bugün
- ctrlx22
- gürcistan21
- asansörde kalmak6
- sözlükte kavga etmek6
- cinli birine bulaşmak3
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket3
- ilgi isteyen kız16
- abdullah öcalan9
- arkeoloji bölümü5
- biyolojik antropoloji5
- hewal ebo17
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili3
- kuran da namaz yok21
- arkadaşlar ben sanırım erkeğim2
- yukarı kattan gelen ahh sesi10
- lahmacunu elle yiyen kız13
- 49 kilo olmak2
- insan olmak5
- çanakkale4
- gürcistan'ın neyi meşhur9
- aylık 409 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- cinin aslında alkol olması2
- yaprak dökümü ali rıza bey6
- felak nas ayetel kursiyi bilen cin2
- yabani semizotu2
- seksi bırakmak4
- büyü yapan kadın2
- kahvaltıda kavurma yiyen kız tatlılığı9
- en iyi simit hangi şehirdedir12
- herkesçe aşık olunmak2
- türkiye nin en güzel şehrinin istanbul olması6
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi10
- gece çölde deveyle yol alırken dinlenecek şarkılar5
- bu kim aq4
- isra suresi 82 ayet2
- ben ıspartada yaşıyorum7
- hatay suriye nindir diyen esad yanlısı4
- trollerle laf yarıştırmanın yorması2
- kahveye değil mekana para veriyorsunuz7
- erkeklerin öküzlük sorunu12
- herkesin artık tanım yapması6
- bursa vs edirne7
- billurları çiğ yemek4
- sibel can4
- iki sözlük kızının kavga etmesi4
- öğle yemeği ne yiyeceğiz sorunsalı5
- velvet'e aşık olmamak mümkün değil6
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- kagemusha2
- şekersiz çay içenlerin takdir beklemesi5
entry'ler (541)
yağmurda ıslanmış uzun saçları ve geniş omzuyla 7 aralık 2011 galatasaray-fenerbahçe maçının galibidir.
(bkz: kalbimi fethettin hınzır)
(bkz: kalbimi fethettin hınzır)
kapı eşiğinden geçip, çıkışta kilit vurduğunuzda adam sanırsınız kendinizi. adam gibi adam atfedersiniz. adamlık babadan kalma meziyet değil sizde, eski yardan kalma. eski, yenide; siz, eskide; biz, sizde saklı kalırız. siz eskiyi anarken başucumuzda, biz sizde sizsiz hayatın yollarını ararız. aramak, tanrıya ulaşmakla bitmez bizde. tanrı ulaşılınca tükenmez. biz tanrı mıyız ki haşa vazgeçilmez olalım?
cemal süreya'nın doğumunun 80. yılı münasebitiyle hakan gerçek'in yorumundan bir şiir dinletisi. çok da iyi olmuş çok da güzel olmuş. üstad müptelaları kaçırmasın. amin.
memleketimin en güzide şehrinde en güzide insanlar tarafından oluşturulan zirve. kalkar gelirim lan. yaparım bunu, bi biraya tavım.
bitirdiklerim, yitirdiklerim, kalmaya tenezzül etmediklerim
kalmaya tenezzül etmeyişlerinizden kaynaklı bir telepati var aramızda.
okurum sizi, zihninizi değil kalbinizi.
ben iyiyim. hatrımı sormayın sakın, cevap vermiyorsam eğretiliğimden. yakışmıyor üzerime merhametiniz.
anlamsızsınız.
varla yok arasında tuttuğum bendeki araftasınız.
aklımın içinde kalsanız bile, kalbimin çok uzağındasınız.
dinlemediğim şarkılarda, yaşamadığım anılarda aklımdasınız.
kaldığınızda yoktunuz, gittiğinizde varsınız.
aynadaki ben oldunuz çoğu zaman, görmek istediğim ben; giz katmak üzere boyanmış, sır tutmak üzere adanmış.
bende iyiyi gördünüz. iyi kaybedendir. neden beni buna, beni olmayan bana yakıştırdınız?
bitirmek temasına kurulu cümleleriniz bende sizi yok ediyor. geç kalınmış cümlelerse eğer bana beni iade ediyor. ve aidiyet bu kez en sağlam temeline kuruluyor. ait olmak için yalvarıştayken tanrınıza, neden hep kaçamaktınız?
farkındaydınız. kötüye kötüyle cevap verecek kadar da akıllıydınız. aklınız gelgitler yaparken çevremde neden hiç beni uyarmadınız? iyi gördüğünüze verdiğiniz kötü karşılıklarda neden aklınızı kullanamadınız?
başımı dayadığım omuz olmak istediniz. birini güvende hissettirmek, kendini güvende hissetmekten daha çok hitap etti asla itiraf etmediğiniz bencillik duygunuza. ben sizde hep güvendeydim, siz bende yalanda. yalan güzeldir, güzelse hep gitmek isteyen. gurur duymak zamanı: hepiniz fazlaca güzeldiniz,
hepiniz fazlaca güzelsiniz.
mutlu olmalısınız
çünkü;
hiçbirinizin gittiği geceyi unutmadım.
ama yalnızca birinizin ertesi gününü hatırladım.
kalmaya tenezzül etmeyişlerinizden kaynaklı bir telepati var aramızda.
okurum sizi, zihninizi değil kalbinizi.
ben iyiyim. hatrımı sormayın sakın, cevap vermiyorsam eğretiliğimden. yakışmıyor üzerime merhametiniz.
anlamsızsınız.
varla yok arasında tuttuğum bendeki araftasınız.
aklımın içinde kalsanız bile, kalbimin çok uzağındasınız.
dinlemediğim şarkılarda, yaşamadığım anılarda aklımdasınız.
kaldığınızda yoktunuz, gittiğinizde varsınız.
aynadaki ben oldunuz çoğu zaman, görmek istediğim ben; giz katmak üzere boyanmış, sır tutmak üzere adanmış.
bende iyiyi gördünüz. iyi kaybedendir. neden beni buna, beni olmayan bana yakıştırdınız?
bitirmek temasına kurulu cümleleriniz bende sizi yok ediyor. geç kalınmış cümlelerse eğer bana beni iade ediyor. ve aidiyet bu kez en sağlam temeline kuruluyor. ait olmak için yalvarıştayken tanrınıza, neden hep kaçamaktınız?
farkındaydınız. kötüye kötüyle cevap verecek kadar da akıllıydınız. aklınız gelgitler yaparken çevremde neden hiç beni uyarmadınız? iyi gördüğünüze verdiğiniz kötü karşılıklarda neden aklınızı kullanamadınız?
başımı dayadığım omuz olmak istediniz. birini güvende hissettirmek, kendini güvende hissetmekten daha çok hitap etti asla itiraf etmediğiniz bencillik duygunuza. ben sizde hep güvendeydim, siz bende yalanda. yalan güzeldir, güzelse hep gitmek isteyen. gurur duymak zamanı: hepiniz fazlaca güzeldiniz,
hepiniz fazlaca güzelsiniz.
mutlu olmalısınız
çünkü;
hiçbirinizin gittiği geceyi unutmadım.
ama yalnızca birinizin ertesi gününü hatırladım.
zirvelerde seçtiğim 3 şanslı kişinin birasına tükürme hastalığım var. *
bütün kadınlar emekçidir ve bütün kadınların günüdür.
türkiye'de kadın olmak;
aile içi şiddete,
cinsel suistimale,
toplumsal, kültürel ve dinsel baskıya,
kadın üzerine yüklenen namus olgusuna,
üzerinde meşrulaştırılma çabası olan çokeşliliğe,
hemen her yaşam alanında ayrımcılığa,
maruz kalmaktır.
kadınlar her şeyiniz, di mi sadık? hassiktir ordan.
türkiye'de kadın olmak;
aile içi şiddete,
cinsel suistimale,
toplumsal, kültürel ve dinsel baskıya,
kadın üzerine yüklenen namus olgusuna,
üzerinde meşrulaştırılma çabası olan çokeşliliğe,
hemen her yaşam alanında ayrımcılığa,
maruz kalmaktır.
kadınlar her şeyiniz, di mi sadık? hassiktir ordan.
- ada ben ayrılmak istiyorum.
+ ben de alper.
- s.ktirip gidelim o zaman.
+ ben de alper.
- s.ktirip gidelim o zaman.
çok sene geçti. çokuncu yıldayız. öğrettiklerin acıttıklarından daha fazla, övünmelisin.
borçluyum sana;
kaybetmek kelimesi çok da ürkütücü gelmiyor artık mesela. kayıp benim için ölümden ibaret. yani kaybetmek bir nevi allaha emanet.
minnettarım sana;
yalandan da olsa ben varım demelerin için, doğruluğuna inanmasan da hep varım tesellin için. üzerime doğrulttuğun yalanlarını geri çekmekte geç kalmadığın için.
mağlubum sana;
yenilgimin üzerine diktiğim taşlarları bir bir gururla sayabiliyorum, büyük asalet. ve asalet sadece sana mahsus değil-di. ve bu asalet asla gitmece oynayacak kadar kıymetli değil-di.
hayranım sana;
tek başına aldığın iki kişilik kararına artık baş kaldırmıyorum. sana mahsus olan vaktim kıymetli benim cümlesi üzerine değil kabullenişim. aksine, o kadar çok vaktim var ki emek emek dönüş yolunu kapatıyorum. yeni olayım diye, her şey, herkes en yeni, en baştan olsun diye.
acıyorum sana;
var olan özgüven eksiliğini bana geç kalmışlığınla gizleme çaban takdire şayandı. her samimiyetsizlikten olduğu gibi bu fikirden de hep nefret ettim.
korkmuyorum senden;
korkuyla başladım sevmek fikrine, çünkü kaçmak üzerine şirk koşmayacağın tek inancındı senin. ve inancın her şeyi, herkesi yok saymak pahasına kuvvetlidir, seni iyi bilirim.
üzülmüyorum;
kendime baktığımda bu gitmece oyununda sobelenemeyecek kadar hızlı koştuğumu görüyorum. belki ben de kaçıyorum, çünkü ben gittikçe sana benziyorum.
farkındayım;
pişmanlık yaşadıklarımdan veya yaptıklarımdan bulmaz beni, en sevdiğimdir hata yapmak hatırlıyor musun? ve yaşayamadıklarımızdan sen sorumlusun, neyse ki bu pişmanlığı kaldırabilecek kadar gururlusun.
biliyorum;
kendini sevmiyorsun sen, bir başkasını nasıl sevesin ki?. çok haklısın. birini kendinden fazla sevmek ve çok sevmek arasındaki farkı senden iyi biliyorum.
utanmıyorum;
suskunlaştığımda sevdiğin ve belki şu an sevgilinle dinlediğin şarkıları mırıldanmaktan,
sen, ben, biz düşüncesine hala dostun omzunda hıçkırarak ağlayabilmekten,
sesini, yüzünü hatırlamakta zorlanmama rağmen hala adını gülümseyerek zikretmekten,
sevgisizim diyenlere inat, yine yeniden en baştan, defalarca sevmeyi denemekten
utanmıyorum.
son olarak;
hiç özlemedim seni. hele o taksi aynasından seni son seyredişimi hiç hatırlamıyorum. çoklar genelde hiçlikle biter, ve biz çokuncu yıldayız.
borçluyum sana;
kaybetmek kelimesi çok da ürkütücü gelmiyor artık mesela. kayıp benim için ölümden ibaret. yani kaybetmek bir nevi allaha emanet.
minnettarım sana;
yalandan da olsa ben varım demelerin için, doğruluğuna inanmasan da hep varım tesellin için. üzerime doğrulttuğun yalanlarını geri çekmekte geç kalmadığın için.
mağlubum sana;
yenilgimin üzerine diktiğim taşlarları bir bir gururla sayabiliyorum, büyük asalet. ve asalet sadece sana mahsus değil-di. ve bu asalet asla gitmece oynayacak kadar kıymetli değil-di.
hayranım sana;
tek başına aldığın iki kişilik kararına artık baş kaldırmıyorum. sana mahsus olan vaktim kıymetli benim cümlesi üzerine değil kabullenişim. aksine, o kadar çok vaktim var ki emek emek dönüş yolunu kapatıyorum. yeni olayım diye, her şey, herkes en yeni, en baştan olsun diye.
acıyorum sana;
var olan özgüven eksiliğini bana geç kalmışlığınla gizleme çaban takdire şayandı. her samimiyetsizlikten olduğu gibi bu fikirden de hep nefret ettim.
korkmuyorum senden;
korkuyla başladım sevmek fikrine, çünkü kaçmak üzerine şirk koşmayacağın tek inancındı senin. ve inancın her şeyi, herkesi yok saymak pahasına kuvvetlidir, seni iyi bilirim.
üzülmüyorum;
kendime baktığımda bu gitmece oyununda sobelenemeyecek kadar hızlı koştuğumu görüyorum. belki ben de kaçıyorum, çünkü ben gittikçe sana benziyorum.
farkındayım;
pişmanlık yaşadıklarımdan veya yaptıklarımdan bulmaz beni, en sevdiğimdir hata yapmak hatırlıyor musun? ve yaşayamadıklarımızdan sen sorumlusun, neyse ki bu pişmanlığı kaldırabilecek kadar gururlusun.
biliyorum;
kendini sevmiyorsun sen, bir başkasını nasıl sevesin ki?. çok haklısın. birini kendinden fazla sevmek ve çok sevmek arasındaki farkı senden iyi biliyorum.
utanmıyorum;
suskunlaştığımda sevdiğin ve belki şu an sevgilinle dinlediğin şarkıları mırıldanmaktan,
sen, ben, biz düşüncesine hala dostun omzunda hıçkırarak ağlayabilmekten,
sesini, yüzünü hatırlamakta zorlanmama rağmen hala adını gülümseyerek zikretmekten,
sevgisizim diyenlere inat, yine yeniden en baştan, defalarca sevmeyi denemekten
utanmıyorum.
son olarak;
hiç özlemedim seni. hele o taksi aynasından seni son seyredişimi hiç hatırlamıyorum. çoklar genelde hiçlikle biter, ve biz çokuncu yıldayız.
oda arkadaşım çıktı, hey gidi hayat.
17 aralık 2010 tarihinde vizyona girecek filmdir.
korkarak yüzüne baktıklarınızın aslında sizin gibi bakanlar yüzünden nasıl bir hayat yaşadığını görmek isterseniz buyrun size film.
uyarı: bu film vicdanınızı rahatsız edebilir.
http://www.bakiniz.com/teslimiyet-fragman/
korkarak yüzüne baktıklarınızın aslında sizin gibi bakanlar yüzünden nasıl bir hayat yaşadığını görmek isterseniz buyrun size film.
uyarı: bu film vicdanınızı rahatsız edebilir.
http://www.bakiniz.com/teslimiyet-fragman/
orjinali "today is the first day of the rest of your life" olan american beauty filminin mottosudur. güzeldir hoştur.
kaşifi cemil çiçek olan siyasettir. böyledir :
http://taraf.com.tr/haber...icek-in-pipi-siyaseti.htm
http://taraf.com.tr/haber...icek-in-pipi-siyaseti.htm
istanbul koyanları var, adam ne yapsın?
akıbetini merak ettiğim yazar kişisi. asl, sçs, optm, bye.
- niye kötü davranıyorsun bana?
+ ben sana davranmıyorum bile.
budur.
+ ben sana davranmıyorum bile.
budur.