bugün
- sözlük erkeklerinin bicepsleri27
- sözlük erkeklerinin adonisleri8
- kale'nin bicepleri altında güvende hissetmek6
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması12
- ulu sözlük camiasına duyuru4
- bicepsleriyle gündem olmak isteyen erkek yazar6
- izmirbeyfendisi5
- sözlük yazarlarının tatlıları4
- kale'nin bicepsleri5
- kale kardeşimizin objeleştirilmesi3
- arkadaşlar3
- fatma betül sayan kaya10
- yemek yapmayı bilmeyen erkek5
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek10
- kale3112 de olup true da olmayan ne var3
- nohut köftesi6
- fon vurgunu39
- abur cuburu tamamen bırakmak3
- fenerbahçe 5 slavia prag 14
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı8
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması12
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur13
- from gold from dust9
- tofasla 200 basma2
- sergen yalçın9
- kale3112 buraya üçlü çektir tayfaya2
- memeleri ile gündeme oturan yazar2
- boşalırken anıran erkek5
- özelden gelen saçma mesajlar12
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak19
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- birbirini tanıdıkça sevmemek10
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- acı soslu süs domuzu7
- kurallara neden uyduğumuz sorusu2
- simko32
- arkadaşlar bu nedir sizce11
- clemence baptista16
- anın görüntüsü18
- salat namaz değildir3
- kim bu erzincanlı9
- nervio4
- kolye140
- gençler çalışmadan para kazanmak istiyor5
- günlük tutmak2
- arkadaşlar hayırlı olsun der misiniz lütfen9
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker10
- hakkını helal etmeyen evlat3
- mercimek makarnası5
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı22
entry'ler (75)
türkiye'ye getirileceğini pek sanmam ama bu adam zamanında "ühühühü hoca efendimiz ne olur geri dönün, bitsin bu hasret" diyen ağlak siyasetçilere neden kulak vermemiş 15 temmuzdan sonra daha iyi anladım.
toplum olarak ayrışmayalım, kutuplaşmayalım, birlik olalım diyoruz ya hep hani. şimdi ben bu tiplerle nasıl ayrışmayayım? eşyanın tabiatına aykırı.
"şimdi buna tamam demezsek girmiyor mu?" "yeni entry de bize girecek mi?" gibisinden soru işaretlerine mahal bırakmak konusunda bir hayli istekli olan ulu sözlük hedesi. şu tamamın otomatik kaybolanını yapsalarmış iyiymiş.
biraz bekleyince kendi gidiyormuş ya, tamama gerek yokmuş.
biraz bekleyince kendi gidiyormuş ya, tamama gerek yokmuş.
tıpkı twitter gibi gezi sürecinden sonra mal oldu. bambaşka bir şeye evriliyor sürekli..
"çıkma teklifi nedir ya" denilen kızdır. hey gidi gençliğim hey, en son ilkokuldayken çıkma teklifleri falan vardı, son hep kayboldu o gelenekler. *
eskişehir anadolu lisesi mezunu bir arkadaşım bu bölüme gitti ancak bölümle ciddi düşünmüyor sanırsam. keza çok başarılı bir fotoğrafçı olma yolunda daha çok çaba sarfediyor. iyi kötü bir mühendislik işte, düzgün bir üniversiteden mezun olursa aç kalmayacak kadar kazanır bu bölüm mezunları. zaten yeni mezun mühendise kim veriyor öyle yüksek maaşları.
soyunma odalarındaki çorap ve ter kokusu. bu toplumda günlük yıkanma alışkanlığı, sevişme ihtimaline endekslenmiş herhalde ki, üniversiteye gitmeden kimse yıkanmıyor. keşke zamanında batının ahlaksızlığını alsaymışız da temiz olsaymışız azıcık.
doğuda petrol bulundu.
kullanıcıyı yavaşlığıyla öldürecek olması, kalitesiz ürünleri marketinde barındırması, kullanışlı ve işlevsel olmaması gibi özellikler sayabiliriz, android pişmanlıktır.
ucuz etin yahnisi sonuçta.
ucuz etin yahnisi sonuçta.
çok başarılı bulduğum bir grup. izlanda&danimarka karışımı gayet güzel sonuçlar doğurmuş gerçekten. farklı kafaların farklı parçaları gerçekten başarılı şekilde kendini yaşatmayı ve hissettirmeyi beceriyor.
https://soundcloud.com/kuramusic
https://soundcloud.com/kuramusic
sonrasında; doğan yolu şaşırdı.
bir dönem çokça izlediğim ve başarılı bulduğum çizgi dizi. hakkındaki bir takım anekdotlar ve detaylarda gizli olgular için şöyle buyuralım. http://www.chacha.com/gal...ret-facts-about-spongebob
gözle görülür bir gerçektir. sözlükler aleminde: "yazarım" diyen herkesin genel görüşüdür. zira saçma sapan sansür olaylarını uygulayan bir sözlüktür.
kişisel mesajlarınıza bile sansür uygular.
kişisel mesajlarınıza bile sansür uygular.
doğadaki azot elementinin biyokimyasal dolaşımını belirtmek için kullanılır. atmosferin %78'ini oluşturan bi amcamıza özel bir döngü oluşturmamak da ona karşı büyük bir saygısızlık olurdu zaten. şimdi lisede öğretilen ya da ezberletilen bu döngü hakkında aklımızda kalması gereken mantıklı şeylerden bahsedersek, ezberlememize gerek kalmadan yıllar sonra bile ana hatlarıyla hatırlayabileceğimiz nur topu gibi bir döngümüz olur.
öncelikle azot kimyasal tepkimeye girmeyen bir gazdır. bu yüzden de çok az canlı tarafından değerlendirilebilir ya da bağlanabilir. işte nohut vb. bilumum baklagillerin kökünde yaşayan o sevimli ve azot tutucu diye literatüre girmiş bakteriler bunlardan birisidir.
mavi-yeşil su yosunları ile bazı bakteri türlerini içeren söz konusu organizmalarda amonyağa(nh3) dönüşen azot, aminoasitlerin, proteinlerin, nükleik asitlerin ve azot içeren öbür bileşiklerin yapımında kullanılır. azotu değerlendiren bakterilerden rhizobium bakterileri; bezelye, fasulye gibi baklagillerin ve yoncaların köküne yerleşirler. azot fırtınalı havalarda yıldırımın etkisiyle yükseltgenir (bkz: yükseltgenme) ve oluşan azot oksit(no) ile azot dioksit(no2), yağmur suyunda çözündükten sonra toprağa karışarak nitratları(no3) oluştururlar. bütün bitkiler, yeşillikler, ağaç kardeşler de dahil olmak üzere, topraktaki nitratları alarak, bunlardan gerekli azotlu bileşikleri elde ederek doğadaki varlıklarını devam ettirirler. hepsi ekmeğinin peşinde işte. ne yapsınlar.
azotlu bileşiklerin bir bölümü yaprak, tohum ve meyvelerin dökülmesiyle yok olup giderler(bizim ödediğimiz faturalar gibi işte bu da, aldığımız paranın büyük kısmı bunlara gidiyor) ; ama çoğu bitkinin ömrü boyunca vücudunda kalır.( işte bunlarda gayrimenkuller, çaktın mi şimdi mevzuyu ?)
hayvanlara gelirsek; doğrudan ya da dolaylı olarak( doğrudan alanlar: tavşan kardeş gibi otçullar, dolaylı olarak alanlarsa tavşanı yiyen tilki kardeş gibi etçiller oluyor canım burada.) bitkilerden aldıkları azotlu bileşikleri değerlendirip, fazlasını dışkı ya da çiş yaparak atarlar. atılan artıkların ve bütün ölü organizmaların amonyağı nitratlara dönüştüren bakteriler tarafından ayrıştırılmasından sonra, nitratlar toprağa döner. sulu topraklarda yaşayan bazı bakteriler; nitratları parçalayarak, solunum için gerekli oksijeni alırlarken açığa çıkan azotun atmosfere karışmasıyla çevrim tamamlanır. yani başa döndük tekrardan. bu yüzden döngü ya da çevrim denmekte bu olaya.
modern tarım yöntemleriyle toprağa eklenen ve büyük bölümü akarsulara karışan nitratlı gübreler ise bu döngüyü bozmaktadır. her zaman olduğu gibi bu olayda da insanoğlu doğanın ırzına geçer.
öncelikle azot kimyasal tepkimeye girmeyen bir gazdır. bu yüzden de çok az canlı tarafından değerlendirilebilir ya da bağlanabilir. işte nohut vb. bilumum baklagillerin kökünde yaşayan o sevimli ve azot tutucu diye literatüre girmiş bakteriler bunlardan birisidir.
mavi-yeşil su yosunları ile bazı bakteri türlerini içeren söz konusu organizmalarda amonyağa(nh3) dönüşen azot, aminoasitlerin, proteinlerin, nükleik asitlerin ve azot içeren öbür bileşiklerin yapımında kullanılır. azotu değerlendiren bakterilerden rhizobium bakterileri; bezelye, fasulye gibi baklagillerin ve yoncaların köküne yerleşirler. azot fırtınalı havalarda yıldırımın etkisiyle yükseltgenir (bkz: yükseltgenme) ve oluşan azot oksit(no) ile azot dioksit(no2), yağmur suyunda çözündükten sonra toprağa karışarak nitratları(no3) oluştururlar. bütün bitkiler, yeşillikler, ağaç kardeşler de dahil olmak üzere, topraktaki nitratları alarak, bunlardan gerekli azotlu bileşikleri elde ederek doğadaki varlıklarını devam ettirirler. hepsi ekmeğinin peşinde işte. ne yapsınlar.
azotlu bileşiklerin bir bölümü yaprak, tohum ve meyvelerin dökülmesiyle yok olup giderler(bizim ödediğimiz faturalar gibi işte bu da, aldığımız paranın büyük kısmı bunlara gidiyor) ; ama çoğu bitkinin ömrü boyunca vücudunda kalır.( işte bunlarda gayrimenkuller, çaktın mi şimdi mevzuyu ?)
hayvanlara gelirsek; doğrudan ya da dolaylı olarak( doğrudan alanlar: tavşan kardeş gibi otçullar, dolaylı olarak alanlarsa tavşanı yiyen tilki kardeş gibi etçiller oluyor canım burada.) bitkilerden aldıkları azotlu bileşikleri değerlendirip, fazlasını dışkı ya da çiş yaparak atarlar. atılan artıkların ve bütün ölü organizmaların amonyağı nitratlara dönüştüren bakteriler tarafından ayrıştırılmasından sonra, nitratlar toprağa döner. sulu topraklarda yaşayan bazı bakteriler; nitratları parçalayarak, solunum için gerekli oksijeni alırlarken açığa çıkan azotun atmosfere karışmasıyla çevrim tamamlanır. yani başa döndük tekrardan. bu yüzden döngü ya da çevrim denmekte bu olaya.
modern tarım yöntemleriyle toprağa eklenen ve büyük bölümü akarsulara karışan nitratlı gübreler ise bu döngüyü bozmaktadır. her zaman olduğu gibi bu olayda da insanoğlu doğanın ırzına geçer.
saçmadır zira öldürülen bir şeyin aynı zamanda varlığını da kabul etmiş olursunuz. yani olmayan bir şeyin.
söz konusu bir cumhuriyet savcısı ise, ülkede aklı ve vicdanı hür kalabilmiş insanlar olduğunu gösteren olaydır.
-ne o, zoruna mı gitti ?
-ne o, zoruna mı gitti ?
isp. "oh my god they killed kenny, bastards"
south park dizisinde 2. sezon 3. bölümde(s2#e3) tahtanın üzerinde yazan cümledir aynı zamanda.
http://www.funnyjunk.com/...atado+ha+Kenny+Bastardos/
south park dizisinde 2. sezon 3. bölümde(s2#e3) tahtanın üzerinde yazan cümledir aynı zamanda.
http://www.funnyjunk.com/...atado+ha+Kenny+Bastardos/