bugün
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı71
- kiraz cicegi kolonyasi22
- futbolla zerre ilgilenmeyen erkek15
- gece gece bamya yenir mi5
- recep tayyip erdoğan14
- okan buruk9
- okan buruk'un hakeme ana avrat küfür etmesi8
- bir yazara küfredilen entryyi artılayan yazarlar8
- çok eşliliğin iğrenç bir şey olması8
- galatahahahahahaha7
- silvermist'in mutfağına konuk olmak13
- galatasaray'ın ülke puanının anasını bellemesi7
- galatasaray'a lizbon da skandal kararlar5
- dünya ya gelmeme gibi şansınız olsaydı3
- bütün entryleri futboldan ibaret yazar4
- hala açılacak başlık bulunması5
- dm yazarlığı8
- ne kadar paranız var10
- 0 0 710
- mansur yavaş'ın akp'ye geçmesi10
- bakarız diyen erkek18
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı14
- uğurcan çakır4
- deplasmanda atılan golün bir ağırlığının olmaması4
- tacettin libosoglu3
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver6
- dereden altın bulmak5
- cübbeli ahmet hoca9
- gta 78
- sinek yanımda hiç hareket etmeden duruyor2
- ruhi çenet10
- galatasaray'ın lizbon'a kaybetme sebebi2
- arkadaşlar ben gudubet miyim3
- tancredi2
- galatasaray'ın aslında osimhensaray olması3
- okan buruk istifa2
- sırlar denizi5
- insanoğlu çalışmak ile lanetlenmiştir10
- iyi geceler7
- fransız devrimi3
- avrupa fatihahahahaha3
- getirin ordan türk hakemleri gesem şov yapcak2
- arkadaşlar lütfen uyur musunuz3
- çin tayvan gerilimi türkiye'yi etkilemez4
- clemence baptista2
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip12
- çine neden bir şey olmuyor4
- sözlüğün sarması13
- sonra konuşuruz diyen sevgili13
- true ve s'i l v'e r m'i s t birlikteliği4
tıpta ağrı bilimi
çok hücreli ya da tek hücreli algleri inceleyen biyoloji dalı...
Algoloji ya da fikoloji, çokhücreli ya da tekhücreli alg (yosun) cinslerini inceleyen biyoloji dalı. Algoloji ile ugraşan biyologlara algolog denir.
Algoloji, tıp alanında ağrı bilim dalıdır.
*
Algoloji, tıp alanında ağrı bilim dalıdır.
*
algos kelimesinden üretilmiş bir bilim. ağrı bilimi.
Ağrı, insanoğlunun tarihi ile eşdeğerdir. Hiçbir insan yoktur ki, yaşamının herhangi bir döneminde ağrıdan yakınmasın ve hekime başvurmasın. Ancak ağrının bu denli önemli olmasına rağmen tıpta yeterince ele alındığı da söylenemez.
Ağrı sistemi, kısa süreli ya da akut ve uzun süreli, kronik olarak iki biçimde ele alınabilir.
Akut ağrı genelde bir uyarı sistemi olarak çalışır. Ağrı, size vücudunuzun bir yerinde bir bozukluk olduğunu, tıbbi bir bakım gerektirdiğini ve bu bozuk bölgenin daha fazla tahrik olmaması için o yaranın iyileşmesi gerektiği konusunda sizi uyarır.
Akut ağrı, genellikle bir darbe veyahut hastalıkla birlikte başlar. Örneğin; Bir yanık, kırık, böbrek taşı gibi nedenlerle vücut ağrılı uyaranlara karşı açık hale gelir. Bu ağrı uyaranı beyine kadar ulaştığında ağrıyı algılamış olur.
Akut ağrı, bir alarmdır. Yani hastanın hekime başvurmasında rol oynayan önemli bir alarm olarak karşımıza çıkar.
Ağrı, akut durumlarda bir alarm olarak karşımıza çıkarken, kronik ağrı ise, tam tersine bir hastalıktır. Özellikle kronik ağrı, aynı zamanda bir toplumsal sorun olarak da karşımıza çıkar. Her yıl yedi yüz milyon işgünü ve altmış milyar dolar zarar meydana geldiği düşünülmektedir.
Kronik ağrı, aslında basit bir bulgu değil başlı başına bir hastalıktır. Birçok bel ağrılarında, baş ağrılarında ve diğer uzun süreli ağrılarda hastanın hekime başvurmasına neden olan temel sebep ağrıdır.
Ağrının basit bir bulgu olarak değil, bir hastalık olarak ele alınmasıyla birlikte son 30 yıl içerisinde tıpta önemli gelişmeler olmuştur. Ağrının mekanizması, çeşitli bölgelerin ağrılarının nasıl meydana geldiğinin anlaşılması hücre seviyesinde hatta gen seviyesinde ağrı mekanizması ile ilgili çok önemli adımlar atılmıştır.
Artık, ağrının vücutta nasıl meydana geldiği çok daha belirgin bir biçimde ortaya konabilmekte bununla birlikte çeşitli yöntemlerin de uygulanması mümkün olabilmektedir. Tıptaki ağrı konusunda gelişmeler sonucunda ağrı, yeni bir bilim dalının Algolojinin konusu haline gelmiştir. Dünyanın birçok ülkelerinde kurulan Algoloji Bilim Dalları ve laboratuvarlar ağrı ile ilgili araştırmaları sürdürmenin yanı sıra hastaların ağrılarını dindirmeye çalışmaktadırlar. Ağrı elbette ki tek başına bir tıp dalının konusu değildir. Nöroloji, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Ortopedi ve Travmatoloji, Omurga Cerrahisi, Beyin Cerrahisi, Romatoloji gibi birçok tıp dalı, ağrılı hastalarla uğraşmaktadır.
Algolojinin bu dallardan temel farkı sadece ağrılı hasta ile uğraşması ve ağrıyı dindirmeye çalışmasıdır. Diğer tıp dallarının kendi bünyeleri içerisinde farklı hastalıklarla da uğraştıklarını biliyoruz. Önemli olan Algolojinin diğer bir işlevidir. Bu işlev, diğer tıp dallarının uğraştığı ağrılarla ilgili olarak da bir koordinasyon sağlamak, hastanın boşu boşuna vakit kaybetmesini engelleyerek doğru zamanda, doğru bilim dalında görülmesini sağlamaktır. Böylelikle ağrılı hasta, vakit kaybetmeden Nöroloji, Nöroşirurji, Beyin Cerrahisi, Ortopedi ve Travmatoloji ya da hangi dalda görülecekse o dala doğru yönlendirilebilmekte ve bunun sonucunda zaman ve maddi kayba uğramadan görülebilmekte ve tedavi edilebilmektedir.
Algolojinin diğer temel özelliği, tıp içerisinde ağrı ile ilgili çalışmaları sürdürmek ve bunları toplum bazında yayılmasını sağlamaktadır. Ağrı kliniklerinin kurulmasının temek sebebi budur.
*
Ağrı sistemi, kısa süreli ya da akut ve uzun süreli, kronik olarak iki biçimde ele alınabilir.
Akut ağrı genelde bir uyarı sistemi olarak çalışır. Ağrı, size vücudunuzun bir yerinde bir bozukluk olduğunu, tıbbi bir bakım gerektirdiğini ve bu bozuk bölgenin daha fazla tahrik olmaması için o yaranın iyileşmesi gerektiği konusunda sizi uyarır.
Akut ağrı, genellikle bir darbe veyahut hastalıkla birlikte başlar. Örneğin; Bir yanık, kırık, böbrek taşı gibi nedenlerle vücut ağrılı uyaranlara karşı açık hale gelir. Bu ağrı uyaranı beyine kadar ulaştığında ağrıyı algılamış olur.
Akut ağrı, bir alarmdır. Yani hastanın hekime başvurmasında rol oynayan önemli bir alarm olarak karşımıza çıkar.
Ağrı, akut durumlarda bir alarm olarak karşımıza çıkarken, kronik ağrı ise, tam tersine bir hastalıktır. Özellikle kronik ağrı, aynı zamanda bir toplumsal sorun olarak da karşımıza çıkar. Her yıl yedi yüz milyon işgünü ve altmış milyar dolar zarar meydana geldiği düşünülmektedir.
Kronik ağrı, aslında basit bir bulgu değil başlı başına bir hastalıktır. Birçok bel ağrılarında, baş ağrılarında ve diğer uzun süreli ağrılarda hastanın hekime başvurmasına neden olan temel sebep ağrıdır.
Ağrının basit bir bulgu olarak değil, bir hastalık olarak ele alınmasıyla birlikte son 30 yıl içerisinde tıpta önemli gelişmeler olmuştur. Ağrının mekanizması, çeşitli bölgelerin ağrılarının nasıl meydana geldiğinin anlaşılması hücre seviyesinde hatta gen seviyesinde ağrı mekanizması ile ilgili çok önemli adımlar atılmıştır.
Artık, ağrının vücutta nasıl meydana geldiği çok daha belirgin bir biçimde ortaya konabilmekte bununla birlikte çeşitli yöntemlerin de uygulanması mümkün olabilmektedir. Tıptaki ağrı konusunda gelişmeler sonucunda ağrı, yeni bir bilim dalının Algolojinin konusu haline gelmiştir. Dünyanın birçok ülkelerinde kurulan Algoloji Bilim Dalları ve laboratuvarlar ağrı ile ilgili araştırmaları sürdürmenin yanı sıra hastaların ağrılarını dindirmeye çalışmaktadırlar. Ağrı elbette ki tek başına bir tıp dalının konusu değildir. Nöroloji, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Ortopedi ve Travmatoloji, Omurga Cerrahisi, Beyin Cerrahisi, Romatoloji gibi birçok tıp dalı, ağrılı hastalarla uğraşmaktadır.
Algolojinin bu dallardan temel farkı sadece ağrılı hasta ile uğraşması ve ağrıyı dindirmeye çalışmasıdır. Diğer tıp dallarının kendi bünyeleri içerisinde farklı hastalıklarla da uğraştıklarını biliyoruz. Önemli olan Algolojinin diğer bir işlevidir. Bu işlev, diğer tıp dallarının uğraştığı ağrılarla ilgili olarak da bir koordinasyon sağlamak, hastanın boşu boşuna vakit kaybetmesini engelleyerek doğru zamanda, doğru bilim dalında görülmesini sağlamaktır. Böylelikle ağrılı hasta, vakit kaybetmeden Nöroloji, Nöroşirurji, Beyin Cerrahisi, Ortopedi ve Travmatoloji ya da hangi dalda görülecekse o dala doğru yönlendirilebilmekte ve bunun sonucunda zaman ve maddi kayba uğramadan görülebilmekte ve tedavi edilebilmektedir.
Algolojinin diğer temel özelliği, tıp içerisinde ağrı ile ilgili çalışmaları sürdürmek ve bunları toplum bazında yayılmasını sağlamaktadır. Ağrı kliniklerinin kurulmasının temek sebebi budur.
*
algos kelimesinden üretilmiş bir bilim. ağrı bilimi.
algı yapmakla alakalı bir şey değildir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar