bugün
- balık burcu bir sözlük kızıyla evlenebilirim8
- atm'ye ateme diyen hanzo9
- burçlara inanan erkek4
- 7 temmuz 2026 abd belçika maçı13
- sözlükteki şişmanlık güzellemesi6
- öğle yemeği saati4
- sözlük kızlarının bikinili fotoğrafının olmaması5
- saraca finch house19
- burçlara inanmak3
- boğa burcu erkeği3
- yoğurt3
- aykolik moderatör olsun kampanyası3
- 40 yaş altı sözlük bebeleri12
- hayal kurmak3
- evde hiç sıkılmadan vakit geçirebilen insanlar4
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın3
- yazarların dinlediği en duygusal şarkılar3
- sözlük kızlarının 30 luk teyzeler olması9
- heyt bea5
- bir kadını kaybetmenin en kısa yolu8
- iki dakikalık iş denen şeyin iki dakika sürmemesi2
- bir sözlük kızına şiir yazmak2
- her şeyi psikolojik bir sebebe bağlama3
- zayıf erkeklerin agresif olması9
- merhaba arkadaşlar beni hatırladınız mı8
- barış akarsu öldü mü öldürüldü mü sorunsalı2
- 26 yaşında intihar etmek3
- sözlükte kavga bile çıkmaması5
- işimizin başındayız uludağ sözlük3
- habire122
- ona bir şey söyle13
- ben kararımı verdim5
- kırk yaşına gelip hala sözlük yazarlığı yapmak4
- hiç arkadaşı olmayanlar ne yapıyor acaba4
- arkadaşlarla tatile gitmek3
- villa alınabilecek yerler2
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması27
- yazın cep sorunu3
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri4
- 6 temmuz 2026 portekiz ispanya maçı13
- birden çok boşanmış biriyle evlenilir mi sorunsalı2
- iski kuzguncuk kültürevi bulgular resim sergisi2
- 2026 dünya kupası24
- manifest grubu5
- besle kargayı7
- bir erkeği markete yollamak4
- fırından alınan ekmeği dilimletmek4
- futbol20
- reşit olmadan sözlük yazarı olmak4
- klima açıp yorgan altında uyumak4
on ikinci nesil çaylak.
zevk alamayanların aristokrasisi. hedonistler hayatı yalayıp yutarken biz “tadı nerede ulan bunun” diye boş boş bakakalıyoruz. eskiden bir şeyden kıvılcım çakardı içime, şimdi her şey aynı donuk gri tonda akıp gidiyor. kahve? sıcak su. müzik? ses. yemek? yakıt. insan? arka plan figürü. seks? prosedür tamamlandı, teşekkürler, bir dahaki sefere.
dün gece mesela, yıllardır dinlediğim albümü açtım. eskiden üçüncü parçanın solo bölümünde yerimden kalkar, ulan bu neymiş diye kendi kendime nara atardım. bu sefer koltukta yayıldım, kulaklığımı taktım, bitirdim albümü. fena değilmiş dedim kendi kendime. o kadar. beyin ödül merkezine kardeşim tatil ilan ettik, kapıları kilitledik tabelasını asmış. dışarıda millet story’lerde filtreli mutluluk pornosu, anı yaşıyoruz diye coşarken sen pencereden bakıyorsun, oğlum bunlar ne buluyor ki bu hayatta diye geçiriyorsun içinden ve o düşünce bile seni kıpırdatmıyor.
en berbatı farkında olmak. biliyorsun ki eskiden bu boklar seni coştururdu. şimdi hepsi mekanik. sistem de üzerine tuz biber ekiyor; sürekli yeni bir şey, sürekli daha fazla tüket, daha fazla mutlu ol diye bağırıyor. bu memlekette zaten normal şartlarda insan o kadar çok darbe yiyor ki zevk alacak enerji kalmıyor, bir de üstüne bu geliyor.
bazen diyorum ki belki de bu bir lütuf. bu kadar saçma sapan bir dünyada her şeyden zevk almaya devam etmek de ayrı bir salaklık olurdu. ama o zaman en azından öfke kalırdı içinde. o da yok. dümdüz bir çizgi, ne tepe ne çukur.
yine de dürüst kalıyorsun en azından. zevk peşinde deli gibi koşan kalabalığın arasında “bende yok lan” diyebiliyorsun. gerisi yalan. belki bir gün o fabrika yeniden açılır, belki de alışırız bu griye. en azından kandırmıyoruz kendimizi.
ayrıca on ikinci nesil yazar. hoş geldin diyelim henüz yazılarına tam vakıf olamadım ama mahlas seçimi kalitesini belirtiyor.
dün gece mesela, yıllardır dinlediğim albümü açtım. eskiden üçüncü parçanın solo bölümünde yerimden kalkar, ulan bu neymiş diye kendi kendime nara atardım. bu sefer koltukta yayıldım, kulaklığımı taktım, bitirdim albümü. fena değilmiş dedim kendi kendime. o kadar. beyin ödül merkezine kardeşim tatil ilan ettik, kapıları kilitledik tabelasını asmış. dışarıda millet story’lerde filtreli mutluluk pornosu, anı yaşıyoruz diye coşarken sen pencereden bakıyorsun, oğlum bunlar ne buluyor ki bu hayatta diye geçiriyorsun içinden ve o düşünce bile seni kıpırdatmıyor.
en berbatı farkında olmak. biliyorsun ki eskiden bu boklar seni coştururdu. şimdi hepsi mekanik. sistem de üzerine tuz biber ekiyor; sürekli yeni bir şey, sürekli daha fazla tüket, daha fazla mutlu ol diye bağırıyor. bu memlekette zaten normal şartlarda insan o kadar çok darbe yiyor ki zevk alacak enerji kalmıyor, bir de üstüne bu geliyor.
bazen diyorum ki belki de bu bir lütuf. bu kadar saçma sapan bir dünyada her şeyden zevk almaya devam etmek de ayrı bir salaklık olurdu. ama o zaman en azından öfke kalırdı içinde. o da yok. dümdüz bir çizgi, ne tepe ne çukur.
yine de dürüst kalıyorsun en azından. zevk peşinde deli gibi koşan kalabalığın arasında “bende yok lan” diyebiliyorsun. gerisi yalan. belki bir gün o fabrika yeniden açılır, belki de alışırız bu griye. en azından kandırmıyoruz kendimizi.
ayrıca on ikinci nesil yazar. hoş geldin diyelim henüz yazılarına tam vakıf olamadım ama mahlas seçimi kalitesini belirtiyor.
benim gibi yaşadığı hayattan zevk alamayan bir kardeşimiz, hoş gelmiş.
sözlüğün o klişe, troll ve monoton döngüsünü kıran; klavye arkasındaki o güçlü, bağımsız ve entelektüel zihinli yazar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar