bugün
- galatasaray9
- aklınıza gelen şarkı sözü6
- taşaklardan birinin kayıp olması5
- dönmek istenilen yıl2
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri3
- sözlükler arası savaş çıksa11
- yediği restoranda kirlileri mutfağa götüren kişi2
- ütü13
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- çay içen kız9
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- anın fotoğrafı14
- bir şeyler söyle4
- uludağ sözlük çeteleri9
- duyulan en ilginç isim5
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- oralet içen erkek5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- çaya şeker atan erkek5
- mutsuz olmak3
- kalem4
- en boktan on yıl7
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek3
- galatasaray 3 rennes 33
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- yıkık yazarlar4
- latte içen erkek4
- patates kızartması4
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- en tehlikeli insan tipleri2
- gocu bak bi5
- red flag erkek listesi9
- ona bir şey söyle13
- yerinde dur3
- menemen9
- yelpaze3
- smallville'deki konuk oyuncular3
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- dolma kalem3
- ayrılık8
- doa otomatı3
- erdal beşikçioğlu8
- hırvatistan14
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- veda mesajları hep yanlış yazılır2
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum2
- telefona cevap vermeyen kız3
- rennes2
- yunanistan29
bugünlerde hiçbir izi kalmamış olan ve silivri nin 6 km batısından başlayarak karadeniz kıyısında evcik iskelesinde sonlanan ve 56 km uzunluğunda olan istanbul dış suru.
Bizans imparatoru I. Anastasios'un yaptırdığı (hükümdarlığı 491-518) istanbul'u Trakya yönünden gelen akınlara karşı korumak üzere Karadeniz'den Marmara Denizine kadar uzanan sur.
Eyaletlerin (limes) sınırı boyunca Roma imparatorluğu böyle surlar inşa ettirmiştir (Büyük Britanya'da Hadrianus; Dobruca'da Traianus duvarları gibi). I. Anastasios bunları benzeri olarak bir sur duvarını 507-512 yılları arasında Bulgar akınlarından şehri korumak üzere yaptırdı. Prokopios'un 6. yy'da yazdığına göre, şehirden yaklaşık 65 km uzakta inşa ettirdiği sur duvarı çok uzundu ve acele yapıldığından yeteri kadar güçlü değildi. Ayrıca bunun korunması için çok sayıda askeri kuvvete ihtiyaç vardı. 6. yy yazarlarından bir başkası ve daha sonrakileri buraya Uzun Duvar adını verir. Bir başka kaynak ise duvarın yapımını 512'de gerçekleştiğini bildirir. Bizans kaynaklarından öğrenildiğine göre, Anastasios suru, imparatorlar tarafından tamir ettirilmiş olmakla beraber, bunların şehrin korunmasında fazla bir faydası olmamıştır. Bu onarımlar 10. veya 11. yy'a kadar sürmüştür.Ancak Anastasios Suru kendilerinden bekleneni tarih içinde hiçbir vakit gerçekleştirmedi. Batıdan gelen her akın onları kolayca aşabildi.
Surlar, Karadeniz kıyısında Avcık iskelesi denilen yerden başlar ve 500 metre kadar batıya uzandıktan sonra, güneybatıya dönerek Hisartepe'ye ulaşır. Buradan da Karacaköy yakınından geçerek, Balçıkdere ve Karacaköy Deresi'ni aşarak, Hamzaderesi'ni geçip, küçük Kuşkaya Tepesi'ne ulaşır. Bu tepenin 0.5 km güneyinde uzanan surlar Hızırtepe'ye, oradan da Kabakça-Karacaköy yoluna paralel uzanarak, Kurfallı-Gümüşpınar yolu kenarından güneye doğru devam eder. Hırsıztepe'den sonra surların yalnızca temel kalıntısı olarak görülebildiği belirtilmiştir. Sur izleri, Kurfallı'nın içinden geçerek, Kurfallı-Silivri yolunu doğuda bırakarak Çilingirtepe'ye ulaşır. Buradan sonra Anastasios'un uzun duvarı, Kurfallı-Fener yolunu takip eder, Fener'in 200 m batısında ve Yapağca'yı doğuda bırakarak Parapattepe'den geçerek Sancaktepe'ye, oradan da Karınca Burnu'nda Marmara kıyısında denize kavuşur.
Son derece harap durumda olduklarından, ancak birçok yerlerde sadece temel işleri kalan Anastasios Suru'ndan oldukça iyi korunmuş bir parça Arabacı Kapısı denilen yerde görülmüştür. Burada surun 30 m'lik kadar bir parçasının, yüksekliği 5 m'den fazla olarak ölçülmüştür. Kalınlığının ise 3.15 m olduğu görülmüştür. Surun uzunluğu Feridun Dirimtekin tarafından 52 km kadar hesaplanmıştır. Duvarlar küfedeki taşlarından kaplanarak içleri moloz dolgu olarak horasanharcı ile yapılmış olmalarına rağmen bazı yerlerde değişik teknik ve malzeme kullanılmış olması, geç dönemlerde yapılan tamirlerin işaretleri olarak kabul edilir. Schuchhardt'ın 1898'de yaptığı incelemeler sırasında varlıkları tespit edilen Karanlık Ayazma ile Çilingirtepe arasındaki on kadar yarım yuvarlak burçtan da bir şey kalmamıştır.
Anastasios Suru'nda devamlı savaşçı bulundurmak mümkün olmadığı için, duvarların gerisinde, kışlalar ve ordugah yapılmıştır. Bunlardan Karacaköy yakınındaki, 250x300 m ölçüsündedir. Surların geçit yerlerinin ise 31x57 m veya 31x59 m ölçülerinde dikdörtgen biçiminde kapı tahkimatlarına sahip oldukları tespit edilmiştir. Böylece, dışarıdan içeriye ancak bu dikdörtgen küçük avludan geçilerek girilebiliyordu. Benzeri sistem 6. yy'da Bizanslılar Kuzey Afrika'da yaptıkları küçük kalelerde de görülmüştür. Halk tarafından bu, köşelerinde kuleler olduğu anlaşılan kapı tahkimatlarına bedesten adı verilir. 1898'de mükemmel durumda olan kapı istihkamları sonraları yok edilmiştir. Anastasios Suru'nun Silivri yakınındaki güney ucu daha 1898'de görülmez durumdaydı. Nispeten belirli olan kuzey bölümü de çevredeki köylüler tarafından taşlarından faydalanmak için tahrip edilmiş, 1990'da, duvarın Karadeniz'e kavuşan ucu da bir müteahhit tarafından sökülmüştür.
*
Eyaletlerin (limes) sınırı boyunca Roma imparatorluğu böyle surlar inşa ettirmiştir (Büyük Britanya'da Hadrianus; Dobruca'da Traianus duvarları gibi). I. Anastasios bunları benzeri olarak bir sur duvarını 507-512 yılları arasında Bulgar akınlarından şehri korumak üzere yaptırdı. Prokopios'un 6. yy'da yazdığına göre, şehirden yaklaşık 65 km uzakta inşa ettirdiği sur duvarı çok uzundu ve acele yapıldığından yeteri kadar güçlü değildi. Ayrıca bunun korunması için çok sayıda askeri kuvvete ihtiyaç vardı. 6. yy yazarlarından bir başkası ve daha sonrakileri buraya Uzun Duvar adını verir. Bir başka kaynak ise duvarın yapımını 512'de gerçekleştiğini bildirir. Bizans kaynaklarından öğrenildiğine göre, Anastasios suru, imparatorlar tarafından tamir ettirilmiş olmakla beraber, bunların şehrin korunmasında fazla bir faydası olmamıştır. Bu onarımlar 10. veya 11. yy'a kadar sürmüştür.Ancak Anastasios Suru kendilerinden bekleneni tarih içinde hiçbir vakit gerçekleştirmedi. Batıdan gelen her akın onları kolayca aşabildi.
Surlar, Karadeniz kıyısında Avcık iskelesi denilen yerden başlar ve 500 metre kadar batıya uzandıktan sonra, güneybatıya dönerek Hisartepe'ye ulaşır. Buradan da Karacaköy yakınından geçerek, Balçıkdere ve Karacaköy Deresi'ni aşarak, Hamzaderesi'ni geçip, küçük Kuşkaya Tepesi'ne ulaşır. Bu tepenin 0.5 km güneyinde uzanan surlar Hızırtepe'ye, oradan da Kabakça-Karacaköy yoluna paralel uzanarak, Kurfallı-Gümüşpınar yolu kenarından güneye doğru devam eder. Hırsıztepe'den sonra surların yalnızca temel kalıntısı olarak görülebildiği belirtilmiştir. Sur izleri, Kurfallı'nın içinden geçerek, Kurfallı-Silivri yolunu doğuda bırakarak Çilingirtepe'ye ulaşır. Buradan sonra Anastasios'un uzun duvarı, Kurfallı-Fener yolunu takip eder, Fener'in 200 m batısında ve Yapağca'yı doğuda bırakarak Parapattepe'den geçerek Sancaktepe'ye, oradan da Karınca Burnu'nda Marmara kıyısında denize kavuşur.
Son derece harap durumda olduklarından, ancak birçok yerlerde sadece temel işleri kalan Anastasios Suru'ndan oldukça iyi korunmuş bir parça Arabacı Kapısı denilen yerde görülmüştür. Burada surun 30 m'lik kadar bir parçasının, yüksekliği 5 m'den fazla olarak ölçülmüştür. Kalınlığının ise 3.15 m olduğu görülmüştür. Surun uzunluğu Feridun Dirimtekin tarafından 52 km kadar hesaplanmıştır. Duvarlar küfedeki taşlarından kaplanarak içleri moloz dolgu olarak horasanharcı ile yapılmış olmalarına rağmen bazı yerlerde değişik teknik ve malzeme kullanılmış olması, geç dönemlerde yapılan tamirlerin işaretleri olarak kabul edilir. Schuchhardt'ın 1898'de yaptığı incelemeler sırasında varlıkları tespit edilen Karanlık Ayazma ile Çilingirtepe arasındaki on kadar yarım yuvarlak burçtan da bir şey kalmamıştır.
Anastasios Suru'nda devamlı savaşçı bulundurmak mümkün olmadığı için, duvarların gerisinde, kışlalar ve ordugah yapılmıştır. Bunlardan Karacaköy yakınındaki, 250x300 m ölçüsündedir. Surların geçit yerlerinin ise 31x57 m veya 31x59 m ölçülerinde dikdörtgen biçiminde kapı tahkimatlarına sahip oldukları tespit edilmiştir. Böylece, dışarıdan içeriye ancak bu dikdörtgen küçük avludan geçilerek girilebiliyordu. Benzeri sistem 6. yy'da Bizanslılar Kuzey Afrika'da yaptıkları küçük kalelerde de görülmüştür. Halk tarafından bu, köşelerinde kuleler olduğu anlaşılan kapı tahkimatlarına bedesten adı verilir. 1898'de mükemmel durumda olan kapı istihkamları sonraları yok edilmiştir. Anastasios Suru'nun Silivri yakınındaki güney ucu daha 1898'de görülmez durumdaydı. Nispeten belirli olan kuzey bölümü de çevredeki köylüler tarafından taşlarından faydalanmak için tahrip edilmiş, 1990'da, duvarın Karadeniz'e kavuşan ucu da bir müteahhit tarafından sökülmüştür.
*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar