bugün
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek11
- true'ya arkadan sahip olmak10
- erkek arkadaşının giyimine karışmayan kız5
- lüle kebabı4
- 15 haziran azerbaycan milli kurtuluş günü3
- tanga neden giyilir10
- açık giyinebilmek özgürlüktür9
- ankaralıların melih gökçeği arıyoruz demesi8
- slip mayo giyen erkeğin namusu3
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı5
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı9
- nesrin cavadzade9
- evlenmemeyi başarı olarak görmek8
- hayatın renginin kalmaması7
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- sohbet edilen kişinin sürekli telefonla uğraşması7
- slip mayonun namusu2
- bir erkekte kabul edilemez 250 özellik5
- geceye bir söz bırak2
- slip mayo giyen kedi besleyen erkek2
- arapçada ene mi denir ana mı denir3
- yeşil burun adaları7
- yahudi fıkraları6
- yalnız yaşamak6
- erkek arkadaşının mayo giymesine karışmayan kadın2
- aylık 282 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- koklayarak öpen erkek5
- regl dönemi çirkinliği8
- ispanya2
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur15
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi20
- erecto birader biraderdir hedesi3
- kızımın ismini teresa koymak istiyorum10
- namus takıntısı olan erkek17
- badelenmiş sözlük yazarları7
- pornoda hoşlanılan kıza benzer kız aramak9
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz9
- aktroller9
- kesit ötesi ziya2
- ece irtem7
- özgürlükçü eğitim paradoksu2
- idealize ettiğin kadının beklediğin gibi çıkmaması3
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- burçlara inanacak kadar gerizekalı olmak4
- ezan sesinin gittikçe rahatsız etmesi6
- belçika mısır maçı saat 22 de trt 1 de2
- şu sıralar sözlük kızına kimsenin ilişmemesi3
- evli kadınlara asılmak5
- hangi manifest kızısın7
- sahilde yanına oturan adama sitem eden kadın2
bugünlerde hiçbir izi kalmamış olan ve silivri nin 6 km batısından başlayarak karadeniz kıyısında evcik iskelesinde sonlanan ve 56 km uzunluğunda olan istanbul dış suru.
Bizans imparatoru I. Anastasios'un yaptırdığı (hükümdarlığı 491-518) istanbul'u Trakya yönünden gelen akınlara karşı korumak üzere Karadeniz'den Marmara Denizine kadar uzanan sur.
Eyaletlerin (limes) sınırı boyunca Roma imparatorluğu böyle surlar inşa ettirmiştir (Büyük Britanya'da Hadrianus; Dobruca'da Traianus duvarları gibi). I. Anastasios bunları benzeri olarak bir sur duvarını 507-512 yılları arasında Bulgar akınlarından şehri korumak üzere yaptırdı. Prokopios'un 6. yy'da yazdığına göre, şehirden yaklaşık 65 km uzakta inşa ettirdiği sur duvarı çok uzundu ve acele yapıldığından yeteri kadar güçlü değildi. Ayrıca bunun korunması için çok sayıda askeri kuvvete ihtiyaç vardı. 6. yy yazarlarından bir başkası ve daha sonrakileri buraya Uzun Duvar adını verir. Bir başka kaynak ise duvarın yapımını 512'de gerçekleştiğini bildirir. Bizans kaynaklarından öğrenildiğine göre, Anastasios suru, imparatorlar tarafından tamir ettirilmiş olmakla beraber, bunların şehrin korunmasında fazla bir faydası olmamıştır. Bu onarımlar 10. veya 11. yy'a kadar sürmüştür.Ancak Anastasios Suru kendilerinden bekleneni tarih içinde hiçbir vakit gerçekleştirmedi. Batıdan gelen her akın onları kolayca aşabildi.
Surlar, Karadeniz kıyısında Avcık iskelesi denilen yerden başlar ve 500 metre kadar batıya uzandıktan sonra, güneybatıya dönerek Hisartepe'ye ulaşır. Buradan da Karacaköy yakınından geçerek, Balçıkdere ve Karacaköy Deresi'ni aşarak, Hamzaderesi'ni geçip, küçük Kuşkaya Tepesi'ne ulaşır. Bu tepenin 0.5 km güneyinde uzanan surlar Hızırtepe'ye, oradan da Kabakça-Karacaköy yoluna paralel uzanarak, Kurfallı-Gümüşpınar yolu kenarından güneye doğru devam eder. Hırsıztepe'den sonra surların yalnızca temel kalıntısı olarak görülebildiği belirtilmiştir. Sur izleri, Kurfallı'nın içinden geçerek, Kurfallı-Silivri yolunu doğuda bırakarak Çilingirtepe'ye ulaşır. Buradan sonra Anastasios'un uzun duvarı, Kurfallı-Fener yolunu takip eder, Fener'in 200 m batısında ve Yapağca'yı doğuda bırakarak Parapattepe'den geçerek Sancaktepe'ye, oradan da Karınca Burnu'nda Marmara kıyısında denize kavuşur.
Son derece harap durumda olduklarından, ancak birçok yerlerde sadece temel işleri kalan Anastasios Suru'ndan oldukça iyi korunmuş bir parça Arabacı Kapısı denilen yerde görülmüştür. Burada surun 30 m'lik kadar bir parçasının, yüksekliği 5 m'den fazla olarak ölçülmüştür. Kalınlığının ise 3.15 m olduğu görülmüştür. Surun uzunluğu Feridun Dirimtekin tarafından 52 km kadar hesaplanmıştır. Duvarlar küfedeki taşlarından kaplanarak içleri moloz dolgu olarak horasanharcı ile yapılmış olmalarına rağmen bazı yerlerde değişik teknik ve malzeme kullanılmış olması, geç dönemlerde yapılan tamirlerin işaretleri olarak kabul edilir. Schuchhardt'ın 1898'de yaptığı incelemeler sırasında varlıkları tespit edilen Karanlık Ayazma ile Çilingirtepe arasındaki on kadar yarım yuvarlak burçtan da bir şey kalmamıştır.
Anastasios Suru'nda devamlı savaşçı bulundurmak mümkün olmadığı için, duvarların gerisinde, kışlalar ve ordugah yapılmıştır. Bunlardan Karacaköy yakınındaki, 250x300 m ölçüsündedir. Surların geçit yerlerinin ise 31x57 m veya 31x59 m ölçülerinde dikdörtgen biçiminde kapı tahkimatlarına sahip oldukları tespit edilmiştir. Böylece, dışarıdan içeriye ancak bu dikdörtgen küçük avludan geçilerek girilebiliyordu. Benzeri sistem 6. yy'da Bizanslılar Kuzey Afrika'da yaptıkları küçük kalelerde de görülmüştür. Halk tarafından bu, köşelerinde kuleler olduğu anlaşılan kapı tahkimatlarına bedesten adı verilir. 1898'de mükemmel durumda olan kapı istihkamları sonraları yok edilmiştir. Anastasios Suru'nun Silivri yakınındaki güney ucu daha 1898'de görülmez durumdaydı. Nispeten belirli olan kuzey bölümü de çevredeki köylüler tarafından taşlarından faydalanmak için tahrip edilmiş, 1990'da, duvarın Karadeniz'e kavuşan ucu da bir müteahhit tarafından sökülmüştür.
*
Eyaletlerin (limes) sınırı boyunca Roma imparatorluğu böyle surlar inşa ettirmiştir (Büyük Britanya'da Hadrianus; Dobruca'da Traianus duvarları gibi). I. Anastasios bunları benzeri olarak bir sur duvarını 507-512 yılları arasında Bulgar akınlarından şehri korumak üzere yaptırdı. Prokopios'un 6. yy'da yazdığına göre, şehirden yaklaşık 65 km uzakta inşa ettirdiği sur duvarı çok uzundu ve acele yapıldığından yeteri kadar güçlü değildi. Ayrıca bunun korunması için çok sayıda askeri kuvvete ihtiyaç vardı. 6. yy yazarlarından bir başkası ve daha sonrakileri buraya Uzun Duvar adını verir. Bir başka kaynak ise duvarın yapımını 512'de gerçekleştiğini bildirir. Bizans kaynaklarından öğrenildiğine göre, Anastasios suru, imparatorlar tarafından tamir ettirilmiş olmakla beraber, bunların şehrin korunmasında fazla bir faydası olmamıştır. Bu onarımlar 10. veya 11. yy'a kadar sürmüştür.Ancak Anastasios Suru kendilerinden bekleneni tarih içinde hiçbir vakit gerçekleştirmedi. Batıdan gelen her akın onları kolayca aşabildi.
Surlar, Karadeniz kıyısında Avcık iskelesi denilen yerden başlar ve 500 metre kadar batıya uzandıktan sonra, güneybatıya dönerek Hisartepe'ye ulaşır. Buradan da Karacaköy yakınından geçerek, Balçıkdere ve Karacaköy Deresi'ni aşarak, Hamzaderesi'ni geçip, küçük Kuşkaya Tepesi'ne ulaşır. Bu tepenin 0.5 km güneyinde uzanan surlar Hızırtepe'ye, oradan da Kabakça-Karacaköy yoluna paralel uzanarak, Kurfallı-Gümüşpınar yolu kenarından güneye doğru devam eder. Hırsıztepe'den sonra surların yalnızca temel kalıntısı olarak görülebildiği belirtilmiştir. Sur izleri, Kurfallı'nın içinden geçerek, Kurfallı-Silivri yolunu doğuda bırakarak Çilingirtepe'ye ulaşır. Buradan sonra Anastasios'un uzun duvarı, Kurfallı-Fener yolunu takip eder, Fener'in 200 m batısında ve Yapağca'yı doğuda bırakarak Parapattepe'den geçerek Sancaktepe'ye, oradan da Karınca Burnu'nda Marmara kıyısında denize kavuşur.
Son derece harap durumda olduklarından, ancak birçok yerlerde sadece temel işleri kalan Anastasios Suru'ndan oldukça iyi korunmuş bir parça Arabacı Kapısı denilen yerde görülmüştür. Burada surun 30 m'lik kadar bir parçasının, yüksekliği 5 m'den fazla olarak ölçülmüştür. Kalınlığının ise 3.15 m olduğu görülmüştür. Surun uzunluğu Feridun Dirimtekin tarafından 52 km kadar hesaplanmıştır. Duvarlar küfedeki taşlarından kaplanarak içleri moloz dolgu olarak horasanharcı ile yapılmış olmalarına rağmen bazı yerlerde değişik teknik ve malzeme kullanılmış olması, geç dönemlerde yapılan tamirlerin işaretleri olarak kabul edilir. Schuchhardt'ın 1898'de yaptığı incelemeler sırasında varlıkları tespit edilen Karanlık Ayazma ile Çilingirtepe arasındaki on kadar yarım yuvarlak burçtan da bir şey kalmamıştır.
Anastasios Suru'nda devamlı savaşçı bulundurmak mümkün olmadığı için, duvarların gerisinde, kışlalar ve ordugah yapılmıştır. Bunlardan Karacaköy yakınındaki, 250x300 m ölçüsündedir. Surların geçit yerlerinin ise 31x57 m veya 31x59 m ölçülerinde dikdörtgen biçiminde kapı tahkimatlarına sahip oldukları tespit edilmiştir. Böylece, dışarıdan içeriye ancak bu dikdörtgen küçük avludan geçilerek girilebiliyordu. Benzeri sistem 6. yy'da Bizanslılar Kuzey Afrika'da yaptıkları küçük kalelerde de görülmüştür. Halk tarafından bu, köşelerinde kuleler olduğu anlaşılan kapı tahkimatlarına bedesten adı verilir. 1898'de mükemmel durumda olan kapı istihkamları sonraları yok edilmiştir. Anastasios Suru'nun Silivri yakınındaki güney ucu daha 1898'de görülmez durumdaydı. Nispeten belirli olan kuzey bölümü de çevredeki köylüler tarafından taşlarından faydalanmak için tahrip edilmiş, 1990'da, duvarın Karadeniz'e kavuşan ucu da bir müteahhit tarafından sökülmüştür.
*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar