bugün

sevdiği entry'ler

lazlar vs kürtler

lazlar adamın hasıdır.

prens charles in dedesinin sakarya da savaşması

"biz kurtuluş savaşında yedi düveli yendik..."

bu tartışmasız bir konudur. birazdan da bunun ufak bir ispatını yapacağım.

bazıları malum, kurtuluş savaşımızı küçümsüyorlar, "yedi düvel ile nerede savaştınız, kıçı kırık yunan'ı yendiniz sadece" deyip o kutlu savaşı küçümsemeye çalışıyorlar.

o avane bu yazıyı okursa belki kafalarında bir ampul yanar...

prens charles'i herkes tanıyor sanırım.
büyük britanya kraliyet veliahtı.
şu an annesine hak vaki olsa adam kral olacak...

neyse, başlayalım...

şu adam prens andreas;
görsel

prens andreas kimdir?
prens andreas Sakarya Meydan Muharebesi’nde en kanlı çarpışmaların yaşandığı cephe sol kanadından (Haymana kesimi) taarruz eden, yunan 2. kolordusu komutanı, yani bütün saldırı stratejisinin odağındaki kişi.

prens andreas yunan kralı 2. georgios'un en küçük oğlu.
sakarya meydan muharebesi boyunca mangal dağı'nda da çal dağı'nda da hep karşımızda.

ama tabi sakarya meydan muharebesi kazanılınca çaresiz geri çekiliyor prens de, geri çekilir çekilmez ilk işi de yunan orduları başkomutanı general papulas'a isyan etmek oluyor.

tabi sakarya'dan sonra büyük taarruz'da da zafer kazanılınca yunanistan'da krallık son buluyor, yunan kraliyet ailesi de yurtdışına kaçıyor.
prens andreas'da ingiltere'nin yolunu tutuyor.

ingiltere'de şu hanımefendi ile evleniyor.
görsel

bu evlilikten phllip dünyaya geliyor.
aşağıdaki fotodaki küçük sarışın çocuk philip.
görsel

işte prens andreas'ın oğlu sarı pipili philip de büyüyor ve 1947 yılında dünya evine giriyor.
kiminle evleniyor peki?
kraliçe elizabeth ile.
görsel

ve kraliçe elizabeth ile prens philip'in evliliğinden de prens charles dünyaya geliyor.
görsel

velhasıl ı kelam.
türk ulusunun makus talihinin yenildiği sakarya meydan muharebesinde bizim karşımızda bugünün ingiltere kraliçesinin kayınbabası vardı, prens charles'in dedesi vardı.

bunu da tarihe not düşelim.
görsel

tanzim satış kuyruğundaki enteresan diyalog

Az önce denk gelinen bir videoda yaşanan diyalog.
32. saniyeden başlıyor.

video:
https://www.youtube.com/w...v=UPkwwXPXdJc&t=0m32s

diyalogu da dinlerken yazdım.

-et yerken otu bile bulamaz olduk. tamam mı şimdi. şimdi de sebzeden toptan alırken, sandığıylan alırken kiloyla alıyoruz. üçer kilo veriyormuş azami. vallahi hiç memnun değiliz. yazık bu memlekete.
+ alma onu da.
- millet saraylarda şey yaşarken paşalar ağalar saraylarda yaşarken biz emekliler böye sürünüyoruz. sebze kuyruğuna geçtik bu yaştan sonra.
+ ne utanmaz insanmışsın sen ya. hem sırada bekliyorsun bunları almak için hem gelmiş bir de kötülüyorsun.
- memlekete vergi verdim ben yıllarca. vatandaşıyım.
+ almışsındır onun karşılığını bin kere.
- 50 milyarı ben yemedim. suriyeliler yedi benim hakkımı. suriyelilerin ne hakkı vardı?
+ e senin başına bir iş gelse nereye gidecen?
- nereye gidecem, hiçbir yere gidemem ben.
+ e geberin o zaman. nankörler.

bakın, bu zihniyete hiçbir şey anlatamazsınız. kadın kuyrukta olmasının sebebini sorgulamak, bunun hesabını sormak yerine hayat pahalılığından yakınan, yıllarca çalışıp emekliliğini kazandığı vatanında kuyrukta olmayı içine sindiremeyen, vergisinin nereye gittiğini sorgulayan bir insana "geberin o zaman " diyebilecek kadar pervasız, bilinçsiz, kin dolu.

yazık çok yazık.
© copyright 2005 - 2026