bugün
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı9
- yunan adalarına tatile gidenin vatan haini olması3
- bir insanda en sevilen özellik5
- gol bağıra bağıra geliyordunun ingilizcesi2
- ressam tatiana kirillova barış manço tablosu2
- ufo2
- allah'ın bütün gün insanları izlemesi2
- türklerin ileri olduğu konular21
- meryem can2
- atatrue2
- en gey özelliğiniz10
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı4
- dinsize inanır mısın17
- saraca finch house3
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- true nickli yazar11
- çırçıplak yatmak9
- norm ender3
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- burçlara inanan erkek15
- erkek adam2
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- bir kadının en güzel bölgesi8
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan3
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- caner taslaman7
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- eski seni özlüyor musun6
- vantilatörü kendine çevirmek6
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- özlenen hissiyatlar6
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- salak yazarlar7
- ruh hastası olan yazarlar6
- mutlak butlan kararının yargıtay'a gönderilmesi2
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- abd vizesi5
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- bir gün öleceğini unutmak10
- kuran da neden namaz yok8
- seninle şurada olabilirdik5
- arkadaşlar bakar mısınız11
- gocu31
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- pandela6
polonya nın 1798-1885 yılları arasında yaşamış milli şairi. 1855 yılında istanbul a gelmiş hayatının sonuna kadar istanbul da yaşamış ve kolera sonucu ölmüştür.
--spoiler--
http://tr.wikipedia.org/w..._Ya.C5.9Fant.C4.B1s.C4.B1
--spoiler--
özel edit: bir doğum günü hediyesi.
--spoiler--
http://tr.wikipedia.org/w..._Ya.C5.9Fant.C4.B1s.C4.B1
--spoiler--
özel edit: bir doğum günü hediyesi.
(bkz: ağır roman)
Ünü dünyayı sarmış bir özgürlük şairi. Polonya'nın milli kahramanı. istanbul'un talihsiz ve ebedi konuğu.
Ülkesinin Rusya esaretinden kurtulması için gençlik yıllarından itibaren mücadeleye girişmiş, şiirleriyle halkına cesaret ve coşku aşılamıştır. 32 yaşındayken Fransa'ya göçmek zorunda bırakılmış. Orada büyük itibar görmüş, üniversite kadrosuna alınmış, el üstünde taşınmış...Bir yiğit kültür adamı.
"Doğmuşum kölelik içinde
zincire vurulmuşum daha beşikte.
Selam sana istikbalin fecri,
ardından doğacaktır, hürriyet güneşi..."
dizelerinin sahibi olan şair, 22 Eylül 1855'te bir gemiyle istanbul'a gelir. Amacı Osmanlı Ordusu'nda görev yapan ve Kırım'da Rusya'ya karşı savaşan Lehistanlı askerlere moral ve cesaret vermek, Rusların işgali altındaki Lehistan'ı bağımsızlığa kavuşturmaktır.
Ne var ki,talihsiz Adam, istanbul'un Kurtuluş sırtlarında kurulan çadırdaki hasta askerleri ziyaret ederken kaptığı kolera yüzünden 1855 yılı 26 Kasım günü sessizce ölür. iç organları Dolapdere'de yaşadığı küçük evin zeminine gömülür.Cenazesi paris'e götürülür. Daha sonra Polonya'ya nakledilir.
Gerek Paris'te gerekse Türkiye'ye geldiğinde Türkleri över:
"polonya'nın, komşu düşmanlar tarafından ezilmesine hiçbir devletin ses çıkarmadığı günlerde tek dostumuz Türkler olmuştur. Biz Türkleri düşmanımızın önünde eğilmediği ve Polonya'Nın işgalini kabul etmediği için, üstün bir millet olarak severiz."
Beyoğlu semtinde, Dolapdere'de Tatlı Badem Sokağı'nda son kaldığı 29 No'lu bina yangın geçirmiş, yıllar sonra onarılmış ve müzeye dönüştürülmüştür. Mickiewicz Müzesi pazartesi hariç her gün gezilebilir.
Ülkesinin Rusya esaretinden kurtulması için gençlik yıllarından itibaren mücadeleye girişmiş, şiirleriyle halkına cesaret ve coşku aşılamıştır. 32 yaşındayken Fransa'ya göçmek zorunda bırakılmış. Orada büyük itibar görmüş, üniversite kadrosuna alınmış, el üstünde taşınmış...Bir yiğit kültür adamı.
"Doğmuşum kölelik içinde
zincire vurulmuşum daha beşikte.
Selam sana istikbalin fecri,
ardından doğacaktır, hürriyet güneşi..."
dizelerinin sahibi olan şair, 22 Eylül 1855'te bir gemiyle istanbul'a gelir. Amacı Osmanlı Ordusu'nda görev yapan ve Kırım'da Rusya'ya karşı savaşan Lehistanlı askerlere moral ve cesaret vermek, Rusların işgali altındaki Lehistan'ı bağımsızlığa kavuşturmaktır.
Ne var ki,talihsiz Adam, istanbul'un Kurtuluş sırtlarında kurulan çadırdaki hasta askerleri ziyaret ederken kaptığı kolera yüzünden 1855 yılı 26 Kasım günü sessizce ölür. iç organları Dolapdere'de yaşadığı küçük evin zeminine gömülür.Cenazesi paris'e götürülür. Daha sonra Polonya'ya nakledilir.
Gerek Paris'te gerekse Türkiye'ye geldiğinde Türkleri över:
"polonya'nın, komşu düşmanlar tarafından ezilmesine hiçbir devletin ses çıkarmadığı günlerde tek dostumuz Türkler olmuştur. Biz Türkleri düşmanımızın önünde eğilmediği ve Polonya'Nın işgalini kabul etmediği için, üstün bir millet olarak severiz."
Beyoğlu semtinde, Dolapdere'de Tatlı Badem Sokağı'nda son kaldığı 29 No'lu bina yangın geçirmiş, yıllar sonra onarılmış ve müzeye dönüştürülmüştür. Mickiewicz Müzesi pazartesi hariç her gün gezilebilir.
--spoiler--
sevgilim
benim tatlı sevgilim, kuşlar gibi sevinçli
şarkı söyler neşeli, cıvıltılı.
her anı bal gibi tatlı,
her notası şen, ışıltılı
asla bitmesin isterim şarkısı
hep söylesin, söylesin, söylesin isterim
gözleri parlak, gülücük dolu
yanakları kiraz, dişleri inci
dalarım yüzünün tüm güzelliğine
ayıramam gözlerimi dudaklarından
hep öpmek, öpmek, öpmek isterim...
--spoiler--
ayrıca (#12260674).
sevgilim
benim tatlı sevgilim, kuşlar gibi sevinçli
şarkı söyler neşeli, cıvıltılı.
her anı bal gibi tatlı,
her notası şen, ışıltılı
asla bitmesin isterim şarkısı
hep söylesin, söylesin, söylesin isterim
gözleri parlak, gülücük dolu
yanakları kiraz, dişleri inci
dalarım yüzünün tüm güzelliğine
ayıramam gözlerimi dudaklarından
hep öpmek, öpmek, öpmek isterim...
--spoiler--
ayrıca (#12260674).
--spoiler--
Yıkıl Git Karşımdan
Yıkıl git karşımdan!
Derhal itaat ederim!
Yıkıl git kalbimden!
Ve itaat eder kalbim dahi.
Yıkıl git hafızamdan!
Yo!
Ne benim ne senin hafızan dinlemez bu emri.
Nice ıraktan düşerse onca uzun oluşu gibi gölgenin,
Matem çemberi onca geniş kuşatacak çevreni,
Nice ırağa kaçarsa şahsiyetim,
Karartacak hafızanı onca kalın bir şalıyla matemin.
Her yerde ve her vakit
Seninle ağladığım, seninle güldüğüm
Yanında olacağım her yerde ve daima
Bırakmışım zira her yerde canımdan bir parça. *
--spoiler--
Yıkıl Git Karşımdan
Yıkıl git karşımdan!
Derhal itaat ederim!
Yıkıl git kalbimden!
Ve itaat eder kalbim dahi.
Yıkıl git hafızamdan!
Yo!
Ne benim ne senin hafızan dinlemez bu emri.
Nice ıraktan düşerse onca uzun oluşu gibi gölgenin,
Matem çemberi onca geniş kuşatacak çevreni,
Nice ırağa kaçarsa şahsiyetim,
Karartacak hafızanı onca kalın bir şalıyla matemin.
Her yerde ve her vakit
Seninle ağladığım, seninle güldüğüm
Yanında olacağım her yerde ve daima
Bırakmışım zira her yerde canımdan bir parça. *
--spoiler--
--spoiler--
Uyku
Terk etmek zorunda kalsan da beni,
sevdiğindeki kalbi değiştirmeyeceksen,
terk ederken bile, üzmek isteme beni
ve ayrılıktan bahsetme ayrılırken!
Kederli yarından bir evvelki akşamdan
son bir an daha akıp gitsin okşayışlarla,
sevişenlerin ayrılık vakti gelip çattığında,
birkaç damla zehir ver bana.
Yapıştıracağım dudaklarımı dudaklarına,
istemem kapayayım göz kapaklarımı,
ölüm beni benden alırken;
bırak saadetle uyuyayım asırlarca, öperken yanaklarını,
gözlerine bakarken.
Günler, belki çok seneler sonra
mezarımı terk etmemi buyurduklarında,
hatırlar da uykudaki dostunu
ve inersin göklerden uyandırmak için onu.
Yine basarsın beni beyaz sinene,
yine sararlar beni sevdiğim kollar, uyanırım,
bir an içim geçmiş diye düşünerek öperken yanaklarını,
bakarken gözlerine.
*
--spoiler--
Uyku
Terk etmek zorunda kalsan da beni,
sevdiğindeki kalbi değiştirmeyeceksen,
terk ederken bile, üzmek isteme beni
ve ayrılıktan bahsetme ayrılırken!
Kederli yarından bir evvelki akşamdan
son bir an daha akıp gitsin okşayışlarla,
sevişenlerin ayrılık vakti gelip çattığında,
birkaç damla zehir ver bana.
Yapıştıracağım dudaklarımı dudaklarına,
istemem kapayayım göz kapaklarımı,
ölüm beni benden alırken;
bırak saadetle uyuyayım asırlarca, öperken yanaklarını,
gözlerine bakarken.
Günler, belki çok seneler sonra
mezarımı terk etmemi buyurduklarında,
hatırlar da uykudaki dostunu
ve inersin göklerden uyandırmak için onu.
Yine basarsın beni beyaz sinene,
yine sararlar beni sevdiğim kollar, uyanırım,
bir an içim geçmiş diye düşünerek öperken yanaklarını,
bakarken gözlerine.
*
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar