bugün
- hilafetin türklere faydası17
- kibarhergele12
- sorusormayin6
- sohbet eder gibi entry yazan yazar6
- george washington4
- cehennemde sigara içme yasağı5
- sözlüğün kırbacı10
- süpermarket dolabının arkasında 10 yıl ölü kalmak5
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz29
- lahana sarma turşusu3
- pavyonları dönüştürmek4
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- kırmızı ruj vs pembe ruj2
- total war3
- evde tekken yan odadan gelen khkaha ve ağlama sesi7
- cuma namazına gitmeyen yazarlar silinsin8
- bir sözlük hanımı dmye nasıl davet edilir4
- kız sanılan yazarlar6
- emniyet kemeri2
- günün kitabı2
- dört gazeteciye fon iddiaları soruşturması2
- ucan tekme atan hipopotam44
- hangi yazarla çift olursunuz28
- yazarların sağlık sorunları7
- 9 ekim 2026 gazetecilere operasyon4
- insanların birbirini gizlice puanlaması3
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı11
- şeytanın kariyer değişikline gitmesi3
- istanbul şu an güneşli 22 derece4
- tff başkanı hacıosmanoğlu'nun istifa yanıtı2
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- samimiyetin bir noktadan sonra hakarete dönüşmesi3
- öbür dünyada referans istenmesi2
- patatesin her ortama uyum sağlaması5
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi18
- anın görüntüsü32
- pforzheim şu an 10 derece3
- tulumba tatlısı3
- 6 ekim 2026 ali emre ballı'nın intihar etmesi5
- ölümden sonra yapılan performans değerlendirmesi2
- futbol8
- galatasaray4
- kasımpaşa2
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- ya bi siktirin gidin15
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- uyuyan insanın asıl amacı3
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- penis boyu takıntısı6
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
annelerin veletler üzerindeki tedip haklarını kullanmak için uyguladıkları cebren icra yöntemleridir.
her annenin vardır gözde bir cezası ve her evlat sahip olduğu annenin rahle-i tedrisinden geçmiştir.
anneler zordur bir bakıma.
tabii ki babaya nazaran.
babalar olayı sevecenlik ile hallederken anneler nedense sinirlidir.
bunun nedenleri üzerinde ne kadar durmak istemesemde;
tahminlerimde yok değil.
bu "yok değil" lafınada sinir oluyorum.
kısaca "var".
hayır niye girdiyi uzatmak için böyle yollara başvuruyorum ki?
hayır işte annemin bünyem üzerindeki etkileri işte.
işte.
ne diyordum tahminler;
bu konuda ki en büyük tezim;
doğum sancıları.
bende o kadar doğum sancısı çekseydim doğacak olan veledi o sancılar için uğraştırıdım.
kulaklarından tavana asardım.
döverdim.
sanırım annelerin problemi bu.
ciddiyim.
doğum esnasında sıkıntı çekmeyenler içinse birşey diyemeyeceğim...
kedidir o kedi, belki doğum sancısıdır.
belki de piskopattır annemiz...
bilemem...
neler yok ki bu cezaların içerisinde...
aman da aman.
"anne vazoo kırıldı"
"3 gün sokak yok sana"
"ama anne babam da sana kızdı"
"ağzına biber sürücem senin"
"anne bir tane daha börek istiyooom benn"
"misafirler gitsin görürsün sen"
"anne ya ben ders çalışmıcam artık"
"gel burayaaaa..."
hayır napabilirsin ki yasama, yürütme, yargı tek bir isimde evde.
tabii ki çocuğa karşı.
anayasa hukuku öğretisinin önemi burada bir kez daha sınandı.
ilkeler ışığı altında anayasa hukuku.
yavrum benim.
oysa babaların tepkisi ortadadır.
onr- "baba ben parka çıkcam"
baba- "tamam çok geç olmasın"
anne- "hayır gidemez"
sanırım üstte saydıklarım klasik anne cezaları öğretisi kapsamında kalıyor biraz.
zaman nasıl değişiyorsa, anne cezaları da durur mu?
teknolojinin ev hayatındaki en önemli etkisi işte.
bizim kardeş üzerinde gördüm...
görmez olaydım.
bizim kardeş;
dnz diyelim kısaca kendisine.
bilgisayar bağımlısı oldu kendisi.
yakında aşırı bilgisayardan atıcaklar içeri.
sabah yatıyor bilgisayar, akşam kalkıyor yine bilgisayar.
tek muhabbeti bigisayar.
onr - "dnz markete gider misin?"
dnz - "abi dur bi ya görev yapıorum şimdi, hem en yakın market haritada gözükmüyo bile" *
onr - "ne diosun sen ya, anne ne diyo bu?"
anne- "dnz hemen markete gidiosun bakiim"
dnz- "tamam anne"
bu bilgisayar yokken bizim velet her gün akşam parka gidicem diye ağlardı.
velet işte.
annem de neyin intikamını alıyorsa artık -anladınız siz- salmazdı.
sanırım durum küçükken hepimizde aynıydı.
ama artık devir değişti...
artık bilgisayar var.
artık "modern anne cezaları öğretisi" var...
anne- "dnz bundan sonra hergün saat 6 da parka çıkıyosun, akşamlarıda bilgisayar yok"
onr- "anne böyle ceza mı olur ya?"
dnz- "ya istemiyoruuuum"
teknoloji mi desem?
bizim velet mi kurnaz?
validenin kafaya saksı mı düştü?
bilemiyorum.
her annenin vardır gözde bir cezası ve her evlat sahip olduğu annenin rahle-i tedrisinden geçmiştir.
anneler zordur bir bakıma.
tabii ki babaya nazaran.
babalar olayı sevecenlik ile hallederken anneler nedense sinirlidir.
bunun nedenleri üzerinde ne kadar durmak istemesemde;
tahminlerimde yok değil.
bu "yok değil" lafınada sinir oluyorum.
kısaca "var".
hayır niye girdiyi uzatmak için böyle yollara başvuruyorum ki?
hayır işte annemin bünyem üzerindeki etkileri işte.
işte.
ne diyordum tahminler;
bu konuda ki en büyük tezim;
doğum sancıları.
bende o kadar doğum sancısı çekseydim doğacak olan veledi o sancılar için uğraştırıdım.
kulaklarından tavana asardım.
döverdim.
sanırım annelerin problemi bu.
ciddiyim.
doğum esnasında sıkıntı çekmeyenler içinse birşey diyemeyeceğim...
kedidir o kedi, belki doğum sancısıdır.
belki de piskopattır annemiz...
bilemem...
neler yok ki bu cezaların içerisinde...
aman da aman.
"anne vazoo kırıldı"
"3 gün sokak yok sana"
"ama anne babam da sana kızdı"
"ağzına biber sürücem senin"
"anne bir tane daha börek istiyooom benn"
"misafirler gitsin görürsün sen"
"anne ya ben ders çalışmıcam artık"
"gel burayaaaa..."
hayır napabilirsin ki yasama, yürütme, yargı tek bir isimde evde.
tabii ki çocuğa karşı.
anayasa hukuku öğretisinin önemi burada bir kez daha sınandı.
ilkeler ışığı altında anayasa hukuku.
yavrum benim.
oysa babaların tepkisi ortadadır.
onr- "baba ben parka çıkcam"
baba- "tamam çok geç olmasın"
anne- "hayır gidemez"
sanırım üstte saydıklarım klasik anne cezaları öğretisi kapsamında kalıyor biraz.
zaman nasıl değişiyorsa, anne cezaları da durur mu?
teknolojinin ev hayatındaki en önemli etkisi işte.
bizim kardeş üzerinde gördüm...
görmez olaydım.
bizim kardeş;
dnz diyelim kısaca kendisine.
bilgisayar bağımlısı oldu kendisi.
yakında aşırı bilgisayardan atıcaklar içeri.
sabah yatıyor bilgisayar, akşam kalkıyor yine bilgisayar.
tek muhabbeti bigisayar.
onr - "dnz markete gider misin?"
dnz - "abi dur bi ya görev yapıorum şimdi, hem en yakın market haritada gözükmüyo bile" *
onr - "ne diosun sen ya, anne ne diyo bu?"
anne- "dnz hemen markete gidiosun bakiim"
dnz- "tamam anne"
bu bilgisayar yokken bizim velet her gün akşam parka gidicem diye ağlardı.
velet işte.
annem de neyin intikamını alıyorsa artık -anladınız siz- salmazdı.
sanırım durum küçükken hepimizde aynıydı.
ama artık devir değişti...
artık bilgisayar var.
artık "modern anne cezaları öğretisi" var...
anne- "dnz bundan sonra hergün saat 6 da parka çıkıyosun, akşamlarıda bilgisayar yok"
onr- "anne böyle ceza mı olur ya?"
dnz- "ya istemiyoruuuum"
teknoloji mi desem?
bizim velet mi kurnaz?
validenin kafaya saksı mı düştü?
bilemiyorum.
(bkz: çimdik)
pazara alışverişe çıkılmıştır ve o çok istenilen bebeğe gözünüz takılmıştır; sonra annenize sokulup en şirin halinizle, o bebeği alabilme imkanının olup olmadığını sorarsınız ama annenizin yüz ifadesinde, sizin bu şirin hallerinize prim vermeyecek kadar tecrübeli olduğu bakışlarını yakalarsınız. Yavaş yavaş kaşlarınız ters V halini alır, dudaklarınız büzüşür ve ilk önce artçı hıçkırıklarla daha sonra pazarı sarsan bir şekilde zırlamaya başlarsınız. Sonra sonra, annenizin eline emanet ettiğiniz ellerinize, anneniz tarafından basınç uygulandığını kısacası annenizin ellerinizi sıktığını farkedersiniz (bu olay eti dürmek şeklinde de gerçekleşebilir) ve susarsınız ağlamanız bittiğinde anneniz yüzünüzdeki tamamen doğal o ifadeyi görüp, geri dönüp bilmem kaçıncı babeği almaya karar verene kadar susarsınız; sonrasında annenize kocaman gülücekler atarsınız...
terliğin tersiyle başlar. yaratıcılıgın izinv erdiği ölçü de devam edenlerdir.
(bkz: oklava)
(bkz: tuvalet yıkama)
tuvaleti temizletip çamaşır suyu kokusuyla yalnız bırakmak.
10 dakika yerinde hareket etmeden oturtma cezası. bir çocuğa verilebilecek en etkili cezadır. o 10 dakika işkence gibi gelir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar