş başında şunun bunun esiri,
Ama bardan çıktı mı,
Kiminle isterse onunla yatar.
Onuncusu akıllı çıktı
Bıraktı gitti beni1
Ama haksız da değildi hani,
Sevişmek zenginlerin harcıymış
işsizlerin harcıymış.
iki gönül bir olunca
Samanlık seyranmış ama,
iki çıplak da olsa olsa;
Bir hamama yakışırmış.
işine bağlı bir kadındı on birinci
Hoş, olmasın da ne yapsın?
Bir zalimin yanında gündelikçi;
Adı Luksandra.
Geceleri odama gelir,
Sabahlara kadar kalır
Konyak içer, sarhoş olur,
Sabahı da, işbaşı yapardı şafakla..
Gelelim sonuncuya.
Ona bağlandığım kadar
Hiçbirine bağlanmadım.
Sade kadın değil, insan.
Ne kibarlık budalası,
Ne malda, mülkte gözü var.
Eşit olsak, der,
Hür olsak, der.
insanları sevmesini de bilir,
Yaşamayı sevdiği kadar.
edit: (#299422) girisi bu şiir ile aynı versiyon değildir. dikkat ederseniz iki şiir arasında farklılıklar vardır.
aşk resmigeçidi
Birincisi o incecik, o dal gibi kız.
Şimdi galiba bir tüccar karısı.
Ne kadar şişmanlamıştır kimbilir.
Ama yine de görmeyi çok isterim,
Kolay mı? ilk gözağrısı.
.....................................çıkar
........................dururduk mahallede
.....................................halde
....adlarımız yan yana yazılırdı duvarlara
.........................yangın yerlerinde.
Üçüncüsü Münevver Abla, benden büyük
Yazıp yazıp bahçesine attığım mektupları
Gülmekten katılırdı, okudukça.
Bense bugünmüş gibi utanırım
O mektupları hatırladıkça.
Dördüncüsü azgın bir kadın,
Açık saçık şeyler anlatırdı bana.
Bir gün de önümde soyunuverdi
Yıllar geçti aradan, unutamadım,
Kaç defa rüyama girdi.
Beşinciyi geçip altıncıya geldim
Onun adı da Nurünnisa.
Ah güzelim
Ah esmerim
Ah
Canımın içi Nurünnisa.
Yedincisi Aliye, kibar bir kadın
Ama ben pek varamadım tadına
Bütün kibar kadınlar gibi,
Küpe fiyatına, kürk fiyatına.
Sekizinci de o bokun soyu:
Sen elin karısında namus ara,
Kendinde arandı mı, küplere bin.
Üstelik kendinde de
Yalanın düzenin bini bir para.
Ayten'di dokuzuncunun adı,
Barlarda göbek atar
iş başında şunun bunun esiri,
Ama bardan çıktı mı,
Kiminle isterse onunla yatar.
Onuncusu akıllı çıktı
Bıraktı gitti beni1
Ama haksız da değildi hani,
Sevişmek zenginlerin harcıymış
işsizlerin harcıymış.
iki gönül bir olunca
Samanlık seyranmış ama,
iki çıplak da olsa olsa;
Bir hamama yakışırmış.
işine bağlı bir kadındı on birinci
Hoş, olmasın da ne yapsın?
Bir zalimin yanında gündelikçi;
Adı Luksandra.
Geceleri odama gelir,
Sabahlara kadar kalır
Konyak içer, sarhoş olur,
Sabahı da, işbaşı yapardı şafakla..
Gelelim sonuncuya.
Ona bağlandığım kadar
Hiçbirine bağlanmadım.
Sade kadın değil, insan.
Ne kibarlık budalası,
Ne malda, mülkte gözü var.
Eşit olsak, der,
Hür olsak, der.
insanları sevmesini de bilir,
Yaşamayı sevdiği kadar.
edit: (#299422) girisi bu şiir ile aynı versiyon değildir. dikkat ederseniz iki şiir arasında farklılıklar vardır.
orhan veli'nin son şiiri. tamamlanmamıştır. müsveddesi ölümünden sonra bir diş fırçasına sarılı bir kağıtta bulunmuştur. 36 yaşında öldü. öldüğü zaman cebinde 28 kuruş vardı...
orhan velinin en güzel şiirlerinden biri. müsvedde halinde bulunmuştur.
Gelelim sonuncuya.
Hiçbirine bağlanmadım
Ona bağlandığım kadar.
Sade kadın değil, insan.
Ne kibarlık budalası,
Ne malda mülkte gözü var.
Hür olsak der,
Eşit olsak der.
insanları sevmesini bilir
Yaşamayı sevdiği kadar
Gelelim sonuncuya.
Hiçbirine bağlanmadım
Ona bağlandığım kadar.
Sade kadın değil, insan.
Ne kibarlık budalası,
Ne malda mülkte gözü var.
Hür olsak der,
Eşit olsak der.
insanları sevmesini bilir
Yaşamayı sevdiği kadar
bir mutlu çelik şiiri:
Birinci aşkından şiir yazdırdı
ikinci peşinden üç ay gezdirdi
Üçüncü bunalttı candan bezdirdi
Dördüncü hangisi,çıkaramadım.
Beşinci zengindi beni kızdırdı
Altıncı yalnızca içti azdırdı
Yedinci paraya pula ezdirdi
Sekizi bir türlü çözememiştim.
Dokuzda gördüğüm, cilveydi nazdı
Onuncu melekti,böylesi azdı
Onbirde sarhoştum, mevsim de yazdı
Onikinci sekizin ablası çıktı.
Onüçte giyinmek en büyük hazdı
Ondördün hayatı meyhane, sazdı
Onbeşe doymadım, ne güzel kızdı
Onaltı evliydi, fahişe çıktı.
Onyedi kalleşti, bilgi sızdırdı
Onsekiz nüfusta bile yazdırdı
Ondokuz her gece içti düzdürdü
Yirminin acısı sonradan çıktı.
Yirmibir darıldı, asla aramaz
Yirmiiki alıştı,bensiz duramaz
Yirmiüç çok açık,bana yaramaz
Yirmidört hayırsız vefasız çıktı
Yirmibeş evlilik diye tutturdu
Yirmialtı kıskançtı, beni bıktırdı
Yirmiyedi "sen ilksin" diye yutturdu
Yirmisekiz en dürüst olanı çıktı
Yirmidokuz habire,siyaset derdi
Otuzsa mankendi, çok az şey yerdi
Otuzbir kovsam da gelip giderdi
Otuzikinci görevde karşıma çıktı.
Otuzüç haklıydı, geri gelmedi
Otuzdört farklıydı, soru sormadı
Otuzbeş kolaydı, beni yormadı
Otuzaltı silahla karşıma çıktı.
Otuzyedi olgun bir sarışın duldu
Otuzsekiz çok şendi, muhabbet boldu
Otuzdokuzda ilk gece olanlar oldu
Kırkıncı çırçıplak karşıma çıktı.
Kırkbirde insanı, doğayı sevdim
Kırkiki dindardı, imana geldim
Kırküçle yattıkça sararıp soldum
Kırkdördün kocası pezevenk çıktı.
Kırkbeşim gülmeye doyamıyordu
Kırkaltı kendini boyamıyordu
Kırkyedi ortama uyamıyordu
Kırksekiz aşkıma hep karşı çıktı.
Kırkdokuz güzelim, beni çok sevdi
Ellinci azgındı, yatakta devdi
Ellibirin hayali, panjurlu evdi
Elliiki Bursa'da karşıma çıktı.
Elliüç sonunda kafayı yedi
Ellidört "ben senle olamam" dedi
Ellibeş durmadan çocuk istedi
Ellialtının babası ağzıma sıçtı.
Elliyedi kibardı,zarifti,şıktı
Ellisekiz yalnızca şeye aşıktı
Ellidokuza göre herkes eşitti
Altmışın heryeri slikon çıktı.
Altmışbir demeye dilim varmıyor
Altmışikiye aklım ermiyor
Altmışüç içmeden asla vermiyor
Altmışdört bebekle karşıma çıktı.
Altmışbeş hostesti, sık sık uçardı
Altmışaltı kızınca evden kaçardı
Altmışyedi başıma hep dert açardı
Altmışsekiz, o yolun yolcusu çıktı.
Altmışdokuz severdi bu numarayı
Yetmişin ablası yaptı arayı
Yetmişbir kanattı eski yarayı
Yetmişiki doktordu hemşire çıktı.
Yetmişüç öğretmen müsvettesiydi
Yetmişdördün en güzel şeyi, sesiydi
Yetmişbeş kimbilir neyin nesiydi
Yetmişaltı Allahsız kitapsız çıktı.
Yetmişyedi eski bir sabıkalıydı
Yetmişsekiz tam bir Avrupalıydı
Yetmişdokuzun bildiği, kahve falıydı
Seksene dostlarım hep karşı çıktı
Seksenbir gerçekten güzel gözlüydü
Sekseniki züppe bir gençle sözlüydü
Seksenüç izmirli, iki yüzlüydü
Seksendört hastalık hastası çıktı.
Seksenbeş pavyona düştü sonunda
Seksenaltı esrarı gizler donunda
Seksenyedinin dövme var iki kolunda
Seksensekiz hafiften karışık çıktı
Seksendokuz kazayla kendini vurdu
Doksan hiç durmadan kitap okurdu
Doksanbir, tam üç ay benle oturdu
Doksaniki medyumdu, yalancı çıktı.
Doksanüç ünlüdür herkes tanıyor
Doksandört kendini bir bok sanıyor
Doksanbeş ateşli, sanki yanıyor
Doksanaltı türbanla karşıma çıktı.
Doksanyedi ikizdi, karışıyordu
Doksansekiz herkesle yarışıyordu
Doksandokuz dövüşüp barışıyordu
Yüz numara en boktan olanı çıktı.
Yüzbirin anası kendinden gençti
Yüziki,makyajsız müthiş iğrençti
Yüzüçse serveti kumara saçtı
Yüzdört çok şımarıktı, tepeme çıktı.
Yüzbeşe bakanlar insan sanırdı
Yüzaltı sinirden ilaç alırdı
Yüzyediyi Başbakan bile tanırdı
Yüzsekiz interpol suçlusu çıktı.
Yüzdokuz bakarken tahrik ederdi
Yüzon taa Paris'ten gelip giderdi
Yüzonbir felaket küfür ederdi
Yüzoniki bir bakan kardeşi çıktı.
Yüzonüç Jale'ydi adı batası
Yüzondördün soyluymuş güya atası
Yüzonbeşin olmadı bir tek hatası
Yüzonaltı kız derken defolu çıktı.
Yüzonyedi lens takıp renkli bakardı
Yüzonsekiz en ufak söze takardı
Yüzondokuz ısırır canım yakardı
Yüzyirmi en uzman olanı çıktı.
Yüzyirmibirinci halde sekreter
Yüzyirmiikinin öpüşü yeter
Yüzyirmiüç şiirde benden de beter
Yüzyirmidört en çetin cevizi çıktı.
Gelin şu geçide bir son verelim
Yaşarken yormadı, yazarken yordu
Hepsine buradan selam edelim
Belki de yazmasam iyi olurdu.
Aslında hiçbiri beşpara etmez
Sevgisiz oldukça, burada bitmez
Olur ya gün gelir birisi olur
Belki de bu sefer O kabul etmez.
O zaman son olur inanıyorum
Seversem kimseyi görmezki gözüm
Çıkarsa karşıma, ben sanıyorum
Evlenmek isterim, bu da son sözüm.
Birinci aşkından şiir yazdırdı
ikinci peşinden üç ay gezdirdi
Üçüncü bunalttı candan bezdirdi
Dördüncü hangisi,çıkaramadım.
Beşinci zengindi beni kızdırdı
Altıncı yalnızca içti azdırdı
Yedinci paraya pula ezdirdi
Sekizi bir türlü çözememiştim.
Dokuzda gördüğüm, cilveydi nazdı
Onuncu melekti,böylesi azdı
Onbirde sarhoştum, mevsim de yazdı
Onikinci sekizin ablası çıktı.
Onüçte giyinmek en büyük hazdı
Ondördün hayatı meyhane, sazdı
Onbeşe doymadım, ne güzel kızdı
Onaltı evliydi, fahişe çıktı.
Onyedi kalleşti, bilgi sızdırdı
Onsekiz nüfusta bile yazdırdı
Ondokuz her gece içti düzdürdü
Yirminin acısı sonradan çıktı.
Yirmibir darıldı, asla aramaz
Yirmiiki alıştı,bensiz duramaz
Yirmiüç çok açık,bana yaramaz
Yirmidört hayırsız vefasız çıktı
Yirmibeş evlilik diye tutturdu
Yirmialtı kıskançtı, beni bıktırdı
Yirmiyedi "sen ilksin" diye yutturdu
Yirmisekiz en dürüst olanı çıktı
Yirmidokuz habire,siyaset derdi
Otuzsa mankendi, çok az şey yerdi
Otuzbir kovsam da gelip giderdi
Otuzikinci görevde karşıma çıktı.
Otuzüç haklıydı, geri gelmedi
Otuzdört farklıydı, soru sormadı
Otuzbeş kolaydı, beni yormadı
Otuzaltı silahla karşıma çıktı.
Otuzyedi olgun bir sarışın duldu
Otuzsekiz çok şendi, muhabbet boldu
Otuzdokuzda ilk gece olanlar oldu
Kırkıncı çırçıplak karşıma çıktı.
Kırkbirde insanı, doğayı sevdim
Kırkiki dindardı, imana geldim
Kırküçle yattıkça sararıp soldum
Kırkdördün kocası pezevenk çıktı.
Kırkbeşim gülmeye doyamıyordu
Kırkaltı kendini boyamıyordu
Kırkyedi ortama uyamıyordu
Kırksekiz aşkıma hep karşı çıktı.
Kırkdokuz güzelim, beni çok sevdi
Ellinci azgındı, yatakta devdi
Ellibirin hayali, panjurlu evdi
Elliiki Bursa'da karşıma çıktı.
Elliüç sonunda kafayı yedi
Ellidört "ben senle olamam" dedi
Ellibeş durmadan çocuk istedi
Ellialtının babası ağzıma sıçtı.
Elliyedi kibardı,zarifti,şıktı
Ellisekiz yalnızca şeye aşıktı
Ellidokuza göre herkes eşitti
Altmışın heryeri slikon çıktı.
Altmışbir demeye dilim varmıyor
Altmışikiye aklım ermiyor
Altmışüç içmeden asla vermiyor
Altmışdört bebekle karşıma çıktı.
Altmışbeş hostesti, sık sık uçardı
Altmışaltı kızınca evden kaçardı
Altmışyedi başıma hep dert açardı
Altmışsekiz, o yolun yolcusu çıktı.
Altmışdokuz severdi bu numarayı
Yetmişin ablası yaptı arayı
Yetmişbir kanattı eski yarayı
Yetmişiki doktordu hemşire çıktı.
Yetmişüç öğretmen müsvettesiydi
Yetmişdördün en güzel şeyi, sesiydi
Yetmişbeş kimbilir neyin nesiydi
Yetmişaltı Allahsız kitapsız çıktı.
Yetmişyedi eski bir sabıkalıydı
Yetmişsekiz tam bir Avrupalıydı
Yetmişdokuzun bildiği, kahve falıydı
Seksene dostlarım hep karşı çıktı
Seksenbir gerçekten güzel gözlüydü
Sekseniki züppe bir gençle sözlüydü
Seksenüç izmirli, iki yüzlüydü
Seksendört hastalık hastası çıktı.
Seksenbeş pavyona düştü sonunda
Seksenaltı esrarı gizler donunda
Seksenyedinin dövme var iki kolunda
Seksensekiz hafiften karışık çıktı
Seksendokuz kazayla kendini vurdu
Doksan hiç durmadan kitap okurdu
Doksanbir, tam üç ay benle oturdu
Doksaniki medyumdu, yalancı çıktı.
Doksanüç ünlüdür herkes tanıyor
Doksandört kendini bir bok sanıyor
Doksanbeş ateşli, sanki yanıyor
Doksanaltı türbanla karşıma çıktı.
Doksanyedi ikizdi, karışıyordu
Doksansekiz herkesle yarışıyordu
Doksandokuz dövüşüp barışıyordu
Yüz numara en boktan olanı çıktı.
Yüzbirin anası kendinden gençti
Yüziki,makyajsız müthiş iğrençti
Yüzüçse serveti kumara saçtı
Yüzdört çok şımarıktı, tepeme çıktı.
Yüzbeşe bakanlar insan sanırdı
Yüzaltı sinirden ilaç alırdı
Yüzyediyi Başbakan bile tanırdı
Yüzsekiz interpol suçlusu çıktı.
Yüzdokuz bakarken tahrik ederdi
Yüzon taa Paris'ten gelip giderdi
Yüzonbir felaket küfür ederdi
Yüzoniki bir bakan kardeşi çıktı.
Yüzonüç Jale'ydi adı batası
Yüzondördün soyluymuş güya atası
Yüzonbeşin olmadı bir tek hatası
Yüzonaltı kız derken defolu çıktı.
Yüzonyedi lens takıp renkli bakardı
Yüzonsekiz en ufak söze takardı
Yüzondokuz ısırır canım yakardı
Yüzyirmi en uzman olanı çıktı.
Yüzyirmibirinci halde sekreter
Yüzyirmiikinin öpüşü yeter
Yüzyirmiüç şiirde benden de beter
Yüzyirmidört en çetin cevizi çıktı.
Gelin şu geçide bir son verelim
Yaşarken yormadı, yazarken yordu
Hepsine buradan selam edelim
Belki de yazmasam iyi olurdu.
Aslında hiçbiri beşpara etmez
Sevgisiz oldukça, burada bitmez
Olur ya gün gelir birisi olur
Belki de bu sefer O kabul etmez.
O zaman son olur inanıyorum
Seversem kimseyi görmezki gözüm
Çıkarsa karşıma, ben sanıyorum
Evlenmek isterim, bu da son sözüm.
* orhan veli'nin öldükten sonra yayınlanmış bir şiiri. o da olmazdı ya, ölünce üzerindeki eşyalardan diş fırçası sarılı olan kağıtta yazılıydı bu şiir derler. belki de asla yayınlamak istemeyeceği şiirdi. hani olur ya , sadece kendimize yazdığımız yazılar vardır, başkasıyla paylaşmak istemediğimiz...
ya da, sadece eskiz yapıyordu o kağıda. nasılsa tamamlarım, bir taraflarını düzeltirim düşüncesi vardı. nereden bilecekti ölümün 36 yaşındayken o'nu bulacağını. belki de hayatının şiiri olacaktı bu, hayatının kadınlarını, aşklarını anlatan en değerli şiiri olacaktı. belki de o yüzdendir yanında taşıması her daim. ah! o çukura düşmeyeydi keşke de biz de bilseydik üçüncünün ne menem bir kadın olduğunu , ya da beşinciyi neden geçiverdiğini.
kağıdın eskiliğinden olsa gerek okunamamış üçüncü kadını anlatışı. yarım kalmış, (......)'ları doldurmak bize düşmüş.
.................. çıkar
.................. dururduk mahallede
................... halde
.................. yan yana yazılırdı duvarlara
.................. yangın yerlerinde
(tabi ki buraları doldurmak haddimizi aşar, saygısızlık olur üstada.) ilk iki aşkın ardından anlayabildiğimiz üzere, bu da ergen dönemi aşklarından. bütün mahallenin hayran olduğu, (cama) çıktığında herkesin (saygı duruşunda) durduğu, (herkesin adının, onunkiyle) yan yana duvarlarada yazdığı, (aşkından yananların külleri kalırdı) yangın yerlerinde diyebilecek kadar çok aşık eskitmiş, güzelden çok öte bir kadındı belki kağıdın eskimiş yerlerinde anlatılan. kimbilir...
"beşinciyi geçip altıncıya geldim" dizesinde ki beşinci bence, dört ile altı arasında pek de önemli olmayan, kısa sürmüş platonik aşklarından birisi. belki de mahalleye taşınmış, ama babanın memuriyetinden ötürü çok kalamamış bir güzeldi. üstad son mısrada gerçek aşkını anlatıyor. hiç birinin o'nun yerini tutamayacağını, hiç birine o'na bağlandığı gibi bağlanmadığını söylüyor. o yüzden dedim beşinci o kadar önemli ya da gizemli olmayabilir.
son aşkının sadece kadın değil, bir insan olduğunu, nazik ama kibarlık budalası olmadığını, mala mülke önem vermediğini, özgürlüğü, eşitliği, yaşamayı ve insanı sevdiğini, tüm bunlar yüzünden de kendisinin o'nu sevdiğini belirtmiş. daha öncekilerin kusurlarının sonuncu da olmadığını özellikle belirtmiş, belki de kafasındaki mükemmel aşkı anlatabilmek için önceki onbir kadını kusurlarıyla tanımlamıştır, kimbilir...
ya da, sadece eskiz yapıyordu o kağıda. nasılsa tamamlarım, bir taraflarını düzeltirim düşüncesi vardı. nereden bilecekti ölümün 36 yaşındayken o'nu bulacağını. belki de hayatının şiiri olacaktı bu, hayatının kadınlarını, aşklarını anlatan en değerli şiiri olacaktı. belki de o yüzdendir yanında taşıması her daim. ah! o çukura düşmeyeydi keşke de biz de bilseydik üçüncünün ne menem bir kadın olduğunu , ya da beşinciyi neden geçiverdiğini.
kağıdın eskiliğinden olsa gerek okunamamış üçüncü kadını anlatışı. yarım kalmış, (......)'ları doldurmak bize düşmüş.
.................. çıkar
.................. dururduk mahallede
................... halde
.................. yan yana yazılırdı duvarlara
.................. yangın yerlerinde
(tabi ki buraları doldurmak haddimizi aşar, saygısızlık olur üstada.) ilk iki aşkın ardından anlayabildiğimiz üzere, bu da ergen dönemi aşklarından. bütün mahallenin hayran olduğu, (cama) çıktığında herkesin (saygı duruşunda) durduğu, (herkesin adının, onunkiyle) yan yana duvarlarada yazdığı, (aşkından yananların külleri kalırdı) yangın yerlerinde diyebilecek kadar çok aşık eskitmiş, güzelden çok öte bir kadındı belki kağıdın eskimiş yerlerinde anlatılan. kimbilir...
"beşinciyi geçip altıncıya geldim" dizesinde ki beşinci bence, dört ile altı arasında pek de önemli olmayan, kısa sürmüş platonik aşklarından birisi. belki de mahalleye taşınmış, ama babanın memuriyetinden ötürü çok kalamamış bir güzeldi. üstad son mısrada gerçek aşkını anlatıyor. hiç birinin o'nun yerini tutamayacağını, hiç birine o'na bağlandığı gibi bağlanmadığını söylüyor. o yüzden dedim beşinci o kadar önemli ya da gizemli olmayabilir.
son aşkının sadece kadın değil, bir insan olduğunu, nazik ama kibarlık budalası olmadığını, mala mülke önem vermediğini, özgürlüğü, eşitliği, yaşamayı ve insanı sevdiğini, tüm bunlar yüzünden de kendisinin o'nu sevdiğini belirtmiş. daha öncekilerin kusurlarının sonuncu da olmadığını özellikle belirtmiş, belki de kafasındaki mükemmel aşkı anlatabilmek için önceki onbir kadını kusurlarıyla tanımlamıştır, kimbilir...
Kapatılmayan o belediye çukurunun erken ölüme götürdüğü cebinde bulunan son şiiri.Diş fırçasını sardığı kağıda yazdığı son şiirinde de
Hürriyet demiş,eşitlik demiş; daha ne desin!
Işıklar içinde uyu bir Garip Orhan Veli..
Hürriyet demiş,eşitlik demiş; daha ne desin!
Işıklar içinde uyu bir Garip Orhan Veli..
her erkeğin okuması gerektiğini düşündüğüm, orhan veli'nin tamamlanmamış şiiridir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar