bugün
- bitlis te oğluna filistin ismini koyan adam13
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi5
- sobaları hazırlayın6
- rusya olmasaydı türkistan kurulurdu4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı74
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği4
- mika kase3
- tinto brass3
- terapi niteliğindeki şeyler12
- türklerin özellikleri5
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok10
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi2
- o 8 0 diyen biri vardı5
- cumali ceber2
- kediyi haşlanmış işkembeyle beslemek2
- sözlükte kim kimle sevgili27
- olsun biz bir keresinde liverpool'u yenmiştik7
- möchtest du mit mir befreundet sein2
- erkeği erkeğe düşüren cinsten karı2
- sandra bullock4
- ilhan irem dinleyen erkek2
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar12
- nervio43
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- sabah yedi buçukta işe başlamak2
- kaşe2
- emre iptal kuyt ile devam2
- fil dişi bacak toz pembe ten kirpikler'na parmak2
- devleti soymak milleti soymaktan iyidir3
- votka2
- tulumba tatlısı2
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- sözlüğün en şık erkeği12
- kışın gelmesi2
- fenerbahçeli yazarlar8
- aşk10
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- türkiye ve avrupa farkları2
- büzülmüş çizgili dudaklar2
- arabada sakso4
- iyi menemenin sırrı7
- soğuk sabah2
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- iyi memenin sırrı7
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- 5 kasım 2026 meteoroloji uyarısı2
- febelilerin herşeyi abartması3
Peygamber Efendimiz, annesinin vefatından sonra dedesi Abdülmuttalib'in yanında kaldığı sırada, hazret-i Abbas ile birlikte büyüdü. Gençliğinde ticaretle uğraşan Abbas bin Abdülmuttalib, Peygamber efendimiz islamiyeti anlatmaya başlayınca, karşı çıkmayıp, akrabalık gayretiyle O’na yardımda bulundu. Müslüman olmadığı halde Akabe biatinde Peygamber efendimizin yanında bulunup, orada te’sirli konuşmalar yaptı. Müslüman olmadan önce Kabe’yi ziyarete gelen hacılara su dağıtma "sikaye" ve onlara yemek verme "rifade" ve Kabe'nin tamiri vazifelerini yapardı. Müslüman olduktan sonra da bu vazifeleri devam ettirdi. Bedr Savaşına istemiyerek, Mekke’den kafirlerle birlikte geldi. Savaşta müslümanlar zafer kazanınca esir edilip, Medine'ye götürüldü. Kendisi ve kardeşinin oğulları için para verip kurtuldu. O yıl iman etmekle şereflendi. Müslüman olunca, Peygamber efendimiz onu Mekke'de vazifelendirdi. Mekke'de Müslümanlar onun himayesinde rahat ettiler. Mekke fethi hazırlıklarının tamamlandığı sırada Medine'ye hicret yani göç etmek için yola çıktı. Zülhuleyfe denilen yerde Resulullah'a kavuştu. Ailesini Medine'ye gönderip, Mekke’nin fethinde Peygamber efendimizin yanında bulundu. Peygamber efendimiz ona; "Ey Abbas! Ben peygamberlerin sonuncusu olduğum gibi sen de muhacirlerin sonuncususun." buyurdu.
Mekke'nin fethinden sonra yapılan Huneyn Gazasında da bulunan hazret-i Abbas, Peygamber efendimiz vefat edinceye kadar O’nun yanından ayrılmadı. Peygamber efendimiz vefat edince, cenaze tekfin ve gasl (yıkama) işleriyle ilgilendi. Hazret-i Ali yıkadı, hazret-i Abbas ve oğulları su döktüler. Kefenledikten sonra, hazret-i Aişe'nin odasına defnettiler. Hazret-i Ebu Bekr, Ömer ve Osman, halifelik zamanlarında hazret-i Abbas'a büyük ilgi ve hürmet gösterdiler. Hazret-i Ömer fetihlerden elde edilen ganimetlerden hazret-i Abbas'a hisse ayırdı. Hazret-i Ömer, Mescid-i Nebevi'yi genişletmek isteyince, Abbas genişletme sahasında olan evini ve yerini hediye etti. Hazret-i Ömer'in halifeliği zamanında Medine'de kuraklık olunca, hazret-i Ömer; "Ya Rabbi! Resulullah'ın amcası hürmetine sana yalvarıyor ve onun hürmeti için senden mağfiret ve ihsan diliyoruz.” diye Abbas bin Abdülmuttalib'i vesile ederek dua etti. Halifenin emriyle o da dua edip, duası bereketiyle, daha duası bitmeden yağmur yağdı. Yağmur neticesinde meydana gelen seller sebebiyle Medine sokaklarından geçilemez oldu.
Abbas radıyallahü anh ömrünün sonuna doğru göremez oldu. Hazret-i Osman'ın şehid edilmesinden evvel Medine-i münevverede vefat etti. Cenaze namazını hazret-i Osman kıldırdı. Cennet-ül-Baki Kabristanına defnedildi.
Hazret-i Abbas, beyaz tenli, güzel yüzlü, yakışıklı, iri yapılı ve uzunca boylu idi. Sesi pek kuvvetli ve gür idi. Peygamber efendimize yakınlığı ve faziletlerinin çokluğundan dolayı herkes tarafından sevilir, sayılır ve hürmet edilirdi. Çok zengin ve cömert olup, ikram ve ihsanları boldu. Köleleri satın alıp hürriyetine kavuştururdu. Yakın akrabayı ziyaret etmeğe dikkat eder, muhtac olanlara yardımda bulunurdu. Kızlarından başka on erkek evladı vardı. Bunlardan Abdullah bin Abbas ilimde çok yüksekti. Abbasi halifeleri hazret-i Abbas'ın soyundandır.
Peygamber Efendimiz onun üstünlüğüyle ilgili olarak buyurdu ki:Abbas bendendir. Ben Abbas'danım.Abbas amcamdır. Beni korumuştur. Ona eziyet eden, bana eziyet etmiş olur.
Bu, Abdülmuttalib oğlu Abbas'tır. Kureyş'te en cömerd ve akrabalık bağlarına en saygılı olandır.
Abbasoğullarından melikler olacak, ümmetimin başına geçecekler, Allahü teala dini onlarla aziz ve hakim kılacak.
Abbas radıyallahü anh buyurdu ki:
"Kendisine iyilik yaptığım hiç kimsenin kötülüğünü görmedim. Kendisine kötülük yaptığım hiç kimsenin de iyiliğini görmedim. Onun için herkese iyilik ve ihsanda bulunun. Çünkü bunlar sizi kötülüğün zararlarından korur."
Hazret-i Abbas, Peygamber efendimizden otuz beş hadis-i şerif rivayet etti. Rivayet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:
Rab olarak Allah'ı, din olarak islam'ı, peygamber olarak da Muhammed'i (aleyhisselam) kabul eden, imanın tadını tadar.
Allah korkusundan mü'minin kalbi ürperdiği vakit, ağacın yaprakları düşer gibi günahları dökülür.
Mekke'nin fethinden sonra yapılan Huneyn Gazasında da bulunan hazret-i Abbas, Peygamber efendimiz vefat edinceye kadar O’nun yanından ayrılmadı. Peygamber efendimiz vefat edince, cenaze tekfin ve gasl (yıkama) işleriyle ilgilendi. Hazret-i Ali yıkadı, hazret-i Abbas ve oğulları su döktüler. Kefenledikten sonra, hazret-i Aişe'nin odasına defnettiler. Hazret-i Ebu Bekr, Ömer ve Osman, halifelik zamanlarında hazret-i Abbas'a büyük ilgi ve hürmet gösterdiler. Hazret-i Ömer fetihlerden elde edilen ganimetlerden hazret-i Abbas'a hisse ayırdı. Hazret-i Ömer, Mescid-i Nebevi'yi genişletmek isteyince, Abbas genişletme sahasında olan evini ve yerini hediye etti. Hazret-i Ömer'in halifeliği zamanında Medine'de kuraklık olunca, hazret-i Ömer; "Ya Rabbi! Resulullah'ın amcası hürmetine sana yalvarıyor ve onun hürmeti için senden mağfiret ve ihsan diliyoruz.” diye Abbas bin Abdülmuttalib'i vesile ederek dua etti. Halifenin emriyle o da dua edip, duası bereketiyle, daha duası bitmeden yağmur yağdı. Yağmur neticesinde meydana gelen seller sebebiyle Medine sokaklarından geçilemez oldu.
Abbas radıyallahü anh ömrünün sonuna doğru göremez oldu. Hazret-i Osman'ın şehid edilmesinden evvel Medine-i münevverede vefat etti. Cenaze namazını hazret-i Osman kıldırdı. Cennet-ül-Baki Kabristanına defnedildi.
Hazret-i Abbas, beyaz tenli, güzel yüzlü, yakışıklı, iri yapılı ve uzunca boylu idi. Sesi pek kuvvetli ve gür idi. Peygamber efendimize yakınlığı ve faziletlerinin çokluğundan dolayı herkes tarafından sevilir, sayılır ve hürmet edilirdi. Çok zengin ve cömert olup, ikram ve ihsanları boldu. Köleleri satın alıp hürriyetine kavuştururdu. Yakın akrabayı ziyaret etmeğe dikkat eder, muhtac olanlara yardımda bulunurdu. Kızlarından başka on erkek evladı vardı. Bunlardan Abdullah bin Abbas ilimde çok yüksekti. Abbasi halifeleri hazret-i Abbas'ın soyundandır.
Peygamber Efendimiz onun üstünlüğüyle ilgili olarak buyurdu ki:Abbas bendendir. Ben Abbas'danım.Abbas amcamdır. Beni korumuştur. Ona eziyet eden, bana eziyet etmiş olur.
Bu, Abdülmuttalib oğlu Abbas'tır. Kureyş'te en cömerd ve akrabalık bağlarına en saygılı olandır.
Abbasoğullarından melikler olacak, ümmetimin başına geçecekler, Allahü teala dini onlarla aziz ve hakim kılacak.
Abbas radıyallahü anh buyurdu ki:
"Kendisine iyilik yaptığım hiç kimsenin kötülüğünü görmedim. Kendisine kötülük yaptığım hiç kimsenin de iyiliğini görmedim. Onun için herkese iyilik ve ihsanda bulunun. Çünkü bunlar sizi kötülüğün zararlarından korur."
Hazret-i Abbas, Peygamber efendimizden otuz beş hadis-i şerif rivayet etti. Rivayet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:
Rab olarak Allah'ı, din olarak islam'ı, peygamber olarak da Muhammed'i (aleyhisselam) kabul eden, imanın tadını tadar.
Allah korkusundan mü'minin kalbi ürperdiği vakit, ağacın yaprakları düşer gibi günahları dökülür.
Abbasi halifelerinin soyu kendisine dayanır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar