bugün
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi11
- askerde cinsel ihtiyaçlar nasıl gideriliyor6
- ismet gürbüz sözlüğü nasıl keşfetti4
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- timsah yürüyüşü4
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı6
- özel ders vermek4
- duygu özaslan6
- anelka alex tuncay hooijdonk dörtlüsü5
- 2008 09 süper lig3
- 2026 2027 sezonu şampiyonu fenerbahçe3
- ya şeytan haklıysa5
- fenerbahçenin keşkeleri3
- trabzonspor'un evinde 90 maçtır yenilmemesi rekoru4
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- 6 kasım 2002 fenerbahçe galatasaray maçı4
- en sevilen ibrahim tatlıses sözleri2
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek7
- espiyonaj dizisi3
- helin kandemir4
- bana aşık olan var mı3
- 17 kasım 2002 fenerbahçe bursaspor maçı2
- 15 kasım 20264
- 90lar türkçe pop5
- başkalarının hayatı dizisi4
- 2004 2011 arası fenerbahçe3
- karaçulhaspor3
- 1990 1995 arası beşiktaş3
- bir kadın olarak dünyaya fırlatılmak4
- 1997 2002 arası galatasaray3
- askerde özlenen şeyler9
- 812
- gassal dizisi2
- kürt menemeni2
- xiaomi iphone samsung huawei oppo vivo realme4
- dokuz eylül üniversitesi2
- kars şehir stadyumu2
- 16 kasım 20262
- izmir de poposundan bıçaklanan trans birey7
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi19
- binbir gece masalları dizisi2
- 80 yıl cumhuriyet şehir stadyumu2
- düzenli beyaz ekmek yemek gerizekalı yapıyor5
- rüyada ilkokul derslerini alttan almak6
- helin elveren4
- sevgilimin babasıyla cinsel ilişki yaşadım2
- sarı koala2
- 8 kasım 2026 rizespor erzurumspor maçı3
- hatay usülü soslu döner3
- gençler sakın büyümeyin3
Kekikten ve karamış taştan
O eller için
Bu çığlık
Unutulmuş ve yapayalnız
Ahmed için.
Gelip geçen bulutlar
Yurtsuz ve yabancı koydu beni
Ve yalnız dağlar cesaret ediyor
Beni bağrına basmaya
Kıraç bir toprakta.
Doğuyorum yine o eski yaralardan
Sokuluyorum toprağa
Bütün ayrıntılarını görünceye dek
Doğuyorum yine
Denizin taştığı yıl
Kül olmuş kentlerden
Kendimi yapayalnız bulduğum.
Ahmed'di o deniz
Kurşunlar arasından köpük köpük
Bir kamptı öfkeyle büyüyen
Yağan kekikti üstümüze
Ve savaşçılara
Ellerine ayaklarına baktı Ahmed
Unutulmuş trenlerin
Anılarıyla büyüyen
Kimsenin karşılamadığı
Kimsenin el sallamadığı
Yaseminlerle.
Ayakta dikildi yapayalnız
Kendini dinlediği gecelerde
Hakkın hasretini çekerek
Yirmi yıl
Yirmi yıl o yer senin bu yer benim
Dolaştı bir kimliği sora sora
Yalnız yanardağların yanıtladığı.
Ben Arap Ahmet'im
Dedi
Ben kurşunlar
Ben portakallar
Ve düşler.
Benim çadırımdır Tel Zaatar
Anayurt benim
Sürüp giden o yolculuk anayurda
Doğu'dan ta Batı'ya
Bilendi bütün kılıçlar
Ahmed tanımaya başlarken
Ellerini ayaklarını
Süzülen bir yıldız gibi
Bakıp bakıp Hayfa' ya.
Ahmed'di seçilen kurban
Kentler asfalt organlarını
Bırakıp arkalarında
Düştüler peşine Ahmed'in
Öldürmek için.
Doğu'dan ta Batı'ya
Cenaze törenini hazırlıyorlardı.
Giyotinlerden giyotin beğenip.
Ben Arap Ahmed
Gelsin kuşatmacılar!
Benim kal'am gövdem
Gelsin kuşatmacılar!
Ateş hattıyım ben
Kuşatacağım onları
Çünkü göğsüm
Sığınaktır halkıma
Gelsin kuşatma!
Uzanmış suyun karşısına
Küçük ayrıntılar arasında geziniyorum
Derken dağılmaya başlıyorlar
Akşamla birlikte
Yitiyorum
Uzaklardan gelen
Çıngırak seslerinin içinde.
Kanayan yerlerimden
Anlıyorum yaşadığımı.
Ayak bastığım her yol
Kaçınıyor benden
Kaçıyor
Gönül verdiğim her kent
Ceketimi fırlatıyor bana.
Şiirlere sığınıyorum
Düşlere
Anlıyorum çok geçmeden
Düşlerime kadar girmiş bıçaklar.
Bir mum yakıyorum
Kapanmayan yaramdan.
Bu gece
Bütün çakıl taşları soluyor
Ve damarlı.
Uzaklardaki güzel karım
Sessizliğin senin
Eritti bu ölgün geceyi
Banklar ve ağaçlar
Donup kaldı gölgende.
Hatırla beni
Kendimi unutmadan önce.
O kayalar mektubumdur
Yeryüzüne.
Yükseleceğim
Meyve küfelerinden
Denizden
Yükseleceğim yoksulun şarkısından
Onların şarkısından:
Yaşayacağız!
Yaşayacağız! diyen.
Kekikten ve taştan Ahmed
Yükseleceksin
Hayır! diyerek
Derinden esvap yapacak
Kırlardan gelen köylüler
Zalimleri ortadan kaldırmaya.
Bir çiçek olacak yumruğun
Bir bomba
Her gün hayır! demek için kalkan.
Kılıçlardan kesik kesik gövden
Yeniden yapılacak
Doğacak güneşlerden
Ve dalgalarla nikâhlanacak
Giyotin altında
Hayır! diyeceksin
Hayır!
Akan kanımda öleceksen
Yeniden doğmak için
Un çuvallarından.
Geleceğiz ses vermek için sesine
Bizi çağırdığın zaman
Ve ölümün çehresi
Yitip gidecek sözlerimizden.
Eli ölümün
Savurup atacak bizi
Yalın bir yurda doğru
Yasemin bir düşün beklediği.
Kuşlar bana bıraktı şarkılarını
Ve ben koştum
Yürek atışına tarlaların.
Kanımın derinliklerine in
Derinliklerine in
Derinliklerine ekmeğin
Yalın bir yurdumuz olsun
Yasemin bir düşün beklediği.
Her günkü Ahmed
Saf ve Basit Ahmed
Nasıl kaldırdın ayrılıkları
Meyveyle taş arasında
Kurşunla geyik?
Arap Ahmed, diren!
Kuşatma altında gezeceğiz
Ulaşıncaya dek kıyısına
Ekmeğin ve dalgaların.
Öleceğiz düşü uğruna
Bir yurdun
Ve bekleyen yaseminlerin.
Onda Güz'ün eğrileri var.
Kandaki şiirdir Ahmed.
Dağlar gibi kırışık yüzü
Yankısı çağıran seslerin
Birleşen gövdelerin.
Ey tanınmayan Ahmed
Nasıl yaşadın aramızda
Tam yirmi yıl
Hâlâ belli belirsiz yüzün
Hep çizgilerinde dolaştığımız
Tanınmayan yüzün
Ey ormanlar
Alevler kadar gizli Ahmed
Bize yüzünü tanıt
Söyle son sözünü
Dağılacağız sessizlikte
Geri adım atacağız
işitsin diye ölüler sözlerini
Yaşayanlar
Belki tanır diye çizgilerini.
Ahmed
Ahmed kardeşim
Kahramanca ölümünü bekliyoruz
Ne zaman?
Ne zaman?
Ne zaman?
Mahmud DERViŞ
- Beyrut'ta bir Filistin kampı olan Tel Zaatar Lübnan iç savaşı sırasında
iki ay kuşatma altında kalmıştı. Filistinliler güç koşullar altında kuşatmaya
karşı direnmişlerdi. Arapça'da "kekik dağı" anlamına gelen Tel Zaatar
Filistin direnişinin bir sembolü haline geldi. Hayali bir kahraman olan
Ahmed Zaatar sürekli yerinden edilen ve sürgünde yaşayan Filistinlilerin
binlerce adsız kahramanını temsil etmektedir.
O eller için
Bu çığlık
Unutulmuş ve yapayalnız
Ahmed için.
Gelip geçen bulutlar
Yurtsuz ve yabancı koydu beni
Ve yalnız dağlar cesaret ediyor
Beni bağrına basmaya
Kıraç bir toprakta.
Doğuyorum yine o eski yaralardan
Sokuluyorum toprağa
Bütün ayrıntılarını görünceye dek
Doğuyorum yine
Denizin taştığı yıl
Kül olmuş kentlerden
Kendimi yapayalnız bulduğum.
Ahmed'di o deniz
Kurşunlar arasından köpük köpük
Bir kamptı öfkeyle büyüyen
Yağan kekikti üstümüze
Ve savaşçılara
Ellerine ayaklarına baktı Ahmed
Unutulmuş trenlerin
Anılarıyla büyüyen
Kimsenin karşılamadığı
Kimsenin el sallamadığı
Yaseminlerle.
Ayakta dikildi yapayalnız
Kendini dinlediği gecelerde
Hakkın hasretini çekerek
Yirmi yıl
Yirmi yıl o yer senin bu yer benim
Dolaştı bir kimliği sora sora
Yalnız yanardağların yanıtladığı.
Ben Arap Ahmet'im
Dedi
Ben kurşunlar
Ben portakallar
Ve düşler.
Benim çadırımdır Tel Zaatar
Anayurt benim
Sürüp giden o yolculuk anayurda
Doğu'dan ta Batı'ya
Bilendi bütün kılıçlar
Ahmed tanımaya başlarken
Ellerini ayaklarını
Süzülen bir yıldız gibi
Bakıp bakıp Hayfa' ya.
Ahmed'di seçilen kurban
Kentler asfalt organlarını
Bırakıp arkalarında
Düştüler peşine Ahmed'in
Öldürmek için.
Doğu'dan ta Batı'ya
Cenaze törenini hazırlıyorlardı.
Giyotinlerden giyotin beğenip.
Ben Arap Ahmed
Gelsin kuşatmacılar!
Benim kal'am gövdem
Gelsin kuşatmacılar!
Ateş hattıyım ben
Kuşatacağım onları
Çünkü göğsüm
Sığınaktır halkıma
Gelsin kuşatma!
Uzanmış suyun karşısına
Küçük ayrıntılar arasında geziniyorum
Derken dağılmaya başlıyorlar
Akşamla birlikte
Yitiyorum
Uzaklardan gelen
Çıngırak seslerinin içinde.
Kanayan yerlerimden
Anlıyorum yaşadığımı.
Ayak bastığım her yol
Kaçınıyor benden
Kaçıyor
Gönül verdiğim her kent
Ceketimi fırlatıyor bana.
Şiirlere sığınıyorum
Düşlere
Anlıyorum çok geçmeden
Düşlerime kadar girmiş bıçaklar.
Bir mum yakıyorum
Kapanmayan yaramdan.
Bu gece
Bütün çakıl taşları soluyor
Ve damarlı.
Uzaklardaki güzel karım
Sessizliğin senin
Eritti bu ölgün geceyi
Banklar ve ağaçlar
Donup kaldı gölgende.
Hatırla beni
Kendimi unutmadan önce.
O kayalar mektubumdur
Yeryüzüne.
Yükseleceğim
Meyve küfelerinden
Denizden
Yükseleceğim yoksulun şarkısından
Onların şarkısından:
Yaşayacağız!
Yaşayacağız! diyen.
Kekikten ve taştan Ahmed
Yükseleceksin
Hayır! diyerek
Derinden esvap yapacak
Kırlardan gelen köylüler
Zalimleri ortadan kaldırmaya.
Bir çiçek olacak yumruğun
Bir bomba
Her gün hayır! demek için kalkan.
Kılıçlardan kesik kesik gövden
Yeniden yapılacak
Doğacak güneşlerden
Ve dalgalarla nikâhlanacak
Giyotin altında
Hayır! diyeceksin
Hayır!
Akan kanımda öleceksen
Yeniden doğmak için
Un çuvallarından.
Geleceğiz ses vermek için sesine
Bizi çağırdığın zaman
Ve ölümün çehresi
Yitip gidecek sözlerimizden.
Eli ölümün
Savurup atacak bizi
Yalın bir yurda doğru
Yasemin bir düşün beklediği.
Kuşlar bana bıraktı şarkılarını
Ve ben koştum
Yürek atışına tarlaların.
Kanımın derinliklerine in
Derinliklerine in
Derinliklerine ekmeğin
Yalın bir yurdumuz olsun
Yasemin bir düşün beklediği.
Her günkü Ahmed
Saf ve Basit Ahmed
Nasıl kaldırdın ayrılıkları
Meyveyle taş arasında
Kurşunla geyik?
Arap Ahmed, diren!
Kuşatma altında gezeceğiz
Ulaşıncaya dek kıyısına
Ekmeğin ve dalgaların.
Öleceğiz düşü uğruna
Bir yurdun
Ve bekleyen yaseminlerin.
Onda Güz'ün eğrileri var.
Kandaki şiirdir Ahmed.
Dağlar gibi kırışık yüzü
Yankısı çağıran seslerin
Birleşen gövdelerin.
Ey tanınmayan Ahmed
Nasıl yaşadın aramızda
Tam yirmi yıl
Hâlâ belli belirsiz yüzün
Hep çizgilerinde dolaştığımız
Tanınmayan yüzün
Ey ormanlar
Alevler kadar gizli Ahmed
Bize yüzünü tanıt
Söyle son sözünü
Dağılacağız sessizlikte
Geri adım atacağız
işitsin diye ölüler sözlerini
Yaşayanlar
Belki tanır diye çizgilerini.
Ahmed
Ahmed kardeşim
Kahramanca ölümünü bekliyoruz
Ne zaman?
Ne zaman?
Ne zaman?
Mahmud DERViŞ
- Beyrut'ta bir Filistin kampı olan Tel Zaatar Lübnan iç savaşı sırasında
iki ay kuşatma altında kalmıştı. Filistinliler güç koşullar altında kuşatmaya
karşı direnmişlerdi. Arapça'da "kekik dağı" anlamına gelen Tel Zaatar
Filistin direnişinin bir sembolü haline geldi. Hayali bir kahraman olan
Ahmed Zaatar sürekli yerinden edilen ve sürgünde yaşayan Filistinlilerin
binlerce adsız kahramanını temsil etmektedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com