bugün
- yaşadım demek için ne yapmalı5
- imamoğlu abd ingiliz ve almanların bir projesiydi10
- antidepresan kullanmamış erkek bulmanın zorluğu3
- maaşla çalışıp ben alfayım diyen erkek8
- dünya kupası'nın artık kimsenin umrunda olmaması2
- i follow rivers2
- kpss 20263
- aylık 283 bin lira iyi para mıdır sorunsalı5
- dekolteli çalışan arayan şirketin iş ilanı5
- fransa senegal maçı saat 22 de trt 1 de2
- lgs de 5 yanlış yapan kızı annesinin zorbalaması8
- çocuğa yabancı isimler vermek6
- son 20 yılın en gıcık lafı15
- yeni biriyle tanışmak6
- hep kendini suçlamak12
- hangi manifest kızısın11
- anın görüntüsü17
- eşini aldatan birini görünce yapılması gereken şey4
- numb2
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek22
- havalar da ısındı10
- 16 haziran 2026 fransa senegal maçı4
- kılıçdarı destekleyen sanatçılar9
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması2
- türkiye12
- kelle2
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı12
- 10 yıl sonraki haline bir mesaj bırak7
- ona bir şey söyle19
- konya3
- daha 172
- futbol12
- winamp msn messenger half life windows 984
- istanbul şu an 26 derece2
- yayını geren padişaha ok mu nok mu diyen yeniçeri3
- arkadaşlar bakar mısınız10
- 16 haziran 2026 iran yeni zelanda maçı11
- 2026 dünya kupası8
- dünya kupasında takımları karıştıran spiker2
- yalnız yaşamak12
- aipac'tan iran müzakelerinde israil saldırı hakkı3
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- obsesif kompülsif kişilik bozukluğu2
- kuran-ı kerim3
- true'ya arkadan sahip olmak15
- hazır mantı6
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- kıyametin yaklaşıyor olduğu gerçeği6
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı13
- güne bir şarkı bırak6
entry'ler (98)
gerçekleşmesini istemediğim ve istemeyeceğim bir temennidir. zira kürtlerin, kendilerini ifade edecek başka bir talep bulabilseler böyle bir salvoyla ortaya çıkacaklarını düşünmüyorum. gerçekleşmesi halinde; iki milletin ortak kültürüne rağmen birlikte barış içinde yaşamayı beceremediğini belgelemiş olur ki hala ümitvar olduğumuz bir mesele olduğu için, o acı sonla bitmesini asla isteyiz.
ironinin dibidir. anlaşılırsa ne iyidir.
bahar şenlikleri zamanı konsere geldiklerini öğrendiğim, ölecekler ve ben hiç konserlerine gitmemiş olacağım diye içten içe endişelenip birtakım olumsuzluklar yüzünden izleyemediğim/dinleyemediğim insanlardır.
charles bukowski ve beat kuşağı. bir kaybedenler kulübü tribidir.
yalnızca filmlerde olduğunu sandığım eylem. ne yani böyle tıkır tıkır saat dönüyor, zamanın su gibi akıp geçmesi hissi uyandırılıyor ve siz o sırada çeşitli konumlarda bir kağıda mektup yazıp buruşturmuş olduğunuz için günün sonunda bitkin bir surat ifadesiyle birlikte yerlerde bir sürü buruşuk kağıt yığınları mı oluyor? vaauv.
birçokları tarafından eleştirilen bir davranıştır. "herkesle iyi geçinenlerde muhakkak bir yavşaklık vardır" sözünden ilham aldıklarını söylerler. halbuki alakası yoktur. herkesle iyi geçinmez çünkü bu insanlar, yalnız samimiyetine karşılık verenlerle devam eder. kimileri de vardır ki samimiyete karşı çok fena tribe girer, kendisine yöneltilmeyen teklifi ararlar. iki satır muhabbete izin vermezler. keyiflerine baksınlardır. biz samimi kaynaşmacı bireylerin gözüne görünmesinlerdir.
(bkz: uludağ sözlük ün vahim gidişatı) ah ne acı.
tam ".... yavşaklığından utanıyorum" lu başlık bulmuşum, "pis fakirler" edebiyatını yapacağım, bir de ne göreyim? çizgi filmvari bir efektle gözlerim yuvalarından fırladı ve tekrar yerine girdi, aniden parladım: "ikiyüzelli milyon mu?!" tanrı aziz milletimize akıl fikir versin, kapitalist düzenin belasını versin, büyük ihtimalle siyah ojeli ayakları parmak arası terliklerinden taşan tipini tipçiğini yediğim ronaldo'ya da müstehakını versin.
tanım: ikiyüzelli milyon değersizliğinde, haklı bir utançtır.
tanım: ikiyüzelli milyon değersizliğinde, haklı bir utançtır.
bir yazarın* biçare yakarışının yegane sebebidir aynı zamanda. bakın güzel sözlüktaşlar, bakın sevgili yönetim kadromuz. bu lanet olası mukayeseyi yapmak gerçekten de midemi bulandırıyor ama şunu belirtmeliyim ki; ekşi sözlükte nefret söylemi denetim grubu gibi şahane oluşumlar boy gösterirken ve belli bir duyarlılık düzeyinin üstüne çıkılırken, uludağ sözlüğün dünyaya gözlerini kulaklarını kapayan yazar kadrosuyla hareket etmeye çalışması, vasatın üstüne çıkamaması ve kahvehaneyi aratmaması gerçekten büyük talihsizliktir. duyarlılık hususuna riayet etmeyen bir oluşumun hali nicedir? bombo* bir başlıklar dizini görmek, insanların seviyelerinin çok altında mevzular konuşmasıyla açıklanabilir, seviyeleri budur demeye dilim varmıyor doğrusu. değerli vakitlerimize daha çok değer katmak adına sözlükte takılmak ütopik değildir esasen. arz ederim.
son zamanlarda bir hayli göze "batan" durumdur. sözlüğün dünyaya iki bacağının arasından bakan ve gündemle ilgilenmeyen, boş teneke diye tabir etmekten imtina etmeyeceğim zırvacılarla dolması artık sıkmaya başlamıştır. ne vakit bir haber başlığına entry gireyim desem sol frame; "alttakinin ismini tahmin etmece", "üstekine şarkı armağan etmece" gibi forum mavralarıyla dolup taşmakta ve güzelim haber gözden kaybolmaktadır. bu sık tekrarlanan bir olay haline geldikçe istatistiğe vurmakta ve genelleme yapmakta sakınca görmemeye başlıyor insanlar ve başka başka platformlarda sık sık "uludağ sözlüğün liseli kaynaması", "uludağ sözlüğün seviyeyi düşürmesi", "uludağ sözlüğün kalitesiz bir klon olduğu gerçeği" tarzı bahisler dönüyor haliyle. acı olan şu ki; sonuna kadar haklılar.
geyik, muhabbet, komiklikler, şakalar, tespitçilik oynamaklar, celebrity'ler, anketler, asılsız iddialar, dalgaya vurmaklar, eleştirmekler, hayal gücünü bir şekilde neşretmekler vs. bunlar "sözlük" dediğimiz oluşumların olmazsa olmazlarıdır, tamam. ama burada insanların fikirlerine de ihtiyaç var, bilhassa kuruluş gayesi doğrultusunda üyelerinin "düşünebilen" varlıklar olduğu varsayılıyor.
sanat, kültür, siyaset, spor, gündem, vs. bu branşlarda yeteri kadar aktif olamayan sözlük, otokontrolünü kaybetmiş ve devreden çıkmaya hazırlanıyor demektir. zira fikri dünyasına ve sosyal hayatına katkıda bulunması da bir yazarın sözlükten beklentileri arasındadır, en azından çoğumuzun böyledir diye tahmin/umut ediyorum.
işbu giride, pek değerli yönetimi ve siz sevgili sözlüktaşlarımı, titreyip kendimize gelmeye davet ediyorum. zira uludağ sözlüğün
ekşiye girişteki staj aşaması olması durumu veya olduğu gerçeği, hepimizi rahatsız ediyordur.
bu biçare girişimde; daha evvel defaetle denenmesine ve nihayetinde şu an da olduğu gibi olumsuz neticelenmesine rağmen bulunuyorum. umarım inciye doğru yollanan sözlüğün akıbeti, öngördüğüm ölçüde vahim olmaz. saygılarımla.***
not: aramaya bütün kalbimle inanıyorum lakin benzer başlıklarda mevzuğun çok farklı taraflarına değinilmesi hasebiyle, bakış açımı yeni bir başlıkla izah etme gereği duydum.
geyik, muhabbet, komiklikler, şakalar, tespitçilik oynamaklar, celebrity'ler, anketler, asılsız iddialar, dalgaya vurmaklar, eleştirmekler, hayal gücünü bir şekilde neşretmekler vs. bunlar "sözlük" dediğimiz oluşumların olmazsa olmazlarıdır, tamam. ama burada insanların fikirlerine de ihtiyaç var, bilhassa kuruluş gayesi doğrultusunda üyelerinin "düşünebilen" varlıklar olduğu varsayılıyor.
sanat, kültür, siyaset, spor, gündem, vs. bu branşlarda yeteri kadar aktif olamayan sözlük, otokontrolünü kaybetmiş ve devreden çıkmaya hazırlanıyor demektir. zira fikri dünyasına ve sosyal hayatına katkıda bulunması da bir yazarın sözlükten beklentileri arasındadır, en azından çoğumuzun böyledir diye tahmin/umut ediyorum.
işbu giride, pek değerli yönetimi ve siz sevgili sözlüktaşlarımı, titreyip kendimize gelmeye davet ediyorum. zira uludağ sözlüğün
ekşiye girişteki staj aşaması olması durumu veya olduğu gerçeği, hepimizi rahatsız ediyordur.
bu biçare girişimde; daha evvel defaetle denenmesine ve nihayetinde şu an da olduğu gibi olumsuz neticelenmesine rağmen bulunuyorum. umarım inciye doğru yollanan sözlüğün akıbeti, öngördüğüm ölçüde vahim olmaz. saygılarımla.***
not: aramaya bütün kalbimle inanıyorum lakin benzer başlıklarda mevzuğun çok farklı taraflarına değinilmesi hasebiyle, bakış açımı yeni bir başlıkla izah etme gereği duydum.
hissizleşmek ve önüne koyanı yemektir. neye inanacağını şaşırma derecesinde aldatmalar ve yalan tuzaklarının içine boğazına kadar batmasıdır. kendini gerçekleştirememesi, orijinallikten uzak kalarak çağa uyabilmek adına prensip ve anlayışlarını gevşetip genişletmesidir. ve mevzuğun üstadı için:
(bkz: jean baudrillard)
(bkz: jean baudrillard)
müslümanlık ve milliyetçilik hiçbir şahsa dayatılmadığı için, insana kendini gerçekleştirebilecek özgürlük alanı sağlandığı için söze konu olan ülke türkiye değildir.
(bkz: arkadaşlar düzeldi)
(bkz: arkadaşlar düzeldi)
bilhassa şu zamanlarda insanlar pagan kültürleri bir hareketli makara, bir kaldıraç, bir çıkrık kolaylığında benimserken belli bir bilinç düzeyini onikiden vurmayı başardığı için haklıdır, tabii benim nazarımda. zaten övünç duyacak kadar hissetmese müslüman olmazdı zannediyorum.
mavi marmara gemisinin oraya sadece ve sadece "insan" ve "mazlum" oldukları için yardım götürmeye gittiğini anlamayan ve asla da anlamayacak olan vicdansız, beyinsizlerin deli gönüllerini azıp coşturan söylem. helal olsun lan, bir gram vicdan sahibi olmayı nasıl bu kadar kat'i surette reddettiniz? "hiçbir çıkar veya ayrım gözetmeksizin yardım" lafını en son ne zaman duydunuz? bu kafalara ulaşmak için ne alıyorsunuz? ulan. of ya.
(bkz: başkasının yerine utanmak)
(bkz: başkasının yerine utanmak)
yaşadığı koşullara uyum sağlamakta ve yozlaşmakta olan müslümandır. kulluk bilincine varamamış olmasıyla da açıklanabilir. bireysel olarak yargılanmamaları gerekir zira dini eğitim ve bilinç herkese nasip olmuyor bu zamanda. neden acaba.
an itibariyle mehmet baransu tarafından twitlenmiş, çok derin anlamları olan sevgi ve sadakat teminatı cümledir.**