bugün
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı6
- herzevekil11
- ismetin ciddi sıkıntıları olması9
- teomancalmasur23
- victor osimhen11
- kocayı apartmandaki boşanmış kadına emanet etmek3
- üstad kadir mısıroğlu5
- türk solu16
- yağmurun barajları doldurması2
- adana ayazı dizisi3
- nervio13
- ekşi sözlük toplu alım bitti5
- jeffrey epstein12
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- simko38
- ukrayna rusya belarus kadınları6
- halloween kutlamayı yasaklamak6
- gabriel sara3
- flört etmeme ilkesi6
- imamoğlu çorba içince kameraları bantlamak2
- atam tayyip erdoğan'ı eleştirip prim kasmak6
- yeni parti7
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- true mi döver gocu mu5
- alparslan türkeş atatürk'ü sevmezdi3
- kim cha eon6
- ak partiyi savunan dayılar10
- ekrem imamoğlu'nun istanbul'a 10 metro yapması5
- zsa zsa zsu3
- fes takıp kemalist hoplatmak3
- kudüs üç semavi din için önemlidir11
- sözlükçü erkeklerin zevksiz olması4
- sözlükte aksiyon ve sataşma6
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız14
- gram altın3
- cumhuriyet bayramı15
- tarih dizileri6
- gecenin şarkısı13
- şeker bey birader dönsün kampanyası3
- tek türkçe padişah adı4
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor19
- kel ve at kuyruklu kötü adam6
- köy kahvesi3
- aliyev'in türk devletleri zirvesi ne katılmaması6
- mevsim değişmesinin kombinlere etkisi5
- mhp'nin necip fazıl sevgisi2
- üçler yediler kırklar11
- insan doğuştan iyi midir17
- hangi hogwartz binasını temsil ediyorsunuz3
entry'ler (69)
genellikle kendilerine meslek olarak inşaatçılık gibi taşeron meslekler seçen ismi lazım değil şahıslardır.
sınıfta kızlarla uzun eşek oynamaktır.bizzat bendeniz tarafından tanık olunmuştur...
içine fosgen gazı kaçmış ilk ve tek kadın spikerimizdir.
1) sozluk yazarlığı yapmanın da, bir birikim ve yetenek gerektirdiğinin bilincinde olmaktır.
2)yapılan bir şeyin görünüşte ek iş, gönüllerde ise tek iş olduğunu söyleyerek, sözlüge ve daha eski nesil yazarlara ben de sizdenim mesajını gerçekten en içten dileklerle tek seferde göndermektir.
2)yapılan bir şeyin görünüşte ek iş, gönüllerde ise tek iş olduğunu söyleyerek, sözlüge ve daha eski nesil yazarlara ben de sizdenim mesajını gerçekten en içten dileklerle tek seferde göndermektir.
böyle bir başlığa yorum yazıp yazmamasının gerekliliği konusunda fazla düşünmeden net bir karar verebilen yazarlardır.
haddini bilmez köpeğin tekidir.
burada geçen hanım tabirini; nedense, hep başörtülü,okumamış,birden fazla cocuk sahibi,yöresel anne olarak algılayıp,
tüm bu saçmalıklara bir anlam vermeye çalışırken göze takılan başka bir enrty'e yönelmektir.
tüm bu saçmalıklara bir anlam vermeye çalışırken göze takılan başka bir enrty'e yönelmektir.
karşılaşan yazarlarımızın bu kez sorunlarını konuşmadan halledebilmelerini sağlayacak olan uygun ortamın oluşmasıdır.
aynı zamanda şiir de yazan bir uludagsozluk yazarının,bir şiiriyle karşılık vereceği başlıktır. şöyle ki :
ŞiMDiKi ZAMANLAR
Hiç bir şey aynı değil şimdi.
Ne sabahları doğan güneş,
Ne de geceleri beliren ay.
Her şey değişmiş ister istemez.
Dedim ya hiç bir şey aynı değil.
Aynı olan tek şey değişim.
Daha doğrusu değişim denen şey de,
Geriye gidişin yeni tanımı.
Ama eskilere doğru değil,
Eskitene doğru.
Her yapılan tek amaca yönelik,
Yani herkesin yaptığına.
Ama kimse ne yaptığının farkında değil,
Yoksa hiç böyle olurmuyduk?
Hiç bir şey aynı değil şimdi.
Ne her gün yediğimiz ekmek,
Ne de onu alıp,eve dönerkenki tadı.
Ya da o kısacık mesafede ,
Karşımıza çıkan candan dostlarımız.
Dedim ya hiç bir şey aynı değil.
Ne yaptığımız kahvaltı anlamlı,
Ne de kahvaltı da anlattıklarımız.
Sadece karın doyurmak maksat,
Sadece yarını bugünden satmak.
Ne bir gayemiz var,
Ne de dilimizden düşmeyen bir şarkımız.
Ah o eski şarkılar...
Ne güzeldi onları dinlemek,
Sevdiğimiz birine dinlettirmek için,
Gösterdiğimiz çabalar,
Ne güzeldi değil mi?
Her işte bir emek vardı eskiden,
Her işte bir hayır,bir saflık vardı.
Şimdiki gibi safsatalık değil.
Hiç bir şey aynı değil şimdi.
Ne soluduğumuz hava,
Ne de içtiğimiz su.
Her şeyin kökünü kurutan insanoğlu,
Doğal olan her şeye bir kulp takmış.
Süslemiş püslemiş her şeyi,
Sanki böyle güzel değilmiş gibi.
Hiç bir şey aynı değil şimdi.
Ne gördüğümüz hayal,
Ne yaşadığımız hayat.
Aynı olan tek şey zaman,
O da son anlarını yaşıyor artık.
Hey gidi koca dünya,
Biz sana böyle ne yaptık?
E.Faruk ÖZDEMiR
21.04.2007
ŞiMDiKi ZAMANLAR
Hiç bir şey aynı değil şimdi.
Ne sabahları doğan güneş,
Ne de geceleri beliren ay.
Her şey değişmiş ister istemez.
Dedim ya hiç bir şey aynı değil.
Aynı olan tek şey değişim.
Daha doğrusu değişim denen şey de,
Geriye gidişin yeni tanımı.
Ama eskilere doğru değil,
Eskitene doğru.
Her yapılan tek amaca yönelik,
Yani herkesin yaptığına.
Ama kimse ne yaptığının farkında değil,
Yoksa hiç böyle olurmuyduk?
Hiç bir şey aynı değil şimdi.
Ne her gün yediğimiz ekmek,
Ne de onu alıp,eve dönerkenki tadı.
Ya da o kısacık mesafede ,
Karşımıza çıkan candan dostlarımız.
Dedim ya hiç bir şey aynı değil.
Ne yaptığımız kahvaltı anlamlı,
Ne de kahvaltı da anlattıklarımız.
Sadece karın doyurmak maksat,
Sadece yarını bugünden satmak.
Ne bir gayemiz var,
Ne de dilimizden düşmeyen bir şarkımız.
Ah o eski şarkılar...
Ne güzeldi onları dinlemek,
Sevdiğimiz birine dinlettirmek için,
Gösterdiğimiz çabalar,
Ne güzeldi değil mi?
Her işte bir emek vardı eskiden,
Her işte bir hayır,bir saflık vardı.
Şimdiki gibi safsatalık değil.
Hiç bir şey aynı değil şimdi.
Ne soluduğumuz hava,
Ne de içtiğimiz su.
Her şeyin kökünü kurutan insanoğlu,
Doğal olan her şeye bir kulp takmış.
Süslemiş püslemiş her şeyi,
Sanki böyle güzel değilmiş gibi.
Hiç bir şey aynı değil şimdi.
Ne gördüğümüz hayal,
Ne yaşadığımız hayat.
Aynı olan tek şey zaman,
O da son anlarını yaşıyor artık.
Hey gidi koca dünya,
Biz sana böyle ne yaptık?
E.Faruk ÖZDEMiR
21.04.2007
insanların bazen okudukları,duydukları,ya da gözleri kapalıyken gördüklerini zannettikleri durumlarda ağızlarından çıkan ''gereksiz yere insanın canını sıkıcı'' kelime parçacıklarıdır.
laril lira
sana sırlarımı verdim, aldın ama gizleyemedin
sana gözlerimi verdim, baktın ama göremedin
sana selam gönderdim "aleykümselam" bile demedin
diyemem artık sana "yar", para etmez bir aşkın var
laril laril laril lira lira
senin aşkın yüzbin lira
söylediler inanmadım
seni böyle tanımadım
gözlerime şahit oldum
söyleyecek söz bulamadım
eteklerin diz üstünde
boyaların yüz üstünde
kirli duygular içinde
para etmez bir aşkın var
laril laril laril lira lira
senin aşkın yüzbin lira
bir zamanlar benim idin
şimdi olmuşsun ellerin
kalmadı bende değerin
senin aşkın yüzbin lira
eteklerin diz üstünde
boyaların yüz üstünde
kirli duygular içinde
para etmez bir aşkın var...
sana sırlarımı verdim, aldın ama gizleyemedin
sana gözlerimi verdim, baktın ama göremedin
sana selam gönderdim "aleykümselam" bile demedin
diyemem artık sana "yar", para etmez bir aşkın var
laril laril laril lira lira
senin aşkın yüzbin lira
söylediler inanmadım
seni böyle tanımadım
gözlerime şahit oldum
söyleyecek söz bulamadım
eteklerin diz üstünde
boyaların yüz üstünde
kirli duygular içinde
para etmez bir aşkın var
laril laril laril lira lira
senin aşkın yüzbin lira
bir zamanlar benim idin
şimdi olmuşsun ellerin
kalmadı bende değerin
senin aşkın yüzbin lira
eteklerin diz üstünde
boyaların yüz üstünde
kirli duygular içinde
para etmez bir aşkın var...
aynı anda iki şeyi yapamayan yazarların kim olduklarını öğrenmektir.
(bkz: yurekten sevmek)
(bkz: bu kalp seni unutur mu)
(bkz: seni bana kalp diye koymuslar)
(bkz: bana seni seven bir kalp bile birakmadin)
(bkz: bu kalp seni unutur mu)
(bkz: seni bana kalp diye koymuslar)
(bkz: bana seni seven bir kalp bile birakmadin)
emeğinin karşılığını bir an olsun beklemeden almak isteyen, maymun iştahlı ve yazarlığa yeni adım atmış şahsiyettir.
yaşını başını almış ama içinde halen en az onun kadar hayvan bir çocuk besleyen şahsiyete sunulabilecek alternatif eğlencedir.
şiir de yazan 5. nesil bir yazarın, okuduğu anda ''kendisine yazar desek kaç yazar'' gibi aşağılık bir dizeyi aklına ister istemez getiren şahsiyetin ta kendisidir.
5.sınıfta,öğretmenimizin(bakın hala öğretmenimizin diyorum),2.teneffüs zili çalmış olmasına rağmen hala sınıfa koşuyor olduğumuzu görmesi,bu duruma haddinden fazla sinirlenmesi sonra sınıf kapısının önünde gardını alıp, geçen son kişinin k.ıçına tekmeyi sallamak amacıyla beklemesi ve son giren öğrencinin durumu yaşayarak öğrenen(aldığım önemli derslerdenmiş meğer,hala hatırlıyorum ilk günkü gibi)bendeniz olmasıdır.
biri ucuz(ince telli) diğeri pahalı(kalın teli fazla olan ve titreşimli) olan iki dış fırçası alınır.işlem bu birbirinden fonksiyonlu diş fırçasına uygun kalitede iki diş fırçasının temin edilmesiyle devam eder.son olarak sırasıyla önce ucuz diş fırçası ve macunun sonra pahalılar kullanılmak suretiyle işlem tamamlanır.bu yöntem isveç bilim adamları tarafından son anda denenmekten vazgeçilmiş bir sistemdir,gerisini siz düşünün o derece yani...
gün içinde,(batıl inanç ama bu anlamda inanmak istiyorum),kulakları, biz duyarlı yazarlar tarafından periyodik olarak fazlasıyla çınlatılan meçhul kişiliksizdir.