bugün
- sözlük erkeklerinin bicepsleri34
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması12
- uludağ sözlüğe ilk üyelik yılı7
- sözlük yazarlarının tatlıları17
- memeleri ile gündeme oturan yazar15
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı22
- from gold'un bicepsleri10
- kale'nin sözlük erkeklerine kötü örnek olması15
- kokoreç6
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı16
- fiziğiyle gündeme gelmek istemeyen yazar14
- sözlük erkeklerinin gluteus maximusları6
- fon vurgunu43
- yarayı ateşle dağlamak2
- kolpa insanlar6
- hayatın anlamsızlığını bir cümleyle anlat7
- sözlük erkeklerinin adonisleri11
- carlsberg3
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak20
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması12
- gecenin sessizliğini bozan osuruk sesi3
- victor osimhen9
- bir gün öleceksek niye yaşıyoruz sorunsalı5
- akp'li vekilin çocuk işçiliğini meşrulaştırması3
- beni geçmişimle yargılama diyen erkek6
- kolye140
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- balkonda sigara içilicek şarkılar3
- vedat muriqi2
- anın görüntüsü21
- ilişkide en çok emek harcayan tarafın erkek olması2
- antipanik'in sözlüğe vedası18
- kabaklı börek3
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek10
- sergen yalçın10
- ismail kartal14
- erkeksi bayan buse'nin çok sevimli olması4
- sözlükte edebiyat istiyorum felsefe istiyorum5
- kası olmasığı halde aşkı arayan erkek6
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması12
- muzlu centro2
- özelden gelen saçma mesajlar12
- fiziği kötüyse yüreği güzeldir5
- kale'nin bicepleri altında güvende hissetmek6
- beklenen bicepsin bir türlü gelmemesi4
- mabel matiz şarkılarında geçen acımasız sözler5
- bicepsleriyle gündem olmak isteyen erkek yazar6
- birbirini tanıdıkça sevmemek10
- arkadaşlar bu nedir sizce11
- true tarzında entry girmek2
doğadaki azot elementinin biyokimyasal dolaşımını belirtmek için kullanılır. atmosferin %78'ini oluşturan bi amcamıza özel bir döngü oluşturmamak da ona karşı büyük bir saygısızlık olurdu zaten. şimdi lisede öğretilen ya da ezberletilen bu döngü hakkında aklımızda kalması gereken mantıklı şeylerden bahsedersek, ezberlememize gerek kalmadan yıllar sonra bile ana hatlarıyla hatırlayabileceğimiz nur topu gibi bir döngümüz olur.
öncelikle azot kimyasal tepkimeye girmeyen bir gazdır. bu yüzden de çok az canlı tarafından değerlendirilebilir ya da bağlanabilir. işte nohut vb. bilumum baklagillerin kökünde yaşayan o sevimli ve azot tutucu diye literatüre girmiş bakteriler bunlardan birisidir.
mavi-yeşil su yosunları ile bazı bakteri türlerini içeren söz konusu organizmalarda amonyağa(nh3) dönüşen azot, aminoasitlerin, proteinlerin, nükleik asitlerin ve azot içeren öbür bileşiklerin yapımında kullanılır. azotu değerlendiren bakterilerden rhizobium bakterileri; bezelye, fasulye gibi baklagillerin ve yoncaların köküne yerleşirler. azot fırtınalı havalarda yıldırımın etkisiyle yükseltgenir (bkz: yükseltgenme) ve oluşan azot oksit(no) ile azot dioksit(no2), yağmur suyunda çözündükten sonra toprağa karışarak nitratları(no3) oluştururlar. bütün bitkiler, yeşillikler, ağaç kardeşler de dahil olmak üzere, topraktaki nitratları alarak, bunlardan gerekli azotlu bileşikleri elde ederek doğadaki varlıklarını devam ettirirler. hepsi ekmeğinin peşinde işte. ne yapsınlar.
azotlu bileşiklerin bir bölümü yaprak, tohum ve meyvelerin dökülmesiyle yok olup giderler(bizim ödediğimiz faturalar gibi işte bu da, aldığımız paranın büyük kısmı bunlara gidiyor) ; ama çoğu bitkinin ömrü boyunca vücudunda kalır.( işte bunlarda gayrimenkuller, çaktın mi şimdi mevzuyu ?)
hayvanlara gelirsek; doğrudan ya da dolaylı olarak( doğrudan alanlar: tavşan kardeş gibi otçullar, dolaylı olarak alanlarsa tavşanı yiyen tilki kardeş gibi etçiller oluyor canım burada.) bitkilerden aldıkları azotlu bileşikleri değerlendirip, fazlasını dışkı ya da çiş yaparak atarlar. atılan artıkların ve bütün ölü organizmaların amonyağı nitratlara dönüştüren bakteriler tarafından ayrıştırılmasından sonra, nitratlar toprağa döner. sulu topraklarda yaşayan bazı bakteriler; nitratları parçalayarak, solunum için gerekli oksijeni alırlarken açığa çıkan azotun atmosfere karışmasıyla çevrim tamamlanır. yani başa döndük tekrardan. bu yüzden döngü ya da çevrim denmekte bu olaya.
modern tarım yöntemleriyle toprağa eklenen ve büyük bölümü akarsulara karışan nitratlı gübreler ise bu döngüyü bozmaktadır. her zaman olduğu gibi bu olayda da insanoğlu doğanın ırzına geçer.
öncelikle azot kimyasal tepkimeye girmeyen bir gazdır. bu yüzden de çok az canlı tarafından değerlendirilebilir ya da bağlanabilir. işte nohut vb. bilumum baklagillerin kökünde yaşayan o sevimli ve azot tutucu diye literatüre girmiş bakteriler bunlardan birisidir.
mavi-yeşil su yosunları ile bazı bakteri türlerini içeren söz konusu organizmalarda amonyağa(nh3) dönüşen azot, aminoasitlerin, proteinlerin, nükleik asitlerin ve azot içeren öbür bileşiklerin yapımında kullanılır. azotu değerlendiren bakterilerden rhizobium bakterileri; bezelye, fasulye gibi baklagillerin ve yoncaların köküne yerleşirler. azot fırtınalı havalarda yıldırımın etkisiyle yükseltgenir (bkz: yükseltgenme) ve oluşan azot oksit(no) ile azot dioksit(no2), yağmur suyunda çözündükten sonra toprağa karışarak nitratları(no3) oluştururlar. bütün bitkiler, yeşillikler, ağaç kardeşler de dahil olmak üzere, topraktaki nitratları alarak, bunlardan gerekli azotlu bileşikleri elde ederek doğadaki varlıklarını devam ettirirler. hepsi ekmeğinin peşinde işte. ne yapsınlar.
azotlu bileşiklerin bir bölümü yaprak, tohum ve meyvelerin dökülmesiyle yok olup giderler(bizim ödediğimiz faturalar gibi işte bu da, aldığımız paranın büyük kısmı bunlara gidiyor) ; ama çoğu bitkinin ömrü boyunca vücudunda kalır.( işte bunlarda gayrimenkuller, çaktın mi şimdi mevzuyu ?)
hayvanlara gelirsek; doğrudan ya da dolaylı olarak( doğrudan alanlar: tavşan kardeş gibi otçullar, dolaylı olarak alanlarsa tavşanı yiyen tilki kardeş gibi etçiller oluyor canım burada.) bitkilerden aldıkları azotlu bileşikleri değerlendirip, fazlasını dışkı ya da çiş yaparak atarlar. atılan artıkların ve bütün ölü organizmaların amonyağı nitratlara dönüştüren bakteriler tarafından ayrıştırılmasından sonra, nitratlar toprağa döner. sulu topraklarda yaşayan bazı bakteriler; nitratları parçalayarak, solunum için gerekli oksijeni alırlarken açığa çıkan azotun atmosfere karışmasıyla çevrim tamamlanır. yani başa döndük tekrardan. bu yüzden döngü ya da çevrim denmekte bu olaya.
modern tarım yöntemleriyle toprağa eklenen ve büyük bölümü akarsulara karışan nitratlı gübreler ise bu döngüyü bozmaktadır. her zaman olduğu gibi bu olayda da insanoğlu doğanın ırzına geçer.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar