bugün
- islam düşmanlarına bir soru8
- mehdiye inanıyor musunuz8
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez21
- sözlük uygulamasında gizli hesapların görünmesi4
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- johnny sinsin mutfağına konuk olmak3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- yeni parti51
- uzun burunlu ince dudaklı kadın çekiciliği2
- kanlı gözlerle aynaya bakmak3
- japon arabaları iyi arabalar mıdır sorunsalı5
- liyakat nedir ve liyakatsızlık sonuçları nelerdir8
- borsa 10 000 lere gidebilir mi3
- mobile legends2
- içeri gidip tv izleyecek olmam2
- tbmm de yaşanan cinsel istismar skandalı2
- cennetten düşerken canın yandı mı4
- özgür özel den yeni parti bağış kampanyası2
- forlove19 sorunsalı4
- manifest grubu vs tarkan16
- ahmet davutoğlu2
- ismet gurbuz'u tek yumrukla bayıltmak10
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak8
- masterchef şampiyonu eren kaşıkçı'nın ölümü2
- balerion4
- sözlük kızlarının kekleri11
- am ile pm yi karıştırmak5
- eren kaşıkçı3
- çorumda konser için müzik grubu öner7
- drone a ötv getirmek2
- huzur7
- eve girildiğinde ilk yapılan şeyler5
- the odyssey6
- hikayeyi devam ettir54
- tayyip'e oy vermeyenlerin mal mı olması3
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak18
- kız düşürme teknikleri3
- yine çok fena burnum kanadı5
- aylık 403 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- gammazlar neden hiç çaylak olmuyor11
- korkusuz korkak4
- opera tarayıcıya reklamsız vpnli gizli sörf yapmak3
- gocu8
- trump başkanlığı dahada zenginleşmek için mi3
- kale3112 nickli sözlük yazarı2
- renault modus2
- kıyafet alışverişi6
- bana onu sormayin5
- nissan skyline r342
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak20
iki yaşamlılardan kuyruklu kurbağaların lârvasına verilen addır.
ana vatanı meksika olan amfibi türü.
iç organları dahil bütün hasarlı organlarını, uzuvlarını iki ay kadar kısa bir sürede yenileme özelliğine sahip.
Aynı zamanda kanser bu hayvanın hücrelerinde oluşmuyor.
Bu özellikleri sebebiyle bilimsel araştırmalarda kullanılıyor. eğer bu canlının sırları çözülebilirse insanlarda da organ ve uzuv yenilenmesine ışık tutar gibi gözüküyor.
iç organları dahil bütün hasarlı organlarını, uzuvlarını iki ay kadar kısa bir sürede yenileme özelliğine sahip.
Aynı zamanda kanser bu hayvanın hücrelerinde oluşmuyor.
Bu özellikleri sebebiyle bilimsel araştırmalarda kullanılıyor. eğer bu canlının sırları çözülebilirse insanlarda da organ ve uzuv yenilenmesine ışık tutar gibi gözüküyor.
--spoiler--
Meksika kökenli bir tür semender olan "aksolotl", Türk bilim insanlarına kanser, sinir sistemi ve kalp ile ilgili hastalıkların yeni tedavi yöntemleri konusunda umut ışığı oldu.
Vücutlarının çeşitli parçalarını ve uzuvlarını yeniden üretebilme yeteneğine sahip, nesli tükendiği için ancak özel laboratuvarlarda yaşamlarına devam edebilen aksolotllar, embriyolarının büyüklüğüyle bilimsel araştırmalara elverişli oluşu ve kansere yakalanma olasılığının çok az olması dolayısıyla bilim insanlarının dikkatini çekiyor.
Medipol Üniversitesi Rejeneratif ve Restoratif Tıp Araştırmaları Merkezi (REMER) Kurucu Başkanı Prof. Dr. Gürkan Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 300 kadar aksolotlın bir yıl önce ABD'de bulunan Kentucky Üniversitesi'nden uzun uğraşlar sonucu Türkiye'ye getirildiğini söyledi.
Merkezin 4 yıl önce kurulduğunu belirten Öztürk, dünyanın farklı üniversitelerinde akademik çalışmalarını tamamlamış ya da halen devam ettiren 30'a yakın bilim insanıyla, ellerindeki bini aşkın aksolotl üzerindeki bilimsel çalışmalarını sürdürdüklerini dile getirdi.
Aksolotlların embriyonik dönemden yetişkin döneme geçebilecek bir hayvan olabilmesine rağmen bu dönemden hiç çıkamadıklarına dikkati çeken Öztürk, "Bu özelliğiyle anne karnında sıfırdan bütün özelliklerini tamamlıyor, hiç doğmamış gibi. Çünkü doğduğu zaman vücut yapısı değişecek. Örneğin bir uzvu, koptuğunda 1-2 ayda uzayabiliyor" dedi.
Hayvanlar üzerinde yüksek yenilenme becerilerinden dolayı insanlar için sinir sistemi, doku ve organ hastalıkları ile kalp ve damar hastalıklarına yönelik yeni tedavi yöntemleri geliştirme üzerine araştırmalara odaklandıklarını anlatan Öztürk, "Örneğin trafik kazasında omuriliği zedelenmiş, kopmuş bir insan, ömür boyu felce mahkum demektir. Şu anda hiç bir tedavisi yok. Biz, bu hayvanın omuriliğinin nasıl tamir olduğunu bulabilirsek, buradan çıkacak sonuçları insanlarda yeni tedavi yöntemleri olarak kullanabiliriz. Bu hayvandan elde edeceğimiz omurilik hücrelerinin farenin omurilik hasarına fayda edip etmeyeceğini test edeceğiz. Hayvandaki iyileşme kapasitesini, insana yakın bir memeli modeline taşıyabilecek miyiz, onun üzerinde çalışıyoruz" diye konuştu.
"KANSERE YAKALANMA ORANI 1000 KAT DAHA AZ"
Aksolotlların ortalama 15 yıl yaşadığını söyleyen Öztürk, ilk 3 ayın ardından hayvanların araştırma çalışmalarına dahil edilebildiğini kaydederek, hayvanların çok nadir olarak kansere yakalanmalarından dolayı kanser araştırmalarında ayrı bir öneme sahip olduğunu ifade etti.
Kanser araştırmalarının genellikle embriyonik özelliklerle bağdaştırıldığını anlatan Öztürk, bir hücrenin ne kadar embriyonik döneme yakınsa o kadar kanserleşme riski taşıdığını, aksolotlların ise embriyonik dönem geçirmesine rağmen kansere yakalanma oranlarının diğer hayvanlara göre en az "bin kat" daha düşük olduğuna vurgu yaptı.
Öztürk, sözlerine şöyle devam etti:
"Bir hücre, hem embriyonik oluyor hem de nasıl kansere yakalanmıyor? Bu hayvanlarda kanseri engelleyici birtakım mekanizmalar olmalı. Şimdi bunun üzerinde çalışmalara başladık. Bu hayvanda kanserden koruyucu bir mekanizma var mı, şimdilik bunu merak ediyoruz."
Aksolotlların küçük balık, kurt ve böcekle beslendiğini aktaran Öztürk, bu hayvanların gözleri pek iyi görmediği için yaşamlarını sürdürdükleri 15-16 derecedeki sularda dalgalara göre hareket ettiğini anlattı.
Kaynak
http://www.ntv.com.tr/tek...tl,g1JlhHWprUCvyv8lHmejNQ
--spoiler--
Meksika kökenli bir tür semender olan "aksolotl", Türk bilim insanlarına kanser, sinir sistemi ve kalp ile ilgili hastalıkların yeni tedavi yöntemleri konusunda umut ışığı oldu.
Vücutlarının çeşitli parçalarını ve uzuvlarını yeniden üretebilme yeteneğine sahip, nesli tükendiği için ancak özel laboratuvarlarda yaşamlarına devam edebilen aksolotllar, embriyolarının büyüklüğüyle bilimsel araştırmalara elverişli oluşu ve kansere yakalanma olasılığının çok az olması dolayısıyla bilim insanlarının dikkatini çekiyor.
Medipol Üniversitesi Rejeneratif ve Restoratif Tıp Araştırmaları Merkezi (REMER) Kurucu Başkanı Prof. Dr. Gürkan Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 300 kadar aksolotlın bir yıl önce ABD'de bulunan Kentucky Üniversitesi'nden uzun uğraşlar sonucu Türkiye'ye getirildiğini söyledi.
Merkezin 4 yıl önce kurulduğunu belirten Öztürk, dünyanın farklı üniversitelerinde akademik çalışmalarını tamamlamış ya da halen devam ettiren 30'a yakın bilim insanıyla, ellerindeki bini aşkın aksolotl üzerindeki bilimsel çalışmalarını sürdürdüklerini dile getirdi.
Aksolotlların embriyonik dönemden yetişkin döneme geçebilecek bir hayvan olabilmesine rağmen bu dönemden hiç çıkamadıklarına dikkati çeken Öztürk, "Bu özelliğiyle anne karnında sıfırdan bütün özelliklerini tamamlıyor, hiç doğmamış gibi. Çünkü doğduğu zaman vücut yapısı değişecek. Örneğin bir uzvu, koptuğunda 1-2 ayda uzayabiliyor" dedi.
Hayvanlar üzerinde yüksek yenilenme becerilerinden dolayı insanlar için sinir sistemi, doku ve organ hastalıkları ile kalp ve damar hastalıklarına yönelik yeni tedavi yöntemleri geliştirme üzerine araştırmalara odaklandıklarını anlatan Öztürk, "Örneğin trafik kazasında omuriliği zedelenmiş, kopmuş bir insan, ömür boyu felce mahkum demektir. Şu anda hiç bir tedavisi yok. Biz, bu hayvanın omuriliğinin nasıl tamir olduğunu bulabilirsek, buradan çıkacak sonuçları insanlarda yeni tedavi yöntemleri olarak kullanabiliriz. Bu hayvandan elde edeceğimiz omurilik hücrelerinin farenin omurilik hasarına fayda edip etmeyeceğini test edeceğiz. Hayvandaki iyileşme kapasitesini, insana yakın bir memeli modeline taşıyabilecek miyiz, onun üzerinde çalışıyoruz" diye konuştu.
"KANSERE YAKALANMA ORANI 1000 KAT DAHA AZ"
Aksolotlların ortalama 15 yıl yaşadığını söyleyen Öztürk, ilk 3 ayın ardından hayvanların araştırma çalışmalarına dahil edilebildiğini kaydederek, hayvanların çok nadir olarak kansere yakalanmalarından dolayı kanser araştırmalarında ayrı bir öneme sahip olduğunu ifade etti.
Kanser araştırmalarının genellikle embriyonik özelliklerle bağdaştırıldığını anlatan Öztürk, bir hücrenin ne kadar embriyonik döneme yakınsa o kadar kanserleşme riski taşıdığını, aksolotlların ise embriyonik dönem geçirmesine rağmen kansere yakalanma oranlarının diğer hayvanlara göre en az "bin kat" daha düşük olduğuna vurgu yaptı.
Öztürk, sözlerine şöyle devam etti:
"Bir hücre, hem embriyonik oluyor hem de nasıl kansere yakalanmıyor? Bu hayvanlarda kanseri engelleyici birtakım mekanizmalar olmalı. Şimdi bunun üzerinde çalışmalara başladık. Bu hayvanda kanserden koruyucu bir mekanizma var mı, şimdilik bunu merak ediyoruz."
Aksolotlların küçük balık, kurt ve böcekle beslendiğini aktaran Öztürk, bu hayvanların gözleri pek iyi görmediği için yaşamlarını sürdürdükleri 15-16 derecedeki sularda dalgalara göre hareket ettiğini anlattı.
Kaynak
http://www.ntv.com.tr/tek...tl,g1JlhHWprUCvyv8lHmejNQ
--spoiler--
soyu "kritik tehlike" seviyesinde ve anavatanı meksika olan sevimli deniz canlısı.
nesli tükenmek üzeredir ve koruma altındadır. *
https://galeri.uludagsozluk.com/r/aksolotl-2086329/
https://galeri.uludagsozluk.com/r/aksolotl-2086330/
bilimsel bilgiler:
bilimsel adı: Ambystoma mexicanum
üst sınıf: Ambystoma
Sıralama: Semender
nesli tükenmek üzeredir ve koruma altındadır. *
https://galeri.uludagsozluk.com/r/aksolotl-2086329/
https://galeri.uludagsozluk.com/r/aksolotl-2086330/
bilimsel bilgiler:
bilimsel adı: Ambystoma mexicanum
üst sınıf: Ambystoma
Sıralama: Semender
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar