bugün
- hikayeyi devam ettir54
- sokakta kavga teknikleri16
- çekirge7
- 31 yaş sendromu5
- 32 yaş sendromu3
- pilot bir erkekle sevgili olmak12
- pişi olsa da yesek3
- mezoterapi11
- arkadaşlar iyi geceler4
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak13
- geceye bir şarkı bırak14
- sözlük yazarlarının saatleri10
- üç harflilerden korkmak6
- arkadaşlar bakar mısınız28
- aradığınız hiçbir şeyi bulamadığınız büyük şehir3
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası37
- tai lung26
- enteresan neden kavga yok6
- flörtün ev adresinizi öğrenmesi3
- kavganın kazananı yoktur6
- çıplak ayakla hamam böceğine basmak3
- gününüz nasıl geçti bakalım9
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak8
- sigara 1000 tl olsa bile içerim4
- instagram3
- nickten isim tahmini yapmak72
- kimse kalmamış lan sözlükte4
- sedef adası4
- kürk giyen erkek6
- adalarda bisiklet sürmek4
- sevgilinin bir vuruşta soğanı ikiye yarması3
- kızılcık şerbeti yeni fatih2
- ilk buluşma3
- vakıf üniversiteleri3
- evreşe yollarını dar olmaması4
- türklerin islama göre yaşamaması5
- çıplak ayakla lego parçasına basmak2
- sözlükte polemiğe girmek istemeyen yazar7
- uysaljakoben17
- köy evinde kahvaltı yapmak6
- sokakta dayak yiyen kadına yardım etmek2
- yeni parti48
- 28 temmuz 2026 depremi3
- diyojen den fıçı bira istemek3
- filozofların aileden zengin oldukları gerçeği3
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- tekne turu11
- zaman baba10
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri9
entry'ler (37)
böyle bir isteği ancak bizim gibileri öne sürüp rezil olmak isterler. madem biz kazancaksak diğer ülkeler neden o kadar uğraştı?
o kadar saçma sapan başlıkların içinde keliteli bir kaç başlığın buhar olup uçmasına neden olan kalitesizlik durumudur. asker jargonu kullanmaktan, iki kelimeyi bir araya getirmeme zahmeti bu gibi sakıncalı durumlara neden olmaktadır. bu kadar yazı yazanların kaçı sözlük karıştırıyor? diye anket yapılsa kalitenin neden düştüğü de anlaşılmış olur.
yanlış olarak açılmış başlık. birincisi her evrim karşıtı yobaz değildir. evrimin değişim olduğunu bilen dindarlar vardırki insanın bir damla kan pıhtısından oluşmasını evrimin kanıtı sayarlar. oysaki bazı materyalist dünya görüşüne göre hareket edenler mutlak suretle dışlarındaki tepkilere yobazlık yaftası yapıştırırlar. bu yanlışlık algılardaki daralma ya da sığ düşünmekteden ileri gelmektedir. bilimsel duyuş olaylara daha geniş perspektiften bakmayı gerektirir. bilimsel gelişmişlikte en büyük paya sahip evrim yanlısı çalışmalar bu kadar basit birkaç kelimenin yanyana gelmesiyle açıklanamayacak kadar basit değildir.
insanın kendi kendine sormaması gereken bir sorudur.insanın muhatabı yine kendisi ise alacağı cevap ihtimalen işine yaramayacaktır. içi boş bir insanlık misali ne olacağına peşinen karar vermiştir; içi boş biri. bazen ne olacağına karar verenler vardır ki yazdıklarını okursunuz ve ne oldukları bellidir. tanımlama yerine sokak argosunu yeğlerler, içinden geleni boşalırcasına etrafı kirletirler. bunlar kendierine ne olacakları hakkında hiçbir şey sormayanlardır. çünkü kendine soracağı şeye yetişemeyecek yarı yolda kalacaktır. oysa yapacakları kendisini doyurmayan kişi sürekli ilerler, geriye sadece tebessümle bakarlar. ileriye daha ileriye bakar ve uzanırlar. işte o insan birşey olmuştur, hem de çok şey.
sözlük aleminde bilgiye yönelik işlem yürüten önemli bir oluşum. başlık sayısındaki azlığa rağmen bilginin baş tacı edildiği, bu konuda tavizin verilmesiği sözlüktür. sözlükte sessizliğin olması durumunda "aşure"sine şöyle bir göz atıldığında nelerin olduğu görülecektir. yyu sözlük van denizi kadar derin ve benzersiz olmak için çabalayan yazarlarıyla geleceğe bilgi hazinesi bırakma amacında.
yazarları başlık açmak amacıyla başlık açmazlar. gereksiz konularla laf kalabalığı yapılmaz. bunu yazarın kendi inisiyatifi belirler. pek az başlık yazara uyarı getirtir. bu da gerekesiz bilginin en az seviyeye çekilmesi anlamına gelir. yazarlar arasında keskin görüş ayrılıkları bulunmasına karşın sürtüşme minamal düzeye çekilir. amaç birilerini sindirmek değil, birilerini bilgilendirmektir. zamanla güzel işler yapmak isteyen yazarlarca daha da güzelleşecek, zamanın rüzgarına kapılmadan, gelecekte utanacakları girdiler yazmayan yazarlarca bilgi hazinesine dönüştürülecektir.
yazarları başlık açmak amacıyla başlık açmazlar. gereksiz konularla laf kalabalığı yapılmaz. bunu yazarın kendi inisiyatifi belirler. pek az başlık yazara uyarı getirtir. bu da gerekesiz bilginin en az seviyeye çekilmesi anlamına gelir. yazarlar arasında keskin görüş ayrılıkları bulunmasına karşın sürtüşme minamal düzeye çekilir. amaç birilerini sindirmek değil, birilerini bilgilendirmektir. zamanla güzel işler yapmak isteyen yazarlarca daha da güzelleşecek, zamanın rüzgarına kapılmadan, gelecekte utanacakları girdiler yazmayan yazarlarca bilgi hazinesine dönüştürülecektir.
toplumumuz tarafından işi olmayan birini tanımlamak için kullanılan bir ifadedir. genelde kişiyi alaya almak için kullanılır. işi olmayananın; boş, işe yaramaz, keyifbaz, niteliksiz odluğu düşünülür. bakanların keyifli bir ie sahip oldukları düşünülerek, işsizlerin de bu keyfi sürdürdükleri anlatılmak istenir.
kadın bedeninin metalaştığını gösteren bir ayrıntı. kadınların, kendilerini daha doğrusu fiziksel özelliklerini kullanabilecekleri bir sermaye aracı olarak görmeleri ve bunu, güzel kadınla gözükmenin itibar ve güç göstergesi olduğunu algılayan erkeklere, para karşılığı ya da herhangi bir pazarlık sonucu sunmaları olayıdır.
hülya avşar'ın bir zamanlar mehmet ali erbil için kullandığı "kart finans" ibaresini hatırlatan durum.
bir ortamda * yapılan işe göre sorulacak sorudur. bilgi edinme yollarından biri olan sözlüklerde, başlık çokluğu elbette istenilen bir durumdur. bunun yanında başlık çöpüğü de oluşturmak, kimi yazarların ağzına her geldiğini başlık yapmasından kaynaklanmaktadır. geçmişte bir gün, yazılanları kontrol etmek fikri insanın aklına gelirse ve şöyle bir geçmişe tur atayım da neler yazmışız derse, sol aynada bulunan başlıklardan üçte ikisinin gereksiz bilgilerden ibaret olduğunu görürse hayal kırıklığına uğrayacaktır. internet aleminde sıklıkla görülen bir durumdur. sözlüklerde, forumlarda ve buna benzer paylaşım ortamlarında yığınca gereksiz bilgi bulunmaktadır. yazan, yazdığından haz duyan ya da duymak isteyenlerin biraz daha dikkatli olması gerektiği düşünülen durumdur.
edebiyatçı kimliğiyle önplanda olan biridir. kendisi aynı zamanda sosyologdur. haydi gel bizimle ol adlı programda göç olgusuna basit yaklaşımlarıyla beni şaşırtmıştır. göç olgusuna bunca dar kapsamda bakması, ilhan tekelioğlu tarafından sert biçimde eleştirilmesine neden olmuştur. popüler kültüre daha çok yakın bir anlayışta biri olan pınar kür, aydın kimliğiyle yakından uzaktan alakadar biri değildir.
aydın kişi toplumsal gerçeklikleri kendince çözümler ışığında ele alan kişidir. bu çerçevede, türkiye'de ele alınacak ve düzeltilecek o kadar konu var ki, pınar kür'ün bunlardan bir üzerine eğildiği görülmemiştir.
aydın kişi toplumsal gerçeklikleri kendince çözümler ışığında ele alan kişidir. bu çerçevede, türkiye'de ele alınacak ve düzeltilecek o kadar konu var ki, pınar kür'ün bunlardan bir üzerine eğildiği görülmemiştir.
atatürk, yalçın küçük ve adı geçenlerin filozof kabul edilmesi türkiye'de felsefe için kabul edilemez bir durumdur. senaca gibi bir hatibi düşündükten sonra, yanına yalçın küçük'ü eklemek, bir defa değil yüz defa düşünülüp yapılması gereken bir eylemdir. filozoftan kasıt, öteye dair düşünceler üretmektir. bugün yaşayan bir uluğ utku nutku'yu saatlerce dinlemek insanı bıktırmaz, alıp kişiyi felsefe diyarında şöyle bir dolaştırır, binbir çeşit kişiden düşüncelerle tanıştıırır. buna rağmen gerçek manada filozof kabul edilmez. felsefecinin çok olduğu düşüncesini kabul edebiliriz ama fizolofun varlığından şüpheliyiz.
günlük olayların edebiyatını yapmak, asker ağzıyla konuşmak, hayatın magazin, kadın, erkekler, futbol ve bilimum genel geçer işlerden ibaret olduğunu sanan her kişi için herkes filozoftur. filozoftan kasıt; dünya olaylarını idrak edebilen yeti ve anlayşa sahip olmaktır. bir arda dankel, bir uluğ utku nutku olmak türkiyeiçin lüks sayılırken ve bunların dahi filozof kabul edilmedikleri ortada iken, berberde filozofumuzun olduğunu iddia etmemiz bizi düşündürmelidir.
türkiye'de filozof yetişmemesi düşüncesi genel bir kanı olarak kabul edilir. her ne kadar takiyettin mengüşoğlu gibi insan felsefesi alanında yetkinleşmiş, kitaplar yazmış kişiler olsa da yine de algılama biçimine göre türkiye'de filozofun olmadığı gerçeğini değiştirmemektedir. batı eksenli kuramlar üzerien yapılan çalışmalar, sadece bu kuramı anlama çabasıyla sınırlı kalmaktadır. bunun ötesine geçip kuram geliştiren bilim adamımız maalesef görülmemiştir.
filozof gibi, filozofa yakışır şekilde söz etme.
filizoflar toplumda en sıra dışı insanlardır. söyledikleri değişik manalar içerir, anlaşılması zor ve derinlik yüklüdürler. bu nedenle kendileri dışında yani filozof olmayanların söyledikleri kişiye bazen filozofça gelebilir.
filizoflar toplumda en sıra dışı insanlardır. söyledikleri değişik manalar içerir, anlaşılması zor ve derinlik yüklüdürler. bu nedenle kendileri dışında yani filozof olmayanların söyledikleri kişiye bazen filozofça gelebilir.
kısaca hertürlü canlıya insanı duygulardan arınmış bir şekilde yaklaşmak. yok etmek, bitirmek, içindeki kin ve nefreti boşaltmak. hümanizm adına ne varsa çöpe atmak.
olmayan bir dildir; sözkonusu suskunsuzluksa eğer dile gerek yoktur.
psikoterapist prof. dr.engin gençtan'a ait bir kitap. kitapta insanın ruh haline bağlı olarak ortaya çıkan ve insani değerler olarak nitelendirilen özelliklerin insanı nasıl mutlu ettiği üzerine farklı bölümler var.
gençtan, bu çalışmasında, "varoluşun bireysel ve toplumsal anlamı" ile psikoanalitik düşünceile varoluş psikolojisini uzlaştırma denemesine girişmektedir.
kitaptaki bölümler ise;
birey ve toplum
ana-baba ve çocuk
insanlardan korkmak,öfke ve düşmanlık
değersizlik duygusu
kaygı
sorumluluktan kaçış
yalnızlık
ortam-yaşam ilişkisi
nevrotik kısır döngü
yaşam ve ölüm
kendini yaşamak
gençtan, bu çalışmasında, "varoluşun bireysel ve toplumsal anlamı" ile psikoanalitik düşünceile varoluş psikolojisini uzlaştırma denemesine girişmektedir.
kitaptaki bölümler ise;
birey ve toplum
ana-baba ve çocuk
insanlardan korkmak,öfke ve düşmanlık
değersizlik duygusu
kaygı
sorumluluktan kaçış
yalnızlık
ortam-yaşam ilişkisi
nevrotik kısır döngü
yaşam ve ölüm
kendini yaşamak
en kolay ve en ucuz iletişim yolu. zira aşk ve aşık ayrılığı kabul etmez. aşka yalan mübahtır prensibinde gereğinin yapılması durumu.
kalorifersiz ev için geçerli olan bir durumdur. sobayla evin tüm odaları ve bölümleri ısıtılamadığı için yataklar da haliyle soğuk olur.
prof. dr. necla arat tarafından yayıma hazırlanan kitabın adı. kitap, kadın sorunları ve kesitleri alt başlığıyla çeşitli yazarların makale ve derlemelerinden oluşuyor.