bugün
- çocuklara verilen farklı isimler5
- tai lung50
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı30
- öğretmenlerin 3 aylık tatillerinin bitmesi7
- başakşehir'in galatasaray'a hep yatması14
- sözlükte en az sevdiğiniz yazar16
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi28
- en fazla cinsel suçun işlendiği ülkeler18
- claudian clouds15
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- gece gelen makarna yeme isteği10
- kombin atıp erkek düşüren kız yazar7
- büyü yapan sözlük yazarları11
- eşşek gözlü sözlük yazarı6
- türk kızları keko erkek mi seviyor12
- arkadaşlar neden böylesiniz8
- dünyayı kimler yönetiyor6
- ölmüş birini özlemek4
- enayimiknatisii21
- cinlerin insanlarla ilişkiye girmesi9
- lezbiyenlik kul hakkına girmektir8
- sözlüğe kombin atan erkeğin asıl amacı12
- salça yapan sözlük kızı10
- arkadaşlar bir şey dicem7
- seviştikten sonra biz şimdi neyiz diyen cin5
- sarapci koala55
- sözlükte cin var mı6
- gece mezarlıkta cinlere şeker dağıtmak6
- dinlerin uydurma olduğu gerçeği11
- kombin atıp kız düşüren erkek yazar7
- yeni parti'nin kürtçü olması14
- nervio8
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- victor osimhen10
- sevgi ihtiyacını 31 çekerek karşılamak11
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri29
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu11
- demleme usulü makarna5
- s'i l v'e r m'i s t29
- anın görüntüsü21
- kendini eleştirebilen insan7
- oy verdiğim partiyi niye eleştireyim13
- mucizelere inanıyor musunuz6
- zorunlu eğitim13
- geceye bir şiir bırak7
- sözlük erkeklerinin kombinleri9
- havaların soğumaya başlaması3
- lise mezunu olup ateist olan tip8
- sevgilim var8
- mazotun litresi 90 lira13
polonya nın 1798-1885 yılları arasında yaşamış milli şairi. 1855 yılında istanbul a gelmiş hayatının sonuna kadar istanbul da yaşamış ve kolera sonucu ölmüştür.
--spoiler--
http://tr.wikipedia.org/w..._Ya.C5.9Fant.C4.B1s.C4.B1
--spoiler--
özel edit: bir doğum günü hediyesi.
--spoiler--
http://tr.wikipedia.org/w..._Ya.C5.9Fant.C4.B1s.C4.B1
--spoiler--
özel edit: bir doğum günü hediyesi.
(bkz: ağır roman)
Ünü dünyayı sarmış bir özgürlük şairi. Polonya'nın milli kahramanı. istanbul'un talihsiz ve ebedi konuğu.
Ülkesinin Rusya esaretinden kurtulması için gençlik yıllarından itibaren mücadeleye girişmiş, şiirleriyle halkına cesaret ve coşku aşılamıştır. 32 yaşındayken Fransa'ya göçmek zorunda bırakılmış. Orada büyük itibar görmüş, üniversite kadrosuna alınmış, el üstünde taşınmış...Bir yiğit kültür adamı.
"Doğmuşum kölelik içinde
zincire vurulmuşum daha beşikte.
Selam sana istikbalin fecri,
ardından doğacaktır, hürriyet güneşi..."
dizelerinin sahibi olan şair, 22 Eylül 1855'te bir gemiyle istanbul'a gelir. Amacı Osmanlı Ordusu'nda görev yapan ve Kırım'da Rusya'ya karşı savaşan Lehistanlı askerlere moral ve cesaret vermek, Rusların işgali altındaki Lehistan'ı bağımsızlığa kavuşturmaktır.
Ne var ki,talihsiz Adam, istanbul'un Kurtuluş sırtlarında kurulan çadırdaki hasta askerleri ziyaret ederken kaptığı kolera yüzünden 1855 yılı 26 Kasım günü sessizce ölür. iç organları Dolapdere'de yaşadığı küçük evin zeminine gömülür.Cenazesi paris'e götürülür. Daha sonra Polonya'ya nakledilir.
Gerek Paris'te gerekse Türkiye'ye geldiğinde Türkleri över:
"polonya'nın, komşu düşmanlar tarafından ezilmesine hiçbir devletin ses çıkarmadığı günlerde tek dostumuz Türkler olmuştur. Biz Türkleri düşmanımızın önünde eğilmediği ve Polonya'Nın işgalini kabul etmediği için, üstün bir millet olarak severiz."
Beyoğlu semtinde, Dolapdere'de Tatlı Badem Sokağı'nda son kaldığı 29 No'lu bina yangın geçirmiş, yıllar sonra onarılmış ve müzeye dönüştürülmüştür. Mickiewicz Müzesi pazartesi hariç her gün gezilebilir.
Ülkesinin Rusya esaretinden kurtulması için gençlik yıllarından itibaren mücadeleye girişmiş, şiirleriyle halkına cesaret ve coşku aşılamıştır. 32 yaşındayken Fransa'ya göçmek zorunda bırakılmış. Orada büyük itibar görmüş, üniversite kadrosuna alınmış, el üstünde taşınmış...Bir yiğit kültür adamı.
"Doğmuşum kölelik içinde
zincire vurulmuşum daha beşikte.
Selam sana istikbalin fecri,
ardından doğacaktır, hürriyet güneşi..."
dizelerinin sahibi olan şair, 22 Eylül 1855'te bir gemiyle istanbul'a gelir. Amacı Osmanlı Ordusu'nda görev yapan ve Kırım'da Rusya'ya karşı savaşan Lehistanlı askerlere moral ve cesaret vermek, Rusların işgali altındaki Lehistan'ı bağımsızlığa kavuşturmaktır.
Ne var ki,talihsiz Adam, istanbul'un Kurtuluş sırtlarında kurulan çadırdaki hasta askerleri ziyaret ederken kaptığı kolera yüzünden 1855 yılı 26 Kasım günü sessizce ölür. iç organları Dolapdere'de yaşadığı küçük evin zeminine gömülür.Cenazesi paris'e götürülür. Daha sonra Polonya'ya nakledilir.
Gerek Paris'te gerekse Türkiye'ye geldiğinde Türkleri över:
"polonya'nın, komşu düşmanlar tarafından ezilmesine hiçbir devletin ses çıkarmadığı günlerde tek dostumuz Türkler olmuştur. Biz Türkleri düşmanımızın önünde eğilmediği ve Polonya'Nın işgalini kabul etmediği için, üstün bir millet olarak severiz."
Beyoğlu semtinde, Dolapdere'de Tatlı Badem Sokağı'nda son kaldığı 29 No'lu bina yangın geçirmiş, yıllar sonra onarılmış ve müzeye dönüştürülmüştür. Mickiewicz Müzesi pazartesi hariç her gün gezilebilir.
--spoiler--
sevgilim
benim tatlı sevgilim, kuşlar gibi sevinçli
şarkı söyler neşeli, cıvıltılı.
her anı bal gibi tatlı,
her notası şen, ışıltılı
asla bitmesin isterim şarkısı
hep söylesin, söylesin, söylesin isterim
gözleri parlak, gülücük dolu
yanakları kiraz, dişleri inci
dalarım yüzünün tüm güzelliğine
ayıramam gözlerimi dudaklarından
hep öpmek, öpmek, öpmek isterim...
--spoiler--
ayrıca (#12260674).
sevgilim
benim tatlı sevgilim, kuşlar gibi sevinçli
şarkı söyler neşeli, cıvıltılı.
her anı bal gibi tatlı,
her notası şen, ışıltılı
asla bitmesin isterim şarkısı
hep söylesin, söylesin, söylesin isterim
gözleri parlak, gülücük dolu
yanakları kiraz, dişleri inci
dalarım yüzünün tüm güzelliğine
ayıramam gözlerimi dudaklarından
hep öpmek, öpmek, öpmek isterim...
--spoiler--
ayrıca (#12260674).
--spoiler--
Yıkıl Git Karşımdan
Yıkıl git karşımdan!
Derhal itaat ederim!
Yıkıl git kalbimden!
Ve itaat eder kalbim dahi.
Yıkıl git hafızamdan!
Yo!
Ne benim ne senin hafızan dinlemez bu emri.
Nice ıraktan düşerse onca uzun oluşu gibi gölgenin,
Matem çemberi onca geniş kuşatacak çevreni,
Nice ırağa kaçarsa şahsiyetim,
Karartacak hafızanı onca kalın bir şalıyla matemin.
Her yerde ve her vakit
Seninle ağladığım, seninle güldüğüm
Yanında olacağım her yerde ve daima
Bırakmışım zira her yerde canımdan bir parça. *
--spoiler--
Yıkıl Git Karşımdan
Yıkıl git karşımdan!
Derhal itaat ederim!
Yıkıl git kalbimden!
Ve itaat eder kalbim dahi.
Yıkıl git hafızamdan!
Yo!
Ne benim ne senin hafızan dinlemez bu emri.
Nice ıraktan düşerse onca uzun oluşu gibi gölgenin,
Matem çemberi onca geniş kuşatacak çevreni,
Nice ırağa kaçarsa şahsiyetim,
Karartacak hafızanı onca kalın bir şalıyla matemin.
Her yerde ve her vakit
Seninle ağladığım, seninle güldüğüm
Yanında olacağım her yerde ve daima
Bırakmışım zira her yerde canımdan bir parça. *
--spoiler--
--spoiler--
Uyku
Terk etmek zorunda kalsan da beni,
sevdiğindeki kalbi değiştirmeyeceksen,
terk ederken bile, üzmek isteme beni
ve ayrılıktan bahsetme ayrılırken!
Kederli yarından bir evvelki akşamdan
son bir an daha akıp gitsin okşayışlarla,
sevişenlerin ayrılık vakti gelip çattığında,
birkaç damla zehir ver bana.
Yapıştıracağım dudaklarımı dudaklarına,
istemem kapayayım göz kapaklarımı,
ölüm beni benden alırken;
bırak saadetle uyuyayım asırlarca, öperken yanaklarını,
gözlerine bakarken.
Günler, belki çok seneler sonra
mezarımı terk etmemi buyurduklarında,
hatırlar da uykudaki dostunu
ve inersin göklerden uyandırmak için onu.
Yine basarsın beni beyaz sinene,
yine sararlar beni sevdiğim kollar, uyanırım,
bir an içim geçmiş diye düşünerek öperken yanaklarını,
bakarken gözlerine.
*
--spoiler--
Uyku
Terk etmek zorunda kalsan da beni,
sevdiğindeki kalbi değiştirmeyeceksen,
terk ederken bile, üzmek isteme beni
ve ayrılıktan bahsetme ayrılırken!
Kederli yarından bir evvelki akşamdan
son bir an daha akıp gitsin okşayışlarla,
sevişenlerin ayrılık vakti gelip çattığında,
birkaç damla zehir ver bana.
Yapıştıracağım dudaklarımı dudaklarına,
istemem kapayayım göz kapaklarımı,
ölüm beni benden alırken;
bırak saadetle uyuyayım asırlarca, öperken yanaklarını,
gözlerine bakarken.
Günler, belki çok seneler sonra
mezarımı terk etmemi buyurduklarında,
hatırlar da uykudaki dostunu
ve inersin göklerden uyandırmak için onu.
Yine basarsın beni beyaz sinene,
yine sararlar beni sevdiğim kollar, uyanırım,
bir an içim geçmiş diye düşünerek öperken yanaklarını,
bakarken gözlerine.
*
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar