bugün
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı26
- aleksey batrakov25
- queen ravennanın aşırı güzel olması15
- sözlükteki galatasaraylı yazarlar4
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar3
- okan buruk3
- nükleer bomba4
- tanımadığı kadına tokat atan adam15
- hayvan düşmanı2
- galatasaray 2 vfb stuttgart 02
- seni içinin demir parmaklıklarından azat edeceğim3
- yagmurcu çık açıkla10
- the elder scrolls vi3
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- güne bir aleksey batrakov resmi bırak3
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir8
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır6
- dedenize sahip çıkar mısınız5
- son talika2
- atatürk düşmanı5
- futbol14
- sözlük dedeleri6
- durkheimın intihar teorisi6
- değişik meslekler2
- türkiye10
- kablosuz mouse13
- uefa şampiyonlar ligi4
- vfb stuttgart2
- galatasaray3
- arap götü9
- almanyada doğanlar alman vatandaşı mı2
- cevheri güven4
- istanbul13
- ismet gürbüz'ün almanyada doğması2
- öylesine bir şeyler yaz4
- iskilipli atıf hoca20
- gördüğü rüyayı anlatan mezhebi geniş erkek3
- melis babadağ'ın ayakları2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı23
- arda güler'in ankara da doğması2
- ormanda orman kebabı yemek2
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- belözoğlu'nun fenerbahçe teknik direktörü olması2
- takımınızın maçını izlemek istediğiniz yazarlar3
- susualsuspects4
- yazarların akşama dair planları7
- kale3112 tarzı entry girmek8
- otistik bir insanla sohbet etmek4
- sözlük kürdü55
- fenerbahçe11
18 Ocak 1912' de 2. meclis ittihat ve terakki tarafından kapatılıp adeta bir darbe yapılınca hemen ertesi günü tevfik fikret tarafından yazılan şiir. "Doksan Beşe Doğru" şiirinde geçen 95, hicri 1295'tir (miladi 1878). şiirde tarihin tekerrür ettiğinden, o günlere dönüldüğünden yakınılır.
(bu şiirdeki kişi ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür, gerçek hayatla ilgisi yoktur.)
(bu şiirdeki kişi ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür, gerçek hayatla ilgisi yoktur.)
95'E DOĞRU
“Bir devr-i şeâmet, yine çiğnendi yeminler;
Çiğnendi, yazık, milletin ümmid-i bülendi!
Kanun diye topraklara sürtündü cebinler;
Kanun diye, kanun diye kanun tepelendi...
Beyhûde figanlar yine, beyhûde eninler.
Eyvah! Otuz üç yıl o zehir giryeleriyle,
Hüsranları, buhranları, ehvali, melâli,
A’mal-ü devâhisi ve sulh-ü seferiyle
Bir sel gibi akmış, mütevekkil, mütehali.
Yazsın bunu tarih-i iber hatt-ı zeriyle!
Ey bir dem-i rüya gibi geçmiş kara günler,
Bir lahza edin seyr-i cahîminizi tekrar,
Dönsün bize o derin nazra-i muğber.
Heyhat! Otuz üç yıl, otuz üç yıl bütün ekdâr
Heyhat! Ne bir ders, ne bir fikr-i mukarrer
Silmez fakat elvâhını tarih-i muannit,
Doksan beşi aç! Gölgesi bir tac-ı harîsin
Saklar mütelâşi, mütereddit, mütemerrit
Evca-ı şebengizini bir yevm-i habîsin.
Hala o vesavis, o desâyis, o mefâsit.
Hala o şebin zeyl-i temadisi bu ezlam,
Hala o cehâlet, o tecâhül ve o techil,
Hala vatan hissesi bir tude-i alam,
Hala düşünen başlara hep latme-i tenkil,
Hala sırıtan dişlere hep lokma-i in’am!
Hala tarafiyyet, hasebiyyet, nesebiyyet,
Hala: ‘bu senindir, bu benim! ’ kısmeti câri,
Hala gazap altında hakikatle hamiyyet.
Hep dünkü terennüm, sayıdan, saygıdan âri;
Son nağmesi yalnız: yaşasın sevgili millet!
Millet yaşamaz, hakka tahassürle solurken
Sussun diye vicdanına yumruklar inerse;
Millet yaşamaz, meclisi müstahkar olurken
iğfal ile tehdit ile titrer ve sinerse;
Millet yaşamaz maşer-i millet boğulurken!
Kanun diyoruz; nerde o mescûd-i muhayyel?
Düşman diyoruz nerde bu? Hariçte mi, biz mi?
Hürriyetimiz var, diyoruz, şanlı, mübeccel,
Düşman bize kanun mu? Ya hürriyetimiz mi?
Bir hamlede biz bunları, kahrettik en evvel.
Bir hamle-i mahnum-i tagallüple değiştik
Hürriyeti şahsiyyete, kanunu gurura,
Heyhat! Otuz üç yıl geri düştük ve mühlik
Yoldan şu nedametli ve gafletli mürura
Bişüphe o humma-yi cünun oldu muharrik.
Ey millete bir sille olan darbe-i münker,
Ey hürmeti kanunu tepen sadme-i bidad,
Milliyeti, kanunu mukaddes tanıyan her
Vicdan seni lanetle, mezelletle eder yâd...
Düşsün sana meyyal-i tahakküm eğilen ser
Kopsun seni -bir hak diye- alkışlıyan eller…
(Tevfik Fikret)
“Bir devr-i şeâmet, yine çiğnendi yeminler;
Çiğnendi, yazık, milletin ümmid-i bülendi!
Kanun diye topraklara sürtündü cebinler;
Kanun diye, kanun diye kanun tepelendi...
Beyhûde figanlar yine, beyhûde eninler.
Eyvah! Otuz üç yıl o zehir giryeleriyle,
Hüsranları, buhranları, ehvali, melâli,
A’mal-ü devâhisi ve sulh-ü seferiyle
Bir sel gibi akmış, mütevekkil, mütehali.
Yazsın bunu tarih-i iber hatt-ı zeriyle!
Ey bir dem-i rüya gibi geçmiş kara günler,
Bir lahza edin seyr-i cahîminizi tekrar,
Dönsün bize o derin nazra-i muğber.
Heyhat! Otuz üç yıl, otuz üç yıl bütün ekdâr
Heyhat! Ne bir ders, ne bir fikr-i mukarrer
Silmez fakat elvâhını tarih-i muannit,
Doksan beşi aç! Gölgesi bir tac-ı harîsin
Saklar mütelâşi, mütereddit, mütemerrit
Evca-ı şebengizini bir yevm-i habîsin.
Hala o vesavis, o desâyis, o mefâsit.
Hala o şebin zeyl-i temadisi bu ezlam,
Hala o cehâlet, o tecâhül ve o techil,
Hala vatan hissesi bir tude-i alam,
Hala düşünen başlara hep latme-i tenkil,
Hala sırıtan dişlere hep lokma-i in’am!
Hala tarafiyyet, hasebiyyet, nesebiyyet,
Hala: ‘bu senindir, bu benim! ’ kısmeti câri,
Hala gazap altında hakikatle hamiyyet.
Hep dünkü terennüm, sayıdan, saygıdan âri;
Son nağmesi yalnız: yaşasın sevgili millet!
Millet yaşamaz, hakka tahassürle solurken
Sussun diye vicdanına yumruklar inerse;
Millet yaşamaz, meclisi müstahkar olurken
iğfal ile tehdit ile titrer ve sinerse;
Millet yaşamaz maşer-i millet boğulurken!
Kanun diyoruz; nerde o mescûd-i muhayyel?
Düşman diyoruz nerde bu? Hariçte mi, biz mi?
Hürriyetimiz var, diyoruz, şanlı, mübeccel,
Düşman bize kanun mu? Ya hürriyetimiz mi?
Bir hamlede biz bunları, kahrettik en evvel.
Bir hamle-i mahnum-i tagallüple değiştik
Hürriyeti şahsiyyete, kanunu gurura,
Heyhat! Otuz üç yıl geri düştük ve mühlik
Yoldan şu nedametli ve gafletli mürura
Bişüphe o humma-yi cünun oldu muharrik.
Ey millete bir sille olan darbe-i münker,
Ey hürmeti kanunu tepen sadme-i bidad,
Milliyeti, kanunu mukaddes tanıyan her
Vicdan seni lanetle, mezelletle eder yâd...
Düşsün sana meyyal-i tahakküm eğilen ser
Kopsun seni -bir hak diye- alkışlıyan eller…
(Tevfik Fikret)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar