bugün
- geceye güzel bir söz bırak5
- meal kuran değildir26
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi13
- insanlar sizi nasıl tanımlar6
- aslan abilerim sözlüğe geri dönsün kampanyası7
- halit bolkan2
- fakir olduğu halde bir erkeğe aşık olmak3
- bayan kelimesi neden rahatsız edici28
- gecenin film sahnesi4
- bella hadid5
- çoğu yazarları donuzlamış olmam7
- trabzonspor harbiden salah'ı almış4
- duş almak vs duş yapmak4
- mohamed salah ghaly5
- 31 çekerken eli kırmak4
- velvet almanyaya gel5
- iremga12
- acil iş fikri lazım arkadaşlar16
- kahve falı3
- afrika nasıl kalkınabilir15
- gürkan uygun3
- kız arkadaş kiralamak8
- ıban at4
- kendini anlatamamak6
- eğitimde itaat kültürü2
- yazarlara sözlüğü zehir zıkkım etmek4
- velvet14
- sözlükte erkek yazar istemiyoruz kampanyası4
- romantik komedi izleyen erkek2
- 5 ağustos 20262
- imamoğlu'nun tutukluluğunun 100 günü16
- online kumar2
- fatih tekke2
- yunanistan30
- dünya sivaslılar günü3
- dürüm yerken uzaklara dalmak2
- iki elle 31 çekmek2
- uzak diyar nickli gurbetçi akp li3
- kendine 10 üzerinden kaç verirsin4
- uzak diyar4
- lulu3
- arkadaşlar ben başaramadım3
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak4
- renault safrane vs opel omega2
- justin bieber3
- arkadaşlar bakar mısınız9
- arkadaşlar benden rahatsız mısınız3
- başak erkeği nasıl tavlanır3
- psikologa verdiğin mal iyi değilmiş demek3
- bakarız3
95'E DOĞRU
“Bir devr-i şeâmet, yine çiğnendi yeminler;
Çiğnendi, yazık, milletin ümmid-i bülendi!
Kanun diye topraklara sürtündü cebinler;
Kanun diye, kanun diye kanun tepelendi...
Beyhûde figanlar yine, beyhûde eninler.
Eyvah! Otuz üç yıl o zehir giryeleriyle,
Hüsranları, buhranları, ehvali, melâli,
A’mal-ü devâhisi ve sulh-ü seferiyle
Bir sel gibi akmış, mütevekkil, mütehali.
Yazsın bunu tarih-i iber hatt-ı zeriyle!
Ey bir dem-i rüya gibi geçmiş kara günler,
Bir lahza edin seyr-i cahîminizi tekrar,
Dönsün bize o derin nazra-i muğber.
Heyhat! Otuz üç yıl, otuz üç yıl bütün ekdâr
Heyhat! Ne bir ders, ne bir fikr-i mukarrer
Silmez fakat elvâhını tarih-i muannit,
Doksan beşi aç! Gölgesi bir tac-ı harîsin
Saklar mütelâşi, mütereddit, mütemerrit
Evca-ı şebengizini bir yevm-i habîsin.
Hala o vesavis, o desâyis, o mefâsit.
Hala o şebin zeyl-i temadisi bu ezlam,
Hala o cehâlet, o tecâhül ve o techil,
Hala vatan hissesi bir tude-i alam,
Hala düşünen başlara hep latme-i tenkil,
Hala sırıtan dişlere hep lokma-i in’am!
Hala tarafiyyet, hasebiyyet, nesebiyyet,
Hala: ‘bu senindir, bu benim! ’ kısmeti câri,
Hala gazap altında hakikatle hamiyyet.
Hep dünkü terennüm, sayıdan, saygıdan âri;
Son nağmesi yalnız: yaşasın sevgili millet!
Millet yaşamaz, hakka tahassürle solurken
Sussun diye vicdanına yumruklar inerse;
Millet yaşamaz, meclisi müstahkar olurken
iğfal ile tehdit ile titrer ve sinerse;
Millet yaşamaz maşer-i millet boğulurken!
Kanun diyoruz; nerde o mescûd-i muhayyel?
Düşman diyoruz nerde bu? Hariçte mi, biz mi?
Hürriyetimiz var, diyoruz, şanlı, mübeccel,
Düşman bize kanun mu? Ya hürriyetimiz mi?
Bir hamlede biz bunları, kahrettik en evvel.
Bir hamle-i mahnum-i tagallüple değiştik
Hürriyeti şahsiyyete, kanunu gurura,
Heyhat! Otuz üç yıl geri düştük ve mühlik
Yoldan şu nedametli ve gafletli mürura
Bişüphe o humma-yi cünun oldu muharrik.
Ey millete bir sille olan darbe-i münker,
Ey hürmeti kanunu tepen sadme-i bidad,
Milliyeti, kanunu mukaddes tanıyan her
Vicdan seni lanetle, mezelletle eder yâd...
Düşsün sana meyyal-i tahakküm eğilen ser
Kopsun seni -bir hak diye- alkışlıyan eller…
(Tevfik Fikret)
“Bir devr-i şeâmet, yine çiğnendi yeminler;
Çiğnendi, yazık, milletin ümmid-i bülendi!
Kanun diye topraklara sürtündü cebinler;
Kanun diye, kanun diye kanun tepelendi...
Beyhûde figanlar yine, beyhûde eninler.
Eyvah! Otuz üç yıl o zehir giryeleriyle,
Hüsranları, buhranları, ehvali, melâli,
A’mal-ü devâhisi ve sulh-ü seferiyle
Bir sel gibi akmış, mütevekkil, mütehali.
Yazsın bunu tarih-i iber hatt-ı zeriyle!
Ey bir dem-i rüya gibi geçmiş kara günler,
Bir lahza edin seyr-i cahîminizi tekrar,
Dönsün bize o derin nazra-i muğber.
Heyhat! Otuz üç yıl, otuz üç yıl bütün ekdâr
Heyhat! Ne bir ders, ne bir fikr-i mukarrer
Silmez fakat elvâhını tarih-i muannit,
Doksan beşi aç! Gölgesi bir tac-ı harîsin
Saklar mütelâşi, mütereddit, mütemerrit
Evca-ı şebengizini bir yevm-i habîsin.
Hala o vesavis, o desâyis, o mefâsit.
Hala o şebin zeyl-i temadisi bu ezlam,
Hala o cehâlet, o tecâhül ve o techil,
Hala vatan hissesi bir tude-i alam,
Hala düşünen başlara hep latme-i tenkil,
Hala sırıtan dişlere hep lokma-i in’am!
Hala tarafiyyet, hasebiyyet, nesebiyyet,
Hala: ‘bu senindir, bu benim! ’ kısmeti câri,
Hala gazap altında hakikatle hamiyyet.
Hep dünkü terennüm, sayıdan, saygıdan âri;
Son nağmesi yalnız: yaşasın sevgili millet!
Millet yaşamaz, hakka tahassürle solurken
Sussun diye vicdanına yumruklar inerse;
Millet yaşamaz, meclisi müstahkar olurken
iğfal ile tehdit ile titrer ve sinerse;
Millet yaşamaz maşer-i millet boğulurken!
Kanun diyoruz; nerde o mescûd-i muhayyel?
Düşman diyoruz nerde bu? Hariçte mi, biz mi?
Hürriyetimiz var, diyoruz, şanlı, mübeccel,
Düşman bize kanun mu? Ya hürriyetimiz mi?
Bir hamlede biz bunları, kahrettik en evvel.
Bir hamle-i mahnum-i tagallüple değiştik
Hürriyeti şahsiyyete, kanunu gurura,
Heyhat! Otuz üç yıl geri düştük ve mühlik
Yoldan şu nedametli ve gafletli mürura
Bişüphe o humma-yi cünun oldu muharrik.
Ey millete bir sille olan darbe-i münker,
Ey hürmeti kanunu tepen sadme-i bidad,
Milliyeti, kanunu mukaddes tanıyan her
Vicdan seni lanetle, mezelletle eder yâd...
Düşsün sana meyyal-i tahakküm eğilen ser
Kopsun seni -bir hak diye- alkışlıyan eller…
(Tevfik Fikret)
18 Ocak 1912' de 2. meclis ittihat ve terakki tarafından kapatılıp adeta bir darbe yapılınca hemen ertesi günü tevfik fikret tarafından yazılan şiir. "Doksan Beşe Doğru" şiirinde geçen 95, hicri 1295'tir (miladi 1878). şiirde tarihin tekerrür ettiğinden, o günlere dönüldüğünden yakınılır.
(bu şiirdeki kişi ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür, gerçek hayatla ilgisi yoktur.)
(bu şiirdeki kişi ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür, gerçek hayatla ilgisi yoktur.)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar