bugün
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye34
- ak parti kaybedince ak troller ne yapacak10
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması40
- recep tayyip erdoğan27
- akp denince akla ilk gelenler7
- fiziği güzel sözlük kızları47
- evlenme teklifi bekleyen erkek7
- ups boobs'un yeni nicki7
- leonidas3
- bir akp liyi ciddiye almak3
- elma yiyen erkek3
- kadın ayağı vs memesi6
- ibne11
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaklı olay7
- türkler balık hafızalıdır5
- sözlüğün kızgınlık dönemine girmesi5
- yeni uyanmış kadın güzelliği11
- arap aksanı7
- süresiz nafaka8
- birinin sizi ilk hatanızda hayatından çıkarması4
- paralar gettiii3
- günaydın aşk çiçeğim mesajı atmayan erkek6
- nervio13
- seviştikten sonra teşekkür etmekk11
- sözlük erkeklerinin memeleri5
- sibel kekilli2
- ispanya da maricarmen isyanı5
- hoca fetişizmi2
- baklavalık yufka ile börek yapmak3
- kemal kılıçdaroğlu'nun cumhurbaşkanı olması3
- bilime göre türkçenin konuşulan en eski dil olması7
- 29 yaşındayım hiç sevgilim olmadı3
- memeleri kafam kadar kız21
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak13
- memeye ilgi duyan kadın3
- başkanlık sistemi4
- hata yapmaya hakkımız yok mu2
- cemal enginyurt2
- iş yerinde sinir krizi geçirmek3
- sen hiç strapon yedin mi diyen kız2
- fatma betül sayan kaya58
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- ucuz et3
- borsada yüzde 15 zararda olmak2
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek18
- işe giderken beslenme çantası götürmek5
- çanakkale savaşı5
- asrın soygunu10
- sözlükteki belaruslu kızlar2
- ilk adımı kadın atmalı2
sevdiği entry'ler
seni özlemeye alıştım ben,
seni sevmeye alışmıştım ya hani onun gibi işte.
düşlerim artık dokunmuyor kalbime eskisi gibi.
varlığın ya da yokluğun değiştirmiyor sevgimi.
ruhum nerede bilmiyorum.
korkmuş, saklanmış belki kapalı kapılar ardına..
korkuyor bir kez daha düşer diye
ama çıkmayı öğrendi ki o cukurlardan,
defalarca düştü ya hani,
yoruldu belki.
ezberledi yolları ama gücü kalmadı belkide..
varlığın değiştiremez mutluluğumu
daha mutlu bir ben olamam artık seninle..
yokluğun nasıl bir hiç ise varlığında öyle artık.
sevgim her şeyden büyük,
ama kalbim sensizliğe alışkın.
üzülmeye alışmış
özlemeye alışmış
kelimeler..
yokluğun..
sensizlik..
seni sevmeye alışmıştım ya hani onun gibi işte.
düşlerim artık dokunmuyor kalbime eskisi gibi.
varlığın ya da yokluğun değiştirmiyor sevgimi.
ruhum nerede bilmiyorum.
korkmuş, saklanmış belki kapalı kapılar ardına..
korkuyor bir kez daha düşer diye
ama çıkmayı öğrendi ki o cukurlardan,
defalarca düştü ya hani,
yoruldu belki.
ezberledi yolları ama gücü kalmadı belkide..
varlığın değiştiremez mutluluğumu
daha mutlu bir ben olamam artık seninle..
yokluğun nasıl bir hiç ise varlığında öyle artık.
sevgim her şeyden büyük,
ama kalbim sensizliğe alışkın.
üzülmeye alışmış
özlemeye alışmış
kelimeler..
yokluğun..
sensizlik..
Kardeştir. Candır akrep burclarının kinci olduğunu ve genelinin ağır intikamlar aldığını bilmeme rağmen bana kıyamacağını biliyorum...
Oysa ben çocuktum.
Yüreğime parmak izini basıp geçtin, Silemedim ..
Avuçlarından içtiğim aşkın imlasını bozan ben değildim ki...
yerli yersiz üç nokta iliştirdin sevdama.
Ömrümü vesairelere sığdıramadım
Çocuktum ...
Hazırda umutlarım vardı.
Ben bu şehre adınla biten şiirler serperim..
Sokaklarına konduramadım bedenimi..yoktu…
Kapımın önünden geçmeyecektin
Penceremden bakamayacaktım sana…
Yaralandım
Çocuktum işte... Gelirsin sandım, Yanıldım
Bitti derken Her günümde seni bir bir çoğalttım. Sabırsızlığım, açlığımdan senli günlerime.
Çocuktum adın yaktı ellerimi
Tutunamadım bir daha ‘’sen” diye hiç kimseye…
Yollar, yıllar, hasret bitirmedi seni;
beni bitirdiği kadar… Çocuktum
Yüreğimi alıp kaçtın!
Hani diyorum son defa gözlerimden düşsen
Sevdanın yatağını şaşırmış nehirlerine..
Büyümek buymuş işte…
Korkuların biçim değiştirmesi
Gece yatağıma
Gündüz yanağıma yapışan
Oyun oynarken bile kambur gibi sırtımda taşıdığım telaşlarımdın Eziktim
Çocuktum işte…Yüreğime parmak izini basıp geçtin
Bir ses…Bir adamın sesi
Ve bir kadın…Hayatı avuçlarının içinde taşıyan..
Kurduğum hayallere çakılan korkularım
”kalktım” derken düştüğüm
”başladım” derken bittiğim
Artık boş mezarlıklara dönen evlerde adım anılır.
Ve ben yeniden doğmak için
Kahramansız masallar dinlerim
Hep ”yokmuş” diye başlayan…
Çocuktum..adın elime battı
Koparmışken tutunduğum ipleri
Dizginlerimi salmışken boşluğa
Zamansız bir aşk yağdı….ıslandım….
Korunaklarım yoktu…
Sokaklarda minyatür aşklar yaşanıyordu
Yüzü yoktu hiçbirisinin
Kaldırımlarına gölgeler düşmüyordu bu kentin…
Heybesine gün sarhoşu mart çığlıkları yüklemiş yolcular Geçip gidiyordu aklımın dolambaçlı yollarından.
Kimsesizliğe yenilen…
Korkusuna eksik anlamlar yüklenmiş erguvanlar,
Uğurlarken hüzün kuşlarını,
Uzak kentler yıkılıyordu gözlerimin tutunduğu boşluklara.
Ve hiçbir aşk vitrinlerini süslemiyordu
Bir yığın bedeb gülüşlerini arıyordu köşe başlarında
Ve hiçbir yangın içimi ısıtmıyordu sevdan kadar
Tarifi yoktu kederimin…
Çocuktum işte
Geçtiğim yollara baktım yaşamın dikiz aynasından
Yüzlerce ben bırakmışım ardımda
Ve yaşın kadar sen tanımışım omuzlarımda
Yüzüm yere eğik,gözlerimde hüzün…
ihbarlar taşımışım gidişine
Sevdanın köşe başında tutuklanmışım sensizliğe
Çocuktum işte
Kendimi kendimden kaçırırken
içimde yüzlerce gedik açıldı
Yıllardır soğuk rüzgarlar çarpıp geçiyor çocukluğum yamalı geçmişine Kendimi tırnaklarımla deşerken
Gizli gizli kan akıttım soğuk yatağıma
Kan denizinde gömüldüm uykulara..
Çocuktum işte
Yaşamın dikiz aynasından baktım geçtiğim yollara Sarsıntısıyla bozulup dağılmış bir aşk hikayesinin,
Her biri ayrı zamanlarda yaşamış kahramanlarını;
durmadan büyüyen boşluğuna ittim.
Kaidesini arayan kara suratlı bir heykel gibi kargaşanın ortasında. Asılı kaldım bir halatın ucunda….
Çocuktum işte
Olanca ağırlığınla çakıldım gözbebeklerine…
Yüreğime parmak izini basıp geçtin, Silemedim ..
Avuçlarından içtiğim aşkın imlasını bozan ben değildim ki...
yerli yersiz üç nokta iliştirdin sevdama.
Ömrümü vesairelere sığdıramadım
Çocuktum ...
Hazırda umutlarım vardı.
Ben bu şehre adınla biten şiirler serperim..
Sokaklarına konduramadım bedenimi..yoktu…
Kapımın önünden geçmeyecektin
Penceremden bakamayacaktım sana…
Yaralandım
Çocuktum işte... Gelirsin sandım, Yanıldım
Bitti derken Her günümde seni bir bir çoğalttım. Sabırsızlığım, açlığımdan senli günlerime.
Çocuktum adın yaktı ellerimi
Tutunamadım bir daha ‘’sen” diye hiç kimseye…
Yollar, yıllar, hasret bitirmedi seni;
beni bitirdiği kadar… Çocuktum
Yüreğimi alıp kaçtın!
Hani diyorum son defa gözlerimden düşsen
Sevdanın yatağını şaşırmış nehirlerine..
Büyümek buymuş işte…
Korkuların biçim değiştirmesi
Gece yatağıma
Gündüz yanağıma yapışan
Oyun oynarken bile kambur gibi sırtımda taşıdığım telaşlarımdın Eziktim
Çocuktum işte…Yüreğime parmak izini basıp geçtin
Bir ses…Bir adamın sesi
Ve bir kadın…Hayatı avuçlarının içinde taşıyan..
Kurduğum hayallere çakılan korkularım
”kalktım” derken düştüğüm
”başladım” derken bittiğim
Artık boş mezarlıklara dönen evlerde adım anılır.
Ve ben yeniden doğmak için
Kahramansız masallar dinlerim
Hep ”yokmuş” diye başlayan…
Çocuktum..adın elime battı
Koparmışken tutunduğum ipleri
Dizginlerimi salmışken boşluğa
Zamansız bir aşk yağdı….ıslandım….
Korunaklarım yoktu…
Sokaklarda minyatür aşklar yaşanıyordu
Yüzü yoktu hiçbirisinin
Kaldırımlarına gölgeler düşmüyordu bu kentin…
Heybesine gün sarhoşu mart çığlıkları yüklemiş yolcular Geçip gidiyordu aklımın dolambaçlı yollarından.
Kimsesizliğe yenilen…
Korkusuna eksik anlamlar yüklenmiş erguvanlar,
Uğurlarken hüzün kuşlarını,
Uzak kentler yıkılıyordu gözlerimin tutunduğu boşluklara.
Ve hiçbir aşk vitrinlerini süslemiyordu
Bir yığın bedeb gülüşlerini arıyordu köşe başlarında
Ve hiçbir yangın içimi ısıtmıyordu sevdan kadar
Tarifi yoktu kederimin…
Çocuktum işte
Geçtiğim yollara baktım yaşamın dikiz aynasından
Yüzlerce ben bırakmışım ardımda
Ve yaşın kadar sen tanımışım omuzlarımda
Yüzüm yere eğik,gözlerimde hüzün…
ihbarlar taşımışım gidişine
Sevdanın köşe başında tutuklanmışım sensizliğe
Çocuktum işte
Kendimi kendimden kaçırırken
içimde yüzlerce gedik açıldı
Yıllardır soğuk rüzgarlar çarpıp geçiyor çocukluğum yamalı geçmişine Kendimi tırnaklarımla deşerken
Gizli gizli kan akıttım soğuk yatağıma
Kan denizinde gömüldüm uykulara..
Çocuktum işte
Yaşamın dikiz aynasından baktım geçtiğim yollara Sarsıntısıyla bozulup dağılmış bir aşk hikayesinin,
Her biri ayrı zamanlarda yaşamış kahramanlarını;
durmadan büyüyen boşluğuna ittim.
Kaidesini arayan kara suratlı bir heykel gibi kargaşanın ortasında. Asılı kaldım bir halatın ucunda….
Çocuktum işte
Olanca ağırlığınla çakıldım gözbebeklerine…