bugün
- ince belli kızlar bakar mısınız6
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri19
- gocu kaç yaşında7
- yaşar dinleyen erkek6
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- gocu34
- balık etli kızlar bakar mısınız3
- tavuk döner sırasında hayatının aşkına rastlamak6
- ezginin günlüğü açıp tek başına uzun yola çıkmak6
- tabağındaki yemeği bitiremeyen erkek4
- öcalan için imralı da ev inşa edilmesi10
- muhafazakar eşcinsel4
- claude'un savaş ve casuslukta kullanılması5
- avm gezme kültürü4
- göbeklitepe de dikilen ilk sütunlar2
- tissot la loche4
- kahvaltı9
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım2
- öcalan için bahçeli ve konforlu bir ev yapılması6
- aykolik bugün acaba nereyi gezecek3
- sıcak içeceği soğutarak içen insan3
- nişantaşı nda 36 lı tuvalet kağıdıyla yürümek4
- pizzanın kenarlarını yemeyen erkek4
- sanane demek yanlıştır4
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu27
- nakit para taşımamak2
- sözlük yazarlarına güvenmek19
- yeni parti tüzüğü4
- sinirlenince yaptığınız şeyler2
- avi 8 spitfire2
- lahmacuna ketçap sıkmak3
- insanın kendisine benzeyen kişiden hoşlanmaması6
- her şeyin mizahı yapılmalı mı18
- düşün ki o bunu okuyor7
- küpe takan adama kız vermem diyen baba10
- çay tabağındaki çayı kafaya dikmek3
- çorapla uyuyan erkek3
- regl ağrısı çeken sevgiliye yapılacaklar12
- ona bir şey söyle9
- boyumun 2 cm kısalması22
- flört uygulamasında eşleşme algoritması2
- güne bir ayrılık şarkısı bırak2
- dolma biberin kabuğunu yemeyen insan5
- ekmeği eliyle değil bıçakla bölen erkek2
- terörist mecliste konuşma mı yapar3
- yaşlandıkça ölüme yaklaşmak2
- yazarların kötü oldukları konular3
- uyudun mu mesajı14
- kese kağıdında kalan simit susamları4
- prenses gibi büyüyen kızlar9
entry'ler (53)
karısını sahte tetikçinin kucağına atıp seke seke kaçarken verdiği görüntü tüm kimlik ve kişiliğini açıklıyor.
başınızın ağrımasını istemiyorsanız uzak durun. prensip yok, kurumsal kültür yok.tam bir "satış" pazarı...
başınızın ağrımasını istemiyorsanız uzak durun. prensip yok, kurumsal kültür yok.tam bir "satış" pazarı...
--spoiler--
Ekşisözlük'te hakkımda yazılanlara bir cevaptır. Aramızda sözlük yazarı arkadaşlar varsa bu cevabımı orada yayınlamalarını rica ediyorum. Bu cevap sözlükte yayınlandıktan sonra buradan silinecektir. Teşekkürler.
Öncelikle benimle ve yaptıklarımla ilgili olumlu veya olumsuz yorum yapan herkese çok teşekkür ederim. Bugüne kadar yaptıklarımın takdir görmesi kadar eleştirilmesini de anlayışla karşılıyorum. Eleştirilmeliyim ki, göremediğim hatalarımı başka açılardan görüp düzeltebileyim. ''Kimse beni eleştirmesin, olumsuz yorum yapmasın, ben iyiyim, süperim'' gibi hastalıklı bir ruh halinde değilim. Ancak eleştiriyi baltalamaktan ayrı tutmak gerekiyor. Art niyetli yaklaşım, kişisel nedenlerden dolayı içerde biriken öfke ve sırf çamur atayım izi kalsın nasıl olsa cevap veremeyecek mantığıyla bir eleştiri yapılıyorsa bu eleştiri olmaktan çıkar baltalamaya girer...
Gerçekten görmek isteyenler son on yıldır neler yaptığımı veya neler yapmaya çalıştığımı, kendi kıt imaknlarımla hiç tanımadığım insanların hayatını pozitif yönde nasıl değiştirdiğimi, en azından insanların yüzünde bir gülümseme oluşturduğumu ve bütün bunları hiçbir çıkar gözetmeden ne derece samimiyetle yaptığımı görebilirler. Eğer bunların içerisinde bir çıkar varsa, o da onların mutluluğunun bende bir mutluluk oluşturmasıdır. Evet, bencil bir insanım. Kendimi mutlu etmek için insanları mutlu etmeye çalışıyorum. En azından insanların mutsuzluğundan mutlu olmak gibi bir derdim yok ve böyle bir örnek de bulamazsınız... Görmek ve anlamak istemeyenleri içlerindeki hasetle başbaşa bırakmak istemiyorum. Çünkü içinizdeki irini gidin gerçekten kirli olan, bir daha kullanılamayacak olan bir kaba boşaltın. O zaman siz de rahatlayacaksınız ve üzerinde birkaç leke bulunan ama zamanla temizlenebilecek olan diğer kabı kirletmemiş olursunuz...
TRT1'de 2014 yılında yayınlanmaya başlayan programımızın ilk bölümünü 2011 yılında Van Depremi öncesinde çekmiştik. Hatta Google'dan arattığınızda üç yıl önceki ilk fragmanımızı bile görebilirsiniz. Birilerinin sırtımı sıvazlamasıyla hiçbir ilgisi yoktur. Bunu iddia eden şahıs Facebook'taki bir paylaşımımın altında bana hakaret etmiş ve ben de onu engellediğim için gelip burada yazıp çizmiştir. Facebook profilimde binlerce kişi var. Herkes bunu çok iyi biliyor ki, bana hakaret edilmediği sürece bugüne kadar hiç kimseyi arkadaş listemden çıkarmadım, engellemedim. Ayrıca siyasi kimliği, düşüncesi ne olursa olsun bir cumhurbaşkanının bisiklete binmesi, bisikletin gündeme gelmesi ve yaygınlaşması için çok önemli ve değerli bir adımdır. Yıllarca bisikletin önemsenmediğinden şikayet ettik durduk. Diğer ülkelerdeki siyasetçilerin bisiklete bindikleri fotoğrafları internette örnek siyasetçi diye paylaştık. Tekrar söylüyorum; siyasi kimliği, düşüncesi ne olursa olsun bir cumhurbaşkanı bisiklete biniyorsa bunu takdir ederim. Ve ben bunu takdir ettiğim için birileri kalkıp tepki gösterme özgürlüğü diyerek kendi facebook sayfamda bana hakaret etmeye kalkıyorsa, kusura bakmasın buna müsaade edemem...
Bir devlet kanalında program yapıyorum. Devlet desteğiyle birşeyler başaran insanlarla röportaj yaptığımda siyasi partilere maledilmesi doğru değildir. Her şehirde her ilçede farklı siyasi parti belediyeleri bulunmaktadır. Hangi şehrin hangi parti tarafından alındığı umurumda değil, hepsine tek tek gidiyorum, gideceğim ve hayallerinin peşinden koşan, başaran ve fark yaratan insanlarla röportaj yapmaya devam edeceğim...
Son olarak, bisikletle 2010 yılında gerçekleştirdiğim ve sekiz ay süren parasız Türkiye yolculuğu projesini bir kez daha anlatmaya gerek duymuyorum. Sanki bütün hayatım boyunca parasız yaşayacağım gibi bir iddiada bulunmuşum da şu an çalışmam bazılarına garip geliyor. Sadece o proje kapsamında parasız bir hayat yaşamam ömür boyu parasız yaşamam gerektiği anlamına gelmiyor. Benim de bakmakla yükümlü olduğum iki aile ve dört öğrenci var. Acımasız olmayın...
Sevgiler, saygılar.
Hasan Söylemez
--spoiler--
Ekşisözlük'te hakkımda yazılanlara bir cevaptır. Aramızda sözlük yazarı arkadaşlar varsa bu cevabımı orada yayınlamalarını rica ediyorum. Bu cevap sözlükte yayınlandıktan sonra buradan silinecektir. Teşekkürler.
Öncelikle benimle ve yaptıklarımla ilgili olumlu veya olumsuz yorum yapan herkese çok teşekkür ederim. Bugüne kadar yaptıklarımın takdir görmesi kadar eleştirilmesini de anlayışla karşılıyorum. Eleştirilmeliyim ki, göremediğim hatalarımı başka açılardan görüp düzeltebileyim. ''Kimse beni eleştirmesin, olumsuz yorum yapmasın, ben iyiyim, süperim'' gibi hastalıklı bir ruh halinde değilim. Ancak eleştiriyi baltalamaktan ayrı tutmak gerekiyor. Art niyetli yaklaşım, kişisel nedenlerden dolayı içerde biriken öfke ve sırf çamur atayım izi kalsın nasıl olsa cevap veremeyecek mantığıyla bir eleştiri yapılıyorsa bu eleştiri olmaktan çıkar baltalamaya girer...
Gerçekten görmek isteyenler son on yıldır neler yaptığımı veya neler yapmaya çalıştığımı, kendi kıt imaknlarımla hiç tanımadığım insanların hayatını pozitif yönde nasıl değiştirdiğimi, en azından insanların yüzünde bir gülümseme oluşturduğumu ve bütün bunları hiçbir çıkar gözetmeden ne derece samimiyetle yaptığımı görebilirler. Eğer bunların içerisinde bir çıkar varsa, o da onların mutluluğunun bende bir mutluluk oluşturmasıdır. Evet, bencil bir insanım. Kendimi mutlu etmek için insanları mutlu etmeye çalışıyorum. En azından insanların mutsuzluğundan mutlu olmak gibi bir derdim yok ve böyle bir örnek de bulamazsınız... Görmek ve anlamak istemeyenleri içlerindeki hasetle başbaşa bırakmak istemiyorum. Çünkü içinizdeki irini gidin gerçekten kirli olan, bir daha kullanılamayacak olan bir kaba boşaltın. O zaman siz de rahatlayacaksınız ve üzerinde birkaç leke bulunan ama zamanla temizlenebilecek olan diğer kabı kirletmemiş olursunuz...
TRT1'de 2014 yılında yayınlanmaya başlayan programımızın ilk bölümünü 2011 yılında Van Depremi öncesinde çekmiştik. Hatta Google'dan arattığınızda üç yıl önceki ilk fragmanımızı bile görebilirsiniz. Birilerinin sırtımı sıvazlamasıyla hiçbir ilgisi yoktur. Bunu iddia eden şahıs Facebook'taki bir paylaşımımın altında bana hakaret etmiş ve ben de onu engellediğim için gelip burada yazıp çizmiştir. Facebook profilimde binlerce kişi var. Herkes bunu çok iyi biliyor ki, bana hakaret edilmediği sürece bugüne kadar hiç kimseyi arkadaş listemden çıkarmadım, engellemedim. Ayrıca siyasi kimliği, düşüncesi ne olursa olsun bir cumhurbaşkanının bisiklete binmesi, bisikletin gündeme gelmesi ve yaygınlaşması için çok önemli ve değerli bir adımdır. Yıllarca bisikletin önemsenmediğinden şikayet ettik durduk. Diğer ülkelerdeki siyasetçilerin bisiklete bindikleri fotoğrafları internette örnek siyasetçi diye paylaştık. Tekrar söylüyorum; siyasi kimliği, düşüncesi ne olursa olsun bir cumhurbaşkanı bisiklete biniyorsa bunu takdir ederim. Ve ben bunu takdir ettiğim için birileri kalkıp tepki gösterme özgürlüğü diyerek kendi facebook sayfamda bana hakaret etmeye kalkıyorsa, kusura bakmasın buna müsaade edemem...
Bir devlet kanalında program yapıyorum. Devlet desteğiyle birşeyler başaran insanlarla röportaj yaptığımda siyasi partilere maledilmesi doğru değildir. Her şehirde her ilçede farklı siyasi parti belediyeleri bulunmaktadır. Hangi şehrin hangi parti tarafından alındığı umurumda değil, hepsine tek tek gidiyorum, gideceğim ve hayallerinin peşinden koşan, başaran ve fark yaratan insanlarla röportaj yapmaya devam edeceğim...
Son olarak, bisikletle 2010 yılında gerçekleştirdiğim ve sekiz ay süren parasız Türkiye yolculuğu projesini bir kez daha anlatmaya gerek duymuyorum. Sanki bütün hayatım boyunca parasız yaşayacağım gibi bir iddiada bulunmuşum da şu an çalışmam bazılarına garip geliyor. Sadece o proje kapsamında parasız bir hayat yaşamam ömür boyu parasız yaşamam gerektiği anlamına gelmiyor. Benim de bakmakla yükümlü olduğum iki aile ve dört öğrenci var. Acımasız olmayın...
Sevgiler, saygılar.
Hasan Söylemez
--spoiler--
Başöğretmen Atatürk Onur Ödülü 2014 için katıldığı törende 'Protokol' yazısını yırtarak, "Yırtın protokolleri halktan büyük güç yoktur" dedi.
halkın gücünü sana kim verdi?
haa, üç katlı tuvalet kağıdı olsan, belki halkın tercihi olabilirsin.
halkın gücünü sana kim verdi?
haa, üç katlı tuvalet kağıdı olsan, belki halkın tercihi olabilirsin.
bir kürdü 5'e bölüp sayarsak rakam tutar. bölücülük olur ama öyle de.
evet bence de zekiler. üç adet çıtayı uç uca ekleyerek tavanda asılı olan muza ulaşabilirler. sonra da yesinler, her türlü...
gezi parkı'nda mı yakaladın?
"sosyal hareketlerin sosyolojisi"ni okumuş muydu acaba.
bütün anne babaların ortak söylemi: "çocuğum çok zeki, ama ders çalışmıyor"
herkes çıplak doğar.
genel merkezde mescit açmışlar. takke-tesbih de pensilvanya'dan gelir artık...
takke-tespih pensilvanya'dan gelsin.
normal ve sağlıklı olandır.
"atatürk dostu" ya da "atatürk düşmanı" olmak, bu milletin mecbur bırakıldığı iki seçenek olmamalı.
"atatürk dostu" ya da "atatürk düşmanı" olmak, bu milletin mecbur bırakıldığı iki seçenek olmamalı.
o tilki gibi, kunduz gibi, çakal gibi ışıldayan gözler var ya... millet yemiyor baba, adam olmak şart...
şeytanın küçük abdesti, pis necaset.
2 kasım 2014'te aynı aşağılık riyakarlıkla şu açıklamayı yapacak: "çıkın dedik ama hayvalığımızı bu sefer belli etmeyelim diye tembihledik."
sırtlan sürüsü liderinin sözünü dinler. "çıkın" demek, "saldırın, kan aksın" demektir.
sırtlan sürüsü liderinin sözünü dinler. "çıkın" demek, "saldırın, kan aksın" demektir.
https://www.youtube.com/watch?v=ouCnd73OaeE
müthiş olmuş. esdki şeklindeki hece bölmeleri çok yanlış, türkçeyi reddeden bir yapıdaydı.
edit: buu şafaaak-
laaardaa
ocaaakobe-
nimmiletimin
yıldızıdır par-
laaayacakobenim-
diiirobeenimmiletimindir
kanlarımıızson-
raahelalhakkıdır
dil, besteye uydurmak için böyle katledilmez. güfteye uygun beste gerekir.
müthiş olmuş. esdki şeklindeki hece bölmeleri çok yanlış, türkçeyi reddeden bir yapıdaydı.
edit: buu şafaaak-
laaardaa
ocaaakobe-
nimmiletimin
yıldızıdır par-
laaayacakobenim-
diiirobeenimmiletimindir
kanlarımıızson-
raahelalhakkıdır
dil, besteye uydurmak için böyle katledilmez. güfteye uygun beste gerekir.
saçma ve kışkırtıcı bir haberdir. bakanlıklar içersinde ayrılan bütçe payı 15. sıradadır. üstelik bu bütçenin neredeyse tamamına yakını maaş ödemesidir. din hizmetleri için pay bile istemeyen, "devlet bize niye cami yapmıyor" demeden, halk kendi ihtiyaçlarını camilerde toplayarak kendi imkanları ile karşılıyor. samimi ve hakkaniyetli olalım lütfen.
panter emel gibiler, sürüsünden olmayanı ısırma eğilimleri vardır.