bugün
- 29 eylül 2026 mhk başkanı'nın gözaltına alınması7
- kendisiyle övünen insanlar12
- ne kadar yaşlısın16
- queen ravenna adlı yazar6
- nokia 3310 denince akla gelenler11
- trt tarafsız olmalı13
- fon olaylarında adı geçen şahıslar4
- fatma betül sayan kaya50
- muhallebici açıyoruz isim önerileri4
- istanbul şu an hafif yağmurlu 18 derece4
- rastgele yazarlara mesaj atıp küfretmek4
- yeni parti tüzüğü yerine 20 milyar doları konuşmak9
- özelden küfür eden sözlük kızı3
- asrın soygunu21
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı36
- sonbahardaki yaprak dökülmesi3
- nokia 6600 denince akla gelenler5
- sevgili6
- insanlardan tiksinmek3
- bu nasıl hava lan7
- sen milyar sen milyon3
- manyak bey birader döner mi sorusu2
- frankyfourfingers4
- parayı alıp istifa etmek2
- malum kesimin her şeyi yemesi4
- vergi vermenin ahlaki tartışması3
- asuman krause vs acun ilıcalı2
- teoman çamaşır4
- sigara böreği5
- uludağ itiraf4
- 0 0 7 bey birader2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- koyu saç açık ten4
- from gold from dust6
- eti üç harfli portakal jöleli bisküvi3
- kavga havasında olmak3
- sürekli mağdur edebiyatı yapan insanlar2
- fetöcüler bir konuda haklılardı2
- zulzula cin kabilesi5
- istanbul un havasının deli bir kadın gibi olması4
- herkesle arası iyi olan tip2
- asuman krause3
- yağmurlu gece7
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
- paranın devrinin bitmesi10
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi21
- sarma saran kaslı sözlük erkekleri13
- morkstar7
- placebo3
- romanya53
entry'ler (165)
eğer fiziksel yalnızlıksa bir gün her şey değişebilir, ama ruhsal bir yalnızlıksa içinize o hissin hiç düşmemiş olmasını diliyorum, dediğim.
hemşin gelir tüm güzelliğiyle.
doğanın o mükemmel ahenginin verdiği sarhoşlukla fotoğraf makinesi bile kullanamazsınız, izlemekten de alamazsınız kendinizi. zaten her şey hafızanıza kazınmıştır ve bağımlılık yapar.
doğanın o mükemmel ahenginin verdiği sarhoşlukla fotoğraf makinesi bile kullanamazsınız, izlemekten de alamazsınız kendinizi. zaten her şey hafızanıza kazınmıştır ve bağımlılık yapar.
nickaltı saçma sapan entrylere maruz kalan tatlı yazar.
gece saatlerinde içme isteği çokça artan, kimisinin eline çok yakışan huzur verici zehir.
hiçbir genellemeye dahil edilmemelidir çünkü özgürlüğe kavuşmuştur. bedeninin nerede ve kiminle olduğunu da önemsememeyi öğrenmiş insandır aynı zamanda.
dikkat eksikliği gibi bir karın ağrısı vardır istese de sevemez.
kariyerinde öğretmen olma planları varsa eğer, verdiği bu ayarla düzenli olarak öğrencilerine hava atmayı dört gözle bekleyen, bugünün öğrencisi yarının eziği olma ihtimali yüksek olan insan evladı.
güneşli havalarda mürdüm, loş ortamlarda ten rengi.
kedisinin adının marul olmamasını umduğum erkektir.
kaybetmeyi ahlaksız bir kazanca tercih et, ilkinin acısı bir an, diğerinin vicdan azabı bir ömür sürer.
yaşanmışlığa dair olarak "dayanamıyorum" dur
ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yanab otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım
Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
inecek var deriz otobüs durur ineriz
Bu karanlık böyle iyi afferin tanrıya
Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
Beni bırak göğe bakalım
Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
Bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
Durma kendini hatırlat
Durma göğe bakalım
turgut uyar
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yanab otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım
Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
inecek var deriz otobüs durur ineriz
Bu karanlık böyle iyi afferin tanrıya
Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
Beni bırak göğe bakalım
Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
Bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
Durma kendini hatırlat
Durma göğe bakalım
turgut uyar
okumak, düşünmek, yazmak.
fantezilerini ve şizofren hayallerini sözlükten uzak tutmasını istediğim, adam gibi bir şeyler yazmasını beklediğim yazarımtrak.
kendini ne kadar eksik hissediyorsan o kadar aşık olursun.
biraz sonra mutfağa girdiğimde pirinç pilavı, patates püresi ve köfte hazırlayan birini görmek ona sarılarak mutluluktan ağlamak istiyorum.
o gereksiz kitapları yazmak için harcadığı zamanı bana vermiş olmasını çok istediğim yandan yemiş yazarcık.
bateri ve bas gitardır kesinlikle.
pirinç pilavı ve patates püresi. üç öğün yapabilecek bulunursa evlenilir bile.
güzel çalabilen biriyseniz etrafınızdakilerin aşık olma ihtimalini iki kat arttıran mükemmel enstrüman.