bugün
- sözlük kızlarının kekleri19
- dantelli sütyen takan erkek10
- müstehcenlik soruşturmaları4
- dindarların çoğunun fakir olması7
- renault toros4
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- taşacak bu deniz dizisi3
- yesene beni diyen kız8
- ölüm korkusundan ölmek3
- feto'nun kamu gizli yapılanmasına operasyon3
- ak partililerin apoya villa yaptırması32
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı7
- insanın hayvandan koptuğu özgürlük eşiği2
- abdullah öcalan'a villa yapılması2
- palamut7
- intihar düşüncesi7
- ölümden korkuyor musunuz17
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek9
- neme lazım diyen erkek3
- erkekle kadının arkadaş olması2
- 2026 sonbaharında izmir3
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak7
- ayı dövmenin aslında zor olmaması11
- bursa daki iskender festivalindeki görüntüler2
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- bara giden erkeğin asıl amacı12
- illüminati ve grup sex ayinleri4
- insan2
- sözlük kızları dertleşiyor3
- ghost rider5
- matrix te yaşadığımız gerçeği8
- joseph weber2
- seninleyken kendim olabiliyorum6
- papazla imam olmak2
- artı oy alamama krizine girmek3
- rambo ariel ortega2
- memduh bashgan2
- zalbert ramstein8
- sözlükte ne değişti6
- vombatların kakasının küp şeklinde olması3
- uludağ itiraf18
- benim babamın siki kutu kola gibidir5
- cumartesi kahvaltısı5
- sabahları sevilen şeyler10
- ben basit bir insanım5
- sözlük yazarları istanbul'un fethine katilsalardi3
- anın görüntüsü21
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya17
- fenerbahçe tarfin'in euroleague süper kupa zaferi2
- yahudi düşmanlığı4
entry'ler (98)
gerçekleşmesini istemediğim ve istemeyeceğim bir temennidir. zira kürtlerin, kendilerini ifade edecek başka bir talep bulabilseler böyle bir salvoyla ortaya çıkacaklarını düşünmüyorum. gerçekleşmesi halinde; iki milletin ortak kültürüne rağmen birlikte barış içinde yaşamayı beceremediğini belgelemiş olur ki hala ümitvar olduğumuz bir mesele olduğu için, o acı sonla bitmesini asla isteyiz.
ironinin dibidir. anlaşılırsa ne iyidir.
bahar şenlikleri zamanı konsere geldiklerini öğrendiğim, ölecekler ve ben hiç konserlerine gitmemiş olacağım diye içten içe endişelenip birtakım olumsuzluklar yüzünden izleyemediğim/dinleyemediğim insanlardır.
charles bukowski ve beat kuşağı. bir kaybedenler kulübü tribidir.
yalnızca filmlerde olduğunu sandığım eylem. ne yani böyle tıkır tıkır saat dönüyor, zamanın su gibi akıp geçmesi hissi uyandırılıyor ve siz o sırada çeşitli konumlarda bir kağıda mektup yazıp buruşturmuş olduğunuz için günün sonunda bitkin bir surat ifadesiyle birlikte yerlerde bir sürü buruşuk kağıt yığınları mı oluyor? vaauv.
birçokları tarafından eleştirilen bir davranıştır. "herkesle iyi geçinenlerde muhakkak bir yavşaklık vardır" sözünden ilham aldıklarını söylerler. halbuki alakası yoktur. herkesle iyi geçinmez çünkü bu insanlar, yalnız samimiyetine karşılık verenlerle devam eder. kimileri de vardır ki samimiyete karşı çok fena tribe girer, kendisine yöneltilmeyen teklifi ararlar. iki satır muhabbete izin vermezler. keyiflerine baksınlardır. biz samimi kaynaşmacı bireylerin gözüne görünmesinlerdir.
(bkz: uludağ sözlük ün vahim gidişatı) ah ne acı.
tam ".... yavşaklığından utanıyorum" lu başlık bulmuşum, "pis fakirler" edebiyatını yapacağım, bir de ne göreyim? çizgi filmvari bir efektle gözlerim yuvalarından fırladı ve tekrar yerine girdi, aniden parladım: "ikiyüzelli milyon mu?!" tanrı aziz milletimize akıl fikir versin, kapitalist düzenin belasını versin, büyük ihtimalle siyah ojeli ayakları parmak arası terliklerinden taşan tipini tipçiğini yediğim ronaldo'ya da müstehakını versin.
tanım: ikiyüzelli milyon değersizliğinde, haklı bir utançtır.
tanım: ikiyüzelli milyon değersizliğinde, haklı bir utançtır.
bir yazarın* biçare yakarışının yegane sebebidir aynı zamanda. bakın güzel sözlüktaşlar, bakın sevgili yönetim kadromuz. bu lanet olası mukayeseyi yapmak gerçekten de midemi bulandırıyor ama şunu belirtmeliyim ki; ekşi sözlükte nefret söylemi denetim grubu gibi şahane oluşumlar boy gösterirken ve belli bir duyarlılık düzeyinin üstüne çıkılırken, uludağ sözlüğün dünyaya gözlerini kulaklarını kapayan yazar kadrosuyla hareket etmeye çalışması, vasatın üstüne çıkamaması ve kahvehaneyi aratmaması gerçekten büyük talihsizliktir. duyarlılık hususuna riayet etmeyen bir oluşumun hali nicedir? bombo* bir başlıklar dizini görmek, insanların seviyelerinin çok altında mevzular konuşmasıyla açıklanabilir, seviyeleri budur demeye dilim varmıyor doğrusu. değerli vakitlerimize daha çok değer katmak adına sözlükte takılmak ütopik değildir esasen. arz ederim.
son zamanlarda bir hayli göze "batan" durumdur. sözlüğün dünyaya iki bacağının arasından bakan ve gündemle ilgilenmeyen, boş teneke diye tabir etmekten imtina etmeyeceğim zırvacılarla dolması artık sıkmaya başlamıştır. ne vakit bir haber başlığına entry gireyim desem sol frame; "alttakinin ismini tahmin etmece", "üstekine şarkı armağan etmece" gibi forum mavralarıyla dolup taşmakta ve güzelim haber gözden kaybolmaktadır. bu sık tekrarlanan bir olay haline geldikçe istatistiğe vurmakta ve genelleme yapmakta sakınca görmemeye başlıyor insanlar ve başka başka platformlarda sık sık "uludağ sözlüğün liseli kaynaması", "uludağ sözlüğün seviyeyi düşürmesi", "uludağ sözlüğün kalitesiz bir klon olduğu gerçeği" tarzı bahisler dönüyor haliyle. acı olan şu ki; sonuna kadar haklılar.
geyik, muhabbet, komiklikler, şakalar, tespitçilik oynamaklar, celebrity'ler, anketler, asılsız iddialar, dalgaya vurmaklar, eleştirmekler, hayal gücünü bir şekilde neşretmekler vs. bunlar "sözlük" dediğimiz oluşumların olmazsa olmazlarıdır, tamam. ama burada insanların fikirlerine de ihtiyaç var, bilhassa kuruluş gayesi doğrultusunda üyelerinin "düşünebilen" varlıklar olduğu varsayılıyor.
sanat, kültür, siyaset, spor, gündem, vs. bu branşlarda yeteri kadar aktif olamayan sözlük, otokontrolünü kaybetmiş ve devreden çıkmaya hazırlanıyor demektir. zira fikri dünyasına ve sosyal hayatına katkıda bulunması da bir yazarın sözlükten beklentileri arasındadır, en azından çoğumuzun böyledir diye tahmin/umut ediyorum.
işbu giride, pek değerli yönetimi ve siz sevgili sözlüktaşlarımı, titreyip kendimize gelmeye davet ediyorum. zira uludağ sözlüğün
ekşiye girişteki staj aşaması olması durumu veya olduğu gerçeği, hepimizi rahatsız ediyordur.
bu biçare girişimde; daha evvel defaetle denenmesine ve nihayetinde şu an da olduğu gibi olumsuz neticelenmesine rağmen bulunuyorum. umarım inciye doğru yollanan sözlüğün akıbeti, öngördüğüm ölçüde vahim olmaz. saygılarımla.***
not: aramaya bütün kalbimle inanıyorum lakin benzer başlıklarda mevzuğun çok farklı taraflarına değinilmesi hasebiyle, bakış açımı yeni bir başlıkla izah etme gereği duydum.
geyik, muhabbet, komiklikler, şakalar, tespitçilik oynamaklar, celebrity'ler, anketler, asılsız iddialar, dalgaya vurmaklar, eleştirmekler, hayal gücünü bir şekilde neşretmekler vs. bunlar "sözlük" dediğimiz oluşumların olmazsa olmazlarıdır, tamam. ama burada insanların fikirlerine de ihtiyaç var, bilhassa kuruluş gayesi doğrultusunda üyelerinin "düşünebilen" varlıklar olduğu varsayılıyor.
sanat, kültür, siyaset, spor, gündem, vs. bu branşlarda yeteri kadar aktif olamayan sözlük, otokontrolünü kaybetmiş ve devreden çıkmaya hazırlanıyor demektir. zira fikri dünyasına ve sosyal hayatına katkıda bulunması da bir yazarın sözlükten beklentileri arasındadır, en azından çoğumuzun böyledir diye tahmin/umut ediyorum.
işbu giride, pek değerli yönetimi ve siz sevgili sözlüktaşlarımı, titreyip kendimize gelmeye davet ediyorum. zira uludağ sözlüğün
ekşiye girişteki staj aşaması olması durumu veya olduğu gerçeği, hepimizi rahatsız ediyordur.
bu biçare girişimde; daha evvel defaetle denenmesine ve nihayetinde şu an da olduğu gibi olumsuz neticelenmesine rağmen bulunuyorum. umarım inciye doğru yollanan sözlüğün akıbeti, öngördüğüm ölçüde vahim olmaz. saygılarımla.***
not: aramaya bütün kalbimle inanıyorum lakin benzer başlıklarda mevzuğun çok farklı taraflarına değinilmesi hasebiyle, bakış açımı yeni bir başlıkla izah etme gereği duydum.
hissizleşmek ve önüne koyanı yemektir. neye inanacağını şaşırma derecesinde aldatmalar ve yalan tuzaklarının içine boğazına kadar batmasıdır. kendini gerçekleştirememesi, orijinallikten uzak kalarak çağa uyabilmek adına prensip ve anlayışlarını gevşetip genişletmesidir. ve mevzuğun üstadı için:
(bkz: jean baudrillard)
(bkz: jean baudrillard)
müslümanlık ve milliyetçilik hiçbir şahsa dayatılmadığı için, insana kendini gerçekleştirebilecek özgürlük alanı sağlandığı için söze konu olan ülke türkiye değildir.
(bkz: arkadaşlar düzeldi)
(bkz: arkadaşlar düzeldi)
bilhassa şu zamanlarda insanlar pagan kültürleri bir hareketli makara, bir kaldıraç, bir çıkrık kolaylığında benimserken belli bir bilinç düzeyini onikiden vurmayı başardığı için haklıdır, tabii benim nazarımda. zaten övünç duyacak kadar hissetmese müslüman olmazdı zannediyorum.
mavi marmara gemisinin oraya sadece ve sadece "insan" ve "mazlum" oldukları için yardım götürmeye gittiğini anlamayan ve asla da anlamayacak olan vicdansız, beyinsizlerin deli gönüllerini azıp coşturan söylem. helal olsun lan, bir gram vicdan sahibi olmayı nasıl bu kadar kat'i surette reddettiniz? "hiçbir çıkar veya ayrım gözetmeksizin yardım" lafını en son ne zaman duydunuz? bu kafalara ulaşmak için ne alıyorsunuz? ulan. of ya.
(bkz: başkasının yerine utanmak)
(bkz: başkasının yerine utanmak)
yaşadığı koşullara uyum sağlamakta ve yozlaşmakta olan müslümandır. kulluk bilincine varamamış olmasıyla da açıklanabilir. bireysel olarak yargılanmamaları gerekir zira dini eğitim ve bilinç herkese nasip olmuyor bu zamanda. neden acaba.
an itibariyle mehmet baransu tarafından twitlenmiş, çok derin anlamları olan sevgi ve sadakat teminatı cümledir.**