bugün
- gececi tayfa kezosu10
- oğlak burcu kadını9
- yalnız yaşayan kadın karizması7
- bana 1 hafta süre ver diyen partner4
- kızlar gelin gofret yiyelim6
- en çok sevdiğiniz yazar19
- kadınların zeki erkek takıntısı3
- yüzbin lira giren ev4
- bir erkeğin unutamadığı kadın olmak4
- ikizler burcu ve bipolar adam4
- hıyar yetiştiren sözlük yazarları5
- ne güzel sözlük saçmala dur4
- japonya'da 10.000 kürdün karakol basması27
- hayatın güzel olması8
- raif efendi'nin resim yeteneği4
- sigara içsem mi lan eşiği7
- tuzak radar sistemi kaldırıldı3
- chatgpt ile sohbet etmek5
- insan olmaya çeyrek kala5
- sözlük yazarlarının numaraları12
- gocu29
- kadınların erkekleri bilerek sinirlendirmesi3
- sevgiliyle ormanın derinliklerine gitmek6
- 3 gün aç kalsan ismet'in çiğ köftesini yer misin3
- haluk levent18
- sigara içen erkeklerin daha çekici olması13
- bir gün öleceğini unutmak7
- coca cola'nın asidinin düşürülmesi5
- bihruz bey'in periveş hanıma fazla olması3
- alkolün faydaları4
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları28
- duygularla hareket etmek vs mantıkla hareket etmek4
- has maça silinmiş3
- hoşlanılan erkeğin soru eklerini birleşik yazması4
- yalnız yaşayan erkek evi2
- sözlüğün tanrıçası olmak19
- borç verebilecek yazarlar listesi5
- müstehcen şarkılar5
- savcı sayan3
- otobanda arabayı ismet'e vermek2
- kadın cinayetlerinin abartılması6
- kendi ağzına vermek11
- raskolnikov'un kürek cezası2
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları18
- kuzey kıbrısta asgari ücretin 61 bin 677 olması8
- antipanik4
- 35 yaşında evlenmemiş erkek15
- iltifat alınca utanmak2
- yorgun mermi2
- canı istemiyorsa telefona yanıt vermeyen insan2
katherine heigl in güzelliğinin doyasıya sergilendiği 2007 yapımı romantik trajikomedi, öyle ki, nedime olarak hayatını sürdüren güzelimiz jane, kızkardeşinin düğününde hayatının kaosunu yaşar, lakin bu kaos ona hayatının en güzel armağınını sunacaktır. keyifle izlenecek bir film ve mutlu son, gelini öpebilirsin...
jane küçükken katıldığı bir düğünde zor durumda kalan geline yardım edince hayatının en büyük amacının düğünlerde gelinlerin hayatını kolaylaştırmak olacağını anlar ve nedime olmak artık onun olmazsa olmazlarındandır.. ve sonra da olaylar gelişir. gayet güzel bir romantik komedi.
Anne Fletcher yönetmiştir ve türkçede benimle evlenir misin? adıyla çıkmıştır.
the devil wears prada'nın yazarı tarafından yazılmıs, genc kızların cocukluktan baslayan evlilige tutkularını anlatan filmdir.
izleyecek hiçbir şey olmadığında güzel vakit geçirtecek filmlerdendir.
---spoiler alert---
grey's anatomy dizisinden izzie olarak bildiğimiz katherine heigl-jane hayatı boyunca defalarca nedime olmuştur ve evlenen arkadaşların düğünleriyle baştan aşağı ilgilenmiştir. bir gün kendi düğünün hayalini kurmaktadır. fakat aşık olduğu patronu jane'nin ona karşı olan hislerinden habersizdir. bir gün jane'nin kız kardeşi tess yurtdışından gelir ve jane'nin aşık olduğu patronu george ile bir ilişki kurar. onların düğünlerini planlamakta tabi ki jane'e düşecektir. aynı zamanda esas jane'nin peşinden ayrılmayan ve onun hayatını gazetesinde ki köşede konu yapmaya çalışan ünlü evlilik hikayeleri yazarı kevin olayları daha da karıştırır.
---spoiler alert---
---spoiler alert---
grey's anatomy dizisinden izzie olarak bildiğimiz katherine heigl-jane hayatı boyunca defalarca nedime olmuştur ve evlenen arkadaşların düğünleriyle baştan aşağı ilgilenmiştir. bir gün kendi düğünün hayalini kurmaktadır. fakat aşık olduğu patronu jane'nin ona karşı olan hislerinden habersizdir. bir gün jane'nin kız kardeşi tess yurtdışından gelir ve jane'nin aşık olduğu patronu george ile bir ilişki kurar. onların düğünlerini planlamakta tabi ki jane'e düşecektir. aynı zamanda esas jane'nin peşinden ayrılmayan ve onun hayatını gazetesinde ki köşede konu yapmaya çalışan ünlü evlilik hikayeleri yazarı kevin olayları daha da karıştırır.
---spoiler alert---
--spoiler--
Spoiler
--spoiler--
Sabun köpüğü tadında amerikan romantik komedileri. Bizim geleneklerimize hiç uymasada ekran karşısına oturup bir güzel seyrettiriyor kendini. Oysa ki filmin başından sonunu tahmin etmek hiç de zor değil. Güzel oyuncu karherine Hegl, X Men'den Scott Summer namı diğer Cyclops olarak seyrettiğimiz James Marsden, benzer rollerde seyrettiğimiz malin Akerman ve bu filmde ne aradığını bir türlü anlayamadığım Edward burns. Oyuncu kadrosu bu aşağı yukarı. Bir de böyle filmlerde esas kızın arkadaşı rollerinde ya da silik rollerde izlemeye alıştığımız Judy Greer var. Judy Greer'in harcanan yetenek olduğunu düşünürüm hep. Yüzü çok güzel olmasa da yıllarca yaptığı bale sayesinde çok güzel bir vücudu var. Üstelik değişik yüz hatlarıyla da farklı karakterlere kolaylıkla can verebilir. Ama hollywood onu hep silik, yan rollere layık görüyor. Neyse, film düğünlerde nedimelik yapan, yaparken bunu tüm enerjisi vererek yapan, kendinden gereğinden fazla ödün veren Jane'in hikayesini anlatıyor. Jane'in bir tesadüf sonucu gerçek aşkını bulması ve evlenmesi. Alttan alta da dürüstlük, kendine saygı ve insanlara "hayır" diyebilme yeteneği üzerine mesajlar veriyor. Tabi bu filmlerin içinde bazı sahneler de var ki herhalde bizi de en çok onlar etkiliyor. Yani asla yaşayamayacağımız şeyler üzerine kurulu. Elbette nedime olmak, düğün tertiplemek falan değil bunlar. Filmde Katherine Hegl ile james Marsden'in yağmurlu bir gecede hafif bir araba kazası yaptıktan sonra küçük bir kasabada mahsur kalışları üzerine. Bir bara giderler, bir güzel içerler, alkolün etkisiyle çakırkeyf olup barda çalan bir şarkıya bağıra bağıra diğer müşterilerin de katılmasıyla eşli ederler. Filmdeki en sıcak sahne bence bu bar sahnesi. Herhalde herkesin hayatında bir kez olsun buna benzer bir olayı yaşaması lazım. Yani kimseyi takmadan, aşık olduğunuz insanla birlikte şarkı söyleyebilmeliyiz. Ya da sevgilinizin şarkı söylemesini yanınızdakilerin hayran bakışları altında seyrederken eğlenebilmeliyiz. Benzersiz bir anı olurdu. Filmin bu sahnesi gerçek bir iç çekmeyi hakediyor. Gecenin sonunda arabalarına dönüp dışarıda yağan sağanak yağışın altında sevişmeleri de cabası. Bunun dışında benzerlerini sayısız defa gördüğümüz amerikan filmlerinden bir farkı yok.
Spoiler
--spoiler--
Sabun köpüğü tadında amerikan romantik komedileri. Bizim geleneklerimize hiç uymasada ekran karşısına oturup bir güzel seyrettiriyor kendini. Oysa ki filmin başından sonunu tahmin etmek hiç de zor değil. Güzel oyuncu karherine Hegl, X Men'den Scott Summer namı diğer Cyclops olarak seyrettiğimiz James Marsden, benzer rollerde seyrettiğimiz malin Akerman ve bu filmde ne aradığını bir türlü anlayamadığım Edward burns. Oyuncu kadrosu bu aşağı yukarı. Bir de böyle filmlerde esas kızın arkadaşı rollerinde ya da silik rollerde izlemeye alıştığımız Judy Greer var. Judy Greer'in harcanan yetenek olduğunu düşünürüm hep. Yüzü çok güzel olmasa da yıllarca yaptığı bale sayesinde çok güzel bir vücudu var. Üstelik değişik yüz hatlarıyla da farklı karakterlere kolaylıkla can verebilir. Ama hollywood onu hep silik, yan rollere layık görüyor. Neyse, film düğünlerde nedimelik yapan, yaparken bunu tüm enerjisi vererek yapan, kendinden gereğinden fazla ödün veren Jane'in hikayesini anlatıyor. Jane'in bir tesadüf sonucu gerçek aşkını bulması ve evlenmesi. Alttan alta da dürüstlük, kendine saygı ve insanlara "hayır" diyebilme yeteneği üzerine mesajlar veriyor. Tabi bu filmlerin içinde bazı sahneler de var ki herhalde bizi de en çok onlar etkiliyor. Yani asla yaşayamayacağımız şeyler üzerine kurulu. Elbette nedime olmak, düğün tertiplemek falan değil bunlar. Filmde Katherine Hegl ile james Marsden'in yağmurlu bir gecede hafif bir araba kazası yaptıktan sonra küçük bir kasabada mahsur kalışları üzerine. Bir bara giderler, bir güzel içerler, alkolün etkisiyle çakırkeyf olup barda çalan bir şarkıya bağıra bağıra diğer müşterilerin de katılmasıyla eşli ederler. Filmdeki en sıcak sahne bence bu bar sahnesi. Herhalde herkesin hayatında bir kez olsun buna benzer bir olayı yaşaması lazım. Yani kimseyi takmadan, aşık olduğunuz insanla birlikte şarkı söyleyebilmeliyiz. Ya da sevgilinizin şarkı söylemesini yanınızdakilerin hayran bakışları altında seyrederken eğlenebilmeliyiz. Benzersiz bir anı olurdu. Filmin bu sahnesi gerçek bir iç çekmeyi hakediyor. Gecenin sonunda arabalarına dönüp dışarıda yağan sağanak yağışın altında sevişmeleri de cabası. Bunun dışında benzerlerini sayısız defa gördüğümüz amerikan filmlerinden bir farkı yok.
2007 yapımı basit/vasat ve oldukça uzun bir romantik/komedi filmi görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar