bugün
- laik teyzelerin fenotipi34
- halil konakçı'nın hatay işgalini savunması4
- akp oyları yüzde 10'un üzerinde10
- boykot3
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım18
- y chp2
- süleymancıların almanya da domuz eti yedirmesi2
- 2028 cumhurbaşkanlığı seçimleri2
- beton kemalist olmak5
- 23 ağustos 2026 trabzonspor başakşehir maçı2
- kendi aralarında anket yapıp iktidar olma heyecanı3
- futbol15
- enayimiknatisii7
- ilk tek tanrılı kutsal kitap4
- bir insanı hayatının merkezine koymak5
- mansur yavaş9
- yeni parti8
- süper lig8
- türkiyede genç siyasetçi olmaması6
- nuh ve tufan hikayesinin tora daki kıssası6
- iyi parti zafer partisi ittifakı6
- tayyip erdoğan'a oy vermeye karar vermek8
- anahtar partisi büyük birlik partisi ittifakı7
- trabzonspor3
- gurbetçi yazarlar2
- sarapci koala8
- nervio varıdı nerede o13
- ellerim bos gonlum hos12
- ak partililerin apo sevdası6
- hukuk okuyan tiplerin biraz ezik olması9
- windows 84
- gömlek değiştirir gibi ideoloji değiştiren tip5
- ibrahim peygamberin tora daki kıssası4
- zengin bir erkekle evlenmek isteyen kadınlar4
- sevmeden okunan kitaplar2
- sözlüğün en güzel kız yazarı8
- kadın poposunun müthiş hipnoz etkisi2
- mister bomba bomba erecto2
- islam barış dinidir11
- yazarların favori oyun karakteri15
- hande erçel'in giydiği beyaz elbise5
- geekyapar3
- 1948 arap israil savaşı12
- evler neden 200 bin tl den 6 milyona çıktı2
- radikalkemalist3
- bir seri katilin tarzını taklit eden katil6
- osuruktan şiirler89
- duş almak3
- gürcistan5
sevdiği entry'ler
seni özlemeye alıştım ben,
seni sevmeye alışmıştım ya hani onun gibi işte.
düşlerim artık dokunmuyor kalbime eskisi gibi.
varlığın ya da yokluğun değiştirmiyor sevgimi.
ruhum nerede bilmiyorum.
korkmuş, saklanmış belki kapalı kapılar ardına..
korkuyor bir kez daha düşer diye
ama çıkmayı öğrendi ki o cukurlardan,
defalarca düştü ya hani,
yoruldu belki.
ezberledi yolları ama gücü kalmadı belkide..
varlığın değiştiremez mutluluğumu
daha mutlu bir ben olamam artık seninle..
yokluğun nasıl bir hiç ise varlığında öyle artık.
sevgim her şeyden büyük,
ama kalbim sensizliğe alışkın.
üzülmeye alışmış
özlemeye alışmış
kelimeler..
yokluğun..
sensizlik..
seni sevmeye alışmıştım ya hani onun gibi işte.
düşlerim artık dokunmuyor kalbime eskisi gibi.
varlığın ya da yokluğun değiştirmiyor sevgimi.
ruhum nerede bilmiyorum.
korkmuş, saklanmış belki kapalı kapılar ardına..
korkuyor bir kez daha düşer diye
ama çıkmayı öğrendi ki o cukurlardan,
defalarca düştü ya hani,
yoruldu belki.
ezberledi yolları ama gücü kalmadı belkide..
varlığın değiştiremez mutluluğumu
daha mutlu bir ben olamam artık seninle..
yokluğun nasıl bir hiç ise varlığında öyle artık.
sevgim her şeyden büyük,
ama kalbim sensizliğe alışkın.
üzülmeye alışmış
özlemeye alışmış
kelimeler..
yokluğun..
sensizlik..
Kardeştir. Candır akrep burclarının kinci olduğunu ve genelinin ağır intikamlar aldığını bilmeme rağmen bana kıyamacağını biliyorum...
Oysa ben çocuktum.
Yüreğime parmak izini basıp geçtin, Silemedim ..
Avuçlarından içtiğim aşkın imlasını bozan ben değildim ki...
yerli yersiz üç nokta iliştirdin sevdama.
Ömrümü vesairelere sığdıramadım
Çocuktum ...
Hazırda umutlarım vardı.
Ben bu şehre adınla biten şiirler serperim..
Sokaklarına konduramadım bedenimi..yoktu…
Kapımın önünden geçmeyecektin
Penceremden bakamayacaktım sana…
Yaralandım
Çocuktum işte... Gelirsin sandım, Yanıldım
Bitti derken Her günümde seni bir bir çoğalttım. Sabırsızlığım, açlığımdan senli günlerime.
Çocuktum adın yaktı ellerimi
Tutunamadım bir daha ‘’sen” diye hiç kimseye…
Yollar, yıllar, hasret bitirmedi seni;
beni bitirdiği kadar… Çocuktum
Yüreğimi alıp kaçtın!
Hani diyorum son defa gözlerimden düşsen
Sevdanın yatağını şaşırmış nehirlerine..
Büyümek buymuş işte…
Korkuların biçim değiştirmesi
Gece yatağıma
Gündüz yanağıma yapışan
Oyun oynarken bile kambur gibi sırtımda taşıdığım telaşlarımdın Eziktim
Çocuktum işte…Yüreğime parmak izini basıp geçtin
Bir ses…Bir adamın sesi
Ve bir kadın…Hayatı avuçlarının içinde taşıyan..
Kurduğum hayallere çakılan korkularım
”kalktım” derken düştüğüm
”başladım” derken bittiğim
Artık boş mezarlıklara dönen evlerde adım anılır.
Ve ben yeniden doğmak için
Kahramansız masallar dinlerim
Hep ”yokmuş” diye başlayan…
Çocuktum..adın elime battı
Koparmışken tutunduğum ipleri
Dizginlerimi salmışken boşluğa
Zamansız bir aşk yağdı….ıslandım….
Korunaklarım yoktu…
Sokaklarda minyatür aşklar yaşanıyordu
Yüzü yoktu hiçbirisinin
Kaldırımlarına gölgeler düşmüyordu bu kentin…
Heybesine gün sarhoşu mart çığlıkları yüklemiş yolcular Geçip gidiyordu aklımın dolambaçlı yollarından.
Kimsesizliğe yenilen…
Korkusuna eksik anlamlar yüklenmiş erguvanlar,
Uğurlarken hüzün kuşlarını,
Uzak kentler yıkılıyordu gözlerimin tutunduğu boşluklara.
Ve hiçbir aşk vitrinlerini süslemiyordu
Bir yığın bedeb gülüşlerini arıyordu köşe başlarında
Ve hiçbir yangın içimi ısıtmıyordu sevdan kadar
Tarifi yoktu kederimin…
Çocuktum işte
Geçtiğim yollara baktım yaşamın dikiz aynasından
Yüzlerce ben bırakmışım ardımda
Ve yaşın kadar sen tanımışım omuzlarımda
Yüzüm yere eğik,gözlerimde hüzün…
ihbarlar taşımışım gidişine
Sevdanın köşe başında tutuklanmışım sensizliğe
Çocuktum işte
Kendimi kendimden kaçırırken
içimde yüzlerce gedik açıldı
Yıllardır soğuk rüzgarlar çarpıp geçiyor çocukluğum yamalı geçmişine Kendimi tırnaklarımla deşerken
Gizli gizli kan akıttım soğuk yatağıma
Kan denizinde gömüldüm uykulara..
Çocuktum işte
Yaşamın dikiz aynasından baktım geçtiğim yollara Sarsıntısıyla bozulup dağılmış bir aşk hikayesinin,
Her biri ayrı zamanlarda yaşamış kahramanlarını;
durmadan büyüyen boşluğuna ittim.
Kaidesini arayan kara suratlı bir heykel gibi kargaşanın ortasında. Asılı kaldım bir halatın ucunda….
Çocuktum işte
Olanca ağırlığınla çakıldım gözbebeklerine…
Yüreğime parmak izini basıp geçtin, Silemedim ..
Avuçlarından içtiğim aşkın imlasını bozan ben değildim ki...
yerli yersiz üç nokta iliştirdin sevdama.
Ömrümü vesairelere sığdıramadım
Çocuktum ...
Hazırda umutlarım vardı.
Ben bu şehre adınla biten şiirler serperim..
Sokaklarına konduramadım bedenimi..yoktu…
Kapımın önünden geçmeyecektin
Penceremden bakamayacaktım sana…
Yaralandım
Çocuktum işte... Gelirsin sandım, Yanıldım
Bitti derken Her günümde seni bir bir çoğalttım. Sabırsızlığım, açlığımdan senli günlerime.
Çocuktum adın yaktı ellerimi
Tutunamadım bir daha ‘’sen” diye hiç kimseye…
Yollar, yıllar, hasret bitirmedi seni;
beni bitirdiği kadar… Çocuktum
Yüreğimi alıp kaçtın!
Hani diyorum son defa gözlerimden düşsen
Sevdanın yatağını şaşırmış nehirlerine..
Büyümek buymuş işte…
Korkuların biçim değiştirmesi
Gece yatağıma
Gündüz yanağıma yapışan
Oyun oynarken bile kambur gibi sırtımda taşıdığım telaşlarımdın Eziktim
Çocuktum işte…Yüreğime parmak izini basıp geçtin
Bir ses…Bir adamın sesi
Ve bir kadın…Hayatı avuçlarının içinde taşıyan..
Kurduğum hayallere çakılan korkularım
”kalktım” derken düştüğüm
”başladım” derken bittiğim
Artık boş mezarlıklara dönen evlerde adım anılır.
Ve ben yeniden doğmak için
Kahramansız masallar dinlerim
Hep ”yokmuş” diye başlayan…
Çocuktum..adın elime battı
Koparmışken tutunduğum ipleri
Dizginlerimi salmışken boşluğa
Zamansız bir aşk yağdı….ıslandım….
Korunaklarım yoktu…
Sokaklarda minyatür aşklar yaşanıyordu
Yüzü yoktu hiçbirisinin
Kaldırımlarına gölgeler düşmüyordu bu kentin…
Heybesine gün sarhoşu mart çığlıkları yüklemiş yolcular Geçip gidiyordu aklımın dolambaçlı yollarından.
Kimsesizliğe yenilen…
Korkusuna eksik anlamlar yüklenmiş erguvanlar,
Uğurlarken hüzün kuşlarını,
Uzak kentler yıkılıyordu gözlerimin tutunduğu boşluklara.
Ve hiçbir aşk vitrinlerini süslemiyordu
Bir yığın bedeb gülüşlerini arıyordu köşe başlarında
Ve hiçbir yangın içimi ısıtmıyordu sevdan kadar
Tarifi yoktu kederimin…
Çocuktum işte
Geçtiğim yollara baktım yaşamın dikiz aynasından
Yüzlerce ben bırakmışım ardımda
Ve yaşın kadar sen tanımışım omuzlarımda
Yüzüm yere eğik,gözlerimde hüzün…
ihbarlar taşımışım gidişine
Sevdanın köşe başında tutuklanmışım sensizliğe
Çocuktum işte
Kendimi kendimden kaçırırken
içimde yüzlerce gedik açıldı
Yıllardır soğuk rüzgarlar çarpıp geçiyor çocukluğum yamalı geçmişine Kendimi tırnaklarımla deşerken
Gizli gizli kan akıttım soğuk yatağıma
Kan denizinde gömüldüm uykulara..
Çocuktum işte
Yaşamın dikiz aynasından baktım geçtiğim yollara Sarsıntısıyla bozulup dağılmış bir aşk hikayesinin,
Her biri ayrı zamanlarda yaşamış kahramanlarını;
durmadan büyüyen boşluğuna ittim.
Kaidesini arayan kara suratlı bir heykel gibi kargaşanın ortasında. Asılı kaldım bir halatın ucunda….
Çocuktum işte
Olanca ağırlığınla çakıldım gözbebeklerine…