bugün
- etnik köken15
- evde yalnız yaşamanın verdiği inanılmaz keyif10
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler11
- evde kalmış 30 yaşında kız17
- sımsıkı sarılmak istenilen yazarlar5
- dünyadaki en kolay meslek7
- hangi ülke de doğmak isterdin14
- hangi yazara aşıksınız7
- sözlükteki zengin yazarlar9
- 1 kasım 2026 kasımpaşa beşiktaş maçı9
- her sözlük aşkı nefretle başlar9
- karton toplayan çocuk4
- 9mm'nin deviremeyeceği adam yoktur4
- çocuğunun ismini johnny koyan ebeveyn5
- en iyi çizgi filmler5
- sokakta sürü halinde gezen erkekler5
- tavuk döner 1 lira yanında ayran bedava2
- ben çocuğuma bir hot wheels alamayacak mıyım4
- sözlükte kim kime yürüyor5
- fenerbahçe16
- bir bela geliyor6
- müzik haram mıdır7
- evrimsel psikolojinin aşk açıklamaları3
- amedspor22
- polatlı2
- ismet gürbüz3
- kasımpaşa 2 beşiktaş 24
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- olgun kadınlardan hoşlanan erkek2
- from gold from dust9
- soğuklardan ötürü dudakların çatlaması5
- ermenisiz kafkasya4
- hareket edebilen canlılar2
- anın görüntüsü26
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta8
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı10
- 16 bekar için masrafsız finlandiya tatili2
- arkadaşa acil 10 bin lira ateşlemek6
- nervio19
- hangi yazar hangi yazarla mesajlaşmak istiyor2
- asgari ücret4
- türkiyenin buğdayı2
- şaban oğlu şaban oğlu şaban filmi3
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- cübbeli ahmet hoca3
- çare ismail kartal4
- galatasaray ın şampiyonluğu hayırlı olsun2
- durduk yere insanın aklına gelen replikler7
- oğlunuz ne işle meşgul'e sözlükte yazar demek2
- avm tuvaleti3
(bkz: kenef)
Fransa'da otellerde eskiden her odanın bir numarası bulunur sadece tuvaletin numarası bulunmazdı.Yani "sans numero" yani "numarasız" anlamına gelirdi.Fransızca 100 sayısı " cent" dır."sans" ve "cent" (san gibi çıkıyor)kelimelerinin okunuşları neredeyse aynı.Yani bazı vatandaşlarımızın bu numarasız anlamına gelen cümleyi 100 numara olarak anlamasıyla,bizlerede 100 numara'yı tuvalet olarak anlatmışlardır.Argo filan değil yani..
sonu bok olan yer.
(bkz: sınavlardaki imkansızlık)
annennelerin tuvalet için kullandıkları kelime.
99 numara ile 101 numara arasinda olan numarayi belirtmek için kullanilan ibare.
ilk oturduğumuz evin kapı numarası.Adres verirken gerçekten kötü oluyordu.
anlamsız bir şekilde tuvaletle özdeşleşmiş tabir.
ayak yoludur. Dünyanın en rahatlatıcı yeridir.
içinizdeki pislikleri boşalttığınız mekan. bir fazlası da aynı işi görüyor.
ingilizcede "loo" tuvalet anlamına gelir. aklıevvel birisi de bunu "100" olarak okumuştur ve adı "100 numara" olarak kalmıştır.
(bkz: 31+69)
insanlar tarihlerinde çok uzun bir süre tuvalet kullanmadılar. başlangıçta hayvanlar nasıl yapıyorsa, onlar da öyle yaptılar. işlerini en yakın çalının dibinde veya bir ırmak kenarında görebiliyorlardı. ancak toplumlar geliştikçe, köyler, kasabalar ortaya çıktıkça, tuvalet ihtiyacını karşılamak için daha uzak mesafelere gitme zorunluluğu doğdu. ayrıca açıkta bırakılan atıkların yarattığı kötü koku ve hastalık tehlikeleri de insanlarda bu konuda bazı önlemler alma zamanının geldiği bilincini oluşturdu.
binlerce yıl önce sümerler, mısırlılar ve hindistan'da yaşayanlar oturakta oturup, ihtiyaçlarını giderdikten sonra oturağa düşenleri uzakta bir yere döküyorlardı. 2000 yıl önce romalılar ilk basit tuvaleti kullanmaya başladı. atıklar oturdukları deliğin içine düşüyor, deliğin altından akan su onları uzağa taşıyordu.
çiftçilerin, açık arazide yaşayanların ise zaten böyle bir dertleri yoktu. tarlanın bir köşesine çukur kazıyor , çukur yeterince dolunca, toprakla dolduruyor ve başka bir kazıyorlardı. geceleri ise yataklarının altında bir lazımlık bulunduruyorlardı.
ortaçağda kale ve şatolarda atık, bir delik vasıtası ile binanın etrafındaki su birikintisine düşürülüyordu. bir yere tuvaletini yapıp, onu bir tanktan gelen su ile sürükleyip, uygun bir yere bırakma fikri ilk olarak kraliçe 1. elizabet zamanında 1589 yılında john harrington'dan geldi. ancak o zamanlar ingilteredeki evlerde ne böyle bir tankı dolduracak ne de atığı alıp götürecek bir su sistemi vardı.
günümüzdekilere benzer bir tuvalet ancak iki yüz yıl sonra 1778'de ingilterede bir saat yapıcısı olan alexender cumming tarafından tasarlandı ve joseph bramah tarafından geliştirildi. tuvaletlerden evlere yayılan kötü koku ise 1849 yılında stephen gren'in u şeklinde bir boruyu tuvaletin çıkışına monte etmesiyle son buldu.
tuvaletlerin ve günümüzde lavoboların da altında bulunan bu u şeklindeki bu boruda her zaman bir miktar su kalır ve kokunun oluşmasını önler. tabi o zamanlar tuvaletler dökme demirden yapılıyordu. sonra düzgün yüzeylerin temizlenme kolaylığı bakımından seramik tuvaletler üretilmeye başlandı. 1888 yılında ise tuvaletlere zinciri çekilince suyu akan klozetler ilave edildi.
bizde tuvaletler için hela, kenef, ayakyolu, wc, 00, yüz numara gibi birçok isim kullanılır. wc ingilizce isimdeki water closet'in baş harfleridir. 100 numaranın hikayesi ise değişik. eskiden fransa'da otellerde tuvaletler koridorların uçlarındaydı. odaların her birine numara verilirken tuvaletlere numarasız demişler ve 00 olarak işaretlemişlerdi. fransızcadaki numarasız kelimesi ile 100 numara kelimesi hemen hemen aynı telafuz edildiğinden bizde fransızcası biraz kıt birinin tercüme hatası sonucu yüz numara olarak yerleşmiştir.
binlerce yıl önce sümerler, mısırlılar ve hindistan'da yaşayanlar oturakta oturup, ihtiyaçlarını giderdikten sonra oturağa düşenleri uzakta bir yere döküyorlardı. 2000 yıl önce romalılar ilk basit tuvaleti kullanmaya başladı. atıklar oturdukları deliğin içine düşüyor, deliğin altından akan su onları uzağa taşıyordu.
çiftçilerin, açık arazide yaşayanların ise zaten böyle bir dertleri yoktu. tarlanın bir köşesine çukur kazıyor , çukur yeterince dolunca, toprakla dolduruyor ve başka bir kazıyorlardı. geceleri ise yataklarının altında bir lazımlık bulunduruyorlardı.
ortaçağda kale ve şatolarda atık, bir delik vasıtası ile binanın etrafındaki su birikintisine düşürülüyordu. bir yere tuvaletini yapıp, onu bir tanktan gelen su ile sürükleyip, uygun bir yere bırakma fikri ilk olarak kraliçe 1. elizabet zamanında 1589 yılında john harrington'dan geldi. ancak o zamanlar ingilteredeki evlerde ne böyle bir tankı dolduracak ne de atığı alıp götürecek bir su sistemi vardı.
günümüzdekilere benzer bir tuvalet ancak iki yüz yıl sonra 1778'de ingilterede bir saat yapıcısı olan alexender cumming tarafından tasarlandı ve joseph bramah tarafından geliştirildi. tuvaletlerden evlere yayılan kötü koku ise 1849 yılında stephen gren'in u şeklinde bir boruyu tuvaletin çıkışına monte etmesiyle son buldu.
tuvaletlerin ve günümüzde lavoboların da altında bulunan bu u şeklindeki bu boruda her zaman bir miktar su kalır ve kokunun oluşmasını önler. tabi o zamanlar tuvaletler dökme demirden yapılıyordu. sonra düzgün yüzeylerin temizlenme kolaylığı bakımından seramik tuvaletler üretilmeye başlandı. 1888 yılında ise tuvaletlere zinciri çekilince suyu akan klozetler ilave edildi.
bizde tuvaletler için hela, kenef, ayakyolu, wc, 00, yüz numara gibi birçok isim kullanılır. wc ingilizce isimdeki water closet'in baş harfleridir. 100 numaranın hikayesi ise değişik. eskiden fransa'da otellerde tuvaletler koridorların uçlarındaydı. odaların her birine numara verilirken tuvaletlere numarasız demişler ve 00 olarak işaretlemişlerdi. fransızcadaki numarasız kelimesi ile 100 numara kelimesi hemen hemen aynı telafuz edildiğinden bizde fransızcası biraz kıt birinin tercüme hatası sonucu yüz numara olarak yerleşmiştir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar