bugün
- üniversite mezunu olmak için üniversite okumak7
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı15
- hayatında bir kere bile sigara içmemiş yazarlar5
- başkanlık sisteminden beri her şeyin kötü gitmesi5
- diyanetin abd'deki villaları11
- sana vurana sen de vur diyen ebeveyn5
- ben bu yazıyı oğluma yazdım4
- true denilen yazar11
- zamandışı düşkünlüğü2
- psikiyatristin size soğuk davranması2
- barış yarkadaş3
- yan gelip yatan yuzır2
- kötü biri olduğunu bilmek6
- motorsiklet süren kızın namusu2
- iç sıkıntısından intihar etmek17
- abd milli futbol takımı2
- seçmeninin ak parti den kopma koşulu3
- zaman baba12
- çocuk parklarındaki yalnız yetişkin yasağı3
- kadınların sürekli sorun çıkarması2
- 95b vs 85d2
- kilo vermenin çok zor olması2
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek11
- ona bir şey söyle13
- en iyi antidepresan7
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler14
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek13
- 12 haziran 2026 kanada bosna hersek maçı7
- cyle larin'in gol sevinci açıklaması2
- psikologa para vermemek için en iyi aktivite6
- erkeğin evlenince eşine it gibi davranması2
- chp'nin hali ne olacak49
- arkadaşlar nasılsınız6
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- cilgincapkin221
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi12
- acıkmamak için öneriler5
- deli olduğunun farkına varmak5
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- borçlarınızın ne zaman biteceğini biliyor musunuz2
- en çok kullandığınız ağrı kesici9
- gammazlar çetesi17
- birader beylerin birader beyler olmaları7
- sarı yeleli aslan trump8
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum15
- kontrat fosfor karburator5
- rahmi koç3
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor4
- anın görüntüsü18
- elon muskın ilk dolar trilyoneri olması5
sevdiği entry'ler
Şöyle bir cenaze töreni düzenlemek gereklidir.
https://youtu.be/ZkBX5I7_xWg?si=hSmWTnYyJNFs9xeO
https://youtu.be/ZkBX5I7_xWg?si=hSmWTnYyJNFs9xeO
bergamot dediniz de yatsan'da bergamot kokulu mumlar da var. harika kokuyor.
Slav kadınları uzmanı hayatının büyük çoğunluğunu slav ülkelerinde geçirmiş bir aile dostumun dediğine göre en güzel slav kadınları belarusta olurmuş.
Ömrünü tamamlamak üzere olan bir zihniyet tarafından kapatılan oluşum. En geç 4 ay sonra öyle bir gideceksiniz ki bir daha bu topraklarda siyasal islamcı bir iktidar görülmeyecek.
ak parti bu referandumun tabiri caizse gizli kaybedenidir. hepimizin bildiği bir tarihi bir bilgi vardır sokullu mehmet paşa ile venedik cumhuriyeti elçisi arasında geçen ve ''siz bizim sakalımızı kestiniz biz ise sizin kolunuzu kestik,kesilen kol bir daha çıkmaz ama sakal daha bir gür çıkar'' diye şimdi akp her seçimde kazandığı ankara ve istanbul gibi türkiye'nin en önemli kentlerini kaybetti bu da onların metropollerde eridiği gerçeğini ortaya çıkarır. şimdi tayyip bey 2019'da başkanlık seçimine girecek ve biraz halkın ekmeleddin gibi muhafazakar kesimin ve ülkücü kesimin desteğini alan bir aday çıkarsa tayyip biter ve akp de biter bu şehirleri akp'nin kaybetmesi bittiğini gösterir seçimin gizli mağlubu ne olursa olsun akpdir ve kolu kesilmiştir. *
(advanced level - ileri düzey) gcse sınavının ardından öğrenciler iki yıllık bir süreçte tamamlanan a-level aşamasını ifade eden "altıncı sınıf"a (sixth form) başlar. bu kurslar ingiliz üniversitelerine ya da yüksekokullarına girişte en çok kullanılan giriş standardıdır. öğrenciler bu kurs sınavlarına genellikle yüksek öğrenim görmek istedikleri konuyla ilgili iki üç konuda birden girerler. normalde iki yıl süren a-level kursları bazı yerlerde verilen yoğun kurslarda bir yıl da da tamamlanabilir. yabancı öğrenciler a-level eğitimi için bağımsız orta dereceli okullardan birine devam edebilirler. a-level sınavları için hazırlanmak gcse için yapılan hazırlıktan oldukça farklıdır zira, öğrenciler a-level aşamasında genellikle 3-4 konuda iki yıl boyunca uzmanlaşmak için eğitim görürler. a-level eğitimi kabaca amerikan sistemindeki üniversite eğitiminin ilk yılına tekabül etmektedir. a-level eğitiminin çalışılacak konularda erken uzmanlaşma gibi avantajları varken, daha dar bir bilim alanında çalışmak gibi dezavantajları da bulunmaktadır.
6-7 eylül olaylarının konuşulduğu tv programında, o dönemde başta chp'nin olduğunu sanan yüce başbakanımızın, demokrat parti'yi duyunca verdiği renk cümbüşüdür.
bknz: http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/85843/recep-tayyip-erdoganin-mavi-ekran-verdigi-an
bknz: http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/85843/recep-tayyip-erdoganin-mavi-ekran-verdigi-an
ilacın gece sürülmesi ve Surkeli olarak uygulanmaması sağlanmalıdır. Göz gibi hassas yerlere değmemelidir. Yüzde parlaklık yapar.
Babası denizci biri olarak söylüyorum. Bir insanın mesleki seçimi bu kadar yanlış olur. Babam hep şöyle derdi;
'Denizciler herşeye geç kalır, çoçuğu doğarken orda olamaz, sevdiği biri kaybolur gider orda olamaz.'
hakikaten de öyleydi, ya mutluluğa geç kalırdı ya üzüntümüze.
'Denizciler herşeye geç kalır, çoçuğu doğarken orda olamaz, sevdiği biri kaybolur gider orda olamaz.'
hakikaten de öyleydi, ya mutluluğa geç kalırdı ya üzüntümüze.
türklerin en lezzetli sokak yemeklerini sıralamak gerekirse listenin sonu gelmez ancak genede sıralamayı bir yerden başlatmak gerekir.
1. (bkz: kokoreç)
2. (bkz: tavuk pilav)
3. (bkz: gözleme)
4. (bkz: macun) çoçukken çok görürdüm artık karşılaşmaz oldum.
5. (bkz: midye dolması)
merak edenler için turistler türklerin sokak yemeklerini sıralamışlar. https://youtu.be/3jyVqdCpifY
1. (bkz: kokoreç)
2. (bkz: tavuk pilav)
3. (bkz: gözleme)
4. (bkz: macun) çoçukken çok görürdüm artık karşılaşmaz oldum.
5. (bkz: midye dolması)
merak edenler için turistler türklerin sokak yemeklerini sıralamışlar. https://youtu.be/3jyVqdCpifY
Okulları kapanan deniz harp okulu öğrencilerinin mektubudur.
Deniz Harp Okulu Ögrencilerinin gönderdiği metini aynen yayınlıyorum
"Çok değil daha bundan 2 yıl evvel bugünlerde Harp okuluna adım atacak olmanın heycanı içindeydim. 3 Ağustos 2014 'te ailemin kapısına kadar eşlik etmesiyle şanlı yuva harbiyeye Deniz Harp Okulu'na intibak eğitimi için gittim.
Daha önceleri 3 hafta 4 hafta olan bu eğitim bize gelince 42 gün oldu. Şans dedik. Temel askerlik eğitiminden sabah sporuna , denetlemesinden uygun adımına tam 42 gün boyunca 12 Eylül'de yemin edip asker olabilme şerefini kazanmak için ter döktük. Sonunda 12 Eylül 2014 ' te yeminimizi ettik ve asker olduk. Milletime ve cumhuriyetime doğruluk ve muhabbetle hizmet...
Hiçbir şey kolay değildi. Her günün ayrı bir zorluğu vardı. Haftalar o kadar yoğun ve yorucu geçiyordu ki birinci sınıfın sonuna kadar çok fazla bırakan olmuştu. Biz kalanlarla yolumuza devam ettik. Fakat ayrılanlar her zaman 5000 ' in kardeşi oldu hiç ayrılmadık. Bir hedefimiz vardı. Bir amacımız vardı. Bir hayalimiz vardı...
Bu şan ve şeref dolu mesleği , bir Türk evladına yaraşır şekilde , bu millete karşı sorumluluğumuzu en iyi şekilde yerine getirecek şekilde yapmak.
Yeri geldi güldük yeri geldi ağladık. Fakat içimize ağladık. Oğlum okul nasıl diye sorduklarında iyi dedik. Ama aslında neler çektiğimizi , nelerden vazgeçtiğimizi nelere maruz kaldığımızı sırf üzülmesinler diye ailemize anlatmadık.
Sabahın 6 sında kalkıp kahvaltı için boş yere bir saat ayakta beklemeyi , her yemeğe eziyet niyetine uygun adım gidişleri , üst sınıfların ego tatmin etmek için sebepsiz yere azarları , komutanların ikili tutumları , suçsuz yere alınan cezalar , iptal olan izinler... Ne mi yaptık ? içimize ağladık, birbirimize destek olduk. Yılmadık azmettik daha çok çalıştık.
Ne içindi bütün bunlar ? Çok mu hoşumuza gidiyordu ? insan yerine konulmamak , yetişkin bir birey gibi davranılmaması canımıza mı minnetti ? Hayır tam aksine bu profili düzeltmekti tek gayemiz. Nitelikli subaylar olup memleket için iyi işler yapmak. Yeni gelenlere askerlik mesleğini sevdirmek. Vatan aşkını aşılamak. Türk Silahlı Kuvvetleri'ni ileriye taşımak. Türk milletinin menfaatlerini savunmak.
Askeri ögrencilik hayatım boyunca ne ailemin başını öne eğdirecek ne kendimin yüzü kızartacak ne Türk milletinin ne de Deniz Harp Okulu'nun menfaatine ters düşecek hiçbir şey yapmamanın , aksine ülkem için çalışıp çabalamış olmanın haklı gururunu yaşıyorum.
Daha çocuk yaşlarda ilkokul sıralarında başlayan üniforma sevdamızı , vatan aşkımızı , okula girmemizle gelen görev bilincimizi , kuruma ve millete olan aidiyet duygumuzu , devlete olan güvenimizi tek kalemde silip attılar. Bizleri vatan hainlerinden ayırmak yerine aynı kefeye koyup üzerimizdeki tertemiz üniformamızı lekelediler. Bizden subay nasbedilme hakkımızı çaldılar. Bizden duygularımızı çaldılar , bizden çocukluğumuzu , gençliğimizi çaldılar. Emeklerimizi çaldılar. Hayattan beklentimizi çaldılar. Sevincimizi hüznümüzü çaldılar.
Bizden hayallerimizi aldılar...
31 Temmuz 2016. Artık sivilim, ağlayabilir miyim diye merak ediyorum. Üzülme oğlum diyorlar.
Bugün de Kader dedik.
Bu haksızlıkta emeği olan herkesin Allah belasını versin. Zalimlerin yüzü iki cihanda da gülmesin.
Deniz Harp Okulu Ögrencilerinin gönderdiği metini aynen yayınlıyorum
"Çok değil daha bundan 2 yıl evvel bugünlerde Harp okuluna adım atacak olmanın heycanı içindeydim. 3 Ağustos 2014 'te ailemin kapısına kadar eşlik etmesiyle şanlı yuva harbiyeye Deniz Harp Okulu'na intibak eğitimi için gittim.
Daha önceleri 3 hafta 4 hafta olan bu eğitim bize gelince 42 gün oldu. Şans dedik. Temel askerlik eğitiminden sabah sporuna , denetlemesinden uygun adımına tam 42 gün boyunca 12 Eylül'de yemin edip asker olabilme şerefini kazanmak için ter döktük. Sonunda 12 Eylül 2014 ' te yeminimizi ettik ve asker olduk. Milletime ve cumhuriyetime doğruluk ve muhabbetle hizmet...
Hiçbir şey kolay değildi. Her günün ayrı bir zorluğu vardı. Haftalar o kadar yoğun ve yorucu geçiyordu ki birinci sınıfın sonuna kadar çok fazla bırakan olmuştu. Biz kalanlarla yolumuza devam ettik. Fakat ayrılanlar her zaman 5000 ' in kardeşi oldu hiç ayrılmadık. Bir hedefimiz vardı. Bir amacımız vardı. Bir hayalimiz vardı...
Bu şan ve şeref dolu mesleği , bir Türk evladına yaraşır şekilde , bu millete karşı sorumluluğumuzu en iyi şekilde yerine getirecek şekilde yapmak.
Yeri geldi güldük yeri geldi ağladık. Fakat içimize ağladık. Oğlum okul nasıl diye sorduklarında iyi dedik. Ama aslında neler çektiğimizi , nelerden vazgeçtiğimizi nelere maruz kaldığımızı sırf üzülmesinler diye ailemize anlatmadık.
Sabahın 6 sında kalkıp kahvaltı için boş yere bir saat ayakta beklemeyi , her yemeğe eziyet niyetine uygun adım gidişleri , üst sınıfların ego tatmin etmek için sebepsiz yere azarları , komutanların ikili tutumları , suçsuz yere alınan cezalar , iptal olan izinler... Ne mi yaptık ? içimize ağladık, birbirimize destek olduk. Yılmadık azmettik daha çok çalıştık.
Ne içindi bütün bunlar ? Çok mu hoşumuza gidiyordu ? insan yerine konulmamak , yetişkin bir birey gibi davranılmaması canımıza mı minnetti ? Hayır tam aksine bu profili düzeltmekti tek gayemiz. Nitelikli subaylar olup memleket için iyi işler yapmak. Yeni gelenlere askerlik mesleğini sevdirmek. Vatan aşkını aşılamak. Türk Silahlı Kuvvetleri'ni ileriye taşımak. Türk milletinin menfaatlerini savunmak.
Askeri ögrencilik hayatım boyunca ne ailemin başını öne eğdirecek ne kendimin yüzü kızartacak ne Türk milletinin ne de Deniz Harp Okulu'nun menfaatine ters düşecek hiçbir şey yapmamanın , aksine ülkem için çalışıp çabalamış olmanın haklı gururunu yaşıyorum.
Daha çocuk yaşlarda ilkokul sıralarında başlayan üniforma sevdamızı , vatan aşkımızı , okula girmemizle gelen görev bilincimizi , kuruma ve millete olan aidiyet duygumuzu , devlete olan güvenimizi tek kalemde silip attılar. Bizleri vatan hainlerinden ayırmak yerine aynı kefeye koyup üzerimizdeki tertemiz üniformamızı lekelediler. Bizden subay nasbedilme hakkımızı çaldılar. Bizden duygularımızı çaldılar , bizden çocukluğumuzu , gençliğimizi çaldılar. Emeklerimizi çaldılar. Hayattan beklentimizi çaldılar. Sevincimizi hüznümüzü çaldılar.
Bizden hayallerimizi aldılar...
31 Temmuz 2016. Artık sivilim, ağlayabilir miyim diye merak ediyorum. Üzülme oğlum diyorlar.
Bugün de Kader dedik.
Bu haksızlıkta emeği olan herkesin Allah belasını versin. Zalimlerin yüzü iki cihanda da gülmesin.
bissürü bissürü çeşidi olan, rengarenk, çok hoş, sevgi pıtırcığı yapılası çiçek.
e'fenim, bir ara mabad kaldırılıp reale gidilir. * * 14 ytl'ye düşmüş orkidelerden bir saksı beğenilip alınır.
(burada, beğenme kriterlerine değiniciz: rengini keyfiniz bilir, eyvallah; bir sürü var zaten. mümkün olduğu kadar bol tomurcuklu (o tomurcukların pıtır pıtır açışını seyretmek için), yoksa bol çiçekli bir tanesi seçilir.) "aman çiçeklere değmeyin, aman rüzgar vurdu mu acep, vay boynu mu büküldü, vs..." nidaları arasında eve götürülür.
bu nazenin her bir şeyi beğenmemektedir. suyu, yemi ayrı ayrı iştir ama gözünüzde büyütmeyiniz.
eğer çiçeği aldıktan sonra paranız kaldıysa marketten, yoksa annenizin takımlarından birinden bir adet şeffaf salata kabını uçurun. dibine taş, bilye, boyası akmayan boncuklar, * iri deniz kabukları döşeyin. amaç, belirli bir yükseklik sağlamak. sonra tamamını kaplamayacak şekilde su doldurun. orkideler, nemli ortamlardan hoşlanıyorlarmış, biz de onlara uygun habitat ayarlıyoruz. kökleri suya değmeyecek şekilde, hazırladığınız kaba oturtun. bir tül perdenin arkasına saklayarak (direkt güneş ışığı yapraklarını yakıyormuş) güneşli olduğunu düşündüğünüz bir odanın pencere kenarına yerleştiriniz. aman dikkat, pencereyi açtığınızda saksı uçmasın ve direk ceryan yapmasın, yoksa üşütüyormuş besbelli...
kışın, haftada bir kez, yazın iki kez sulamak uygunmuş. haftada bir falan da dibindeki suyu tazelemek gerek. ayda bir gibi nitrojen destekli bir gübreyi suyuna karıştırıp sulamalıymış vs...vs...
bi de...
-iki senede bir saksı değiştirilmesi gerekiyormuş, mümkünse çiçeksiz döneminde ve sadece bir beden büyük saksı ile...
- normalde, ağaç gövdelerinde ve orman diplerinde yetiştiği için normal toprak kullanılmıyor. ya özel orkide toprağı (çürümüş yaprak ve diğer orman dibi artıkları) ya da hinidstan cevizi kabuğu rendesi gibi bir şey....
- kökleri de fotosentez yapabildiğinden şeffaf saksılar kullanılıyor.
- çiçekleri döküldükten sonra, sap kısmı yarı uzunluğundan kesilip normal bakımına devam ediyormuş. sonra tekrar çiçek açıyormuş.
-* annemin dediğini göre, çiçeklerini döküp biraz kendini toparladıktan sonra, östrojen ile zamanından önce çiçek açtırılabiliyormuş * *.işe yararsa, buraya bilgi notu düşerim.
- "salep" olarak bildiğiniz şey bir orkide türü. bugün, vahşi ortamdaki soyu tehlike altında. insanlar o kadar uzun süre bilinçsiz bir biçimde toplamışlar ki, artık doğru dürüst yok ortalıkta...
işe yarar linkler:
http://www.buketcicek.com/orkide.asp
http://ehlikeyifbahce.blo...orkide-bakimi_546406.html
http://www.beautifulorchids.com/
gibi...
kolay gelsin.
-> denzi kabuğunu unutun ya da iyice temizleyin. içinde ne kalıntısı kalıyorsa ıslanınca felaket kokmaya başlıyor. en hayırlısı gene taş, incik-boncuk gibi duruyor.
e'fenim, bir ara mabad kaldırılıp reale gidilir. * * 14 ytl'ye düşmüş orkidelerden bir saksı beğenilip alınır.
(burada, beğenme kriterlerine değiniciz: rengini keyfiniz bilir, eyvallah; bir sürü var zaten. mümkün olduğu kadar bol tomurcuklu (o tomurcukların pıtır pıtır açışını seyretmek için), yoksa bol çiçekli bir tanesi seçilir.) "aman çiçeklere değmeyin, aman rüzgar vurdu mu acep, vay boynu mu büküldü, vs..." nidaları arasında eve götürülür.
bu nazenin her bir şeyi beğenmemektedir. suyu, yemi ayrı ayrı iştir ama gözünüzde büyütmeyiniz.
eğer çiçeği aldıktan sonra paranız kaldıysa marketten, yoksa annenizin takımlarından birinden bir adet şeffaf salata kabını uçurun. dibine taş, bilye, boyası akmayan boncuklar, * iri deniz kabukları döşeyin. amaç, belirli bir yükseklik sağlamak. sonra tamamını kaplamayacak şekilde su doldurun. orkideler, nemli ortamlardan hoşlanıyorlarmış, biz de onlara uygun habitat ayarlıyoruz. kökleri suya değmeyecek şekilde, hazırladığınız kaba oturtun. bir tül perdenin arkasına saklayarak (direkt güneş ışığı yapraklarını yakıyormuş) güneşli olduğunu düşündüğünüz bir odanın pencere kenarına yerleştiriniz. aman dikkat, pencereyi açtığınızda saksı uçmasın ve direk ceryan yapmasın, yoksa üşütüyormuş besbelli...
kışın, haftada bir kez, yazın iki kez sulamak uygunmuş. haftada bir falan da dibindeki suyu tazelemek gerek. ayda bir gibi nitrojen destekli bir gübreyi suyuna karıştırıp sulamalıymış vs...vs...
bi de...
-iki senede bir saksı değiştirilmesi gerekiyormuş, mümkünse çiçeksiz döneminde ve sadece bir beden büyük saksı ile...
- normalde, ağaç gövdelerinde ve orman diplerinde yetiştiği için normal toprak kullanılmıyor. ya özel orkide toprağı (çürümüş yaprak ve diğer orman dibi artıkları) ya da hinidstan cevizi kabuğu rendesi gibi bir şey....
- kökleri de fotosentez yapabildiğinden şeffaf saksılar kullanılıyor.
- çiçekleri döküldükten sonra, sap kısmı yarı uzunluğundan kesilip normal bakımına devam ediyormuş. sonra tekrar çiçek açıyormuş.
-* annemin dediğini göre, çiçeklerini döküp biraz kendini toparladıktan sonra, östrojen ile zamanından önce çiçek açtırılabiliyormuş * *.işe yararsa, buraya bilgi notu düşerim.
- "salep" olarak bildiğiniz şey bir orkide türü. bugün, vahşi ortamdaki soyu tehlike altında. insanlar o kadar uzun süre bilinçsiz bir biçimde toplamışlar ki, artık doğru dürüst yok ortalıkta...
işe yarar linkler:
http://www.buketcicek.com/orkide.asp
http://ehlikeyifbahce.blo...orkide-bakimi_546406.html
http://www.beautifulorchids.com/
gibi...
kolay gelsin.
-> denzi kabuğunu unutun ya da iyice temizleyin. içinde ne kalıntısı kalıyorsa ıslanınca felaket kokmaya başlıyor. en hayırlısı gene taş, incik-boncuk gibi duruyor.