bugün
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- silik sayınız7
- terhis oluyorum sözlük21
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
- gece gelen yemek yapma isteği6
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak12
- ilk sıra arkadaşınız ne yapıyor6
- gece 2 de yatıp sabah 6 da kalkmak5
- fatma betül sayan kaya28
- emecek bor çift göğüs bile bulamamak7
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- yanıyorum diye mesaj atan sözlük kızı4
- kombiler açıldı mı arkadaşlar8
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- fon vurgununu eleştiren imama erişim engeli5
- online yazarlar nasıl görünür4
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- daha favlamadan zaten favladınız uyarısı4
- trafikte korna çalmanın işlevi7
- akıllı telefon kullanan erkek9
- kale3112'nin çalıştığı binaya saldırı düzenlemek5
- chatgpt'nin bir erkeği mutlu etmesini bilmesi12
- şemsiye2
- amerika birleşik devletleri3
- camilerdeki ayak kokusu11
- çok yorgun geçirilen bir günün ardından6
- vajinanın tatsız tuzsuz olması6
- victor osimhen9
- münafık11
- nasıl açık oylarız4
- mekke anlaşması'nın tbmm den geçmesi6
- sözlükten buluştuğu kızın göğüslerini çalan adam5
- bizde arkadaşın karısına yanlış olmaz4
- gecenin şarkısı4
- fon vurgunu nedir3
- 20078
- uyudunuz mu arkadaşlar10
- 22 yıllık kocam gözüme çirkin geldi kaçtım9
- ihsan oktay anar2
- ne bu fon vurgunu3
- en güzel geçen yıllar4
- levent yüksel4
- fatma betülüm yapmaz13
- acıktım ne yesem3
- akşama kadar entry giren torpilli memur12
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı6
- ünlüler bim a101 şok'a gidiyor mu sorunsalı7
m.ö 610-546 yıllarında yaşamış filozof. thales le aynı sorular üzerine yoğunlaşmışlardır. her şeyin özünü " su havaya hava da suya dönüşüyorsa her şey her şeye dönüşüyor. " şeklinde yorumlamış, maddelerin temelinde bi öz olduğunu ancak bu özün sınırsız ve tanımsız olduğunu iddia etmiştir. haliyle özün ne olduğunu da söylememiştir.
miletuslu okulun felsefecisi olan anaximander, thales'ten daha gençti. tıpkı thales gibi görgül bilimsel sorunlarla ilgilenmiştir. karadeniz'deki miletuslu denizciler için bir harita yapmıştır, birçok yunan felsefeci gibi siyasal yaşama katılmış, birçok koloniye önderlik etmiştir.
thales gibi o da tüm şeylerin 'birincil' ve 'enson' öğesini aramış ancak bunun cevabına özdeksel bir yaklaşımla ulaşamayacağına karar vermiştir. thales'in ortaya koyduğu su yaklaşımına eleştiriler getirmiştir; ona göre su ve nem 'karşıtlar'dan biriydi, açıklanması gereken nokta, bu karşıtların birbirlerini aşmalarının olgusuydu. değişim, 'bir ve çok', 'ayrım ve birlik', 'doğum ve ölüm' olgularının çatışmasına bağlıysa ve sınırını aşan biri diğerini bastırıyorsa diğer her şeyin çoktan suya devinmesi gerekirdi. onun bu kavrayışıyla evrenin temeline suyu(veya başka bir özdeği)koymak mümkün değildi. bu nedenle anaximander birincil öğenin belirsiz, bilinemez olduğu görüşüne vardı. bilinemez bu tözün(urstoff) karşıtlıkların ötesinde olduğunu düşünerek, tüm şeylerin 'o'na dönüşeceğini ileri sürmüştür.
belirtmiş olduğu şu sözleri onun 'urstoff' yaklaşımının anlaşılmasında daha faydalı olacaktır: 'o ne sudur, ne de öğeler diye bilinen şeylerden biridir, ama onlardan ayrı ve sonsuz bir doğadır ki, göklerin ve içlerindeki dünyaların tümü ondan doğar,o sınırsız tözdür, ilksiz ve yaşsız olarak tüm dünyayı kucaklar.'
bir öğenin bir başkasının sınırını aşmasını değişik bir anlatımla ele alır. sıcak öğenin yazın soğuk öğeye, soğuk öğenin ise kışın sıcak öğeye haksızlık yaparak sınırlarını aştıklarını belirtir.
bir diğer ve belki de en önemli yaklaşımı da yaşamın denizden geldiğidir. hayvanların şimdi ki şekillerinin çevreye uyum sağlayarak evrim içinde olduklarını ileri sürer. şüphesiz bu yaklaşım insan kökenine çok dahice bir yaklaşımdır. insanların başka bir hayvan türünden doğduğunu söyler, çünkü öteki hayvanlar kendileri için besini kolayca bulurken, yalnızca insan uzun bir emzirme döneminden geçer, o halde eğer başlangıçta insan şimdi olduğu gibi olmuş olsaydı hiçbir zaman hayatta kalamazdı.(bu evrim anlayışı mutlaka modern bilimin olgusallığını taşımasa da döneminin şartlarına göre tutarlı bir yaklaşımdır, anaximander devinim ve evrimi ilk kez ortaya koyan filozoftur.)
thales gibi o da tüm şeylerin 'birincil' ve 'enson' öğesini aramış ancak bunun cevabına özdeksel bir yaklaşımla ulaşamayacağına karar vermiştir. thales'in ortaya koyduğu su yaklaşımına eleştiriler getirmiştir; ona göre su ve nem 'karşıtlar'dan biriydi, açıklanması gereken nokta, bu karşıtların birbirlerini aşmalarının olgusuydu. değişim, 'bir ve çok', 'ayrım ve birlik', 'doğum ve ölüm' olgularının çatışmasına bağlıysa ve sınırını aşan biri diğerini bastırıyorsa diğer her şeyin çoktan suya devinmesi gerekirdi. onun bu kavrayışıyla evrenin temeline suyu(veya başka bir özdeği)koymak mümkün değildi. bu nedenle anaximander birincil öğenin belirsiz, bilinemez olduğu görüşüne vardı. bilinemez bu tözün(urstoff) karşıtlıkların ötesinde olduğunu düşünerek, tüm şeylerin 'o'na dönüşeceğini ileri sürmüştür.
belirtmiş olduğu şu sözleri onun 'urstoff' yaklaşımının anlaşılmasında daha faydalı olacaktır: 'o ne sudur, ne de öğeler diye bilinen şeylerden biridir, ama onlardan ayrı ve sonsuz bir doğadır ki, göklerin ve içlerindeki dünyaların tümü ondan doğar,o sınırsız tözdür, ilksiz ve yaşsız olarak tüm dünyayı kucaklar.'
bir öğenin bir başkasının sınırını aşmasını değişik bir anlatımla ele alır. sıcak öğenin yazın soğuk öğeye, soğuk öğenin ise kışın sıcak öğeye haksızlık yaparak sınırlarını aştıklarını belirtir.
bir diğer ve belki de en önemli yaklaşımı da yaşamın denizden geldiğidir. hayvanların şimdi ki şekillerinin çevreye uyum sağlayarak evrim içinde olduklarını ileri sürer. şüphesiz bu yaklaşım insan kökenine çok dahice bir yaklaşımdır. insanların başka bir hayvan türünden doğduğunu söyler, çünkü öteki hayvanlar kendileri için besini kolayca bulurken, yalnızca insan uzun bir emzirme döneminden geçer, o halde eğer başlangıçta insan şimdi olduğu gibi olmuş olsaydı hiçbir zaman hayatta kalamazdı.(bu evrim anlayışı mutlaka modern bilimin olgusallığını taşımasa da döneminin şartlarına göre tutarlı bir yaklaşımdır, anaximander devinim ve evrimi ilk kez ortaya koyan filozoftur.)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com