bugün
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı37
- memelerim güzel mi diyen sözlük yazarı5
- hurdacıdan son gelen kitaplar6
- kolye18
- meme gifleri atan sözlük yetkilisi5
- 26 ekim 2026 çaykur rizespor trabzonspor3
- oktay saral12
- trump'ın nicki minaj'ın götüne bakması2
- nervio tarzı entry girmek18
- jaws filmindeki sikko balik24
- balkonda unutulan şarap3
- eşekler yıllardır yapay zekadan bahsetmiştir3
- yediğimiz yemekleri midede dışkı olarak taşımak6
- usual bey birader bay biraderdir4
- duşa giriyorum kimi düşüneyim9
- kıza aşık oldum uyuyamıyorum4
- arda güler16
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı8
- atatürk ün hataları15
- sözlüğü kurtaracak tek yazar8
- 42 numara ayaklı kızın yaşama amacı6
- 26 ekim 2026 beşiktaş başakşehir maçı3
- 2026 kasım ayı nasıl geçecek4
- keçiboynuzu pekmezi4
- para3
- doğubank8
- sözlükteki yazarların beni kız zannetmesi10
- victor osimhen6
- sözlükte bulunan femenci yazarlar2
- insan sevmemek8
- yetkisi alınan yetkili10
- eve çağıran kızın ot da getir demesi5
- bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar5
- sinek as'ın sözlüğe vedası26
- komşusuna sütyen içinde not bırakan kız4
- yunanistan4
- haftanın gammazlarında birinci olan user9
- orta çağda gece yolculuğu yapmak7
- her gün acaba bugün ne saçmalık yaşayacağım demek3
- muhafazakar tatil seçenekleri6
- yemene asker gönderilme meselesi9
- ülken için savaşır mısın6
- sevgiliyle araya mesafe koymak4
- behzat ç.5
- kanlı pedi sıcak suya atıp sallama içmek2
- uludağ yönetimi sözlük kızlarını banlama kararı2
- enjeksiyon yapan hemşirenin yüzüne yüzüne osurmak2
- türk erkekleri gitsin italyan erkekleri gelsin2
- iltica20
- gunluklerim aylik olmus2
Kendim dahil, kimsenin vaktine talip bir yazı değil aslında bu.
Neden yazdığım meçhul yani.
Az önce çalışma masamı ve yanındaki ıvır zıvır dolabını topladım uzun zamandan sonra.
Aslında bildik bir hikaye: Rafların tozunu almak için üzerindekileri boşaltmayla başlayan, geçmişle yüzleşme anlarından biri..
Sabah alınan poğaçaların sarılı olduğu kağıda döktürülen sabah şiirleri, ortaokul sıralarında ömür boyu yanından ayrılmayacağını sandığın,
yüzü belli belirsiz gözlerinin önüne gelen 'en yakın arkadaşının' yazdığı "seni seven ve daima sevecek olan arkadaşın ..." yazıları..
Küçüklük fotoğrafları ve de ergenlik; sivilceleri hariç herşeyini özlediğin..
Lise yıllarına denk gelen "ilk aşk" mektupları bir de; kalbinin delindiğini ilk hissettiğin için, ilk kez döküldüğünü sandığın göz yaşları..
Ve üç beş yıllık ajandalar: Tutulmamış günlüklerim. Yeni bir yıl umuduyla, tüm güzel günleri, hatıraları saklayacağına inanarak özenli bir yazıyla
başladığım tarihli defterlerim.
Tek tek çıktı dolaptan son beş yılın ajandaları. ilk sayfada bir merhaba yazısı, sonrasında tarihlere denk gelen günlerin anıları..
"Bugün erkenden kalktım. süper bir gün! Uzun zamandır kendimi bu kadar dinç hissetmiyorum. Bugünü dolu dolu geçirmeliyim. Hmm..Buldum!
Şimdi hazırlanıp kendimi dışarıya atıyorum ve bütün günü kendime ayırıp gezip tozuyorum! Akşam da bizimkilerle buluşup bir yere gideriz.
Benden bu kadar günlük. Baş baaşşş! ...
Arkasından "sadece önemli günlerde yazmalı" kararları, yani boş sayfalar.
Sonra kalbine çizik atıldığını hissettiğin bir gün, bir not:
"Hava can sıktı, yağmur yağdı yaptığımız suluboya resmin üzerine.
Şimdi akacak tüm renkler, ait oldukları tuvallere..." ve gerisi boş sayfalarla dolu bir ajanda daha.
Ne yaşadıklarını sonradan okurken alacağın hazza gebe yazılar, ne de -ziyan olmasın diye- ders notları.
Hem yazamama, hem yazarım diye kıyamama arasında öylece duran boş sayfalar, su gibi geçen zamanlar ve
yeni sene ile beraber yeni bir başlangıç sağlayacakmış gibi gelen bir yeni ajanda daha!
Belkide yazarsa, çabuk geçecekmiş gibi geliyor insana yıllar, ya da geçmesini istiyorsa tam tersi.
Şimdi buraya karaladığım zırvaları 2007 ajandasının 22 Ocak sayfasına yazsaydım eğer, 23 ocak'a bile sarkacaktı belki pazartesi anılarım.
Ama olmadı, yine kıyamadım.
Ajandalar, samimi beyaz yapraklardır bence.
Sonsuz, gök mavisi yolculuğa çıktığında bir gün ruhunuz, arkanızda okunacak dolu ajandalar bırakmak güzel bir şey olsa gerek.
Hayatın, ajandadan daha fazla mutluluk veren eşantiyonlarına sahip olmak dileğiyle...
Neden yazdığım meçhul yani.
Az önce çalışma masamı ve yanındaki ıvır zıvır dolabını topladım uzun zamandan sonra.
Aslında bildik bir hikaye: Rafların tozunu almak için üzerindekileri boşaltmayla başlayan, geçmişle yüzleşme anlarından biri..
Sabah alınan poğaçaların sarılı olduğu kağıda döktürülen sabah şiirleri, ortaokul sıralarında ömür boyu yanından ayrılmayacağını sandığın,
yüzü belli belirsiz gözlerinin önüne gelen 'en yakın arkadaşının' yazdığı "seni seven ve daima sevecek olan arkadaşın ..." yazıları..
Küçüklük fotoğrafları ve de ergenlik; sivilceleri hariç herşeyini özlediğin..
Lise yıllarına denk gelen "ilk aşk" mektupları bir de; kalbinin delindiğini ilk hissettiğin için, ilk kez döküldüğünü sandığın göz yaşları..
Ve üç beş yıllık ajandalar: Tutulmamış günlüklerim. Yeni bir yıl umuduyla, tüm güzel günleri, hatıraları saklayacağına inanarak özenli bir yazıyla
başladığım tarihli defterlerim.
Tek tek çıktı dolaptan son beş yılın ajandaları. ilk sayfada bir merhaba yazısı, sonrasında tarihlere denk gelen günlerin anıları..
"Bugün erkenden kalktım. süper bir gün! Uzun zamandır kendimi bu kadar dinç hissetmiyorum. Bugünü dolu dolu geçirmeliyim. Hmm..Buldum!
Şimdi hazırlanıp kendimi dışarıya atıyorum ve bütün günü kendime ayırıp gezip tozuyorum! Akşam da bizimkilerle buluşup bir yere gideriz.
Benden bu kadar günlük. Baş baaşşş! ...
Arkasından "sadece önemli günlerde yazmalı" kararları, yani boş sayfalar.
Sonra kalbine çizik atıldığını hissettiğin bir gün, bir not:
"Hava can sıktı, yağmur yağdı yaptığımız suluboya resmin üzerine.
Şimdi akacak tüm renkler, ait oldukları tuvallere..." ve gerisi boş sayfalarla dolu bir ajanda daha.
Ne yaşadıklarını sonradan okurken alacağın hazza gebe yazılar, ne de -ziyan olmasın diye- ders notları.
Hem yazamama, hem yazarım diye kıyamama arasında öylece duran boş sayfalar, su gibi geçen zamanlar ve
yeni sene ile beraber yeni bir başlangıç sağlayacakmış gibi gelen bir yeni ajanda daha!
Belkide yazarsa, çabuk geçecekmiş gibi geliyor insana yıllar, ya da geçmesini istiyorsa tam tersi.
Şimdi buraya karaladığım zırvaları 2007 ajandasının 22 Ocak sayfasına yazsaydım eğer, 23 ocak'a bile sarkacaktı belki pazartesi anılarım.
Ama olmadı, yine kıyamadım.
Ajandalar, samimi beyaz yapraklardır bence.
Sonsuz, gök mavisi yolculuğa çıktığında bir gün ruhunuz, arkanızda okunacak dolu ajandalar bırakmak güzel bir şey olsa gerek.
Hayatın, ajandadan daha fazla mutluluk veren eşantiyonlarına sahip olmak dileğiyle...
genellikle para verilip alınmayan, bankaların promosyon olarak dağıttıkları kullanılan, içinde yılın her gününe ait bir sayfa bulunan, kalın, deri kapaklı defter.
çalışanların defteri de denir.yılın her günü için bir sayfa bulunur.özel günler ,önemli not tutmak vs. için birebirdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar