bugün

/636
insanların duygularına taktığı kılıftır! birisi gitsin kendinden 20-30 yaş büyük birine , birisi gitsin evli birine , birisi gitsin öğrencisine, birisi gitsin öğretmenine aşık olsun da görsün aşkı...o zaman namussuzluk olur bu aşk!
anlaşılmayandır aşk,
dostların, arkadaşların, aşık olduğun, hatta sen bile inanamazsın.inkar edersin, korkarsın büyüklüğünden önce aşırı yoğun gelir.yanar sürekli içinde, yandıkça artar artar söndüremezsin kimsenin de söndüremeyeceğini bilirsin.hayatta en büyük çaresizliği yaşarsın, bu şekilde güzel bir şey yaşamanın yalnız hayallerde olduğunu sanırsın çünkü.hissetmemişsindir ki şimdiye kadar böyle bir şey, sevgi nedir bilmezken bir anda aşk sarayının içinde bulursun ruhunu.gözlerin kamaşır, ışık o kadar yoğundur ki tek bir ışık huzmesi yakar tüm vücudu.içindeki tüm karanlık aydınlanır bir anda, paramparca kırıklarla dolu olan kalbin iyileşecek gibi gelir.
konuşursun, görürsün ama bir şey diyemezsin; kirletmek istemezsin bu saflığı, başakların rüzgara dayanamayıp yere yattığı gelir aklına.tek sözde, tek harekette başak gibi boynunu büker çünkü aşk.başak yine başaktır ama yere düştüğünde kalkamaz bir daha. hayır, bu seni hayata bağlayan tek duyguyu bu şekilde harcayamazsın yapamazsın bunu.

iki taraflı aşk vardır birde, işte bu farklı dünyada yaşamaktır.yanında olmak istersin, görmek, dokunmak istersin yapamazsın.sesini duymak istersin duyamazsın.karanlık kaplamaya başlamıştır içini, yapacak bir şey gelmez içinden hayatta amacın kalmaz; ışığını veren bir anda geri gelir.sesini duyduğunda ankara nın şarkısını dinler gibisindir, gördüğünde her taraf parlaklaşır göremezsin ondan başka bir şey.titrersin, heyacan vardir hep içinde engelleyemezsin.gözlerine baktığında her şeyi unutursun, sanki hiç kötü şeyler olmamışcasına hayatında.o gözlerin derinliklerinde ruhunu bulursun, oradaymış demek ki yaşadığın bunca zamandır ruhsuz bir şekilde dolaşmanın sebebi buymuş!iki bedende tek yürekmişsin şimdiye kadar.sürekli bir şey anlatsın, anlatsın ki şarkı hiç bitmesin istersin.sana dokunduğunda, kokusunu içine çektiğinde en mutlu kişi olursun sonra aklına ya o olmazsa sorusu düşer bir lanetmiş gibi.bir anda konusamaz hale gelirsin boğazın düğüm düğüm olur.yine o kendine getirir seni, sarılırsın elini tutarsın hiç bırakmayacak şekilde.hayal gibi, rüya gibi gelir ne zaman uyanacağım diye beklersin.''bu rüya değil gerçeğiz'' cevabını duyduğunda aklın almaz bunun gerçek olabildiğine, zamanda çok hızlı geçiyordur onunlayken kesinlikle rüyadayım dersin.hayır ama değil, rüyadan daha harikadır çünkü ona aşık olmak.

uzak kalmak vardır birde, en muhteşem şeyin yine en fazla acıyı vermesi demek ki aşkın bedeli.göremediğin her saniye saat gibi gelir, günler ay olur.saatin tik tak sesini sayarsın, bilgisayar fanının dönüşünü hesaplarsın geçmez yine de acımasız zaman.
için kapkara olur, yemek yemezsin, düşünmezsin, parmağını bile oynatamazsın. dayanamazsin bu acıya son vermek istersin, bedenini dünyadan ayırmaya karar verirsin bu sefer onun ne kadar üzüleceğini düşünüp kıyamazsın. uzak kalacağını bile bile yaşamak, bu kahreder insanı işte.o acı dolu anların geleceği aklına geldiği anda bile gözlerin dolar, ağlamaya başlarsın.kalbin düzensizleşir, göğsün sıkışıp nefes alamazsın.
birde sevmese, aşık olmasa?o zaman bu duyulacak en büyük acıdır, yaşayamazsın amacın kalmaz çünkü.sen o olmuşsundur artık, onu senden alırsan geriye zaten sen kalmazsın...
aşk karşılıklı olduğu zaman güzeldir. tek başına yaşanılan karşılıksız aşk dediğimiz şey kişinin kendine acı çektirmesinden başka bir şey değildir. aşık olduğun zaman ondan başka hiçbir şey düşünemez hale gelirsin. o birden senin dünyan haline gelir. bir insan hayatı boyunca sadece bir ya da iki kez gerçek aşkı tadabilir. diğer "aşk" zannettiği şeyler hoşlanma veya sevmeden başka bir şey değildir. eğer gerçekten aşık olmuşsan canı acıdığında senin de canın acır, mutlu olduğunda sen de mutlu olursun...
karşılıklı olmadığı zaman bu ismi hakeden duygusal durum.

karşılıksız kaldı süründürüyo.
http://inciswf.com/pikachu.swf

bu müziktir..
aşk tarif edilemez, ama aşık olduğunda o kişiden başkasını düşünemezsin, onun yanlışlarını görmezsin dünyanın en iyi, en güzel insanı senin için odur. Bir de karşılık bulabilirsen dünyanın en mutlu insanı sen olursun. Ayakların yerden kesilir, artık yürümez koşarsın. Karşılık bulamazsan biranda yıkıldığını hissedersin ama zamanla toparlarsın. Aslında terk edilmekten veya karşılıksız sevmekten daha kötü olan tek bir şey vardır, oda şüphesiz aşksızlık'tır.
10701. entry de bile yazmayı hissetmek değildir, niye olsun. Kaybolup gidecek zaten, 'ot ve ya bok' olmayan bir girdi yazmaya çalışmak bile salaklık. Hayır, bu kadar girdiyi kim okuyor ki zaten..
beklediğinde gelmeyendir. hatta o kadar çok beklersin ki beklemekten vazgeçtiğinde bile gelmez.
ne olduğu belirsiz, muamma... başlarda karnında kelebekler uçuşturan, sürekli görsem isteği uyandıran, kendin için değil çoğu zaman onun için yaşatan, her alanda onu ilk sıraya koyduran, öpüşmekten sevişmekten daha farklı zevk aldıran bir duygu işte. sonra kelebekler dağılır, sürekli görme isteği yavaş yavaş yok olur, sadece onun değil kendin için yaşatmaya gerek duydurur, öpüşmek sevişmek sıradanlaşır. böylede bir şey işte bok gibi.
insanoğlunun hissedebildiği en güzel duygudur belki de. fakat bu duyguyu çok fazla hissedersen acı verir insanı halden hale sokar, hayatının akışını değiştirir. bir kere göz göze geliverirseniz işte o tüm acı kayboluverir.
üç harf olduğuna bakmayın.
şimdi mesela canın çok çiğ köfte çekti o an ne olursa olsun ona kavuşmak için hiç üşenmeden kalkar hazırlanır gider alırsın ve onu mutluluk içinde yersin, işte birini de beğenirsin canın ondan uzak olmak istemez ona kavuşmak için hiçbir üşengeçlik göstermezsin, onunla mutlu olursun. *
https://www.youtube.com/watch?v=ApabvFhKElQ
hissetmediğin hisleri hissediyosan aşktır o.
sanırım aşk denen şey; bir mazoşist ve bir sadistin birbirlerini arzulaması.
insanların farkında olmadan hayatlarını zorlastırmaları, bir anlık mutluluk için dünyaları feda etmektir aşk, suur kaybıdır.
http://inciswf.com/cocuklukaskimsin2.swf
Hakkında 10714 tanım yapılmış olan konu. Bir de aşkın tarifi olmaz derler!
BU AŞK BiZE ÇOK YAKIŞTI

Kalbi atmaktan yorgun bir Emily düşün
Durgun bir hayatın kenarına park etmiş bir şavrole
kendimizi öyle derin bir role kaptırmışız ki
gözlerimiz âmâ kulaklarımız sağır
ama yine de gün Alplerde eylene dursun

Mardin'in herhangi bir topraklı damından kuş uçurdum, özgür
Jardin des Vestiges Parkı'na aşk dilinde düşen o gül
Neden bana seni hatırlattı Adella
Oysa sen kalbimle birlikte vurulmuştun
ne duydum, ne gördüm, kördüm kördüm!

Yasak duvarlarda dikenli tellere vurulsa kaderim
derin duygular icinde elimi tut derim
isyansa çıkar koy önüme tüm hudutları
bir elimde kömür karası Ababuo diğerinde Asya
-Yürek Atışı-Hint Okyanusu kadar
Lâl sen, âmâ ben
Laf aramızda kalsın
Bu aşk bize çok yakıştı.

YAZAN:Viranşairi
Aşk sadece dokunmak değil.

aşk yüzlerce km uzakta olup onun varlığını hissetmek,

aşk bazen susuşsan bile telefonun diğer ucunda olup o'nu hissetmek,

aşk o'nu düşünmeyi bile ibadet gibi görmek,

aşk o'nun varlığıyla mutlu olabilmek.

hani dedim ya susuşmak diye, belki saçma geliyor olabilir ama bence artık bu sizi kelimelerin tarif edemeyeceği anlamına gelir. bu durumda zaten birbirinize söyleyeceğiniz her kelime dimağınızda yer etmiştir, susmak bile bir konuşma biçimidir o an. siz o, o ise siz olmuştur artık.
aşk kadınarın uydurduğu bir yalan, erkeğin ise ödediği bedeldir.
duygular saçmalık. Aşk saçmalık. yaşarız ve ölürüz.
bunun dışındaki herşey hayal. bunlar edilgin
hatunların duygular ve hassasiyetiyle ilgili
saçmalıkları. sadece uydurulmuş, taraflı, duygusal
zırvalıklar. ruh yok.tanrı yok. sadece kararlar, hastalıklar ve
ölüm var..
kimi durumlarda bir gün de çürümek, bir günde büyümektir aşk.
aşk, sadece körlerin gördüğü bir renk dir.
sevgilisinin doğum gününü kutlamak için, akşam görüşeceğini bile bile; 120 kmlik yolu, dolmuş, tren, başka bir dolmuş ve 500 metre otoban kenarında yürüme ile aşmak ve iş yeri güvenliği, idari işleri aşıp elinde koyu pembe dünya tatlısı bir saksı çiçeği verip geri dönüvermek için kapıda bekleyen adamın içindeki histir. o adamın içindeki hissin aynadaki yansıması misali olan kadının içindeki bir de. aşk öyle deli olmaktır işte.
© copyright 2005 - 2026