bugün
- başakşehir'in galatasaray'a hep yatması14
- tai lung50
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı29
- sözlükte en az sevdiğiniz yazar16
- kombin atıp erkek düşüren kız yazar7
- gece gelen makarna yeme isteği10
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- claudian clouds15
- dünyayı kimler yönetiyor5
- en fazla cinsel suçun işlendiği ülkeler18
- iyi geceler4
- seviştikten sonra biz şimdi neyiz diyen cin5
- arkadaşlar neden böylesiniz8
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi28
- çağımızın ahlak tiyatrosu2
- havaların soğumaya başlaması3
- büyü yapan sözlük yazarları11
- sedat pekmez4
- ölmüş birini özlemek3
- türk kızları keko erkek mi seviyor12
- sözlükte cin var mı6
- lezbiyenlik kul hakkına girmektir8
- esenyurt ta polis memurunun şehit edilmesi2
- cinlerin insanlarla ilişkiye girmesi9
- teomancalmasur9
- gece mezarlıkta cinlere şeker dağıtmak6
- belaruslu kızlar2
- akrostişli şiir8
- arkadaşlar bir şey dicem7
- geceye bir şiir bırak7
- bu hesap gizlidir3
- enayimiknatisii21
- sözlüğe kombin atan erkeğin asıl amacı12
- salça yapan sözlük kızı10
- kombin atıp kız düşüren erkek yazar7
- nervio8
- demleme usulü makarna5
- eşşek gözlü sözlük yazarı5
- türkiyede doğmak3
- öğretmenlerin 3 aylık tatillerinin bitmesi6
- victor osimhen10
- güne bir ahmet kaya şarkısı bırak2
- mucizelere inanıyor musunuz6
- dinlerin uydurma olduğu gerçeği11
- sarapci koala55
- singapur da doğmak3
- kendini eleştirebilen insan7
- sevgi ihtiyacını 31 çekerek karşılamak11
- yeni parti'nin kürtçü olması14
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu11
geneli akapeli, üçkağıtçı, cahil, keko ve görgüsüz olan almanya'da yaşayan türklere verilen isimdir.
Almancı... Başka memleketi olmayanları, yargılama biçimimiz...
Barbar Türk... Yaşamak zorunda oldukları ülkede yargılandıkları biçim...
Onlar... işte bu konuda bir bok bildiğiniz yok.. Yargılarınız var...
Bu sabah bayram, bayram namazı, ardından bayramlaşma...
Pek çoğunuz gitmezsiniz... Yataktan kalkmak zor gelir...
Hadi tanıyalım biraz onları...
Hikaye 1960 yıllarına dayanır... Çırılçıplak soyulup, kontrol edilip, ahşap bavullarına özlemlerini ve umutlarını sığdırıp, uzak ülkelere, alın teri dökmeye gitmiş insanlar...
Yaşadıkları uzak coğrafya mesleklerini yansıtır gelişlerinin... Çok yakınsar ekonomik yapısı ana vatanda memleketleriyle...
Zonguldak bölgesi madencilerini, almanya'nın bottrop eyalitinde ki madenlere yakın düsseldorfta bulursunuz örneğin... Bu böyle uzar gider....
Hayallerini, umutlarını, özlemlerini koydukları ahşap bavullarla geldiler...
Dilini, dinini, kültürünü bilmedikleri ülke...
O zamanlar entegrasyon, dil eğitimi hak getire...
Düdük çalar çalış, düdük çalar mola...
4-5 aile bir çatı altında yaşam savaşları, aynı odada 20 kişi kalmalar...
Biraz para biriktirip dönecekler... Hiç dönemediler...
Uzakta ne olur biliyor musun? Sımsıkı sarılırsın anavatan değerlerine...
Özlemin, değerlerin, örf adetlerine sarılırsın.. Yaşatırsın onları... Çok daha değişime kapalı olursun...
Olduğun coğrafyayı reddediş başlar, kendi coğrafyanda ki değişimlerden kopuş…
Masumiyetin, değişimlerden uzak kalmanın önüne geçemez…
Başka memlektin yoktur ama orası artık değişmiştir…
Bulunduğun coğrafyayı zaten reddetmişsindir…
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin diyanet camileri açılmıştır bulundukları coğrafyada…
Gerçekten Alman devlet otoritelerinin bile takdir ettiği bir misyonları vardır..
islam’la bağdaştırılan aşırılık, terör vs… Bunları bulamazsın orada… Cumhuriyet’in islam anlyaşını yansıtırlar…
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bayrağı asılıdır… Diyanet atamalar yapar.
Bugün bayram sabahı… Hani size zor geldi kalkıp gitmek…
Mini mini çocuklarını aldılar, bayram namazlarını kıldırlar, bayramlaştılar…
O camilerin o kadar kıymetli bir misyonu var ki…
Şekerler dağıtıldı çocuklara…
Ramazan boyunca iftarlarda buluştular…
Farklı farklı etkinlikler yapıyorlar yıl boyunca…
Kermesler, türk yemekleri, birbirlerine yardımlaşma ve destek olma alanları…
Bir tek orası var, anavatanlarının onlara hizmet getirdiği…
Olabildiğince anavatana getirirler birikimlerini…
Memleket ne zaman sıkışsa dövize…
Gurbette atan kalpler, sınır tanımaz…
Kalpleri her daim anavatanda atar…
Var olsun, iyi olsun, tek dilekleri…
Sanıldığı kadar zengin değiller, siz bilmeseniz de…
Ama anavatan dediğinde, gönülleri sizden çok zengindir.
Çünkü gidecek başka memleket yoktur… Orada olmasan yaşamasan bile, gidecek başka memleket yoktur…
Bunu yaşamadan kesinlikle anlayamazsınız!
Peki sizin onlara almancı demekten başka var mı yaptığınız bir şey?
Onların anavatanla entegrasyonuna ne gibi desktek oldunuz? Ne yaptınız onlar için?
Artık 1960’lar da ki Türkiye yok… Sosyal yardımlaşma dernekleri, türk dili eğititimi, ekonomik girişim destekleri?
Bunları yapmadık…
Aksine yazın onlar tam da gelecekleri zaman, zam yaptınız uçak biletlerine..
Aferin size, şampiyonlar ligine sponsor olacak kadar büyük havayolu şirketleri…
Anavatana bir yıllık birikimiyle ailesini alıp gelmek, özlem hasret gidermek isteyen insanlar, gelemesin…
Gelirlerse o çok kıymetli dövizlerini alalım…
Lanet olsun hiç bitmeyen para hırsınıza…
Şimdi de siyasal tercihleriyle yargılıyorsunuz… Yargılayın…
Onların değişimi, dönüşümü için hiçbirşey yapmayın… Yargılayın…
Olurda burada ölürsek, bedenimiz anavatana gitsin diye sigorta yaptırılar.. Büyük masraftır çünkü…
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin diyanet camileri… Son namazları orada kılınır…
Hayaller bir tabuta sığar…
Sonra yüklenir uçağa…
Döner anavatana…
Bedeni anavatana toprak olur…
Çünkü gidecek başka memleket yok ve hiç olmadı…
Bugün Bayram…
Onlar da sizin gibi bayram namazlarını, bayrakları altında kıldılar…
Mini mini çocukları, gençleri, yaşlıları bir oldular…
Bayramlaştılar…
Bayrak önemlidir… Nerde olursan ol, vatan olur gölgesi..
Doğumdan, ölüme…
Sınır tanımaz, coğrafya tanımaz…
Çünkü bayrak, her vatanseverin önce kalbinde dalgalanır…
Dünyanın her köşesinde yaşayan vatanseverlere, iyi bayramlar...
Barbar Türk... Yaşamak zorunda oldukları ülkede yargılandıkları biçim...
Onlar... işte bu konuda bir bok bildiğiniz yok.. Yargılarınız var...
Bu sabah bayram, bayram namazı, ardından bayramlaşma...
Pek çoğunuz gitmezsiniz... Yataktan kalkmak zor gelir...
Hadi tanıyalım biraz onları...
Hikaye 1960 yıllarına dayanır... Çırılçıplak soyulup, kontrol edilip, ahşap bavullarına özlemlerini ve umutlarını sığdırıp, uzak ülkelere, alın teri dökmeye gitmiş insanlar...
Yaşadıkları uzak coğrafya mesleklerini yansıtır gelişlerinin... Çok yakınsar ekonomik yapısı ana vatanda memleketleriyle...
Zonguldak bölgesi madencilerini, almanya'nın bottrop eyalitinde ki madenlere yakın düsseldorfta bulursunuz örneğin... Bu böyle uzar gider....
Hayallerini, umutlarını, özlemlerini koydukları ahşap bavullarla geldiler...
Dilini, dinini, kültürünü bilmedikleri ülke...
O zamanlar entegrasyon, dil eğitimi hak getire...
Düdük çalar çalış, düdük çalar mola...
4-5 aile bir çatı altında yaşam savaşları, aynı odada 20 kişi kalmalar...
Biraz para biriktirip dönecekler... Hiç dönemediler...
Uzakta ne olur biliyor musun? Sımsıkı sarılırsın anavatan değerlerine...
Özlemin, değerlerin, örf adetlerine sarılırsın.. Yaşatırsın onları... Çok daha değişime kapalı olursun...
Olduğun coğrafyayı reddediş başlar, kendi coğrafyanda ki değişimlerden kopuş…
Masumiyetin, değişimlerden uzak kalmanın önüne geçemez…
Başka memlektin yoktur ama orası artık değişmiştir…
Bulunduğun coğrafyayı zaten reddetmişsindir…
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin diyanet camileri açılmıştır bulundukları coğrafyada…
Gerçekten Alman devlet otoritelerinin bile takdir ettiği bir misyonları vardır..
islam’la bağdaştırılan aşırılık, terör vs… Bunları bulamazsın orada… Cumhuriyet’in islam anlyaşını yansıtırlar…
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bayrağı asılıdır… Diyanet atamalar yapar.
Bugün bayram sabahı… Hani size zor geldi kalkıp gitmek…
Mini mini çocuklarını aldılar, bayram namazlarını kıldırlar, bayramlaştılar…
O camilerin o kadar kıymetli bir misyonu var ki…
Şekerler dağıtıldı çocuklara…
Ramazan boyunca iftarlarda buluştular…
Farklı farklı etkinlikler yapıyorlar yıl boyunca…
Kermesler, türk yemekleri, birbirlerine yardımlaşma ve destek olma alanları…
Bir tek orası var, anavatanlarının onlara hizmet getirdiği…
Olabildiğince anavatana getirirler birikimlerini…
Memleket ne zaman sıkışsa dövize…
Gurbette atan kalpler, sınır tanımaz…
Kalpleri her daim anavatanda atar…
Var olsun, iyi olsun, tek dilekleri…
Sanıldığı kadar zengin değiller, siz bilmeseniz de…
Ama anavatan dediğinde, gönülleri sizden çok zengindir.
Çünkü gidecek başka memleket yoktur… Orada olmasan yaşamasan bile, gidecek başka memleket yoktur…
Bunu yaşamadan kesinlikle anlayamazsınız!
Peki sizin onlara almancı demekten başka var mı yaptığınız bir şey?
Onların anavatanla entegrasyonuna ne gibi desktek oldunuz? Ne yaptınız onlar için?
Artık 1960’lar da ki Türkiye yok… Sosyal yardımlaşma dernekleri, türk dili eğititimi, ekonomik girişim destekleri?
Bunları yapmadık…
Aksine yazın onlar tam da gelecekleri zaman, zam yaptınız uçak biletlerine..
Aferin size, şampiyonlar ligine sponsor olacak kadar büyük havayolu şirketleri…
Anavatana bir yıllık birikimiyle ailesini alıp gelmek, özlem hasret gidermek isteyen insanlar, gelemesin…
Gelirlerse o çok kıymetli dövizlerini alalım…
Lanet olsun hiç bitmeyen para hırsınıza…
Şimdi de siyasal tercihleriyle yargılıyorsunuz… Yargılayın…
Onların değişimi, dönüşümü için hiçbirşey yapmayın… Yargılayın…
Olurda burada ölürsek, bedenimiz anavatana gitsin diye sigorta yaptırılar.. Büyük masraftır çünkü…
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin diyanet camileri… Son namazları orada kılınır…
Hayaller bir tabuta sığar…
Sonra yüklenir uçağa…
Döner anavatana…
Bedeni anavatana toprak olur…
Çünkü gidecek başka memleket yok ve hiç olmadı…
Bugün Bayram…
Onlar da sizin gibi bayram namazlarını, bayrakları altında kıldılar…
Mini mini çocukları, gençleri, yaşlıları bir oldular…
Bayramlaştılar…
Bayrak önemlidir… Nerde olursan ol, vatan olur gölgesi..
Doğumdan, ölüme…
Sınır tanımaz, coğrafya tanımaz…
Çünkü bayrak, her vatanseverin önce kalbinde dalgalanır…
Dünyanın her köşesinde yaşayan vatanseverlere, iyi bayramlar...
Adamların turkiyeye getirdiği fındıklı çikolataya ilgi büyüktü, çünkü anadoluda kuru üzüm ve leblebi dışında ikram kültürü yoktu.
Şimdi tüketim de üretim gibi önemli. Bir ülkenin köy hediyesi kuru üzüm ve leblebi olmaz. Dün mesela hollanda peyniri aldım, bu sabah biraz yedim. Bunları senin cocugun da almalı. Niye sen beyaz peynir dışında kahvaltılık bilmeyesin.
Bir mücadele içerisindeyiz, daha doğrusu çaba. Milli kültür, manevi değer onlar önemli, doğru. Ama ben yıllardır her haftasonu ya kuru pasta alırım, ya meyve alırım.
Telefona 60 bin verip de, makarnayla karın doyurmak mantıklı değil. Ülkede üretim sorunu ayrı bir tartışma, asıl olarak tüketim sorunu da var.
Şimdi tüketim de üretim gibi önemli. Bir ülkenin köy hediyesi kuru üzüm ve leblebi olmaz. Dün mesela hollanda peyniri aldım, bu sabah biraz yedim. Bunları senin cocugun da almalı. Niye sen beyaz peynir dışında kahvaltılık bilmeyesin.
Bir mücadele içerisindeyiz, daha doğrusu çaba. Milli kültür, manevi değer onlar önemli, doğru. Ama ben yıllardır her haftasonu ya kuru pasta alırım, ya meyve alırım.
Telefona 60 bin verip de, makarnayla karın doyurmak mantıklı değil. Ülkede üretim sorunu ayrı bir tartışma, asıl olarak tüketim sorunu da var.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar