bugün
- geceniz nasıl geçiyor7
- sözlük yazarlarının çocukları olsa ne yaparlardı6
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- en iyi simit hangi şehirdedir19
- ağlamamak için kendini tutmak11
- ctrlx22
- gürcistan22
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- asla yapmam denilen şeyler4
- yıllar sonra sözlüğe dönen yazar4
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması6
- kalem şakir2
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin11
- gelibolu da yaşamak vs çanakkale merkez de yaşamak5
- hewal ebo18
- sözlüğü yakınlarının okuması hırsızlık mıdır3
- yalnız yaşamak5
- neden namaz kılmıyorsun4
- rüya2
- kendinize yaptığınız en büyük yatırım3
- e'e f e6
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- kuran da namaz yok21
- lahmacunu elle yiyen kız14
- cep telefonu2
- sigortalı bir iş bul çalış4
- içim yanıyor be sözlük7
- ilgi isteyen kız16
- latin atasözleri2
- eskisi gibi olamamak2
- güneş gözlüğü3
- zenci isyanı2
- intihar3
- beleş sigarayı öksürtüyor diyerek reddeden keriz4
- chatgpt ile dertleşmek3
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket7
- gece gece 3 tane kurabiye yemek2
- öyle bir şey yaz ki okuyan şaşırsın5
- parcalandim toparlanamiyorum5
- hata yapmak2
- asansörde kalmak7
- memelerini okşarken kız nasıl inler4
- tuvalete gitmenin zaman kaybı olması2
- mutfağına konuk olunan yazarın işine karışmak3
- bütün hiçlerle toplanıp beyin fırtınası yapmak2
- velvet hanım iyi geceler2
- gürcistan'ın neyi meşhur9
- geçmişe özlemle bakmak3
- türk düşmanları4
- usualsuspectss3
18 Ocak 1912' de 2. meclis ittihat ve terakki tarafından kapatılıp adeta bir darbe yapılınca hemen ertesi günü tevfik fikret tarafından yazılan şiir. "Doksan Beşe Doğru" şiirinde geçen 95, hicri 1295'tir (miladi 1878). şiirde tarihin tekerrür ettiğinden, o günlere dönüldüğünden yakınılır.
(bu şiirdeki kişi ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür, gerçek hayatla ilgisi yoktur.)
(bu şiirdeki kişi ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür, gerçek hayatla ilgisi yoktur.)
95'E DOĞRU
“Bir devr-i şeâmet, yine çiğnendi yeminler;
Çiğnendi, yazık, milletin ümmid-i bülendi!
Kanun diye topraklara sürtündü cebinler;
Kanun diye, kanun diye kanun tepelendi...
Beyhûde figanlar yine, beyhûde eninler.
Eyvah! Otuz üç yıl o zehir giryeleriyle,
Hüsranları, buhranları, ehvali, melâli,
A’mal-ü devâhisi ve sulh-ü seferiyle
Bir sel gibi akmış, mütevekkil, mütehali.
Yazsın bunu tarih-i iber hatt-ı zeriyle!
Ey bir dem-i rüya gibi geçmiş kara günler,
Bir lahza edin seyr-i cahîminizi tekrar,
Dönsün bize o derin nazra-i muğber.
Heyhat! Otuz üç yıl, otuz üç yıl bütün ekdâr
Heyhat! Ne bir ders, ne bir fikr-i mukarrer
Silmez fakat elvâhını tarih-i muannit,
Doksan beşi aç! Gölgesi bir tac-ı harîsin
Saklar mütelâşi, mütereddit, mütemerrit
Evca-ı şebengizini bir yevm-i habîsin.
Hala o vesavis, o desâyis, o mefâsit.
Hala o şebin zeyl-i temadisi bu ezlam,
Hala o cehâlet, o tecâhül ve o techil,
Hala vatan hissesi bir tude-i alam,
Hala düşünen başlara hep latme-i tenkil,
Hala sırıtan dişlere hep lokma-i in’am!
Hala tarafiyyet, hasebiyyet, nesebiyyet,
Hala: ‘bu senindir, bu benim! ’ kısmeti câri,
Hala gazap altında hakikatle hamiyyet.
Hep dünkü terennüm, sayıdan, saygıdan âri;
Son nağmesi yalnız: yaşasın sevgili millet!
Millet yaşamaz, hakka tahassürle solurken
Sussun diye vicdanına yumruklar inerse;
Millet yaşamaz, meclisi müstahkar olurken
iğfal ile tehdit ile titrer ve sinerse;
Millet yaşamaz maşer-i millet boğulurken!
Kanun diyoruz; nerde o mescûd-i muhayyel?
Düşman diyoruz nerde bu? Hariçte mi, biz mi?
Hürriyetimiz var, diyoruz, şanlı, mübeccel,
Düşman bize kanun mu? Ya hürriyetimiz mi?
Bir hamlede biz bunları, kahrettik en evvel.
Bir hamle-i mahnum-i tagallüple değiştik
Hürriyeti şahsiyyete, kanunu gurura,
Heyhat! Otuz üç yıl geri düştük ve mühlik
Yoldan şu nedametli ve gafletli mürura
Bişüphe o humma-yi cünun oldu muharrik.
Ey millete bir sille olan darbe-i münker,
Ey hürmeti kanunu tepen sadme-i bidad,
Milliyeti, kanunu mukaddes tanıyan her
Vicdan seni lanetle, mezelletle eder yâd...
Düşsün sana meyyal-i tahakküm eğilen ser
Kopsun seni -bir hak diye- alkışlıyan eller…
(Tevfik Fikret)
“Bir devr-i şeâmet, yine çiğnendi yeminler;
Çiğnendi, yazık, milletin ümmid-i bülendi!
Kanun diye topraklara sürtündü cebinler;
Kanun diye, kanun diye kanun tepelendi...
Beyhûde figanlar yine, beyhûde eninler.
Eyvah! Otuz üç yıl o zehir giryeleriyle,
Hüsranları, buhranları, ehvali, melâli,
A’mal-ü devâhisi ve sulh-ü seferiyle
Bir sel gibi akmış, mütevekkil, mütehali.
Yazsın bunu tarih-i iber hatt-ı zeriyle!
Ey bir dem-i rüya gibi geçmiş kara günler,
Bir lahza edin seyr-i cahîminizi tekrar,
Dönsün bize o derin nazra-i muğber.
Heyhat! Otuz üç yıl, otuz üç yıl bütün ekdâr
Heyhat! Ne bir ders, ne bir fikr-i mukarrer
Silmez fakat elvâhını tarih-i muannit,
Doksan beşi aç! Gölgesi bir tac-ı harîsin
Saklar mütelâşi, mütereddit, mütemerrit
Evca-ı şebengizini bir yevm-i habîsin.
Hala o vesavis, o desâyis, o mefâsit.
Hala o şebin zeyl-i temadisi bu ezlam,
Hala o cehâlet, o tecâhül ve o techil,
Hala vatan hissesi bir tude-i alam,
Hala düşünen başlara hep latme-i tenkil,
Hala sırıtan dişlere hep lokma-i in’am!
Hala tarafiyyet, hasebiyyet, nesebiyyet,
Hala: ‘bu senindir, bu benim! ’ kısmeti câri,
Hala gazap altında hakikatle hamiyyet.
Hep dünkü terennüm, sayıdan, saygıdan âri;
Son nağmesi yalnız: yaşasın sevgili millet!
Millet yaşamaz, hakka tahassürle solurken
Sussun diye vicdanına yumruklar inerse;
Millet yaşamaz, meclisi müstahkar olurken
iğfal ile tehdit ile titrer ve sinerse;
Millet yaşamaz maşer-i millet boğulurken!
Kanun diyoruz; nerde o mescûd-i muhayyel?
Düşman diyoruz nerde bu? Hariçte mi, biz mi?
Hürriyetimiz var, diyoruz, şanlı, mübeccel,
Düşman bize kanun mu? Ya hürriyetimiz mi?
Bir hamlede biz bunları, kahrettik en evvel.
Bir hamle-i mahnum-i tagallüple değiştik
Hürriyeti şahsiyyete, kanunu gurura,
Heyhat! Otuz üç yıl geri düştük ve mühlik
Yoldan şu nedametli ve gafletli mürura
Bişüphe o humma-yi cünun oldu muharrik.
Ey millete bir sille olan darbe-i münker,
Ey hürmeti kanunu tepen sadme-i bidad,
Milliyeti, kanunu mukaddes tanıyan her
Vicdan seni lanetle, mezelletle eder yâd...
Düşsün sana meyyal-i tahakküm eğilen ser
Kopsun seni -bir hak diye- alkışlıyan eller…
(Tevfik Fikret)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar