bugün
- sözlük kürdü51
- osman pamukoğlu14
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler26
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği11
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- dağa çıkıp barış istiyoruz demek4
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor21
- hastası olunan sözler3
- sözlüklere ihtiyacın bitmesi4
- türkçe yazıp okuyabilmek ama anlayamamak6
- özlü sözler2
- kol saati6
- yavıdilerin cadılar bayramını silklememesi4
- edirne girişinde güreşen agalar2
- ananınkiii diyen karı3
- cam açık uyumak2
- akp den savcı sayan'a uyarı5
- rahiple ciddi ciddi konuşan yavıdi3
- sözlükteki çiftçi yazarlar6
- bıçağın ucuyla peynir tattırmak5
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak4
- aykolik nerede4
- sefardi mi mizrahi yemekleri mi3
- eşek sucuğu2
- boğaziçi üniversitesi4
- engeli kaldırsın diye 60 bin lira yollayan adam8
- simko323
- fenerbahçe17
- file simidi4
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- başkomutan recep tayyip erdoğan6
- beyaz ekmek4
- etrak ı biidrak2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- etnik köken20
- ankara4
- ben her sene ülkeme gelip döviz sokuyorum8
- sıfır atık vakfı2
- geri dönüşüm3
- 1 11 2026 bulgarda seçim kadın cumhurbaşkanı 58 oy4
- millette manyak para var4
- denizalti alirken dikkat edilecek hususlar3
- kitap alıntıları2
- ismail kartal20
- ırkçılık yapmayın12
- hangi ülke de doğmak isterdin16
- para için hiç sevmediğin birine köpeklik yapmak3
- ıslak rüya görmek3
- erkek komedyenlerin komik olmaması gerçeği4
- ermenilerin kürtleri katlettiği gerçeği10
2:46’da başlayan müziği alır götürür.
Söz ve müziği sibel alaş ve mustafa sandal’a ait olan, sibel alaş’ın seslendirdiği güzel bir 90’lar parçası.
insan. genellikle erkekler icin kullanilir. ozellikle "adam olmak" deyiminde gecer.
kendisi tanıdığım en büyük şahsiyettir.
değerli sevgili saygılı o büyük liderdir.
gözlerimizdeki gönlümüzdeki o ki
unutulamayacak büyük bir liderimizdir.
atatürkten başkası da inan ki hiç değildir.
değerli sevgili saygılı o büyük liderdir.
gözlerimizdeki gönlümüzdeki o ki
unutulamayacak büyük bir liderimizdir.
atatürkten başkası da inan ki hiç değildir.
Adam kelimesinin hangi anlamla kullanıldığını bilmiyorum. Gözlemlediğimse baya maço bir tabir olması.
Arda Turan hakkında yapılmış en güzel videodur , ADAMdır ADAM.
https://www.youtube.com/watch?v=5Ccj5HibKZw
(bkz: arda turan adamdır)
https://www.youtube.com/watch?v=5Ccj5HibKZw
(bkz: arda turan adamdır)
hayatınızı sallayan erkeğe netçe söylenecek sade bir sözcüktür adam..
Sibel Alaş'ın şarkısına konu olmuştur
"Bir adam var düşümde,
tam dokunacakken uyandırıldığım
Bir adam, sonumuzun ne olacağını hiç öğrenemediğim
Düşümde bir adam var, benim mi bilemediğim
Bir adam var diyorum,
düşünüp düşümden ayrı kaldığım... "
"Bir adam var düşümde,
tam dokunacakken uyandırıldığım
Bir adam, sonumuzun ne olacağını hiç öğrenemediğim
Düşümde bir adam var, benim mi bilemediğim
Bir adam var diyorum,
düşünüp düşümden ayrı kaldığım... "
KarıYa kıza düşkün olur. Evet.
bazı insanlara bir türlü yakışmayan söz.
ne bileyim hak etmiyor bazıları...
ne bileyim hak etmiyor bazıları...
sibel alaş şarkısıdır.
--spoiler--
Yağmur bulutu unutursa
Dalında çiçeği kurutursa
Yâr benden utanırsa
Düşündüm düşümden ayrı kaldım
--spoiler--
--spoiler--
Yağmur bulutu unutursa
Dalında çiçeği kurutursa
Yâr benden utanırsa
Düşündüm düşümden ayrı kaldım
--spoiler--
adam, adamlık... bizi meşgul eden sıfatlardan en ünlü olanı!
geçen gün bir tartışmaya şahit oldum yolda yürürken;
x : adam mısın lan sen?
y : asıl sen adam mısın oğlum?
x : sen benim adamlığımı mı sorguluyorsun, benim adamlığım hepinize yeter!
diyalog devam ediyordu ben uzaklaşırken ve x ve y kişisi birbirlerinin adamlık denen mevhumunu sorgu sürecinde tansiyon ayyuka çıkmaya devam ediyordu... y kişisisinin "adamlığında" eksilme olduğunu hisseden x kişisi, ücretsiz "adamlık" vermeyi teklif ederken dikkatim dağıldı gerisini dinlemeye tenezzül etmedim...
ha tiplerini merak ediyorsanız; dar ve kısa paça renkli pantolon, altına çorapsız kundura ve üzerinde düğmeleri kopma noktasında olmasına özen gösterilmiş elbette dar gömlek...
neyse adamlığın tanımını yapabilmek için uğraşacak değilim siz değerli(!) adamlığın kitabını yazmışlar yaparsınız elbette ama aklıma eski bir haber geldi naçizane yazmak isterim;
bir "adam" ceza yemişti. Yediği ceza, kitap okuma cezasıydı. "adam mısın lan sen" diye sorulan soruya da mahkeme salonunda "ben adamın dibiyim" diye karşılık vermişti...
Ne yapmış da ceza yemişti? Lise önünde kavga çıkarmıştı... Kendisi o lisede okuyor falan değil, kendisi minibüs muaviniydi. Okul önünde liseli oğlanlara bulaşmış ve iki kişiyi dövmüş. Nedeni bilinmiyor. (bunu yapmasının nedeni kedini "adam" olarak tanımlaması bile olabilir)
adamın aylık geliri, birçok kadrolu memurda daha yüksekti.
Hakim, adama "en az üç kitap okuma" cezası vermişti.
Bu üç kitabın hangisi olacağına yol gösterecek bir "referans otoritesi" yoktu; öte yandan seçimi adam olduğunu iddia eden bu kişiye bıraksan gider Adolf Hitler'in "Kavgam" adlı ölümsüz eserini, "Fırıncının Kızı"nı, bir de sahaflarda bulabilirse "Kaymak Tabağı"nı tercih ederdi... Yok, "Şu Çılgın Türkler" kendisine ağır gelir, çünkü kalın... ampul kafalı bir çocuk olsaydı da "Seyyid Battal Gazi"yi, "Hazret-i Ali'nin Kan Kalesi Cengi"ni ve "Yılanlar Padişahı Şahmeran"ı seçerdi herhalde...
O zaman da hakim şöyle uyarmış: Bu üç kitap, Milli Eğitim Bakanlığı'nın Bin Temel Eser dizisinden olacak, Eh, bir nevi "resmi" liste, kimse ağzını açamazdı. Hakim de ne yapsın, sözgelimi "Yapı Kredi Yayınları'nı tercih et" desin de töhmet ve şaibe altında mı kalsındı?
"adam", ilk eser olarak Mehmet Akif'in "Safahat"ını seçmişti. Şairin adını biryerlerden hatırlıyor mu, yoksa sakallı resmi mi hoşuna gitmişti, yoksa Safahat'ı "Sabahat" gibi bir kız sanıp kitapta daha başka bir içerik bulacağını mı sanmıştı, o da belli değildi.
Öyle okudum deyip tüymek yok, haftanın üç günü, pazartesi, çarşamba ve cuma günleri karakola gidip polis gözetiminde okuyacaktı!
"adam" pazartesi günü karakola uğramış, çarşamba günü ara ki bulasın... Cuma günü hepten kayıptı...
Sıkılmış, okumak ağır gelmişti. Çünkü kitap delikanlıyı bozar. adam dediğin izbe ve ucube mekanlarda nargile tüttürürdü.
Yoksa "adam", "ben bunu Nazım Hikmet'le bir tuttuklarına göre büyük bir şair sanmıştım, yanılmışım" mı demek istemişti? (haha!)
Durum bir tutanakla savcılığa bildirilmiş, "adam" da, mahkeme kararına uymadığı için sevk edildiği nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanmıştı.
Koğuş ağasından ilk tokadı yedikten sonra meydancının demleyeceği çayı yudumlarken kader kurbanı arkadaşlarına neler anlattığını merak ederim doğrusu...
"Sonra karıyı, pardon, kitabın kapağını bir çevirdim abi"... Çabuk çıkacağı için avluda voltayı hızlı atmıştır elbet, onu merak etmiyorum.
Bir de, okumayı öğrendiğimden beri durup dinlenmeden okuduğuma ve bugüne kadar okuduğum kitap sayısı bilmiyorum kaç bini bulduğuna göre, elbette bu "adam" geçinen kişileri itin götüne sokup sokup çıkarma ve laubali olma hakkını kendimde saklı tutuyorum.
Ama siz elbette "niçin Türkiye'de kitap okumanın bir keyif değil de ceza kabul edildiğini" merak etmeyeceksiniz. (ediyor musunuz yoksa?)
Orhan Pamuk'un bile Nobel aldığında hızla yapılan onbinlerce yeni baskısı yayınevinin elinde patlamıştı, kimse dönüp bakmıyordu; okumamak için gene bahanelerin en güzelini bulmuştu insanlar... Oysa Pamuk "Ermeni soykırım yoktur" demiş olsaydı kitapçılara koşup peynir ekmek gibi kapışılacaktı, değil mi?
Aslında ben o hakimin yerinde olsaydım o adam olduğunu iddia eden dangalağa Orhan Pamuk'un bütün romanlarını "sonuna kadar okuyup bitirme" cezası verirdim, ter döksündü bacaksız, eziyet çeksindi, feleğini şaşırsın da isveç Akademisi'ne ana avrat dümdüz gitsindi Nobel verdiği için!
yani diyeceğim adamlık denen nanenin içinde kitap okumak falan yoktur, yakın siz nargilelerinizi bakın keyfinize...
geçen gün bir tartışmaya şahit oldum yolda yürürken;
x : adam mısın lan sen?
y : asıl sen adam mısın oğlum?
x : sen benim adamlığımı mı sorguluyorsun, benim adamlığım hepinize yeter!
diyalog devam ediyordu ben uzaklaşırken ve x ve y kişisi birbirlerinin adamlık denen mevhumunu sorgu sürecinde tansiyon ayyuka çıkmaya devam ediyordu... y kişisisinin "adamlığında" eksilme olduğunu hisseden x kişisi, ücretsiz "adamlık" vermeyi teklif ederken dikkatim dağıldı gerisini dinlemeye tenezzül etmedim...
ha tiplerini merak ediyorsanız; dar ve kısa paça renkli pantolon, altına çorapsız kundura ve üzerinde düğmeleri kopma noktasında olmasına özen gösterilmiş elbette dar gömlek...
neyse adamlığın tanımını yapabilmek için uğraşacak değilim siz değerli(!) adamlığın kitabını yazmışlar yaparsınız elbette ama aklıma eski bir haber geldi naçizane yazmak isterim;
bir "adam" ceza yemişti. Yediği ceza, kitap okuma cezasıydı. "adam mısın lan sen" diye sorulan soruya da mahkeme salonunda "ben adamın dibiyim" diye karşılık vermişti...
Ne yapmış da ceza yemişti? Lise önünde kavga çıkarmıştı... Kendisi o lisede okuyor falan değil, kendisi minibüs muaviniydi. Okul önünde liseli oğlanlara bulaşmış ve iki kişiyi dövmüş. Nedeni bilinmiyor. (bunu yapmasının nedeni kedini "adam" olarak tanımlaması bile olabilir)
adamın aylık geliri, birçok kadrolu memurda daha yüksekti.
Hakim, adama "en az üç kitap okuma" cezası vermişti.
Bu üç kitabın hangisi olacağına yol gösterecek bir "referans otoritesi" yoktu; öte yandan seçimi adam olduğunu iddia eden bu kişiye bıraksan gider Adolf Hitler'in "Kavgam" adlı ölümsüz eserini, "Fırıncının Kızı"nı, bir de sahaflarda bulabilirse "Kaymak Tabağı"nı tercih ederdi... Yok, "Şu Çılgın Türkler" kendisine ağır gelir, çünkü kalın... ampul kafalı bir çocuk olsaydı da "Seyyid Battal Gazi"yi, "Hazret-i Ali'nin Kan Kalesi Cengi"ni ve "Yılanlar Padişahı Şahmeran"ı seçerdi herhalde...
O zaman da hakim şöyle uyarmış: Bu üç kitap, Milli Eğitim Bakanlığı'nın Bin Temel Eser dizisinden olacak, Eh, bir nevi "resmi" liste, kimse ağzını açamazdı. Hakim de ne yapsın, sözgelimi "Yapı Kredi Yayınları'nı tercih et" desin de töhmet ve şaibe altında mı kalsındı?
"adam", ilk eser olarak Mehmet Akif'in "Safahat"ını seçmişti. Şairin adını biryerlerden hatırlıyor mu, yoksa sakallı resmi mi hoşuna gitmişti, yoksa Safahat'ı "Sabahat" gibi bir kız sanıp kitapta daha başka bir içerik bulacağını mı sanmıştı, o da belli değildi.
Öyle okudum deyip tüymek yok, haftanın üç günü, pazartesi, çarşamba ve cuma günleri karakola gidip polis gözetiminde okuyacaktı!
"adam" pazartesi günü karakola uğramış, çarşamba günü ara ki bulasın... Cuma günü hepten kayıptı...
Sıkılmış, okumak ağır gelmişti. Çünkü kitap delikanlıyı bozar. adam dediğin izbe ve ucube mekanlarda nargile tüttürürdü.
Yoksa "adam", "ben bunu Nazım Hikmet'le bir tuttuklarına göre büyük bir şair sanmıştım, yanılmışım" mı demek istemişti? (haha!)
Durum bir tutanakla savcılığa bildirilmiş, "adam" da, mahkeme kararına uymadığı için sevk edildiği nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanmıştı.
Koğuş ağasından ilk tokadı yedikten sonra meydancının demleyeceği çayı yudumlarken kader kurbanı arkadaşlarına neler anlattığını merak ederim doğrusu...
"Sonra karıyı, pardon, kitabın kapağını bir çevirdim abi"... Çabuk çıkacağı için avluda voltayı hızlı atmıştır elbet, onu merak etmiyorum.
Bir de, okumayı öğrendiğimden beri durup dinlenmeden okuduğuma ve bugüne kadar okuduğum kitap sayısı bilmiyorum kaç bini bulduğuna göre, elbette bu "adam" geçinen kişileri itin götüne sokup sokup çıkarma ve laubali olma hakkını kendimde saklı tutuyorum.
Ama siz elbette "niçin Türkiye'de kitap okumanın bir keyif değil de ceza kabul edildiğini" merak etmeyeceksiniz. (ediyor musunuz yoksa?)
Orhan Pamuk'un bile Nobel aldığında hızla yapılan onbinlerce yeni baskısı yayınevinin elinde patlamıştı, kimse dönüp bakmıyordu; okumamak için gene bahanelerin en güzelini bulmuştu insanlar... Oysa Pamuk "Ermeni soykırım yoktur" demiş olsaydı kitapçılara koşup peynir ekmek gibi kapışılacaktı, değil mi?
Aslında ben o hakimin yerinde olsaydım o adam olduğunu iddia eden dangalağa Orhan Pamuk'un bütün romanlarını "sonuna kadar okuyup bitirme" cezası verirdim, ter döksündü bacaksız, eziyet çeksindi, feleğini şaşırsın da isveç Akademisi'ne ana avrat dümdüz gitsindi Nobel verdiği için!
yani diyeceğim adamlık denen nanenin içinde kitap okumak falan yoktur, yakın siz nargilelerinizi bakın keyfinize...
erkek bireylere anlam yüklemek ile mükellef olan kavram.
fakat, bir, "adam" nedir? acınası bir sır birikintisi.
zaten bu yüzden günümüzde, "adam" görmek zor değil mi?
susmayan diller, bitmeyen karaktersizlikler...
fakat, bir, "adam" nedir? acınası bir sır birikintisi.
zaten bu yüzden günümüzde, "adam" görmek zor değil mi?
susmayan diller, bitmeyen karaktersizlikler...
Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
" O benim adamımdır, hiçbir ricamı geri çevirmez. "
" O benim adamımdır, hiçbir ricamı geri çevirmez. "
Karşısındaki insanı isteğinin dışında da kabul edebilen, sorumluluk altina girebilen ona gore davranan, seviyorum diyip sonrasında siktir git demeyi aliskanlik haline getirmemis, seviyorum cümlesini omuzlarında tasiyabilen, sevmekten öte karşısındaki insanı düşünen düşünebilen, kelimelerin ardına sığınıp karşısındaki kadını gurursuz görmeyen, aslinda o insanın zamaninda kendisinden daha delikanlı olduğunu düşünmesi gereken, tabiri caizse kullanıp atmayan gururlu onurlu olmayı basarabilen erkeklerdir. Saygılar Uludağ sözlük sen esen kal. Var buralar zerre umrunda olmadığım insanların olsun ben hep iyi saf kalıcam.
Adam olmak sadece erkeğe özgü bir durum değildir. Adamlık cinsiyetten bağımsızdır.
erkeğin en üst modelidir.
her erkek adam olamaz. birisine adam diyebilmek o kadar kolay değildir.
bir çok yakın arkadaşım oldu ama bunlardan sadece bir kaçına adamsın diyebildim.
karakter meselesidir.
her erkek adam olamaz. birisine adam diyebilmek o kadar kolay değildir.
bir çok yakın arkadaşım oldu ama bunlardan sadece bir kaçına adamsın diyebildim.
karakter meselesidir.
Alex de souza.
Sözünde durur. Hak yemez. Emanete hiyanet etmez. Hainlik etmez. Adam kayırma yapmaz. Kendi çocuğu bile olsa haksız ise onu savunmaz. Güzel konuşur. Hakaret ve küfür ederek boş konuşmaz. Yardım eder.
Söyleyin şimdi bu ülkede kaç adam var ?
Söyleyin şimdi bu ülkede kaç adam var ?
yılmaz özdil'in yeni kitabıdır.
Kadın'ı okudunuz.
Bu da Adam.
Diyebilirsiniz ki...
Kadının karşılığı erkek değil mi?
Bence değil.
Çünkü, her kadın kadın ama...
Her erkek adam değil.
Herifleri yazmamayı tercih ettim!
(bkz: okunması gereken kitaplar)
Kadın'ı okudunuz.
Bu da Adam.
Diyebilirsiniz ki...
Kadının karşılığı erkek değil mi?
Bence değil.
Çünkü, her kadın kadın ama...
Her erkek adam değil.
Herifleri yazmamayı tercih ettim!
(bkz: okunması gereken kitaplar)
yılmaz özdil'in yeni kitabının adı. yarın idefix stoklarına gelecek.
sevdiği gözlerinin önünde giderken "sen mutlu ol bana yeter..." diyen erkektir.
he-man'in gerçek adı.
Özü sözü, içi dışı, götü başı bir erkeklere yakıştırılan sıfattır. Yavşaklar bilmez.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar